| Vallahi şakası yok bu işin. Yahuu, bir arkadaş daha mı aramıza katılıyor nedir? Üstelik de ilahiyatın dibine kadar gidip oradan gelecek ve aramıza katılacak. Şükürler olsun, inşallah, hamdolsun. Bir yiğit daha hidayete ulaştı. Buna seviniyorum. Vallahi Esra Elönü gibi ümitsiz vakalara bakarak bu gelişme yeniden umut verdi bana. Yoksa hep dediğim gibi, beğenmediğiniz kefere bizleri döndüre döndüre sopalamaya devam edecek. Hatta yediğimiz dayağa bakıp bir şükredeceğiz. Allahım beni bu ızdırapla sınadın diye. Akıl böyle olunca yediği dayakta bile insan bir hikmet arar. Hala daha akıllanma alameti yok. Bütün islam alemi kimi yerde üçyüzyıldır, kimi yerde beşyüz yıldır keferenin işgali, vesayeti altında. Her tarafta açlık, savaş, katliam, eza, cefa. Bir Allahın kulu da kafa yormaz. Neden diye. |
Yaşar Nuri Öztürk in...@yasarnuri.com
Allah’a imanını korumak ama dinciliğin insan haysiyetiyle bağdaşmayan dayatmalarını yaşamak istemeyen insanlar, Yaratıcı’ya imanlarını tehlikeye atmamak için bir çıkış yolu aramışlar ve deizmi bulmuşlardır.
Deizm, Allah’a imanda samimi olan ve bu
samimiyetitahrip ettiği için dincilik zihniyetine savaş açan
insanların yoludur.
Deizm, dinci riyakârlığa karşı bir sığınaktır.
Eğer Allah’a imanda samimiyete bir anlam veriyor ve o anlamı
korumak istiyorsak, gelecek zamanların da en güvenli ve
mutlu inanç kurumu deizm olacaktır.
Kilise ve papaz dayatmalarından bunalanlar
tarafından ilk olarak 16.yüzyılda İngiltere’de kullanılan deizm
tabir ve kavramı, meşhur olan tanımıyla, ‘Allah’a
iman eden ama dinlere inanmayan’ bir felsefî
mezheptir.
‘Cenabı Hakkın vücut ve vahdaniyetine iman itikadı’
olarak da tanımlanır.(Orhan Hançerlioğlu, Felsefe
Sözlüğü, Neden tanrıcılık maddesi)
Ancak, bu tanımlar, deist felsefenin
nüanslarını tam olarak ifade etmiyor.
Deist felsefenin temsilcileri içinde Allah ile birlikte
peygamberlere inananlar da vardır.
Bu felsefenin dışlamak istediği olumsuzluk
bellidir:
İnsanlığın tepesine bir zorba balyo-zuyla dikilen ve
hayatı cehenneme çeviren sahte din ve onun karanlık
temsilcileri.
Deist felsefenin bir kurtuluş yolu olarak öne çıkmasına yol
açan, işte bunlardır.
Deizm, dine karşı değil, ateizme
(tanrıtanımazlığa, Allahsızlığa) karşı ortaya çıktı.
Din adı altında insanlığı ateizme sürükleyen dinci
zorbalığın yıkımını durdurmanın başka bir yolu yoktu.
Çünkü dinci zorbalar, ortada, Allah’ın iradesinden çıktığı
şekliyle bir din bırakmamış-lardı.
Akla saygılı, haysiyetli ve riyadan uzak insanlar ya ateist
olacaklardı yahut da deist.
İnsanlığın uyanışında eşsiz rolleri olan 18.
yüzyıl Fransız düşünürlerinin tamamına yakını, özellikle Voltaire
(ölm.1778) ve Rousseau (ölm.1778)
deist idiler.
Rousseau, din adam-larının Tanrı’nın bizlere bağışladığı
en güzel ve aslî duyguları bozduklarından şikâyetçidir.
Aynı şikâyet Kur’an’ın da aslî şikâyetlerinden biridir.
Meselenin Kur’an açısından ayrıntıları, ‘Deizm’
adlı eserimizde incelenecektir.
Dine musallat ekibin din adına yaydığı kahır
ve beladan hepimiz şikâyetçi değil miyiz?
Bu adamların temsil ettikleri bir dine vicdanı ve aklı felç
olmamış insanların tahammül etmesi düşünülemez.
Bunların büyük kısmı, bütün insanlık tarihi boyunca ‘din adamı’
olmadı, ‘Allah’ın belası ve şeytanın uşağı’
oldu.
İnsanlar, tarihe engizisyon gibi bir dehşeti
bırakmış bu rezil sömürücülerle neden iman ve yaşam birliği
kursun?!
Böyle bir şeyi beklemeye hakkımız var mı?
Gerçek şu ki, Allah’a imanı korumak adına
dinci zorbalığın kahır ve hezeyanlarına katlan-mak, aklın kabul
edebileceği bir tavır değildir.
Çünkü insanoğlu, birileri ‘din’ demiş diye saçmalıklara
inanmak zorunda değildir.
İman dediğimiz o esrarlı mânâ;
akıl, ikna ve sami-miyet işidir.
Dinci zebaniler kimi ikna etmişler de onlar dine bağlanmaktan
kaçmış...!
Eğer dine lakayt olan insanlar bir gün
gerçekten dindar olacaklarsa, bunun yolu deizm deneyiminden
geçecektir.
Bu deneyimden geçmeden girişilecek bir dindarlık, kısa bir süre
sonra ya dincilik oluverir veya ateizme teslimiyetle sonuçlanır.
Deizm, ateizme ve en tehlikeli dinsizlik
türü olan dinci dinsizliğe karşı çıkanların yoludur.
Dinci dinsizliği insanlığa, deistlerden çok önce, Mâûn
suresi tanıtmıştır.
Onun içindir ki biz, deistlerin metafizik dayanaklarının
başına Mâûn suresinin yazılması gerektiğine inanmaktayız.
Emek oluyor ki, deizmi bize ilham edip tanıtan
da Kur’an’dır.
Dinci zorbalığın ve akıl düşmanlığının kahrına uğramış ölümsüz
Müslüman düşünürlerin birçoğunun, adı konmamış deistler olduğunu
tespit etmiş bulunuyoruz.
Daha önemlisi, şunu tespit etmiş bulunuyoruz:
Allah’a imanı korumak için bu iman
dışındaki her şeyi feda edebilmeyi insanlığa bir kurtuluş
yolu olarak öneren ve belleten kitap Kur’an’dır.
‘Deizm’ adlı eserimizde bunun sarsıcı ayrıntılarını
gözler önüne koyacağız.
http://www.yurtgazetesi.com.tr/deizm-nedir-nicin-ve-nasil-dogmustur-makale,1428.html
--
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Bir hakikati mudafaa ederken, ona evvela kendimiz inanmaliyiz.
Hz.Ali
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur.
Ozgur_Gunde...@yahoogroups.com
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Ey mutsuzlar!
Kardeslerinizi bogazliyorlar, goz yumuyorsunuz.
Çigliklar duyuluyor ama siz susuyorsunuz.
Aramizda dolasip kurbanini seciyor zorbanin teki,
sessiz kalirsak bize dokunmaz diyorsunuz.
Bok yiyorsunuz!
Ne tuhaf yer burasi, sizler nasil insanlarsiniz!
Haksizlik varsa bir yerde eger ayaklanmali insan.
Ayaklanma olmuyorsa batsin o sehir yerin dibine.
Yansin bitsin, kul olsun karanliklar basmadan.
Bertolt BRECHT
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Ben, Manevi Miras olarak hicbir Ayet, hicbir Dogma,
hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...
K.Ataturk
- - - - - - - - - - - - - -
1920 - Islam yuceltme derneginin bildirisi :
Yunan ordusu halifenin ordusu sayilir.
Hic de zararli bir topluluk degildir.
As1l kafasi koparilacak mahlukat Ankara dadir.
ISKILIPLI ATIF