Merkez Bankasına neden inanayım ki? Zaman tutarsızlığı problemi.

54 views
Skip to first unread message

MD

unread,
Dec 28, 2008, 4:08:47 PM12/28/08
to Ekonometri istanbul
Kişinin tercihinde zaman içinde ortaya çıkan değişmeye zaman
tutarsızlığı deniyor. Yani iki ayrı zamanda, aynı kişinin aynı
konudaki düşüncesinin veya tercihinin aynı olmaması.

Eşiniz, hiç ona evlilik yıldönümünüzde, yemekler yapıp romantik bir
masa hazırlayarak sürpriz yapmadığınızdan yakınıyor. Sonra gün geliyor
bu masayı hazırlıyorsunuz ama bu sefer de "beni dışarı çıkarmanı
umuyordum, evde kös kös oturacağımızı hiç tahmin etmiyordum" deyip
suratını asıyor. Kadın normalde eşinin kendisine emek vererek ve
uğraşarak bir sofra hazırlamasını çok önemli bulurken, sürprizin
olduğu gün belki tamamen içinde bulunduğu moddan (güne has
koşullardan) belki de bu konudaki tercihinin kalıcı olarak
değişmesinden* dolayı artık bu "çok güzel hareket"i beğenmemesi bir
nevi bir zaman tutarsızlığı vakasıdır.

Zaman tutarsızlığı olgusu kişinin diğer kişi(ler) üzerindeki
inandırıcılığını azaltır. Gerçi örneğimizdeki durumda kadına kocası
genelde dengesiz ya da sağın solun belli olmuyor der ama bu konumuzun
tamamen dışında. Adamın gözünde kadının istekleri belirsizleşir. Kadın
ilerde bir gün ben şöyle bir şey istiyorum, böyle bir şey istiyorum,
evimizi şu renge boyatmak istiyorum vs. dediği zaman adam normalde
sırf onu mutlu etmek için tamam sevgilim, öyle olsun diyecekken, acaba
gene dengesizliği tutar da duvarları boyatınca gene beğenmez de
huysuzlanır mı diye geçirir kafasından.

Bu konuda Gregory Mankiw'in güzel bir örneği vardır, aktarmak
istiyorum. Teröristlerle devletin rehine pazarlığı yapması ile ilgili
bir örnek. Pek çok ülkede bu konudaki devlet politikası teröristlerle
rehine pazarlığı asla yapılmaz şeklindedir. Böyle bir politikanın
duyurulmasının sebebi teröristlerin bu işe hiç girmemelerini
sağlamaktır; çünkü eğer sonuçta birilerini kaçırıp rehin almaktan
herhangi bir şey kazanmayacaklarsa rasyonel teröristler kimseyi
kaçırmaz. Yani bir başka deyişle bu politikanın duyurulmasının amacı
teröristlerin önce beklentilerini sonra da bu yolla davranışlarını
etkilemektir. Eğer kamu otoritesi katı bir şekilde bu politikaya bağlı
kalmazsa, politikadan beklenen sonuç pek de oluşmaz. Ancak bu durumda
teröristler, bu politikaya rağmen eğer birilerini kaçırırlarsa kamu
otoritesinin üstünde bir baskı hissedeceğini ve (günü kurtarmak için)
rehinelerin serbest bırakılması konusunda bazı girişimlerde
bulunacağını bilirler. Rasyonel teröristlerin bu işe girişmelerini
kesin olarak önlemenin tek yolu kamu otoritesinin elinden bu konudaki
karar verme esnekliğini almak ve teröristlerle pazarlık yapılmaz
kuralını kesinlikle çiğnenemez bir biçimde uygulamaktır. Eğer
gerçekten kamu otoritesi ne olursa olsun bu gibi durumlarda inisiyatif
alıp pazarlık masasına oturamazsa, teröristler de rehine kaçırmanın
getirisinin sıfır olduğunu belleyecekler ve bu işlere hiç
girmeyeceklerdir.

Zamandan zamana, durumdan duruma düşünceler, öncelikler, tercihler
değişmezse kamunun inandırıcılığı ve dolayısıyla beklentileri etkileme
gücü maksimum düzeye çıkar.

Zaman tutarsızlığı problemi ekonomide genelde para politikasını
uygulanmasında söz konusudur. Günümüzde para politikasının ekonomiyi
etkileme kanallarından belki de en önemlisi beklenti kanalıdır. Merkez
bankası bir hedef belirleyip o hedefe uygun olarak para politikası
araçlarını kullanır. Eğer merkez bankası hedefe sürekli olarak
ulaşamıyorsa veya hedefe ulaşmak için uygulaması gereken para
politikasına uygun olmayan işlemler yapıyorsa halkın gözünde
inandırıcılığı ve bu nedenle de beklentileri etkileme gücü azalır.
Beklentileri etkileyemediğinde bir hedefe varabilmek için harcadığı
çabanın maliyeti daha artar**.

Bugünlerde dünya ülkelerinin büyük çoğunluğunda merkez bankaları
monetarist ekolün etkisi altında. Para politikasının ekonomik
büyümeyi, tam istihdamı sürekli olarak sağlayamayacağı, parasal
genişlemenin uzun vadede tek etkisinin artan fiyatlar olacağı
düşünülüyor (bkz. Beklentileri İçeren Philips Eğrisi Analizi). Bu
nedenle de merkez bankaları sadece enflasyonla mücadeleyi temel amaç
olarak alıyorlar. Enflasyon kontrol altına alındığında ve düşük
seviyelerde istikrara kavuşturulduğunda belirsizlikler ve risklerin
ortadan kalkacağı, finansal piyasaların daha sağlıklı işleyeceği,
bunun da büyüme ve tam istihdamı kalıcı bir biçimde destekleyeceği
düşünülüyor.

Özellikle enflasyon hedeflemesi rejimi uygulayan Türkiye gibi
ülkelerde beklenti yönetimi bir merkez bankasının en önemli para
politikası uygulamasıdır. Eğer merkez bankası enflasyonu kontrol
altına alacağını vaat ediyorsa kamuoyuna bu hedefine nasıl ulaşacağını
da açıklar. Bu açıklama kamuoyunca inandırıcı bulunursa beklentileri
etkilemeyi başarır.

Fiyat istikrarını hedefleyen banka herhangi bir nedenle sonradan
ekonomik büyümeyi ya da tam istihdamı desteklemek üzere para
politikasını gevşetirse kendisine inananları bir nevi kandırmış olur.
Bu tam anlamıyla bir zaman tutarsızlığı durumudur. Merkez bankasının
enflasyona izin vermeyeceğini düşünerek her türlü faaliyetini ona göre
ayarlamış olanlar aldatılmış olurlar. Bu politika sonucunda doğal
olarak enflasyon hedefinden sapma da görüldüğü anda para otoritesinin
inandırıcılığı ciddi zarar görür. Gelecek dönemlerde beklentileri
etkileme gücü azalır.

Şu an TCMB'nin ekonomik beklentileri yönlendirme gücünde hem başarısız
enflasyon sonuçları, hem fiyat istikrarının iyiden iyiye ikinci plana
atılması, hem de kredi kanallarında ortaya çıkan tıkanmalar nedeniyle
bariz bir zayıflama var. Bugün Türkiye'de kimse beni seneye %6,5'lik
enflasyon hedefinin tutacağına inandıramaz. Kredibilite çok zor elde
edilen ama çok kolay kaybedilen bir şey.

Bu konuya devam edeceğim.

MD



* Kadının tercihinin kalıcı olarak değişmesi: Emekmiş, düşünceymiş
bunlara önem vermeyip, gösteriş, eğlence vb. gibi şeylerin artık o
kadın için öneminin artması; somut şeylerin soyut duygu ve düşüncelere
baskın gelmesi; kadının fayda fonksiyonundaki katsayıların değişmesi
gibi nedenlerle olabilir.

** Hedefi tutturmanın maliyeti: Kısa vadede enflasyonla istihdam
arasında bir seçim yapmak gerekir, enflasyonu düşürmek için işsizliğin
artmasına ve iktisadi faaliyetlerin azalmasına razı olmak gerekir. Ya
da işsizlik oranını düşürmek için enflasyonun artmasına göz yummak
gerekir. Günümüz merkez bankacılığı anlayışı enflasyonla mücadele
olduğundan ilk durumu ele alalım, Merkez Bankası ne kadar inandırıcı
ve beklentiler üzerinde etkiliyse o kadar az faiz artırımı ve o kadar
az iktisadi faaliyet kaybıyla enflasyonu düşürebilir. İnandırıcılığı
olmayan bir merkez bankası ise, söz gelimi, kısa vadeli faiz
oranlarını 3 - 4 puan arttırarak anca enflasyonda 1 puanlık düşüş
sağlayabilir. Bundan dolayı enflasyonu düşürmenin iktisadi faaliyette
büyük miktarda kayıp, işsizlikte önemli miktarda artış, reel faizlerde
aşırı yükselme gibi maliyetleri oluşur.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages