Güya kadını korumaya yönelik yasanın yersizliğinden ve doğuracağı sonuçlardan bahsedince gördüm ki benim değerli izleyicilerimden de bazıları feminist bir düşünce yapısına sahipmiş. Kadını sürekli ezilen gibi göstermeye çalışan, kadını erkekten üstün gören bu akım aslında kadına büyük zararlar vermiştir.
Karşıt görüşlerin hiçbirine cevap vermedim çünkü farkettim ki, mevcut yasalardan kimsenin haberi yok ve durum tam olarak anlaşılamamış. Şu an mevcut olan yasa da, zaten kocasından şiddet gördüğünü söyleyip şikayet eden kadının kocasına 6 ay evden uzaklaştırma cezası veriliyor. Kadın şikayetini geri de alsa şikayetine pişman da olsa karar geri alınmıyor ve olan aileye oluyor. Arada sevgi muhabbet sıfırlanıyor.
Şu an kanunlaşması beklenen yasa tasarısı bunun biraz daha ileri özelliklerini kapsıyor. Bu yasalar kadını korumaya yönelik diye çıkarılsa da yara alan yine kadın ve aile, dolayısıyla çocuklar oluyor.
İstişare etmek, büyüklere danışmak, güzellikle halletmek yerine, kadına ”Kocanı şikayet et, kurtul” deniyor. Kadın bu yasayla kurtulacak mı gerçekten? Kadını dövmeyi, öldürmeyi aklına koymuş bir adam kanun dinler mi?
Tam 30 yıl boyunca devletin tüm kurumları aile planlaması diye seferber oldu. 30 yıl sonunda devlet yanlışını farketti. Şimdi en az 3 çocuk diyor! Bunun gibi, feminist kokoşların baskısı ile kadın koruma adı altında aileyi yıkmaya sebep olacak kanunlar çıkartılması isteniyor. Bu kanunla erkeklerin dize geleceğini savunanlar bilsinler ki geleceklerine oynuyorlar…
Eğitim şart evet. Devlet yanlışların üzerinde rotüşler yapmak yerine sorunun temeline inip meseleyi kökten halletmek için uğraşsa çok daha yerinde olacak. Son yıllarda insanların eğitim düzeyi arttı. Buna mukabil şiddet ve öldürme olayları da arttı. Üniversite mezunu kadınlar da dayak yiyor. Hatta sözle veya davranışla erkeklerde şiddet görüyor. Fakat erkek gurur meselesi yapıyor. Yada çocukları için, yuvası için sineye çekiyor. Yani bu yasanın üzerine, bu mantıkta 10 yasa daha koysanız toplum yararına hiç bir anlamı olmayacak. Bunlar sadece kadın ve erkeği ayrıştırmaya, küstürmeye sebep olacak yasalardan öteye gidemeyecek.
Eğitim sistemimiz ivedilikle değiştirilmek, iyileştirilmek zorunda.
8 yıllık kesintisiz eğitim, çocukların ve gençlerin ahlaki zedelenmesine ön ayak oldu. 1. sınıfa giden çocukla, 8. sınıfa giden ergenlik çağındaki genç aynı koridorlarda oynadı. Küçücük çocuklar duymaması, görmemesi gereken herşeye tanık oldu.