Ekonometrik çalışmalarda kullanılan zaman serisi metodolojisini çok
güzel anlatmış hocamız:
Aşk bir bakışta mı gerçekleşti? Yoksa kadın mı elinden geleni ardına
koymadı?
Fatih Özatay
24/06/2007
Bu pazar bir grafikle başlayayım yazıma. Grafikte 1988'den bu yana
çeyrek yıllık dönemler itibarıyla büyüme hızımız (çubuklar) ve
paramızın yabancı paralar karşısındaki reel değeri (reel kur endeksi)
gösteriliyor. Kur endeksi Merkez Bankası'nın yayımladığı endeks ve
endeksteki yükselişler liranın değerinin arttığını (reel olarak
değerlendiğini) ifade ediyor.
Çubukların sıfır ekseninin altına düştüğü, yani ekonomimizin küçüldüğü
dönemlere dikkat edin. Aynı dönemlerde reel kur endeksi de inişe
geçiyor; lira yabancı paralar karşısında reel anlamda değer
kaybediyor. Buna karşın, büyümenin hızlandığı dönemlerde lira hızla
değer kazanmış; reel kur endeksi yukarıya doğru gidiyor.
Aslında, anlatım biçimini tersine çevirmekte yarar var: "Liranın reel
olarak değer kazandığı dönemlerde büyüme hızımız da artıyor" şeklinde.
Zira iki değişken arasındaki ilişkiden bahsedilirken, kullanılan
sözcüklerin sırası, sanki bu iki değişken arasında ilişkinin ötesinde
bir de nedensellik ilişkisi varmış izlenimi verebiliyor okuyana. Belki
nedenselliğin doğru yönü, büyümeden liranın değerine değil de liranın
değerlenmesinden büyümeye doğrudur. Olamaz mı?
Aşk: Sen nelere kadirsin?
Teknik oldu; Türkçesi şöyle: Bir erkek ile kadın arasında müthiş bir
aşk ilişkisi yaşanıyordur. Etraflarındakiler bunu çok rahat
gözlemleyebilirler; o erkekle o kadının birbirlerine bakışları, vücut
dilleri, bunu apaçık ortaya sergiler. Şüphesiz iki insanın aşkı güzel
bir şey.
Ancak bu tür bir aşka dair üçüncü şahısların yaptıkları gözlemler,
onlara aşkın nasıl oluştuğu hakkında bir fikir vermez. Vermesi elbette
gerekmez. Nasıl oluşmuşsa oluşsun, iki insanın aşkı, güzel bir dünya
oluşmasına katkı değil mi? Olsun, serde araştırmacılık var, merak var:
Bir bakışta mı olmuştur bu aşk? Yoksa kadın önceliği almış, sonunda
erkeğin gönlünü mü çelmiştir? Belki de tersi olmuştur?
Şimdi bu soruları aynı sırayla iki iktisadi değişken için soralım:
Büyüme ile liranın reel değeri hakkındaki ilişki eşzamanlı mıdır?
Yoksa önce lira değerlenmekte sonra da büyüme hızımız mı artmaktadır?
Belki de tersi olmaktadır. Kim bilir?
İki değişken arasındaki ilişki bir zaman farkıyla oluşuyorsa ve bu
şimdi de geçmişte de böyleyse, bir değişkendeki hareketleri kullanarak
ötekindeki hareketleri öngörebilirsiniz. Eğer bir de, bir değişkendeki
hareketleri, öteki değişkende belli bir yönde hareketlerin
izleyeceğine dair teorik bir açıklama da varsa (mesela biri artıyorsa
diğeri bir süre sonra azalacaktır gibi), bu durumda işiniz daha da
sağlam demektir. Sırtınızı hem teoriye hem de gerçek hayattan
gözlemlere yaslamışsınızdır çünkü.
Zaman serisi mi yatay kesit mi?
Ancak bu teknik açıklamayı yukarıdaki insani örneğe geri taşımak biraz
zor. Zira bu tür bir nedensellik ilişkisi için hem sağlam bir kuram
gerekiyor, hem de bu kuramın gerçek hayattaki gözlemlerle
desteklenmesi. Bir, üç beş gözlem yetmez. Çok sayıda gözlem olacak.
Hadi diyelim kuram var: "Erkek milleti zayıftır, hoş kadınların çapkın
bakışlarına dayanamaz."
Şimdi, bu kurama uygun gözlem elde etmek için, bir örnek üzerine
çalışmanız gerekiyor. İşi gücü bırakıp, nasıl yapacaksınız bu gözlemi?
Belli bir dönemde çok sayıda erkekle çok sayıda kadın arasındaki tekil
ilişkilere yoğunlaşmanız gerekir (yatay kesit verileri).
Ya da zaman kesitinde çalışacaksınız. Tek bir kadını ele alacaksınız
mesela, onun geçmişten bugüne aşklarının oluş biçimini
kaydedeceksiniz. O zaman kuramı da biraz eğip bükmek gerekiyor: Şöyle
ki: "Abi bizim orada bir Leman var; iddia ediyorum ne zaman bir erkeğe
ulu orta şöyle çapkınca baksa, aralarında bir süre sonra hemen bir aşk
oluşur." Artık elimizde sınanabilecek bir hipotez var.
Ya üçüncü bir unsur varsa?
Şimdi bu hipotezin yanlışlanmaması için, Leman'ın güzelliği yetmez,
bayağı çapkın da olması gerekir. Bu bir. İlişkilerinin kısa sürmesi
gerekir ki Leman hemen yeni bir ilişkiye başlayabilsin; bizim de
elimizde çok sayıda gözlem oluşsun. Bu da iki. Ama zaman içinde Leman
yıpranabilir. Cazibesi azalırsa ne olacak? Ya bu nedenle çapkın
bakışlara erkeklerden yanıt alamıyorsa? Yıpranma faktöründen
arındırarak gözlemlerimi yapmalıyım ki yukarıdaki hipotezimi
sınayabileyim. O zaman da Leman'ı spor yapmaya, yediğine içtiğine
dikkat etmeye teşvik etmek gerekir. Bu da üç.
Diyelim ki yeteri sayıda gözlem elde ettiniz. Sonuçlar tam da ileri
sürdüğünüz hipoteze uygun çıktı. Artık rahatlıkla (belli bir
istatistiki yanılma payıyla), ilerisi için öngörüde bulunabilirsiniz.
"Leman şu erkeğe anlamlı anlamlı bakıyor. Bir süre sonra beraber
göreceğiz onları."
Öyle mi? Ya üçüncü bir faktör varsa ve siz bunu göz ardı ettiyseniz.
Yani, aslında Leman'ın güzelliği ve çapkınlığı değilse erkeklerin
yüreğini hoplatan? Mesela Leman'ın zenginliğiyse. Şimdi ya Leman tüm
servetini yitirdiyse, ne olacak? Yine, aynı öngörüyü yapabilecek
misiniz?
Şimdi buraya kadar yazıyı okumaya katlandıysanız, Leman'ın aşklarını
kur ve büyümeye nasıl bağlayacağımı merak ediyorsunuzdur. Valla, lâf
aramızda ben de öyle böyle değil, bayağı yaman merak ediyorum.
En iyisi bir mazerete sığınmak. Hep kur, hep faiz! Şimdi bu güzel
tatil sabahı, liranın reel değerinden, büyüme hızından falan başka
konu mu yok Allah aşkına? Pazartesiye görüşürüz efendim.
Grafik 1: 1988.I-2007-I arasında büyüme hızımız (%, çubuklar) ve TCMB
reel kur endeksi (artışlar liranın değerlendiğini gösteriyor,)
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=224998 adresinde yazının
orijinalini ve grafiği görüntüleyebilirsiniz.