cem demir
unread,Feb 6, 2012, 5:13:32 AM2/6/12Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to Gündem paylaşım
İnsana en çok zaman kaybettiren şey, kafanın karışık olmasıdır.
Birçokları kafa karışıklığını tercihler arasında seçim yapamama ya da
belirsizlik dolayısıyla karar alamama gibi durumlarda yaşar.
İnsan kafa karışıklığını en çok bir karar almak istediği zaman
hisseder. Kafa karışıklığı, kafadaki enformasyon karmaşasının düzensiz
bir şekilde insanın zihnine gelmesidir. Karar alma konusuyla ilgili
akla gelen birçok başka konu ve mesele yarattıkları yargı ve sorgu
işaretleriyle, insana ne yapacaklarını şaşırtırlar. Örneğin birisiyle
evlenmeyi düşünen ama bu düşüncesini ona açmamış biri, bir taraftan
evlilik sonrası para kazanma imkânlarını, nerede oturacaklarını,
potansiyel eşinin ailesini düşünür ve bütün bu konularla ilgili gelen
düşünceler kafayı karıştırır. Gelen düşüncelerin bir kısmı yargıdır.
Örneğin, potansiyel eşinin ailesiyle ilgili birkaç hikâye duymuştur ve
bu hikâyeler onlar hakkında bir önyargı yaratmıştır. Kafa
karışıklığının bir nedeni de enformasyon eksikliğidir. Bunlar da
kafada soru işareti oluştururlar. Örneğin evlendikten sonra ne iş
yapılarak para kazanılacağı ya da ailenin geçindirileceği belli
değilse bu da soru işareti olarak durur. Tabii daha potansiyel eşe
evlenme teklif edilmemiş olması ve onun bunu kabul edip etmeyeceği çok
daha büyük belirsizlik yaratan bir soru işaretidir.
İş hayatında toplantılar, kafası karışık insanlarla uzar durur. Aynı
şekilde dayanağı olmayan yargılar ve enformasyon eksikliği, bir grubun
rasyonel karar almasının önüne geçer. Gruptan iki kişi işle ilgili
birer olay öyküsü anlatarak kendi vardıkları sonucu ya da yargıyı
grupla paylaşırlar. Üretimde ya da satışta veya muhasebede şöyle oldu,
bu da bu anlama geliyor diye bir çıkarım yaparlar. Ardından da bir
başkası maliyetler ya da müşteri memnuniyeti konusunda başka bir yargı
paylaşır. Ancak bu yargıyı da destekleyen somut bir veri olmadığı için
bu yargı bir soru işareti olarak grubun önünde kalır.
Sözü uzatmadan, kafa karışıklığının panzehirini paylaşmaya çalışayım.
Kafa karışıklığının bir numaralı nedeni, amacın belli olmaması ya da
konuları düşünme ve değerlendirme sürecinde unutulması veya bir
kenarda kalmasıdır. Amaç kafaları temizleyen, durulaştıran harika bir
filtredir. Konu ne olursa olsun, amacın bizzat kendisi harika bir
referans noktasıdır ve her türlü yargı ya da soru işareti, amaca
yakınlıkları ve amaca hizmet etmeleri ölçüsünde değerlendirilmelidir.
Amaca hizmet etmeyen konular doğrudan zihnin gündeminden
düşürülmelidir. Kafa karışıklığı basit bir şekilde bir sadeleştirme
ihtiyacı duyar ve amaç bu sadeleştirmenin temel referans noktasıdır.
Kafası karışık olan kişi, hemen kendine amaç neydi diye sormalıdır.
Amaç ile birlikte aynı zamanda alt amaçlar da belirlenmeli ve
değerlendirme sürecinde hep akılda tutulmalıdır.
Bir konuyu değerlendirirken her konunun amaca hizmet etmesiyle ilgili
akıldan bir önceliklendirme yapılamıyorsa, kâğıt üstünde ele alınan
konulara amaca hizmet etmeleriyle ilgili puansal değerler atanarak en
önemli konular belirlenebilir. Karar alma süreçlerinde kâğıt üstünde
yapılan çalışmaların zihni inanılmaz ölçüde berraklaştırdığını
söyleyebilirim. Örneğin bir satın alma konusu ya da bir ortaklığa
başlama ya da ayrılma konusu değerlendirildiğinde bir bilanço gibi,
bir kâğıt üstünde sol sütuna yapılacak eylemin olumlu yönleri, sağ
sütuna da eksi yönleri yazıldığında insan durumu çok daha net bir
şekilde görebilir.