KADiR GECESi"NDE YAKILAN ME$ALE: KUR"AN"I KERiM (makalemi okuyunuz) ve davetiyeler

30 views
Skip to first unread message

R. AyKaN

unread,
Aug 12, 2012, 8:54:56 PM8/12/12
to ka...@gecesi.com

Not: Bu mail ortalama 30.000 (otuzbin kisiye ulasmaktadir)


BU MAILDE ÜC YAZI VE ILAN VARDIR
1) Kadir gecesiyle ilgili yazi
2) Almanyanin Gelsenkirchen kentinde Kudüsü anma gecesi, 17 Agustos cuma, aksam saat 19.00
3) Duisburg Pippolino Kapali Cocuk eglence parkinda BAYRAM KUTLAMASI

Ekleri tiklayarak aciniz.


Facebook sayfam: www.facebook.com/kuranfihristi  (lütfen ziyaret ediniz)
msn: kuranianlamak(at)hotmail.com
E-mail: recepaykan(at)web.de
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Linke tiklayiniz ve makalemi okuyunuz: Asagıdakı yazi bu linkte vardır: http://ladres.blogcu.com/hic-sonmeyecek-olan-bir-mesalenin-yakildigi-gece-kadir-gecesi/2432739#fbsharemodal


HiÇ SÖNMEYECEK OLAN BİR MEŞALENİN YAKILDIĞI GECE:

K A D İ R   G E C E S İ

Recep Aykan, Essen (NRW), Almanya

Gecelerden bir gecedir Kadir Gecesi, 365 geceden sadece bir tanesi. İşte bu gecede önemli bir olay oldu. Her şeye gücü yeten, her şeye kadir olan yüce
Allah (c.c), bu gecede önemli bir iş yaptı. Bunu gören, tadan ve inanan bilir. Kadir­liğine layık bir iş yaptığından, bu geceye Kadir Gecesi adını koydu.

‘Kadir gecesinin ne olduğunu sana bildiren nedir? Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır’ (97/2,3)

Bu gecede Allah (c.c) büyük bir ateş (meşale) yaktı. Bu ateş, İslam
meşalesi, İslam güneşidir. O, karanlıkta kalanları aydınlığa çıkarmak
için (5/16  14/1  57/9) yakılmıştır. Bir meşale ki, bütün kafirler birleşseler, onu kıyamete
kadar ağızlarıyla (İslam aleyhindeki karalama ve propagandalarıy­la)
söndüremeyecekleri kadar büyük. Yan­dıkça büyüyecek, büyüdükçe yanacak.
O, enerjisini tüken­mez bir kaynaktan, büyük bir güçten almaktadır.
Bunun için o, kıyamete kadar hiç sönmeyecektir. Bu meşale 1400 yıl önce
Kadir gecesinde yakılmış, gece gündüz bu güne kadar etrafını
aydınlatmış, insanlara yol göstermiş, ziyasından (parlaklığından) da hiç bir şey kaybetmemiştir. Bu İslam güneşini balçıkla sıvamak isteyenler,
onun ışığını görme­mek için kafalarına torba geçi­renler her zaman
olagelmiştir. Bu karşıt güçler, şer/kötülük ve zulüm odakları, hak-hukuk ihlalcileri, saldırgan emperya­listler, kan içiciler, müşrikler,
putperestler, ateist ve laik ataistlerdir. İslam, bunlara bir ‘dur’
dediğinden, bunların men­faatlerini kestiğinden, bunlar İslam’ın nurunu
ağızlarıyla (İslam aleyhindeki propaganda­larıyla) söndürmeye
çalışmak­tadırlar. Peki sön­dürebilecekler mi dersiniz? Bu sorunun
cevabını, bu meşa­leyi yakandan alalım:

‘Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler hoşlanmasa da, Allah nurunu tamamlayacaktır’ (61/8)

Þirk ve zulüm karanlığının etrafı kapladığı bir za­manda, çorak bir
atmosferde; haksızlığın, hırsızlığın, eşkiyalığın, haydutluğun, adam
kaçırmaların, yargısız infazla­rın çokça yapıldığı bir zaman ve mekanda; kız çocuk­larının yüz kızartıcı, onur kırıcı bir varlık telakki
edildiği, bu yüzden canlı canlı toprağa gömülerek öldürül­mesi
gerekti­ğine inanıl­dığı bir zamanda yetişti o imdada, Kadir gece­sinde. Kadir gece­sinde, insanların yollarını aydınlatacağı bir fener, bir
ışık, bir nur yansıdı Hira Dağı’na ve oradan da bütün dünyaya. Bir
kurtuluş müjde­siydi bu. Karanlıları yırta­cak olan bir müjde. Fakir,
yoksul, yetim ve mazlumlar için bir müjde. Zalimlerin baskıcı,
işken­ceci, yargısız infazcı otoritesinden insanları kurtarmak, huzura
kavuşturmak ve imanın tadına ermek isteyenler için bir müjde...

Toplumun bazı ileri gelenleri, dikkafalar, kendini beğenmiş­ler, düzenbazlar,
hırsızlar, zalimler, Kadir gecesin­de yakılan ve günümüze kadar parlamış ve parlayacak olan bu meşale­ye, bu güneşe güya tenezzül etmiyorlar.
Hatta daha da ileri giderek onu ağızlarıyla söndürmeye, yani
Ya­ra­tan’ın kullarına uygun gördüğü/tavsiye ettiği[1], kurtuluş va’deden sistemi (İslam’ı) gözden düşürmeye çalışmakta­dır­lar.

Sonra da, İslam güneşine alternatif olsun diye kendi­leri bir ateş (meşale) yakıyorlar.

Beslendiği enerji kaynağı zayıf olan bir ateş. Kısa bir süre içinde sönmeye yüz
tutacak olan bir ateş. Bunların yaktığı ateşler; Komunizm
(Marxizm-Leninizm-Maoizm), Faşizm, Kapitalizm, Kemalizm vs. dir. Bu
ateşlerin kimisi sönmüş, kimisi de sönmeyi beklemektedir. Çünkü, Kadir
gecesinde yakılan İslam meşalesi, onların yaktıkları ateşin (meşalenin)
ziyasını bastırmaktadır.

Ne oldu?; bir çoklarının biraz ateş kapabilmek, ışığından ve ısısından
faydalanabilmek için kendisine koştuk­ları, ‘bu ateş hiç sönmeyecektir’
dedikleri ve sönmeye­ceğini zannet­tikleri komünizm ateşine ne oldu? Ne
oldu Karl-Marx’ın yaktığı ateş (meşale)? İnsan şöyle demeden edemi­yor:
‘Hey Marx, mezarından kalkabiliyorsan kalk da bir bak! Senin yaktığın
ateşin yerinde yeller esiyor, senin yaktığın meşale sönmüş, gazı
kokuyor! Hani sönmeyecekti senin yaktığın meşale! Hayranların da bak
karanlıkta kala­kaldılar. Onlara ‘İslam meşalesine gelin, onun ışığı
hepi­mize yeter’ diyoruz anlamıyorlar. Kuduza yakalanmış köpek­ler gibi
karanlıkta oraya buraya saldırıyorlar. Afganistan’a saldırdılar,
derslerini aldılar, Çeçenistan’a saldırdılar, oradan da dersle­rini
alacak­lardır  inşaallah.

‘Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizdirler’ (6/39).
‘(Hiç) karanlıkla nur (aydınlık) bir olur mu?’ (13/16)

Evet, beşerin yaktığı ateş ancak bu kadar yanar. Sönünce veya söndürülünce,
hem ateşi yakanlar, hem de bu ateşe koşanlar karanlıkta dikilekalırlar,
yada kuduz köpekler gibi oraya buraya saldırırlar. (Haksız yere nereye
bir ordu saldırıyorsa, biliniz ki o ordu, önderi ölmüş, ışığı sönmüş
emperyalist bir ordudur):

‘Bunların örneği, ateş (meşale) yakan adamın (önderin) ör­neğine benzer; (ki onun ateşi) çevresini aydınlattığı zaman, Allah onların aydınlığını giderir
ve göremez bir şekilde karanlık­lar içinde bırakıverir’ (3/17)

Görüldüğü gibi ulu önder dedikleri cüce insanların yaktığı ateşler (meşaleler) kısa ömürlü olmaktadır. Bunların yaktığı  meşalelerin gazı bitince, hem bu meşaleler sön­mekte, hem de bu meşalelere ümit
bağlayanların ümitleri kursaklarında kalmaktadır. Meşalesiz karanlıkta
kalan bu insanlar sonra yeni bir ateş (meşale) arayışına
çıkmakta­dırlar. Gözleri ol­masına rağmen görmeyen bu insanlar İslam
güneşini hala görememektedirler:

‘Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler’ (7/ 198).
‘Kalpleri vardır, fakat onlarla anlamazlar, gözleri vardır, fakat onlarla
görmezler; kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler. İşte onlar
hayvanlar gibidirler, hatta daha da sapık (aşağılık)’ (7/ 179).
‘Gözlerinin üstünde perde vardır’ (2/7  18/101  45/23).
‘İşte onlar, Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühür­lediği kim­selerdir. Onlar gafil olanlardır’ (16/108).
‘Gözler kör olmaz, kalpler kör olur’ (22/46).
Kadir gecesinde yakılmış olan İslam meşalesi, kıyamete kadar sönmeyecektir. Onu, uluların ulusu yüce Allah (c.c) yakmıştır:
‘Allah’a, peygamberine ve indirdiğimiz nura inanın. Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır’ (64/8)
 Kadir Gecesi Kutlamaya Değer Bir Gecedir
Kadir gecesinin önemi biz müslümanlar için çok büyüktür. Müslümanlar, bu
gecenin öneminin bilincinde ol­malıdırlar. Bu gece bizim en sevinçli
gecemizdir. Bu geceyi evlerimize kapanarak değil de, bunun tersine
alışılmışlığın dışında, bir bayram havası içinde, çoşku ve heyecanla
kut­lamalıyız. Bu gecenin şerefine dost, akraba ve arkadaşları­mızla
karşılıklı olarak hediyeleşmeli, mektuplaşmalı, tele­fon­laşmalı,
birbi­rimizin Kadir gecesini en içten duygularla tebrik etmeliyiz. Hatta bizimle diyaloğu kopuk insanlara bile hediye­ler verme­li, onlarla
diyalog kurmaya çalışmalıyız. Bilinçli olarak Kadir gecesi şerefine
onlara bu gece inmeye başlamış olan bir Kur’an-ı Kerim hediye etmek, tam bu geceye layık anlamlı bir hediyedir.

Gerçekten çok güzel olur Kadir gecesinin şerefine müs­lü­man kardeşlerimizle
hediyeleşmek ve tebrikleşmek. Çok güzel olur Kadir gecemizi hep birlikte kutlamak. Þimdiye ka­dar bu bilerek veya bilmeyerek ihmal edilmiştir.
Bu, büyük bir eksikliktir. Hiç gecikmeden bu güzel faaliyeti bir an önce başlatmalı, bu güzel olayı hep birlikte yaşamalıyız. Bizi
karanlıklardan aydınlığa çıkardığı için de Rabbimize çok şük­retmeli,
O’nu çok yüceltmeli, Kadir Gecesi’nde indir­meye başlayan Kitab’ı da her konuda öncelemeliyiz. Bizim rehbe­rimiz, bu gece indirilmeye başlanmış
olan Kur’an-ı Kerim, önderimiz ve örneğimiz de (33/21) kendisine Kur’an
indirilen Muham­med (a.s)’ dır (2/99,119,151  4/163  15/87  16/44  18/ 1  29/47  42/52  69/40  73/5).
‘Allah, inananların dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.
Kafirlerin dostları da tağut (insanları doğru yoldan saptı­ran azgın
önderler)tur. (O da) Onları aydınlıktan karanlığa götürür. Onlar ateş
(cehennem) halkıdır, orada ebedi kalacak­lardır’ (2/257).
Kadir gecenizi tebrik ederim.

Recep Aykan / Essen, Almanya


Facebook sayfam: www.facebook.com/kuranfihristi  (lütfen ziyaret ediniz)
msn: kuranianlamak(at)hotmail.com
E-mail: recepaykan(at)web.de               

Kurban Bayrami Davetiyesi Pippolino 2012.pdf
GELSENKIRCHENDE KUDÜSÜ ANMA GECESI, 17 Agustos cuma. Saat 19.00.jpg
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages