KAZIM ÖZTÜRK
ÖZTÜRKÇE
e-mail:
kazim_...@mynet.com
CAMİLERİ; AHIR, SAMANLIK VE SİLAH DEPOSU YAPANLARI HALK AFFETMEYECEK!
1926 ile 1950 yılları arasında camiler; kışlaya ve ahıra çevirildi
CHP'nin tek parti iktidarı döneminde! Yaşı 70'in üzerinde olanların
hepsi bu olayları iyi bilir. Sanki başka mekan, başka yerler yokmuş
gibi halkın değer verdiği, önem verdiği ibadethaneler amacı dışında
kullanıldı! Bu konunun canlı şahidi olan Konyalı İhsan Güzel, 27 Nisan
2012 tarihli yeni Konya Gazetesinde Mustafa Tatlısu ile yaplıan
ropörtajda şunları söylüyor;
"Beyşehir Askerlik Şubesi'ne 13 arkadaşla teslim olduk. Açık askeri
araçlarla bizi Konya'ya getirdiler. Geldiğimiz askeri kışlayı görünce
hayretler içinde kaldık. Kışlamız ne yazık ki bir cami idi!
"Askerliğimizin ilk günlerini, sevkiyat müddetini burada mı
geçireceğiz?" diye soranlara, "evet" diyorlardı! şerafaddin Camii
kışla olmasına rağmen kimsenin namaz kılmasına izin verilmiyordu!
Siviller, askerler nerede namazlarını kılarlardı onu bilmiyorum.
Şerafeddin camii Kışlası'nda(!) ne namaz kılmamıza izin veriyorlar, ne
de yemek veriyorlardı! Hatta Camii içinde (Şerafeddin Camii
Kışlası'nda(!) ) içki içerlerdi! Cami (Şerafeddin Camii Kışlası) paşa
bozgunuydu! Bir sevkiyat çavuşu ve bir onbaşı nezaretinde bizi çarşıya
götürür getirirler, hiçbir yiyecek vemezlerdi! Şerafeddin Kışlası'nda
yatar kalkardık!
Şerafeddin Camii Kışlası'nda(!) 80 askerdik. Hayatımızda görmediğimiz
şeyleri görmüş, hayretler içinde kalmıştık!"
Sadece Şerafeddin Camii değil, Konya'daki bütün camilerin; ahır, silah
deposu, askeri kışla ve müze olduğunu yaşı 85 olan bir Konyalı'dan
dinledim. İsmini vermemi istemeyen bu insan, o dönemde olanları
gözyaşlarıyla anlattı! Aziziye, Kapı camii, Sultan Selim Camii,
İplikçi camii-ki İplikçi Camii heykellerle dolu müzeydi!- İzmir'de
askerlik yaparken, ezanın, Türkçeden Arapça'ya uygun okunmasıyla
ilgili anısını şöyle anlattı;
"Alsancak meydanında dolaşıyorduk, öğle vakti gelmişti. Minareden;
"Allahü ekber- Allahü ekber..."seslerini duyunca bütün halk cami
çevresinde toplandı! Herkes ağlıyordu, bu güzel manzara
karşısında!
Kahramanmaraşta 1940lı yıllarda camilerin ibadete kapatılarak, askeri
amaçlarla kullanılması, dönemin şahitleri tarafından acı birer hatıra
olarak anlatılıyor.
O dönemde kentte gazetecilik yapan 85 yaşındaki Ahmet Biber,
yaptığı açıklamada, Hatuniye, Şekerli ve Uyuzpınar camilerinin ibadete
kapatılmasına şahit olduğunu söyledi.
Biber, 1940 yılında Saim Emirmahmutoğlu'nun sahibi olduğu
''Demokrasiye Hizmet'' gazetesinde muhabirlik yaptığını ifade eden
Biber, ''Kurtuluş Mahallesi'nde Hatuniye Camii vardı, o zaman burasını
kapatıp, içerisine asker koydular. Ayrıca İsa Divanlı Mahallesi'nde
bulunan Uyuzpınarı Camisi de ibadete kapatıldı. Yine Şekerli Camii de
aynı durumdaydı, içerisine asker koydular, bir nevi karakol oldu. O
zaman Hatuniye Camisi'ndeki askerlerden 60 kuruşa ekmek satın
alıyorduk.
Bir gün merak edip Hatuniye Camisi'ne gittim. Askere
'Camiyi içerden görmek istiyorum' dedim. Asker de 'Neresini merak
ediyorsun, çok mu önemli-' dedi. Neden ibadete kapatıldığını sordum ve
içeri girmek istedim. Caminin penceresinden baktığımda içerinin
tamamen boşaltıldığını gördüm ve içim acıdı. O dönemde kaç kere
askerler evlerde Kur'an-ı Kerim okurken baskın yaptı. Bizi evimizden
dağıttılar. Ben de korkudan kaçtım. O dönem Kur'an-ı Kerim okunmasına
ve öğretilmesine karşı olunduğunu gördük ve yaşadık. O günleri çok acı
bir şekilde yaşadık''
O dönem tren garında şef olarak çalıştığını söyleyen 95
yaşındaki Kamil Abacıoğlu da Kahramanmaraş'ta o tarihlerde ''18
caminin kışlaya çevrilerek, ibadete kapatıldığı''na şahit olduğunu
söyledi. Abacıoğlu, o günlerde yaşananları günlük olarak kaleme
aldığını dile getirerek, ''Allah o günleri bir daha milletimize
yaşatmasın. Çok zorluklar çektik'' dedi.
''Ulu Cami benzin deposu oldu''
Türkoğlu ilçesinde yaşayan 87 yaşındaki Yusuf Gök ise
ilçedeki Ulu Cami'nin 1945 yılında askerlerce benzin deposu olarak
kullanıldığını ifade etti.
Bu durumun 1948 yılına kadar devam ettiğini, daha sonra
dönemin mahalle muhtarı İmirza Türk'ün girişimleriyle caminin yeniden
onarılarak, ibadete açıldığını anlatan Gök, ''O dönemde Türkoğlu'nun
adı Eloğlu idi ve 100 hanelik bir yerleşim biriminden oluşuyordu.
Başka da cami olmayınca çok zorluklar çektik. Kadir Güncan diye
birinin evinde namazlarımızı kılmaya başladık'' diye konuştu. (AA,
28.04.2012)
Araboğlu Camii'ni Kışlaya Çevirmişler
63 yıl sonra camiyi ziyarete gelen ihtiyar neden ağladı?
Tek parti döneminde camilerin kışlaya çevrilmesi hadisesinin canlı
tanığı, Nail Örs Karaman'da 1940'larda yaşanan o vahim hadiseleri
anlattı.
Örs, 1922 Karaman doğumlu ve gençliği Karaman'da geçti. 17
yaşında babasının yanında eski odun pazarında esnaflık yapıyordu.
1946-1960 yılları arasında Seki Çeşme Mahallesi Muhtarı oldu.
"1939-1945 yılları arasında camide askerler vardı. 1948
yılında Araboğlu Camii tamirat oldu. O yıllarda çarşıda sadece 5 cami
açıktı, mahalle camileri dahil diğer camiler kapalıydı" şeklinde
anlattı.
Camii İçine Tuvalet Yapmışlar
2004 yılında Ereğli'den Araboğlu Camii'nde namaz kılmaya
gelen bir ihtiyar, namazdan sonra camide ağlamaya başladı.
Kendisine, "Amca hayırdır neden ağlıyorsun?" diye
sorulduğunda, "Ben 1941 yılında bu camide altı ay askerlik yaptım. O
zaman biz bu camide 35 asker burada kalıyorduk gündüzleri bu sayı
artıyordu. Caminin mihrabının orasını yemek pişirmek için ocak olarak
kullanıyorduk. Doğu ve batı kapısının iç kısmında yan taraflarını
tuvalet olarak kullanıyorduk. Tuvaletimizi dışarı yapmamız yasaktı,
biz cami olduğu için çekiniyorduk ama elimizden bir şey gelmiyordu.
Şimdi caminin bu şekilde ibadet için kullanıldığını görünce o günler
aklıma geldi o yüzden ağlıyorum" şeklinde cevap verdi. (Karaman
Larende Gazetesi, 28 Nisan 2012)
(30 NİSAN 2012)