"KEŞKE BİZİM DE BAŞIMIZDA ERDOĞAN GİBİ BİRİ OLSAYDI!

1 view
Skip to first unread message

kazım öztürk

unread,
May 11, 2012, 11:33:00 PM5/11/12
to eğitimci/yazar kazım öztürk
KAZIM ÖZTÜRK

ÖZTÜRKÇE

e-mail: kazim_...@mynet.com





"KEŞKE BİZİM DE BAŞIMIZDA ERDOĞAN GİBİ BİRİ OLSAYDI!



Son yılların en büyük ekonomik krizi içindeki ülkede halkın sandıkta,
38 yıldır ülkeyi dönüşümlü olarak tek başlarına yöneten geleneksel iki
büyük parti olan Panhelenik Sosyalist Hareket (PASOK) ve Yeni
Demokrasi'yi (ND) cezalandırması bekleniyor.

Belirsizlik içinde seçimlere giden ülkede son anketlerde iki partiyi
tek başlarına iktidara götürmeyeceği görülen halkın oylarının sol ve
sağdaki 8-10 partiye bölüneceği görülüyor.

İşsizlik oranının yüzde 20'yi aştığı, maaş ve emeklilik kesintileri
ile ek vergiler altında geleceğe umudunu kaybeden halkın çoğunluğu,
seçimlerden beklentisi olmadığı gibi ülkeyi yönetecek bir lider de
göremiyor.

"Yunanistan'ın Lidere İhtiyacı Var"

Atina'nın turistik merkezi Monastiraki'de bir dükkan sahibi olan
Panaiotis Megalikonomu, seçimlerden iyi bir sonuç çıkacağına
inanmadığını belirterek, ülkenin ekonomik toparlanması için gerekli
düzenlemeleri yapmak üzere Kasım ayından bugüne kadar ülkeyi yöneten
teknokrat Başbakan Papadimos'un bir süre daha görevde kalmasında yarar
gördüğünü ifade etti.

Türkiye'yi örnek gösteren Megalikonomu, "Keşke bizim de başımızda
(Başbakan Recep Tayyip)Erdoğan gibi biri olsaydı. Onun gibi liderlik
özelliklerine sahip bir başbakanımız olsa da Yunanistan'ı daha iyi bir
yere taşıyabilse. Umarım biz de Türkiye'nin başardığı gibi bir gün
başarabiliriz. Ben Türkiye'nin son yıllardaki gelişimine hayranım ve
iki ülke arasındaki ilişkilerin de çok iyi olmasını istiyorum" diye
konuştu.

Bu bir tespittir. Dünya, Türkiye'yi konuşuyor. Türkiye'nin; bu işi
nasıl yaptığı, çift haneli enflasyondan tek haneli hatta % 5 ve 4'lere
kadar gerilettiği, barışı, kardeşliği, huzuru tesis ettiği, uyuyan,
yatan, ekonomiyle boğuşan değil, ayağa kalkan, koşan bir ülke haline
geldiğini dünya alem görüyor! Özellikle darbecilerle, cunta
heveslileriyle nasıl baş ettiği, terörü önleme konusundaki kararlılığı
herkesin dilinde! Darbe anayasasından sivil ve katılımcı anayasaya
geçmek gayretleri, hukukun işlerlik kazanması çalışmaları,
demokrasinin ikame edilmesi mücadeleleri, insan hakkı ihlallerinin
sona ermesi, komşularıyla sıfır sorun ilkesinin ortaya konması,
yaşanabilir bir ülke meydana getirilme faaliyetleri, duble yollar,
hızlı trenler, sağlıklı ve modern hastaneler, bilgisayar donanımlı
okullar, ucuz uçaklar, yerli, tank, yerli uçak, yerli otomobil,
kendisinin çıkarttığı petrol, doğalgaz çalışmaları... bunları dışarıdaki
insanlar görüyor, içimizdeki bazıları görmemek için direniyor! Ama
güneş balçıkla sıvanmıyor, görünen köy kılavuz istemiyor.

Şu bir gerçektir ki; hangi şehir, hangi ülke olursa olsun, başındaki
yöneticiler; çalmadan, hile yapmadan, halka tepeden bakmadan, her
sorunu önemseyip dört elle sarıldığı zaman halk da ona sarılır.
Yapılanları yalnız ülke için, halk için ve insanlık için yamaya devam
ederse, bir daha o insanları iş başından uzaklaştırmaz. Sahi siz; AK
PARTİ hükümetinin 9.5 yıldır iktidarda oluşunu neye bağlıyorsunuz? Her
seçimde oylarını artırmasını- ki iktidar partileri iktidarda
yıpranmalarına rağmen- nasıl izah edersiniz? (12 MAYIS 2012)
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages