Faiz üzerine (1)

5 views
Skip to first unread message

MD

unread,
Dec 28, 2008, 4:07:54 PM12/28/08
to Ekonometri istanbul
(Not: Niyetim kesinlikle fetva vermek değildir, faizin yanlış
anlaşılan bir yönünü ortaya koymak tek amacımdır bu yazıda)

Faiz, sıkça tartışılan ve ne olduğu konusunda tam olarak uzlaşmaya
henüz varılamamış bir kavram.

Kimine göre faiz bugünkü tüketimden vazgeçmenin bedelidir (imsak
teorisi). Elinizde para var, parayı harcayarak bir şeyler satın
alabilir ve her ne aldıysanız onu tüketerek fayda sağlayabilirsiniz.
Ama eğer o parayı daha sonra geri almak üzere birine verirseniz, hem o
süre içinde satın alma gücünden mahrum kalırsınız, hem hayat belirsiz
belki ölürsünüz ve parayı hiç kullanmamış olursunuz, belki parayı
verdiğiniz kişiden geri alamazsınız, belki paranın satın alma gücü
düşer aynı parayla daha az şey satın alabilirsiniz... Belki parayı
işletecek ve o süre içinde daha fazla gelir elde edecektiniz, parayı
başkasına kullandırttığınızda bu kardan mahrum kalacaksınız. Bu kadar
fedakârlığın elbet bir bedeli olmalıdır.

Kimisi faizden söz ederken, elinde parası olanın zor durumdakine
parayı kullandırtmak karşılığında istediği fahiş avantayı kasteder.
Yani bir nevi tefecilerin yaptığı zavallıları yolma işlemindeki
acımasız bedeli. Şimdilik faizin bu haksız ve acımasız güdülerle
uygulanmadığını ve fahiş düzeyde olmadığını, tam olması gereken
düzeyde olduğunu düşünelim.

Modern dünyada normal ekonomik rejimlerde faiz denince akla gelmesi
gereken şey ekonominin dişlileri arasına dökülen yağ olmalıdır. Faiz
yoksa ortada finansal sistem de olmaz. Dişliler zor döner, dönerken
aşınır, yıpranır, kırılır, makine bozulur. Bunun getireceği tek şey
ekonomide ilkelleşmedir.

Daha önce bankaların olmaması durumunda ekonominin nasıl olacağı
konusunda bir şeyler yazmıştım. Faizin olmaması bankaların olmamasını
da beraberinde getireceğinden orada bahsettiğim her türlü olumsuzluk
bu durumda ortaya çıkacaktır. Yani dolaylı finansman sistemi* otomatik
olarak sıfırlanacaktır. Ancak faizin eksikliği, ekonomideki payı zaten
çok az olan, doğrudan finansmanı da minimum düzeye indirecektir çünkü
kimse gelecekte alacağı 1 lirayı bugün alacağı 1 liraya tercih
etmeyecektir. Ancak çok güvenilen, sevilen kişilere olabildiğince az
miktarda ve çabuk geri almak üzere borç verilmesi söz konusu
olacaktır.

Eğer faiz sayesinde, aklında çok verimli ve yüksek katma değerli iş
fikirleri olan kişiler borç alabiliyor ve bu parayı kullanarak iş
yapıyor, yatırım yapıyor, dükkan açıyor, fabrika açıyor, iş büyütüyor,
istihdam yaratıyor, ülkenin atıl kaynaklarını faaliyete geçiriyor,
devlete vergi geliri yaratıyor, ülkenin iktisadi refahına katkıda
bulunuyorsa;

Eğer faiz sayesinde, aslında iyi çalışan, iyi işleyen, istihdam
yaratan, devlete vergi geliri sağlayan işletmeler rahatlıkla borç
bularak çeşitli dönemsel olumsuz koşullardan kaynaklanan geçici nakit
sıkıntısı gibi nedenlerle pisi pisine batmak gibi risklerden
kurtuluyorsa;

Eğer faiz sayesinde, kişiler acil ihtiyaçları için borçlanarak büyük
zararlar görme riskinden korunabiliyorsa, şimdi tüketmenin gelecekte
tüketmeyi beklemekten çok daha faydalı olacağı durumlarda kişiler
rahatlıkla borçlanabiliyor ve (ömür boyu toplam) faydalarını maksimize
edebiliyorlarsa;
Eğer faiz sayesinde, elinde ihtiyacından fazla parası olup bu parayı
verimli bir şekilde kullanabilecek yeteneği olmayan kişiler (ya da
para miktarının küçüklüğünden dolayı verimli kullanılması mümkün
olmayan durumları da düşünebiliriz) bu paralarını güvenle borç
verebiliyorsa faizin toplumsal faydayı bozan bir olgu olduğunu
söylemek pek mantıklı olmaz.

Kısacası faiz olgusu sayesinde daha çok işyeri açılıyor, daha çok para
kazanılıyor, daha çok üretiliyor, daha çok iş bulunuyor ve daha çok
tüketiliyor, refah ve yaşam standardı artıyor.

Bu yönüyle faizin, fonların ekonomi genelinde verimsiz alanlardan
verimli alanlara akmasını sağlayan çok önemli bir araç olduğu açıktır.
Faiz, kendisi belki "anaparaya eklenen maliyet" tanımından yola
çıkarsak ekonomiye giren ek bir yüktür, belki çalışmadan kazanılan
paradır** ancak ekonomik işleyişin verimliliğini kat kat arttıran bir
araç olması ve böylelikle ülkenin toplam iktisadi refahını da kat kat
arttırması nedeniyle faydası maliyetinden fazladır.

Düşünüyorum da beyaz yakalı çalışan diye tabir edilen (beyin işçileri)
kişilerin faiz kavramından ne farkı var? Faiz ne kadar erdemliyse,
etikse, ahlakiyse biz beyaz yakalıların varlığı da en fazla o kadar
erdemli, etik ve ahlaki. Bir fabrikada malları üretenler işçilerdir. O
fabrikada çalışan mühendis tutup kollarını kullanarak üretim yapmaz.
Genellikle masasında oturur, terlemez, ama bilgisayarında yaptığı
hesaplarla, dizayn ettiği şeylerle 200 işçinin yapacağı üretimi 100
işçinin yapmasını sağlar. Bu mühendisin maaşı eğer 100 işçi maaşı veya
daha üzerinde değilse "hiçbir iş yapmadığı" halde fabrikaya faydası
vardır.

Faiz üzerine söylemek istediğim birkaç şey daha var, devam edeceğim.

MD


* Dolaylı finansman sistemi: Fonların, elinde kullanmadığı fazla
parası olanlardan karlı/verimli iş yapmak veya (optimal tüketim
zamanlamasını yakalamak üzere) tüketmek amacıyla para ihtiyacı
olanlara bankalar ve diğer finansal kuruluşlar aracılığıyla güvenli,
hızlı ve verimli biçimde akması.

** Çalışmadan kazanılan para: Aslında öyle değildir çünkü bankaya borç
verilen para o parayı kullanarak gelir ya da fayda elde edecek olan
kişi ya da işletmeye bir nevi sermaye konulmasıdır. Sermaye en az
girişim ve emek kadar önemli bir üretim faktörü olduğuna göre ve o
sermaye geçmişte kazanılan paraların bugünkü toplamı olduğuna göre
faize karşılıksız kazanç demek pek kolay değildir.

MD

unread,
Dec 28, 2008, 4:07:54 PM12/28/08
to Ekonometri istanbul
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages