KAZIM ÖZTÜRK
ÖZTÜRKÇE
E-MAİL:
kazim_...@mynet.com
KUTLU DOĞUMU YUNUS'CA YAŞAMAK
Yunus, tarihe mal olmuş, bize ahlak yönünden ışık tutan bir derviştir.
Yunus; aslında iyi bir Peygamber âşığıdır. Tam anlamıyla mükemmel bir
Müslümandır. Ne incitmeyi, ne de incinmeyi sever. Onun hayatı, aynen
peygamberin hayatı gibi dümdüz ve dosdoğrudur. Daima ileriye ama
kırmadan, dökmeden, insanları yaralamadan, iftiraya, yalana, gıybete
kaçmadan...
Kutlu doğum haftası veya haftaları bize bu duyguyu vermelidir. Her
birimiz birer Yunus, her birimiz birer Mevlana, birer Hacı Bektaş-ı
Veli, Hacı Bayram-ı Veli, Nasreddin Hoca, Şems-i Tebrizi, Sadreddin-i
Konevi, Hacı Veyis ve Hacı Veyiszade, Ali Ulvi Kurucu ve Mehmet Âkif...
olabiliriz.
Her şey kendimizde biter. Şahsi çaba çok önemlidir. Yattığımız yerden
gökten ne altın yağar ne de gümüş! Kur'an baştan sona şahsi çaba
içinde olmamızı emreder. "Niçin yapmadığınızı söylersiniz?" "Emir
olunduğun gibi dosdoğru ol", "hiç aklınızı kullanmaz
mısınız?" ,"Düşünmez misiniz?", "tefekkür etmez misiniz?" gibi
ifadelere baktığımız zaman insanı iç alemiyle baş başa bırakır. Başını
ellerinin arasına alarak düşünmeye, tefekkür etmeye yöneltir. Çok
konuşmaktan ziyade, eylem içinde olmayı ister. Eylem; bir başka
deyişle; amel-i salihtir. Bu da imanla birlikte anlamını bulur. Yani
iman, amel olmadan bir anlam ifade etmez.
"asr'a yemin olsun ki insan zarardadır. Ancak; iman eden, Salih amel
işleyen, Hakk'ı ve sabrı tavsiye edenler hariç" diyerek insanın bu
ilkelere uymadıkça zarardan kurtulamayacağı açıkça belirtilir. Sözün
özü; adam olmak, Müslüman olmaya, Müslüman kalmak da; incinmemek ve
incitmemeye bağlıdır. Yunus bunu şöyle ele alır;
Gönül
Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül,
Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül!
Başın olsa da yüksek, gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek, yolu incitme gönül!
Mevla verince azma, geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül!
Dokunur gayretine, karışma hikmetine,
Sahibi hürmetine, kulu incitme gönül!
Sevmekten geri kalma, yapan ol, yıkan olma,
Sevene diken olma, gülü incitme gönül!
Konuşmak bize mahsus, olsa da bir güzel söz,
Ya hayır de, ya da sus, dili incitme gönül!
Yunus bir başka yerde de şöyle seslenir;
Ele geleni yersin,
Dile geleni dersin,
Böyle dervişlik dursun,
Sen derviş olamazsın!
Gerçekten, güzel söz söylemek, tatlı dil kullanmak, kimseyi incitmemek
o kadar zor mu? Her önümüze gelene; güler yüz göstersek, selamlayarak
tanıdıklarımızın hal hatırını sorsak, ihtiyaç sahiplerinin
ihtiyaçlarını gideriversek, güller arasında diken var yerine dikenler
arasındaki gülleri deriversek iyi olmaz mı? Yarısına kadar boş bardak
deme yerine, yarısına kadar dolu bardak deme alışkanlığını edinmek
bizleri ruhen rahatlatacaktır.
Stresin, moral bozukluğunun, depresyona girmenin sebepleri arasında;
olumsuz düşünmek, negatif davranmak ve kötümser olmak vardır! (20
NİSAN 2012)