safa
unread,Aug 3, 2009, 7:50:30 AM8/3/09Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to emir bil mağruf,nehl anil münker
ALLAH'I UNUTANI HAYAT SIKAR
"Kim beni hatırlamaktan gafil olursa(unutursa); hayat onu sıkar..."(Taha
124)
Teşhis yanlış olursa tedavi çabaları tabii ki sonuç vermeyecektir.
Milletçe ve Ümmetçe içerisinde bulunduğumuz ızdırap ve sıkıntıların
kaynağını doğru tespit etmek mecburiyetindeyiz. Materyalist bir
teşhisle dertlerimiz ekonomik(iktisadi) temele icra edilmesi
(dayandırılması) ya cehalet veya ihanet sonucudur.
Estirilen sahte havaya göre umulmadık bir kaynaktan hâsıl olacak para
bütün meselelerin üstesinden gelecektir. İnsanlar bir gün sabah
uyandıklarında, ırmakların petrol ırmağı haline geldiğini, dağların da
altın yatakları haline dönüştüğünü görseler; bütün sıkıntılarından
kurtulmuş olacaklarına inandırılmış durumdalar...
Halbuki ferdi hayatımız, nice misalleriyle gerçeğin hiç de böyle
olmadığını çok açık olarak ortaya koyar.Para amansız derde deva
olabiliyor mu? Servet, baş belası evladın ıslahını sağlayabiliyor mu?
Küçücük bir saha olan ferdi hayatta huzursuzlukları engelleyemeyen
madde, nasıl olup da ülke ve millet çapında kurtuluşun çaresi
olabilecektir.
Mali ve iktisadi krizler, makinelerin sebep oldukları değildirler.
Dünya kurulduğundan beri bütün coğrafyalar için geçerli bir kaide
vardır: İyiliklerin ve güzelliklerin vasıta ve vesile de insandır,
kötülük ve sıkıntıların kaynağı da insandır.
Bütçe açıkları, iktisadi denge bozuklukları ve enflasyon; bilgisayar
hatalarının sonuçları ile var olmuş değillerdir. Doğru düşünüldüğünde
gerçek suçluyu bulmak hiç de zor olmaz. Şikâyete konu meselelerin
hepsinin kaynağı tektir ve insanoğlundan başkası değildir.
Öyleyse insan unsuru ıslah edilecek ki dünya ve dünyada olup bitenler
şikâyet konusu olmaktan çıkmış olsun. İddia edildiği gibi okulları
bilgisayar ağları ile donatmakla, eğitim-öğretimde kalite yakalansaydı
üniversiteye giriş imtihanında 70.000 gencimiz, "sıfır" almazdı ve
kursa gitmeyenler için elenmek kaçınılmaz akıbet olmazdı.
Değişmez netice şu ki; dünyayı mamur etmek isteyecekler imar
faaliyetine insandan başlayacaklardır. İnsanın imarı da onun kalp ve
gönlünün imarı olacaktır. Kalplerin ayarı " "zikrullah" yani Allah'ı
her vesileyle hatırlamakla mümkündür.(Rad 28)
Gönüller Allah'tan uzaklaştığında körlük başlar. İnsan yanlışları
doğru, doğruları yanlış olarak görür. Bu sebeple, aldığı kararlar ve
uygulamalar iyi niyetle de olsa ters neticeler verir. Sonuçta hayat
insanoğlunu sıkar ve dünya yaşanılmaz hale gelir. İnsan düzelmesini
beklerken bozulma alır başını gider.
Prof.Dr.Osman Öztürk