MİLLETİ KANDIRANLAR!

0 views
Skip to first unread message

Eğitimci/şair/yazar kazım öztürk

unread,
Mar 27, 2012, 8:02:06 AM3/27/12
to eğitimci/yazar kazım öztürk
KAZIM ÖZTÜRK

ÖZTÜRKÇE

e-mail: kazim_...@mynet.com



MİLLETİ KANDIRANLAR!



kur'an; "niçin yapmadığınızı söylersiniz?", "emir olunduğun gibi
dosdoğru ol" ilkelerini gözlerimizin önüne sermekte ve savunduğumuz
davanın, kitleleri peşinden sürüklediğimiz insanların hayal
kırıklığına uğramaması gerektiğini açık ve net biçimde ortaya
koymaktadır.

alah'ın en sevgili kulu ve resulü olan hz. muhammed (sav), elinde
imkan ve fırsat var olduğu halde, evinde nisap miktarı malla
sabahlamamıştır! hz. ömer (ra), islâm devletinin başkanı olmasına
rağmen; "nasıl olsa devlet başkanıyım, kimse bana hesap soramaz,
istediğimi yaparım" diyerek, sorumsuzca hareket etmemiş, parasına para
katmamış, zenginliklerini birkaç kat çoğaltmamıştır!

Sâdi Şirazi, Bostan ve Gülistan isimli eserinde şöyle bir hikaye
anlatır; "âdil bir padişahın kaftanı vardı. İki yüzü de astardandı.
Halktan birisi;

-Yüce padişahım! Çin kumaşından, en pahalısından, padişahlığına
yakışır şekilde bir kaftan diktirseniz olmaz mı? bakın bazı devlet
yöneticileri, makam sahipleri; en pahalı, en kıymetli kumaştan
giyiniyor, ipekten kumaşları dışarıdan getirterek halka ve
yönettiklerinin huzuruna çıkıyorlar! Sizn neyiniz eksik?

Padişah;

-elbise; insanın vücudunu örtmek, insanı rahat ettirmek içindir. Bu
kaftan da o işi görüyor. Bundan fazlası süs olur. Ben halktan vergiyi;
kendimi, tahtımı süslemek için almıyorum. Eğer kadınlar gibi ipekli,
süslü elbiseler dikinir, kadınlaşırsam, erlik yaparak düşmanımı nasıl
alt edebilirim? Gerçi içimden türlü hırslar, arzular geçmektedir,
fakat unutmayalım ki, hazine benim için değildir. Hazineler asker
içindir. Yoksa eğlenmek, süslenmek, kendi menfaatime yönlendirerek,
eşime dostuma, yakınlarıma çıkarlar sağlamak, nasıl olsa iktidarım
diyerek halkın parasını ve hakkını yemek için değildir. Padişahından
memnun olmayan asker, memleketinin sınırlarını nasıl muhafaza
edebilir?"

Padişah sözlerine şöyle devam eder;

-Hırsız, köylünün eşeğini çalarsa, padişah ne hakla vergi alabilir?
Halk, ağaç gibidir; beslersen, iyi bakarsan, istediğin kadar meyve
alabilirsin. Sakın zalimlik edip de ağacı kökünden çıkarma. Zulüm
gören halkın, inleyerek ettiği bedduadan kork. Kimsenin burnunu
kanatmaya kalkma. Yeryüzünün baştanbaşa saltanatı, yere damlayan bir
damla kana değmez." Der.

Daha önce tabir yerindeyse çulsuz, beş parasız olanlar, neden bir
makama gelince, bütün adamları, üst düzey yöneticileri zengin oluyor?
Neden insanların yıllarca peşinden koştuğu insanlar, "dava adamları"
diye peşinden halkın sürüklendiği, bu konuda, ailesini terk eden, en
yakınlarıyla küsen, hapislere giren, işkencelere maruz kalan,
insanların ölümüne dava adamı diye ardından gidilen insanlarda "miras
kavgası" çıkıyor? Haberler doğru veya yanlış o o kadar önemli değil.
Önemli olan; "sinek burdar değil ama mide bulandırır" cinsinden
olması! Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Zaman gösterecek her şeyi.

Şimdi, yukarıda saydığım insanlara ne cevap verilecek? Hani sizi terk
edenler haindi? Hani sizi terk etmek, haşa dini terk etmekle eş
değerdi? Din bunu mu emrediyor? Din, haksızlık yapın, kul hakkı yiyin,
kardeşlerden mal kaçırın diye mi emrediyor? Bu halka ne cevap
vereceksiniz? İnsanların hayallerini yıkmaya, umutlarını söndürmeye ne
hakkınız var?

Bir zamanlar holdingler de aynısını yapmadı mı? Yurt dışındaki
paraları kendi lüks ve israflarına harcamadı mı? Kendileri rahat ve
tantana içinde hayat sürereken, halkın hakkı olan paraları vermeyip
sefalete sürüklemedi mi? Pekala şimdi ne oldu? Nerede o holdingler?
Nereye gitti halkın holdinglere olan ititmadı?

Yeter artık, halkı aldatmayın, halka riyakarca davranıp, güvenlerini
sarsmayın. Hepsi bir tarafa, bugün varsınız, ya yarın? Evet yarın gibi
kısa bir zamanda ölümü tadacaksınız! Ölünce Allah'a nasıl hesap
vereceksiniz? Ne yüzle O'nun huzuruna çıkacaksınız? Öbür alemde, mizan
kurulup, hesaplar görülünce, hakkını yediklerinize ne diyeceksiniz?
Ezdikleinize, zulmettiklerinize, ağlattıklarınıza, ellerini bükerek
emeklerini heba ettiklerinize?...

Aldatan Aldanır;

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar,

Çok geçmez, yanmayacak şekilde söner,

Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner,

Aldatanlar aldanır bir gün, hile başına konar.

Kimse sanmasın yaptığım yanıma kalır,

Hile ile iş görenler, her gün ah alır,

Kul hakkı yiyenler büyük günah alır. (27 MART 2012)
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages