Aslında bir dil düzeltmesi, yokluk(yoksunluk,fakr)hisseden insanı anlamak için yeterlidir.
O yardımını, aşka mukabelesini, tecellileriyle gösterir.
Tecelli varsa, mukabele vardır, tecelli varsa O gelmiştir.
-----------
Yoksunluk hissine deva zikirdir. İnsan bir ismin tecellisinden mahrum da olsa, onu zikrettikçe çağırır, zikrettikçe umutlanır, bulur da...
Zira zikriniz neyse fikriniz de algıda seçiciliğiniz de o yönde gelişir, aslında o ismin tecellisi vardır da önceden siz görememiştiniz,
bu sebeple kendinizi yoksun sanmıştınız, yokluk hissetmiştiniz, şimdi zikir sizin fikrinizi nazarınızı değiştirdi, artık görebilirsiniz.
Hatta daha çok zikrederseniz belki bir gün görmekle de kalmayıp o isim olursunuz. Hakkalyakin diye buna diyorlar.
İnsan daima yokluk hissi ve varlık hissi arasında salınır.Kendine bakınca fakrı ona yokluğu hissettirir, Ona bakınca aşkı varlığı...
Aşıkların adetidir, onlar sevgili varken var hissederler, yokken yok, bu ötekiyle var olmanın talimidir,Allahla var olduğunu bilsin diye
Bu yüzden bismillahsız iş ebterdir, hükmü yoktur, her iş Onunla vardır, Onsuz ne manası var, ne tadı, ne var...
Bende ne var ki? Onda ise herşey var. Bir b kadar uzağım varlığa, bir b kadar yakın.
Ben demesem b desem varım, b demeyip ben desem yokum.(Bismillahın bsinden söz ediyorum) Tüm amelimiz o b zaten. Gerisi Allah.
Aşık olmayana besmelesiz olmaz derseniz anlamak için uzun uzun düşünür, hayatında bir kez aşık olmuş olana aynını deseniz hemen anlar.
Aşk "Onsuz olmaz" talimidir çünkü...
Aşk seni zelil eder diyorlar, iyi ya, zelil olmak lazım zaten. Kendimizde izzetimiz mi var bizim?İzzet de Onsuz olmaz.
Aşka bir fonksiyon gibi bakın, size ne yaptığına, sizi bir sayı gibi alıp görüntünüzü nasıl değiştirdiğine, içinde çok marifet bulursunuz.
Aşka böyle marifet gözüyle bakanlar, yardan da yaradan da hoşuz demişler işte....
Ona bakmasını bilmeyenler kendi gözlerindeki abes nazarı aşka yamamışlar, abestir, saçmasapandır demişler.
Hep öyle yapmıyor mu nefis, ben göremiyorum yerine dünya perde, ben anlayamıyorum yerine o saçma, yanlış yerden bakıyorum yerine, o yamuk.
Görene var herşey, köre ne...
soru : Ama Şefkat makamı aşktan üstün değilmidir.Aşkta insan karşındakinden birşey beklerken,Şefkat makamında tersine hep vermek istiyor
Bir insan ikisini de üzerinde barındırabilir kanaatimce, aşk hakiki ise şefkati, şefkat hakiki ise aşkı doğurur zaten.
Fakat takdir edersiniz ki ehli din şefkate değil aşka vurup duruyor, ben de dayak yiyeni müdafa ediyorum bir nevi...
Bir de şunu kaçırmamak lazım, Yakub peygamber Yusuf'un annesine (Liya) uğruna 7+7=14 yıl bedava çalışacak kadar aşıktı.
Kuşkusuz bu aşk, Yusuf'a dönünce şefkat oldu. Yani insan ya onu ya onu seçmek zorunda değil.
Biz mizacımız gereği kıssaların da kendimize dönük tarafını alıyoruz. Şüphesiz isimlerin hiyerarşisi vardır. Rahman ismi üsttedir
Siz oraya vardıysanız oraya kadarki tüm isimleri hakkını vere vere çıktınız demektir. Ben henüz çıkmadım.
Mona Islam