jean twenge ve keith campbell'in araştırmalarından

0 views
Skip to first unread message

PINAR AKKUZU

unread,
Dec 29, 2010, 5:39:22 AM12/29/10
to ekmek-...@googlegroups.com
selam ekmek,
bu arkadaşlar amerikalı iki adet psikolog. ''ben nesli'' isimli bir kitapları bulunmakta. o kitabı okumadım ama o kitaptan sonra yayınladıkları ''asrın vebası narsisizm illeti'' isimli kitaplarını okudum. o kitaptan bir araştırmalarını sunacağım sizlere. öyle işte, paylaşmak istedim.
 
Web 2.0 ve ilgi arayışı
 
jennifer; kibar, tatlı dilli, anne ve babasına yakın ve sadık, kendi halinde ve kilisede faal bir genç kız. ama candice kelsey'in ''myspace nesli'' kitabında belirttiği gibi, jennifer'in myspace sayfası çok farklı bir tablo çiziyor. Sayfanın girişinde ''kıçımı ye fahişe'' yazıyor. ''hakkımda'' kısmında ise, ''siz bütün kaltakların'' canını sıkmaması için uyarıyor. Çünkü jennifer ''bir sürü iri yarı adam'' tanıdığını ifade ediyor. Sayfasının fonunda şarkıcı beyonce'un dolgun göğüs dekoltesi görünüyor. daha 14'ünde olan başka bir genç kız, sayfasının fonunda pembe parlak renkli bir playboy tavşanı yayınlıyor. 
 
2004 ve sonrasında internet (bazılarının web 2.0 dediği kullanıcı odaklı siteler) bugünün vahşi batısı. web 2.0 ile kişilerin kendilerini internette tanıtma arayışlarıyla ve aynı sitelerin daha mütevazi kişiler arasında bile narsizmi teşvik etmesiyle, bir pekiştirici olarak işlev görüyor. Myspace (benim yerim) adı, hiç de tesadüf değil. youtube'un sloganı ise ''kendini yayınla.'' görmek ve görülmek tercihen mümkün olduğu kadar çekici görülmek nüansıyla facebook (yüz kitabı) tam da yerinde bir isim. 2006 aralık ayında time dergisi, web 2.0'ın tanıtımı için yılın adamı resmi olarak ''sen''i seçti. 
 
sonuç olarak internetin başarısından, google'ın kurucuları, yalnızkız15, mentos ve dietcoke'un çılgın adamları gibi ''sen'' de sorumlusun. derginin kapağında, kendinize bakıp işyerindeki berbat geçen gününüzün hakkında bir blog yazdığınız ve e-Bay'den ikinici el bir gömlek aldığınız için ne kadar önemli olduğunuzu düşünmenizi sağlayan tam boy bir ayna vardı. 
 
derginin çıktığı ay, bir web 2.0 kullanıcısı, dergiyle ilgili yapılan yorum kısımının altına şunalrı yazmış. ''beni kandırdığın, hak ettiğimden fazla değer biçtiğin, benim görüntümü bana sattığın, derginde profilimi çıkattığın, pohpohladığın ve bana para ödemediğin için çok teşekkürler ''time''. itiraf etmeliyim, gazete bayisinde kendimi görür görmez bir ''time'' dergisi almak zorunda kaldım.''
 
''My'' kelimesiyle başlayan internet alan isimleri 2005 ve 2008 yılları arasında neredeyse üç katına çıktı. yine ''my'' kelimesiyle başlayan ticari marka başvuruları, 1998 ve 2008 yılları arasında beş katına yükseldi. myspace en göze batan örnek. ama mycoke, mysubaru, my ıbm, myAOL, my yahoo gibi başka örnekler de mevcut. ABD'ye ait myfuture.com gençleri orduya girmeyi teşvik ediyor. coca cola şirketinin en karlı girişimlerinden biri olan mycokerewards.com yeni içerik ve sizin yarattıklarınıza dayanarak ödüller sunuyor. 
 
çoğu kişi, myspace ve facebook gibi siteleri arkadaşlarıyla irtibat kurmak için zaman kazandıran bir araç olarak kullanıyorlar. bu onlara, fotoğraf, parti davetiyeleri ve yaşamları hakkında her gün güncelledikleri bilgileri sergileyerek kendi kişisel internet sitelerinin sahibi olmaları imkanını sunuyor. şürhesiz kötü bir şey değil bu. ne var ki bu kadar olumlu olmayan tarafı nyspace ya da facebook'u belli ki mümkün olduğu kadar az şey giyerek, mümkün olduğu kadar çok ilgi çekmek için kullananların sayısının gittikçe artması. 
 
22 yaşındaki indigo rael facebookla ilgili olarak şu düşüncede; '' 7 gün 24 saat kendimi tanıtabiliyorum. facebook daha çok insana kendimi tanıtmanın bir yolu.''
 
yalnızca üniversite öğrencilerine yönelik bir site olarak açılan facebook, 2006 yılında kapılaarını tüm dünyaya açtı ve 2008'in eylül ayında 100 milyon üyesi vardı.
 
 
özet;
delirmiş lan millet.
delirmişiz. hep beraber.
haydeeee!!!
trileyley laaaaaay!!     

mustafa cicek

unread,
Dec 29, 2010, 5:51:03 AM12/29/10
to ekmek-...@googlegroups.com
koltuğa oturuyorum ve facebook ekranında (duvarda) kayboluyorum, her 3 dakikada bir yenileyerek..
saatlerce. 
evet.


2010/12/29 PINAR AKKUZU <pinar...@gmail.com>
selam ekmek,
bu arkadaşlar amerikalı iki adet psikolog. ''ben nesli'' isimli bir kitapları bulunmakta. o kitabı okumadım ama o kitaptan sonra yayınladıkları ''asrın vebası narsisizm illeti'' isimli kitaplarını okudum. o kitaptan bir araştırmalarını sunacağım sizlere. öyle işte, paylaşmak istedim.
 
Web 2.0 ve ilgi arayışı
 
jennifer; kibar, tatlı dilli, anne ve babasına yakın ve sadık, kendi halinde ve kilisede faal bir genç kız. ama canice kelsey'in ''myspace nesli'' kitabında belirttiği gibi, jennifer'in myspace sayfası çok farklı bir tablo çiziyor. Sayfanın girişinde ''kıçımı ye fahişe'' yazıyor. ''hakkımda'' kısmında ise, ''siz bütün kaltakların'' canını sıkmaması için uyarıyor. Çünkü jennifer ''bir sürü iri yarı adam'' tanıdığını ifade ediyor. Sayfasının fonunda şarkıcı beyonce'un dolgun göğüs dekoltesi görünüyor. daha 14'ünde olan başka bir genç kız, sayfasının fonunda pembe parlak renkli bir playboy tavşanı yayınlıyor. 

sena taskapılıoglu

unread,
Dec 29, 2010, 6:01:30 AM12/29/10
to ekmek-...@googlegroups.com

evet, evet!

PINAR AKKUZU

unread,
Dec 29, 2010, 9:12:25 AM12/29/10
to ekmek-...@googlegroups.com
bi de şu var abi.
bu facebook ilk zamanlarda ofislerde, (devlet kurumları ya da özel kurumlar fark etmiyor) serbestti.
o zamanlar facebookun ilk popüler olma zamanlarıydı.
sonra, ki yaklaşık 3 ay sonra, facebook ana bilgisayardan kontrol edilerek ofislerde kullanılması yasak web sitelerinden biri oldu.
gerekçe ise, çalışanların facebook dışında başka bir işle uğraşmıyor olmaları.
gerçekten de öyle ama.
facebook ilk açık olduğu zamanlar sürekli onla uğraşıyordum.
hatta erişimin engellendiğini sabah bilgisayarımı açıp facebooka girdikten sonra öğrendiğimde acaaip bi hayal kırıklığı yaşadığımı anımsıorum.
resmen kolum kanadım kırıldı gibi geldi valla.
e ben şimdi naapcam abi koskoca 8 saat bile dediydim.
ööle işte.
esir ediyo.

29 Aralık 2010 13:01 tarihinde sena taskapılıoglu <sena...@gmail.com> yazdı:

evet, evet!


evrim dogan

unread,
Jan 2, 2011, 8:24:42 AM1/2/11
to ekmek-...@googlegroups.com
"sosyal ağ" diye bir film var aklıma geldi bu facebook'un kurucusunun hikayesini anlatıyo.. yaniii.. 
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages