GÜZEL AHLÂK

8 views
Skip to first unread message

EĞİTİMCİ

unread,
Feb 28, 2009, 1:39:07 AM2/28/09
to EĞİTİMCİ
Güzel Ahlak
GÜZEL AHLÂK
Güzel ahlâka nasıl sahip olunur
İyi müslüman olmak için güzel ahlâklı olmak gerektiğini bildirdiniz.
Güzel ahlâka nasıl sahip olunur?
CEVAP
Evet iyi bir müslüman olmak için Ahlâk-ı hamideye [güzel ahlâka] sahip
olmak, Ahlâk-ı zemimeden [kötü ahlâktan] uzak durmak gerekir. Ancak
bununla dünya ve ahiret saadeti elde edilir.
Güzel ahlâk, ilim ve edep öğrenmekle, iyi insanlarla arkadaşlık
etmekle elde edilir. Kötü ahlâk da bunun tersidir. Yani cahil kalmak,
edepsiz olmak, kötü insanlarla arkadaşlık etmekten hasıl olur. Cenâb-ı
Hak, Peygamber efendimizi överken (Gerçekte sen büyük bir ahlâk
üzeresin) buyuruyor. (Kalem 4)
İyi insan, iyi ahlâklı insan demektir. Dinimiz iyi huylar edinmemizi,
kötü huylardan kaçınmamızı emretmektedir.
Güzel ahlâka sahip kimselere gıpta etmek, onlar gibi olmaya gayret
etmek gerekir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Nimete kavuşmuş olanlardan, tevazu gösterene ve kendini hep kusurlu
bilene, helalden kazanıp, hayırlı yerde sarf edene, fıkıh bilgileri
ile hikmeti [tasavvufu] birleştirene, helale harama dikkat edene,
fakirlere acıyana, işlerini Allah rızası için yapana, huyu güzel
olana, kimseye kötülük yapmayana, ilmi ile amel edene ve malının
fazlasını dağıtıp, lafının fazlasını saklayana müjdeler olsun)
[Taberani]
Güzel sözler
Ahlâk hakkında İslam âlimleri buyuruyor ki:
"Kötü ahlâklı, parçalanmış testiye benzer. Ne yamanır, ne de eskisi
gibi çamur olur."
"Her binanın bir temeli vardır. İslamın temeli de güzel ahlâktır."
"Kötü ahlâk, öyle bir fenalıktır ki, onunla yapılan birçok iyilikler
fayda vermez. Güzel ahlâk, öyle bir iyiliktir ki, onunla yapılan
günahlar affa uğrar."
"Yükselen bütün insanlar ancak güzel ahlâkları sayesinde
yükselmişlerdir."
"Güzel ahlâk güler yüzlülük, cömertlik ve kimseyi üzmemek demektir."
"Güzel ahlâk, kimseyle çekişmemek ve kimseyi çekiştirmemektir."
"Güzel ahlâk, eziyet vermemek ve meşakkatlere katlanmaktır."
"Güzel ahlâk, genişlikte ve darlıkta insanları razı etmeye çalışmak
demektir."
"Güzel ahlâk, Allahtan razı olmak demektir. Yani hayrı ve şerri
Allahtan bilmek, nimetlere şükür, belalara sabretmektir."
"Güzel ahlâkın en azı, meşakkatlara göğüs germek, yaptığı iyiliklerden
karşılık beklememek, bütün insanlara karşı şefkatli olmaktır."
"Güzel ahlâk, haramlardan kaçıp helalı aramak, diğer insanlarla olduğu
gibi aile efradıyla da iyi geçinip onların maişetlerini temin
etmektir."
"Güzel ahlâk, Yaratanı düşünerek, yaratılanları hoş görmek, onların
eziyetlerine sabretmektir."
Bir müslümana çatık kaşla bakmak haramdır. Güler yüzlü olmayan kimse
mümin sıfatlı değildir. Herkese karşı güler yüzlü olmalıdır.
Hadis-i şerifte, Allaha ve ahiret gününe iman edenin, misafirine ve
komşusuna ikram etmesi, ya hayır söylemesi veya susması emredilmiştir.
(Buhari)
Başkasının kötü ahlâkından şikayet eden kimsenin kendisi kötü
ahlâklıdır. Başkalarının kötülüklerinden bahsediyorsak, bu kendimizin
kötü olduğunun alametidir. Güzel ahlâk, eziyetleri sineye çekmektir.
Güzel ahlâklı olmanın alameti şunlardır:
İnsaflı olmak, arkadaşlarının hatasını görmemek, hüsnü zan etmek,
suizandan [kötü zandan] kaçınmak, arkadaşlarının eziyetlerine göğüs
germek, onlardan şikayetçi olmamak, hep kendi ayıp ve kusurlarıyla
meşgul olmak, kendi nefsini kınamak, güler yüzlü olup, herkesle
yumuşak konuşmaktır.
Güzel ahlâklı kimse, edeplidir az konuşur, hatası azdır, gıybet etmez,
Allah için sever, Allah için buğzeder, emanete riayet eder, komşu ve
arkadaşını korur. Bütün hasletlerin başı ise hayâdır.
Güzel ahlâklı bir kimsenin kötü huylu bir hanımı vardı. Gayet iyi
geçiniyorlardı. Kötü huylu hanımla nasıl iyi geçindiği sorulunca, iyi
ahlâklı kimse şöyle cevap verdi. İyilerle herkes geçinir. Marifet kötü
ile geçinebilmektir. Onun kötü huyuna sabredemezsem benim iyi huylu
olduğum nereden belli olacaktır?
Hz. Hızır buyurdu ki: (Güler yüzlü ol, hiddetlenme! Hep faydalı iş
yap, az da olsa zararlı iş yapma! Lüzumsuz dolaşma, boş yere gülme,
hiç kimseyi kusurundan dolayı ayıplama, günahların için ağla!)
Büyüklerden Ebu Osman El-Hayrii ziyafete davet ettiler. Davet yerine
vardığı zaman kendine (Kusura bakma, çok insan geldi seni kabul
edemeyeceğiz) dediler. Az gidince tekrar çağırdılar. Gelince tekrar,
kabul edemeyeceklerini bildirdiler. Böyle birkaç defa çağırıp geri
döndürdükten sonra (Biz seni denemek için bunu yaptık. Gerçekten güzel
ahlâklıymışsın) dediler. Cevabında buyurdu ki: (Bu ahlâk o kadar güzel
midir? Bir köpeği de çağırsanız gelir, kovsanız gider.)
Ahlâkı güzelleştirmek
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Ahlâkınızı güzelleştiriniz) [İbni Lal]
(Sizin imanca en güzeliniz, ahlâkça en güzel olanınızdır.) [Hakim]
(Ya Rabbi senden, sıhhat, afiyet ve güzel ahlâk dilerim.) [Haraiti]
(Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.) [Beyheki]
(Güzel ahlâk, büyük günahları, suyun kirleri temizlemesi gibi
temizler. Kötü ahlâk ise, salih amelleri, sirkenin balı bozduğu gibi
bozar.) [İ. Hibban]
(Allahü teâlâ indinde, kötü ahlâktan büyük günah yoktur. Çünkü, kötü
ahlâklı, bir günahtan tövbe edip, kurtulursa, bir başka günaha düşer.
Hiçbir vakit günahtan kurtulamaz.) [İsfehani]
(Bir kimse tövbe ederse, tövbesini Allahü teâlâ kabul eder. Kötü
ahlâklı kimsenin tövbesi makbul olmaz. Zira bir günahtan tövbe ederse
kötü ahlâkı sebebiyle, daha büyük günah işler.) [Taberani]
(Güzel ahlâk, senden kesilen akrabanı ziyaret etmek, sana vermeyene
vermek, sana zulmedeni affetmektir.) [Beyheki]
(Din, güzel ahlâktır.) [Deylemi]
(Müminlerin iman yönünden en faziletlisi ahlâkça en iyi olanıdır.)
[Tirmizi]
(Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile,
güzel ahlâkla memnun etmeye çalışınız!) [Hakim]
(Şüphesiz güzel ahlâk, güneşin buzu erittiği gibi günahları eritir.)
[Haraiti]
(Bir müslüman güzel ahlâkı sayesinde, gündüzleri oruç tutan, geceleri
ibadet eden kimselerin derecesine kavuşur.) [İ. Ahmed]
(Bir insan az ibadet etse de, güzel ahlâkı sayesinde en yüksek
dereceye kavuşur.) [Taberani]
(Yumuşak davran! Sertlikten sakın! Yumuşaklık insanı süsler,
çirkinliği giderir.) [Müslim]
(Yumuşak davranmayan, hayır yapmamış olur.) [Müslim]
(En çok sevdiğim kimse, huyu en güzel olandır.) [Buhari]
(Yumuşak olan kimseye, dünya ve ahiret iyilikleri verilmiştir.)
[Tirmizi]
(Cehenneme girmesi haram olan ve Cehennemin de onu yakması haram olan
kimseyi bildiriyorum. Dikkat ediniz! Bu kimse insanlara kolaylık,
yumuşaklık gösterendir.) [İ. Ahmed]
(Yumuşak olanlar ve kolaylık gösterenler, hayvanın yularını tutan
kimse gibidir. Durdurmak isterse hayvan ona uyar. Taşın üzerine sürmek
isterse hayvan oraya koşar.) [Ebu Davud]
(Müminlerin iman yönünden en faziletlisi, ahlâkça en iyi olanıdır.)
[Tirmizi]
(Cennete götüren sebeplerin başlıcası, Allahü teâlâdan korkmak ve iyi
huylu olmaktır. Cehenneme götüren sebeplerin başlıcası da, dünya
nimetlerinden ayrılınca üzülmek, bu nimetlere kavuşunca sevinmek,
azgınlık yapmaktır.) [Tirmizi]
(İmanı en kuvvetli kişi, ahlâkı en güzel ve hanımına en yumuşak
olandır.) [Tirmizi]
(İnsan, güzel huyu ile, Cennetin en üstün derecelerine kavuşur.
[Nafile] ibadetlerle bu derecelere kavuşamaz. Kötü huy, insanı
Cehennemin en aşağısına sürükler.) [Taberani]
(İbadetlerin en kolayı, az konuşmak ve iyi huylu olmaktır.) [İbni
Ebiddünya]
(Söz veriyorum ki, münakaşa etmeyen, haklı olsa da, dili ile kimseyi
incitmeyen, şaka ile veya yanındakileri güldürmek için, yalan
söylemeyen, iyi huylu olan müslüman Cennete girecektir.) [Tirmizi]
(Allahü teâlâ buyuruyor ki: "Size gönderdiğim islam dininden razıyım,
[bu dini kabul edip, bu dinin emir ve yasaklarına riayet edenlerden
razı olur, onları severim.] Bu dinin tamam olması, ancak cömertlikle
ve iyi huylu olmakla olur. Dininizin tamam olduğunu her gün, bu ikisi
ile belli ediniz!) [Taberani]
(Sıcak su buzu erittiği gibi, iyi huylu olmak, günahları eritir, yok
eder. Sirke balı bozup yenilmez hâle soktuğu gibi, kötü huylu olmak,
ibadetleri bozup yok eder.) [Taberani]
(Hak teâlâ yumuşak huyluya yardım eder, sert ve öfkeliye yardım
etmez.) [Taberani]
(Yumuşak olan, kızmayan müslümanın Cehenneme girmesi haramdır.)
[Tirmizi]
(Yavaş, yumuşak davranmak, Allahın kuluna verdiği büyük bir ihsandır.
Aceleci olmak, şeytanın yoludur. Allahü teâlânın sevdiği şey, yumuşak
ve ağırbaşlı olmaktır.) [E.Yala]
(Kişi, yumuşaklığı, tatlı dili ile, gündüzleri oruç tutanın ve
geceleri namaz kılanın derecesine kavuşur.) [İ. Hibban]
(Kızınca, öfkesini yenerek yumuşak davrananı Allahü teâlâ sever.)
[İsfehani]
(Güler yüzle selam veren, sadaka verenin sevabına kavuşur.)
[İ.E.dünya]
Bir kimse Resulullahtan nasihat istedikçe (Kızma, sinirlenme),
buyurdu. Birkaç kere sordukta, hepsine de (Kızma, sinirlenme) buyurdu.
(Buhari)
İyi insan olmak için yapmak gerekir
İyi insan olmak için ne yapmak gerekir?
CEVAP
İyi insan olmak için kâmil yani olgun müslüman olmak gerekir. Zaten
müslüman, iyi insan demektir.
Allah indinde mümin çok kıymetlidir. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Müminler, öyle kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer,
Allahın âyetleri okununca, imanları kuvvetlenir ve yalnız Rablerine
dayanıp güvenirler, namazı doğru kılar, kendilerine rızık olarak
verdiğimizden [Allahın razı olduğu yerlere] harcarlar.) [Enfal 2-3]
(Müminler, muhakkak kurtuluşa ermiştir. Namazlarını huşu içinde kılar,
boş ve lüzumsuz şeylerden yüz çevirir, zekatlarını verir, iffetlerini
korur, emanet ve ahidlerine riayet ederler.) [Müminun 1-8]
(Onlar, Allahın ahdini yerine getirir, verdikleri sözü bozmaz,
Rablerinin rızasını isteyip sabreder ve kötülüğü iyilikle savarlar.)
[Rad 20-22]
(Büyük günahlardan ve hayâsızlıktan sakınır, öfkelendikleri zaman da
kusurları bağışlar ve işlerini aralarında istişare ederler.) [Şura
37,38]
(İnanıp hayırlı iş işleyen [mümin]lerin kötülüklerini, and olsun,
örteriz, onları yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırırız.)
[Ankebut 7]
(Allah onların [müminlerin] kötülüklerini örter, onlara işledikleri
şeylerin en güzellerinin karşılığını verir.) [Zümer 35]
(Allah, inanıp emirlerini yapan müminlere mağfiret ve büyük ecir vâd
etmiştir.) [Feth 29]
(Elbette müminler kardeştir.) [Hucurat 10]
Müminlerle ilgili hadis-i şeriflerden bazıları da şöyle:
(Müslüman, elinden ve dilinden müslümanların emin olduğu kimsedir.)
[Buhari]
(Mümin akıllı, basiretli, uyanıktır. Her işte Allahın rızasını
gözetir. Acele etmez, ilim sahibidir, haramlardan kaçar.) [Deylemi]
(Mümin, koku satan kimse gibidir. Yanında otursan için açılır. Onunla
gezsen veya ortak iş yapsan faydasını görürsün. Onun her işi
faydalıdır.) [Taberani]
(Müminler, birbirine karşı sevgi ve merhamette, bir vücut gibidir.
Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut huzursuz olup onun
tedavisi ile meşgul olunduğu gibi, müslümanlar da böyle birbirine
yardıma koşmalıdır.) [Buhari]
(Mümin ülfet eder [iyi geçinir], ülfet etmeyen ve ülfet edilmeyende
hayır yoktur.) [Beyheki]
(Müminin yanına giren, güzel bir bahçeye girmiş gibi ferahlık duyar.)
[Deylemi]
(Mümin lanet etmez, kötülemez, müstehcen konuşmaz ve hayâsız olmaz.)
[Hakim]
(Mümin arıya benzer; konduğu dalı kırmaz, oraya zarar vermez. Toplayıp
bıraktığı eseri de güzeldir.) [Beyheki]
(Mümin, yumuşaktır, hafiftir. Munis bir deve gibi boyun eğer, "Ih"
denince, yer sert olsa da çöker.) [Beyheki]
(Mümin sert değildir. Yumuşaklığından dolayı ahmak zannedilir.)
[Deylemi]
(Mümin geçim ehlidir. Arkadaşına rahatlık verir. Münafık ise
geçimsizdir, arkadaşına sıkıntı verir.) [Dare Kutni]
(Halkın elindekine göz dikmemek, müminin alametlerindendir.) [Dare
Kutni]
(Komşusu kötülüğünden emin olmayan, mümin olamaz.) [Buhari]
(Çevrendekilerle güzel komşuluk et ve kendin için sevdiğini, başkaları
için de sev ki müslüman olasın.) [Haraiti]
Kime dinin emirlerini yapmak kolay gelirse, onun salih biri olduğu
anlaşılır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ahirete ait istediğine kolayca kavuşur, dünyaya ait olana kavuşman
zorlaşırsa, bil ki sen iyi bir hâl üzerindesin. Bunun tersi olursa
kötü haldesin!) [Beyheki]
Müslümanın vasıfları nelerdir
Allahtan korkan müslümanın vasıfları nelerdir?
CEVAP
Allahtan korkan bir kimse, Onun emirlerini yapmaya, yasaklarından
sakınmaya titizlikle çalışır. Hiç kimseye kötülük yapmaz. Kendine
kötülük yapanlara sabreder. Yaptığı kusurlara tövbe eder. Sözünün eri
olur. Her iyiliği Allah için yapar.
Kimsenin malına, canına, namusuna göz dikmez. Çalışırken, alış veriş
ederken, kimsenin hakkını yemez. Herkese iyilik eder. Şüpheli
şeylerden kaçınır. Makam sahiplerine, zalimlere yaltaklanmaz. İlim ve
ahlâk sahiplerine saygı gösterir.
Arkadaşlarını sever ve kendini sevdirir. Kötü kimselere nasihat verir.
Onlara uymaz. Küçüklerine merhametli ve şefkatli olur. Misafirlerine
ikram eder. Kimseyi çekiştirmez. Keyfi peşinde koşmaz. Zararlı ve
hatta faydasız bir şey söylemez. Kimseye sert davranmaz. Cömert olur.
Malı ve mevkii herkese iyilik etmek için ister.
Riyakârlık, iki yüzlülük yapmaz. Kendini beğenmez. Allahü teâlânın her
an gördüğünü ve bildiğini düşünerek hiç kötülük yapmaz. Onun
emirlerine sarılır. Yasaklarından kaçar. İşte, Allahtan korkanlar
milletine, ülkesine faydalı olur.
Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimde, inananları şöyle tarif etmektedir:
(Rahim olan Allahü teâlânın kulları, yeryüzünde gönül alçaklığı ile
vakar ve tevazu ile yürürler. Cahiller, onlara sataşacak olursa,
bunlara [sağlık ve selamet sizin üzerinize olsun gibi] güzel söz
söyler, [büyük bir yumuşaklık gösterirler.] Onlar geceleri secde yapar
ve kıyâmda dururlar [namaz kılarlar.] Onlar, "yâ Rabbi, Cehennem
azabını bizden uzaklaştır. Cehennem azabı devamlıdır ve çok
şiddetlidir. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır" derler.
Bir şey verdikleri zaman, israf etmez, cimrilik de yapmazlar, ikisi
ortası bir yol tutarlar. Kimsenin hakkını yemez, Allaha şerik koşmaz,
O'ndan başkasına yalvarmazlar. Allahın dokunulmasını haram ettiği cana
kıyıp, haksız olarak kimseyi öldürmez, zina etmezler. Bunlardan birini
yapanın Kıyamette azabı kat kat olur, orada zelil ve hakir olarak
ebedi bırakılır. Ancak, Allah, tövbe eden ve doğru iman eden ve ibadet
ve faydalı iş yapanların kötülüklerini iyiliğe çevirir. Allah, af ve
merhamet sahibidir. Tövbe edip, amel-i salih işleyen, Allahü teâlâya
[tövbesi makbul ve O'nun rızasına kavuşmuş olarak] döner. Onlar yalan
yere şahitlik yapmaz, faydasız ve zararlı işlerden kaçınırlar.
Kendilerine âyetler okunduğu zaman, kör ve sağır davranmazlar, [dikkat
ile dinleyip bu âyetlerle kendilerine yapılması emredilen şeyleri
yaparlar.]) [Furkan 63-73]
Müslüman, kusurları gizleyici olmalıdır
Bir arkadaşın kusurlarını gizlemek gerekir mi?
CEVAP
Müslüman, kusurları gizleyici olmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu
ki:
(Kim, müslümanın aybını örterse, Allah da onun dünya ve ahirette
aybını örter. Kişi, arkadaşına yardımcı olduğu müddetçe, Allah da onun
yardımcısı olur.) [Müslim]
(Arkadaşının aybını gizleyeni Allahü teâlâ, Cennete koyar.) [Taberani]
(Arkadaşının aybını örtenin aybını Allah da kıyamette örter. Onun
aybını açığa vuranın aybını da Allah açığa vurur. Hatta evinde bile
onu rezil eder.) [İbni Mace]
(Ayıp araştırmayın! Bir müslümanın aybını araştıranın aybı da ortaya
çıkar ve nereye gizlenirse gizlensin, rezil olur.) [Tirmizi]
(Müslümanın aybını araştıran, ona kötülük etmiş ve onu kötülüğe itmiş
olur.) [Ebu Davud]
(Tövbe ettiği bir günahtan dolayı birini ayıplayan, aynı günaha
müptela olmadan ölmez.) [Tirmizi]
(Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir, kiminle arkadaşlık ettiğinize
dikkat edin.) [Hakim]
(Kendine reva gördüğünü, sana reva görmeyenin arkadaşlığında hayr
yoktur) [İ. Adiy]
(Bir müslüman, arkadaşının gıyabında dua edince, bir melek de ona,
"Aynen bir mislini de Allah sana versin" diye dua eder.) [Müslim]
(Bir kimsenin arkadaşının gıyabında yaptığı dua reddedilmez.)
[Haraiti]
(Arkadaşının mazeretini kabul etmemek günahtır.) [İbni Mace]
(Özrü kabul etmeyen, özür dileyenin günahını yüklenmiş olur.) [İbni
Mace]
(Bir kimseye bir arkadaşı ikramda bulunursa, onu kabul etsin! Çünkü o
Allahın ikramıdır. Allahın ikramını da reddetmeyin!) [Ebu Nuaym]
(Arkadaşının evine gelip de, önüne konulanı yememek cefadır.)
[Deylemi]
Gıybet etmemeli
Gıybet, kendi ayıp ve kusurlarını bırakıp başkalarının ayıp ve
kusurlarını araştırmaya çalışmaktır ki, bir müslüman için bundan daha
kötü ve zararlı bir şey yok gibidir.
Biz, kendi ayıplarımızın ortaya dökülmesini, rüsvay olmamızı
istemediğimiz gibi, başkaları da ayıplarının açıklanmasını istemez.
Sen arkadaşının aybını örtersen, Allah da senin aybını örter. Sen
başkasının aybını açarsan, senin ayıplarını da açan çıkar. Elâleme
rüsvay olursun. Bu husus hadis-i şerifle bildirilmiştir.
Kendi kusurlarını araştıran ve bunların çaresini düşünerek başkasının
kusurlarını göremeyen çok iyi insandır. Hadis-i şerifte de, (Kendi
aybını gören, Allahın hayır dilediği kimsedir) buyuruluyor. Kişi kendi
noksanını bilmek gibi irfan olmaz. (İmad-ül islam)
Nefsimizi gıybet, söz taşımak ve diğer günahlardan temizlemeye
çalışmak "Cihad-ı ekber" olarak bildirilmiştir. Ne mutlu kendi
kusurunu görebilenlere.
İyi huylu olmanın ve bunu muhafazanın yolu
İyi huylu olmak ve bunu muhafaza edebilmek için ne yapmalı?
CEVAP
İyi huylu olmak için ve iyi ahlâkını muhafaza edebilmek için, salih
kimselerle, iyi huylularla arkadaşlık etmelidir. İnsanın ahlâkı,
arkadaşının huyu gibi olur. Hadis-i şerifte, (İnsanın dini,
arkadaşının dini gibi olur) buyuruldu. Ahlâkı bozan, şehveti harekete
getiren kitapları okumamalı, böyle radyo ve TVden sakınmalıdır.
İyi huyların faydaları ve haramların zararları ve Cehennemdeki
azapları, hep hatırlanmalıdır. Mal, mevki arkasında koşanlardan
hiçbiri muradına kavuşamamıştır. Malı, mevkii hayır için arayan ve
hayır işlerde kullanan, rahata, huzura kavuşmuştur.
Allahü teâlâdan korkmak, bu deryanın gemisidir. Hadis-i şerifte,
(Dünyada, kalıcı değil, yolcu gibi yaşa! Öleceğini hiç unutma)
buyuruldu.
Faydasız şeylerden, oyunlardan, zararlı şakalaşmak ve münakaşa
etmekten sakınmalıdır. İlim öğrenmeli ve faydalı işler yapmalıdır.
Vaktin kıymetini bilip gece-gündüz ilim öğrenmelidir! İlim, ibadet
içindir. Kıyamette işten, ibadetten sorulur, çok ilim öğrendin mi diye
sorulmaz. İş ve ibadet de ihlas elde etmek içindir. (İslam Ahlâkı)
İyilerle beraberlik
İyilerle, Allahı unutmayan, her zaman hatırlayan kimselerle beraber
olmak büyük nimettir.
Büyük zat oğluna buyurdu ki:
(Oğlum, Allahı anan bir topluluk görürsen, onlarla beraber ol! Eğer
ilim sahibi isen ilmin onlara faydalı olur. İlim sahibi değilsen,
onlardan bir şeyler öğrenirsin. Allahı hatırlamayan kimselerle beraber
olma ilim ehli de olsan, ilmin onlara faydası olmaz. İlim ehli
değilsen, daha çok zarara girersin. Eğer Allah onlara gazap ederse,
sen de helak olursun. İyilerle beraber iken, Allah onlara rahmetle
nazar ederse, layık olmasan bile, sen de o rahmetten istifade
edersin.)

Melekler, Allahı anan bir toplulukla karşılaşırlar. Allahü teâlâ
meleklere, (Şahit olun ki ben bunların hepsini affettim) buyurur.
Melekler, (Ey Rabbimiz, bunların içinde başka bir iş için gelen
günahkar biri var. Onu da mı affettin?) diye sorarlar. Allahü teâlâ,
(Evet onu da affettim. Salihlerle beraber olan kötülerden olmaz)
buyurdu. (Buhari, Müslim)
Arşın altında şöyle yazılıdır:
(Bir kimse, salihler gibi amel işlese; fakat günahkarlarla düşüp
kalksa, iyi amelleri boşa gider, kıyamette kötülerle beraber haşrolur.
Bir kimse de, kötüler gibi amel işlese; fakat salihleri sevse, onlarla
beraber olsa, günahları iyiliğe çevrilir, iyi kimselerle beraber
haşrolur.) [Kab-ül-Ahbar]
Bir kimse, salih kimselerle beraberliğinde onlardan hiçbir şey
öğrenemese bile, yedi ikrama kavuşur:
1- İlim talebesinin faziletine nail olur.
2- İlim ehli ile kaldığı müddetçe günahlardan uzak olur.
3- Evinden çıkışından itibaren rahmete girmiş olur.
4- İlim ehline inen rahmetten o da istifade eder.
5- Onları dinlediği müddetçe kendine sevap yazılır.
6- Melekler ondan memnun olur.
7- Attığı her adım, günahına kefaret olur.

Allahü teâlâ, ona altı ikramda daha bulunur:
1- İlim ehliyle bulunmayı ona sevdirir.
2- Âlime uyanlar gibi sevaba kavuşur.
3- O toplulukta bulunanların birisi affa uğrarsa, buna da şefaat eder.
4- Kötülerin, günahkarların gittiği yerlerden kalbi soğur.
5- Allah yolunda olanların, salihlerin yoluna girmiş olur.
6- Allahın emrini yerine getirmiş olur. (Ebulleys)
Bir kimse, peygamber efendimize, kıyametin ne zaman kopacağını sordu.
Ona (Kıyamet için ne hazırladın?) buyurdu. O kimse (Fazla ibadetim
yok. Fakat Allah ve Resulünü seviyorum) dedi. Peygamber efendimiz ona,
(Kişi sevdiği ile beraber olur. Sen de ahirette sevdiğinle beraber
olacaksın) buyurdu. (Buhari)
Bir kimse şunlarla beraber olursa:
1- Âlimlerle beraber olanın ilmi artar.
2- Salihlerle beraber olanın, ibadete rağbeti ve günahlardan kaçma
arzusu artar.
3- Fasıklarla [açıktan günah işleyenlerle] düşüp kalkanın günah işleme
cüreti artar.
4- Zenginlerle düşüp kalkanın dünya sevgisi artar.
5- Fakirlerle beraber olanın şükrü artar.
Bir kimse, âlimlerle, salihlerle beraber olsa, hiçbir şey istifade
edemese bile, onların yüzüne bakması onun için büyük bir nimettir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Âlimin yüzüne, Kâbe'ye ve Mushafa bakmak ibadettir.) [Ebulleys]
Tatlı dil ve güler yüzün önemi
Güler yüz ve tatlı dilin önemi hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Müslüman güler yüzlü, münafık asık suratlı olur.
Tebessüm, bedavadır, alanı mutlu eder, vereni üzmez.
Huzurun anahtarı tebessümdür.
Tebessüm edemeyen zavallıdır.
Tebessüm ateşinde erimeyen maden bulunmaz.
Gülümsemesini bilmek, iki cihan mutluluğuna sebep olur.
İslamiyet, sevgi, güler yüz, tatlı söz, dürüstlük ve iyilik dinidir.
Dostlara doğru söylemeli, düşmanları güler yüzle ve tatlı dil ile
idare etmelidir.
Başarının sırrı, güler yüz, tatlı dil ve güzel siyasettir. Güzel
siyaset, herkesin memnun olması demektir.
Düşmanınıza iyilik edin, hediye verin. Kırıldığınız arkadaşınıza
iyilik edin, sıkıldığınız insana güler yüz gösterin. Bunları
yaparsanız rahat edersiniz.
Bir kimsenin veli olduğu; tatlı dili, güzel ahlâkı, güler yüzü,
cömertliği, münakaşa etmemesi, özürleri kabul etmesi ve herkese
merhamet etmesi ile anlaşılır.
Güzel ahlâklı kimse, edeplidir, az konuşur, hatası azdır, gıybet
etmez, Allah için sever, Allah için buğzeder, emanete riayet eder,
komşu ve arkadaşını korur. Güzel ahlâklı bir zata, kötü huylu hanımı
ile nasıl iyi geçindiği sorulunca, (İyi huylu ile herkes geçinir.
Marifet kötü huylu ile geçinebilmektir. Onun kötü huyuna sabredemezsem
benim iyi huylu olduğum nereden belli olacaktır) dedi.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Mümin kardeşinin yanında suratı asık durana melekler lanet eder.)
[Hatib]
(İyiliği, güzel yüzlü kimselerden talep ediniz.) [Beyheki]
(Mümin kardeşinin yüzüne tebessüm etmek sadakadır.) [C. Sagir]
(Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile,
güzel ahlâkla memnun etmeye çalışınız!) [Hakim]
(Din kardeşine güler yüz göstermek, iyi şeyler öğretmek, kötülük
yapmasını önlemek birer sadakadır.) [Tirmizi]
(Selam verirken gülümseyen, sadaka sevabına kavuşur. ) [İ.E.dünya]
(Hayrı, iyiliği, güzel yüzlülerin yanında arayınız!) [Buhari]
(Huyu ve yüzü güzel olan dünya, ahiret iyiliğine kavuşur.) [İbni
Şahin]

İnsanlarla iyi geçinebilmenin şartları
Karşılaştığımız insanların kimisi iyi, kimisi kötüdür. Herkesle iyi
geçinebilmek için ne yapmak gerekir?
CEVAP
İnsanlarla iyi geçinebilmenin iki şartı vardır:
1- İyi bir insan olmak,
2- İnsanları iyi tanımak.
Bu iki şarta malik olan, herkesle iyi geçinir. İyi insan olmak için,
dinimizin emir ve yasaklarına riayet etmek kâfidir. İnsanları tanımak
için de şunları bilmek gerekir:
İnsanlar üç kısımdır: Birinci kısımdakiler, gıda gibidir, her zaman
gerekir. İkinci kısımdakiler, ilaç gibidir, bazan gerekir. Üçüncü
gruptakiler hastalık gibidir, istenmez, fakat musallat olur. Bunlara
müdara edilir.
Kendisine veya başkalarına zarar gelme korkusundan dolayı iyiliği
emretmek ve haramı men etmek mümkün olmazsa, böyle durumlarda fitneye
mani olmak için susmaya, müdara etmek denir. Müdara, dini veya dünyayı
zarardan kurtarmak için, dünya menfaatinden vermektir. Kalben nefret
edip, haramı men etmek istediği halde, müdara yapmak caizdir. Hatta
sadaka sevabı hasıl olur. Ancak akıllı kimse, iyi geçinir. Hadis-i
şeriflerde buyuruldu ki:
(İyi geçinmek aklın başıdır.) [Beyheki]
(İyi geçinmek aklın yarısıdır.) [Deylemi]
(Allahü, farzları emrettiği gibi, müdara etmemi de emretti.) [Deylemi]
Müdara ederken tatlı dilli ve güler yüzlü olmak gerekir. Herkesle
müdara ederek sohbet etmelidir! Yani, hep tatlı dilli ve güler yüzlü
olmalıdır. İyi ve kötü, herkes ile karşılaşınca, böyle olmalıdır.
Fakat, kötülere ve sapıklara müdahene etmemeli, onun sapık yolundan
razı olduğunu zan ettirmemelidir. (Hindiyye)
[Müdara, islamiyetin dışına çıkmadan, gönlünü almaktır. Müdahene,
birinin gönlünü alırken, islamiyetin dışına çıkmak, günaha
girmektir.]
(İyi geçinmek aklın başıdır) hadis-i şerifi, ancak akıllı kimsenin
insanlarla iyi geçineceğini bildirmektedir. (Beyheki)
İbrahim Hakkı hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, insanlarla iyi geçinmemizi emrederek hadis-i kudside,
(Kötülük edene iyilik eden, gelmeyene giden, uzak durana yaklaşan,
yemek vermeyene yemek veren, en üstün olandır. Affedin, ayıp örtün,
merhamet edin ki merhamete kavuşun! İnsanlara karşı iyi huylu olanı
severim ve insanlara onu sevdiririm) buyurdu.
Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Selam verirken gülümseyen, sadaka sevabına kavuşur. ) [İ.E.dünya]
(Kim, bir müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindirse, Allahü
teâlâ, kıyamette en sıkıntılı anlarda, onu sıkıntılardan kurtarır.)
[Buhari]
(İmanı en kuvvetli olan, ahlâkı en güzel ve hanımına karşı en yumuşak
olandır. ) [Tirmizi]
(Söz veriyorum, tartışmayan, haklı da olsa, kimseyi incitmeyen cennete
girer.) [Tirmizi]
Edep ehli buyuruyor ki:
Cömertlik insanın süsüdür. Af, en güzel bir ihsandır. Kerim aza
şükreder, adi kimse, çoğu beğenmez. Kerim, sözünde durur, sözünde
durmayanı da affeder. Herkesin verdiği eziyete, sıkıntıya katlanır,
fakat hiç kimse ondan incinmez. Kendine söylenince razı olmayacağın
sözü başkalarına söyleme! Başkalarının seninle nasıl konuşmasını
istiyorsan, sen de onlarla öyle konuş! Özür dileyenin özrünü kabul et!
Seni üzeni affet, ona iyi davran! Verdiğin sözü tut, ettiğin iyiliği
gizle, başa kakıcı olma! Başkası için kuyu kazan kendi düşer. Halka
ihsan eden, Haktan ihsan görür. Sana söz getiren, senden de söz
götürür. (M.Name)
Dosta, düşmana, iyi, kötü, herkese, tatlı dil ve güler yüz
göstermeli, fitne çıkarmamalı, düşman kazanmamalıdır. İnsanlara
yapılacak en faydalı ihsan, en kıymetli hediye, tatlı dil ve güler
yüzdür. İneğe tapanları görünce, ineğin ağzına ot vererek,
düşmanlıklarına mani olmalıdır! Hafız-ı Şirazinin, (Dostlara doğru
söylemeli, düşmanları güler yüzle ve tatlı dil ile idare etmelidir)
sözüne uymalı, af dileyenleri affetmelidir! Herkese karşı iyi huylu
olmalı, yumuşak söylemeli, sert söylememelidir! Kimse ile münakaşa
etmemelidir! Münakaşa, dostluğu azaltır, düşmanlığı artırır.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Haklı iken de, münakaşayı terk edene, Cennette bir köşk verilir)
[Taberani]
(Haklı da olsa, münakaşayı terk etmeyen, hakiki imana kavuşamaz)
[İ.Ebiddünya]
Sert mizaçlı olmak
Haksızlık olunca dayanamıyorum. Çok sert mizaçlıyım. Sert mizaçlı
olmak dinen kusur mudur?
CEVAP
Sert mizaçlı olmak kusur değildir. Ancak dine aykırı olarak sertlik
yapmak kusurdur. Hz. Ömerin sert mizacı övülmüş, takdir edilmiştir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İki melek var, biri sert, biri yumuşak mizaçlıdır. Bunlar, Cebrail
ile Mikaildir. Peygamberlerden biri yumuşak, diğeri sert mizaçlıdır.
Bunlar İbrahim ile Musadır. Benim de iki arkadaşımdan biri yumuşak,
diğeri sert mizaçlıdır. Bunlar, Ebu Bekir ile Ömerdir.) [Taberani]

Özrü reddetmek
Kusur işleyenin özrünü kabul etmek gerekir mi?
CEVAP
Müslümanın özrünü reddetmek mekruhtur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Müslüman kardeşinin özrünü kabul etmemek, günah olur.) [Berika]
Özrü kabul etmek ve kusurları affetmek, Allahü teâlânın
sıfatlarındandır. Böyle olmayan kimseye, Allahü teâlâ gadap ve azap
eder.

Kâfirlere karşı da iyi huylu olmalı
İslamiyetin güzel ahlâkını göstermek için, kâfirlere karşı da iyi
huylu olmak ve onları incitmemek gerekmez mi?
CEVAP
Müslümanların kâfirlere karşı da iyi huylu olmaları, onları
incitmemeleri gerekir. Böylece İslam dininin, iyi huylu olmayı,
kardeşçe yaşamayı, çalışmayı emrettiği onlara da gösterilmiş olur.
Böylece iyiliği seven insanlar, seve seve müslüman olurlar. Cihad
etmek farzdır. Cihadı devlet topla, silahla yapacağı gibi, soğuk harp
ile, propaganda, neşriyat ile de yapar. Her müslüman da, iyi huyları
ile, iyilik yapmakla cihad yapar. Çünkü cihad etmek, insanları
müslüman yapmaya davet etmek demektir. Görülüyor ki, kâfirlere karşı
da, iyi huylu olmak, onları incitmemek, cihad etmek oluyor. Cihad ise
her müslümana gücü nispetinde farzdır.
Sevilmenin kısa yolu
Sevilmenin kısa yolu nedir?
CEVAP
Sevilmenin yolu sevmesini bilmektir. Başka bir tabirle, iyi insan,
herkes tarafından sevilir. Dinimizin bildirdiği esaslara uyan müslüman
iyi insan demektir.
Hemen herkes, kendisiyle ilgilenilmesini, kendisinden, işlerinden
bahsedilmesini ister. Çok kimsenin bir dakikalık telefon konuşmasında
5-10 defa (Ben) dediği tespit edilmiştir. Çok kimseyi, hükümet
kurulmasından çok, kendi meselesi ilgilendirir. Başkasına
yaklaşabilmek için onun sevdiği, ilgilendiği konuları bilmek gerekir.
Hemen her insan, en az bir bakımdan kendini çok insandan üstün görür.
(Ben bakan olsam, ben başbakan olsam şöyle yaparım) dediği görülür.
Belki böyle konuşan kimselerin çoğunun müdür olacak kabiliyeti bile
yoktur. Çünkü insanın nefsi, daima yükselmeyi, şef olmayı,
başkalarının kendisine tabi olmasını ister. Bu, nefsin arzusudur.
Herkeste de nefs olduğunu düşünerek, ona göre hareket edilirse, çetin
meseleleri çözmek zor olmaz.
Bir kimsenin sevdikleri, kendini beğenip takdir edenlerdir. O halde
sevilmek için başkalarını takdir edip sevmek gerekir. İnsanın nefsi
takdirden hoşlanır, tenkitten hoşlanmaz. Tenkid, düşmanlığa yol açar.
Başkalarının bize nasıl muamele etmelerini istiyorsak, biz de onlara
aynı şekilde davranmalıyız! Mesela gülerek karşılanmayı, bir çay, bir
kahve ikram etmelerini istiyorsak, biz de başkalarını güler yüzle
karşılamalıyız, onlara gerekli ikramda bulunmalıyız!

Sevilmek, takdir kazanmak için, herkese samimi bir alâka göstermek,
gülümseyerek selam vermek, hâl ve hatır sormak gerekir. Yapmacık
hareketlerden de kaçınmalıdır! Yapmacık hareketler, fayda yerine çok
zaman zarar verir. Kendimize "Samimiyetsiz" dedirtmemeliyiz. Samimi
olmaya kendimizi alıştırmalıyız! Mesela birisi bizi telefonla aramış
ve kendinin kim olduğunu bildirmemişse, (İnsan önce kendini tanıtır)
diyerek tenkitle söze başlamamalıdır! (Buyurun efendim, kiminle
müşerref oluyorum) diyerek karşımızdakinin kendisini takdim etmesine
fırsat vermelidir! Daha sonra, (Efendim, size yardımcı olmak benim
için bir şereftir) dersek, karşımızdakinin kalbini fethetmeye giden
yolu keşfetmişiz demektir.
Kendini sevdirmenin yolu, iyi insan olmaktır. İyi insan da güzel
ahlâklı olandır. Güzel ahlâk nedir? Güzel ahlâkla ilgili hadis-i
şeriflerden birkaçı şöyle:
(Kendinden uzaklaşanlara yaklaşmak, zulmedenleri affetmek, kendini
mahrum edenlere [Kendine bir şey vermeyenlere] ihsan etmek, güzel
huylu olmaktır.) [İ.Süyuti]
(İyi huyları tamamlamak, yerleştirmek için gönderildim.) [Hakim]
(Sureti ve huyu güzel olanı Cehennem ateşi yakmaz.) [Taberani]
(İyi huylu olan, dünya ve ahiret saadetine kavuşur.) [Taberani]
(İnsana verilen en hayırlı şey, güzel ahlâktır.) [İbni Hibban]
(Güzel ahlâklı olmak, kişinin saadetindendir.) [Beyheki]
(Mallarınızla bütün insanlara yardım edemezsiniz, malınız kâfi gelmez.
Fakat onları güler yüz ve güzel huy ile hoşnut edebilirsiniz.)
[Bezzar]
(Güzelin güzeli, güzel ahlâktır.) [İbni Asakir]
(En iyiniz, ahlâkı en güzel olanınızdır.) [Buhari]
(Mümin güzel ahlâkı ile, gündüzleri oruç tutan, geceleri ibadet
edenlerin derecesine yükselir.) [Tirmizi]
(Kıyamette, terazide güzel ahlâktan daha ağır gelen başka şey yoktur.)
[Tirmizi]

Allahın ahlâkı ile ahlâklanmak
İyi bir müslüman olmak için Allahın ahlâkı ile ahlâklanmak
gerekiyormuş. Bu nasıl olur?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Bir kimse, bir zat ile konuşunca, eğer kalbinde, dünya sevgisi
azalıp, Allahü teâlâya bağlılığı artarsa, onun keramet sahibi,
evliyadan bir zat olduğu anlaşılır. Eğer böyle olmazsa, o zatın
istidrac gösteren bir yalancı olduğu meydana çıkar. (Evliya olmak için
Allahü teâlânın ahlâkı ile ahlâklanmak gerek) buyurulmuştur. Yani
Allahü teâlânın sıfatlarına uygun sıfatlar, evliyada hasıl olur. Fakat
bu benzerlik sadece isimdedir. Yoksa sıfatların özelliğinde beraberlik
olmaz. (Allahü teâlânın ahlâkı ile ahlâklanın) emrini anlatırken Hace
M. Parisa hazretleri, (Tahkikat) kitabında buyuruyor ki:
"Allahü teâlânın bir sıfatı (Basir)dir. Yani Allahü teâlâ her şeyi
görür. Bir kimsenin kalp gözü açılır, firaset ışığı ile, kendi
ayıplarını ve başkalarının iyi huylarını görürse, yani başkalarını
kendinden üstün görürse ve Allahü teâlânın her an gördüğünü göz önünde
bulundurarak hep Onun beğendiği şeyleri yaparsa, bu sıfatla huylanmış
olur.
Allahın bir sıfatı da (Mümit)tir. Yani öldürücü demektir. Bir kimse,
sünnetler yerine yerleşmiş olan bid'atleri yok ederse, bu sıfatla
sıfatlanmış olur. Bütün sıfatlar, bunlar gibidir."
Cahiller, bu ahlâklanmayı başka türlü anlamış ve yoldan çıkmıştır.
Evliyanın ölüleri dirilteceğini, kaybolan şeyleri bileceğini
sanmışlar, günaha girmişlerdir.) [Müj. Mekt. 107]
Allahü teâlânın sıfatlarından biri (Settar)dır. Yani günahları
örtücüdür. Müslüman da, din kardeşinin kusurunu örtmelidir.

Allahü teâlâ (Kerim)dir. (Rahim)dir. Yani lütfu, ihsanı bol ve
merhameti çoktur. Müslüman da, cömert ve merhametli olmalıdır!
Allahü teâlâ, (Gaffar)dır, yani kullarının günahlarını affedicidir.
Müslümanlar da birbirlerinin kusurlarını affetmelidir!
Af, hak ettiği bir şeyi almayıp sahibine bağışlamak demektir. Allahü
teâlâ affedicidir, affedenleri sever. Kur'an-ı kerimde mealen, (Affet,
marufu emret ve cahillerden yüz çevir!) buyuruluyor. (Araf 199)
Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Affedin ki, Allah da sizi affetsin ve şerefinizi yükseltsin!)
[İsfehani]
(Allah için affedeni Allah yükseltir, aziz eder.) [Berika]
(Kendinden uzaklaşanlara yaklaşmak, zulmedenleri affetmek, kendini
mahrum edenlere ihsan etmek, güzel huylu olmaktır.) [İ.Ebiddünya]
(Sana zulmedeni affet, sana gelmeyene git, sana kötülük edene sen
iyilik et, aleyhine de olsa mutlaka doğru konuş.) [Ruzeyn]
(Musa aleyhisselam, "Ya Rabbi, senin indinde en aziz kimdir?" diye
sordu. Allahü teâlâ da, "İntikam almaya gücü yeterken affedendir"
buyurdu.) [Haraiti]
(Allah, merhameti olmayana merhamet etmez, affetmeyeni affetmez.)
[İ.Ahmed]
(Affedin ki affa kavuşasınız!) [İ.Ahmed]
En makbul amel
En makbul amel nedir?
CEVAP
Peygamber efendimiz, en makbul amelin güzel ahlâk olduğunu bildirmiş,
(İman yönünden müminlerin en faziletlisi, ahlâkı güzel olanlardır)
buyurmuştur. (Hakim)
Bir kimse Peygamber efendimizden nasihat istedi. Dedi ki:
- Ya Resulallah bana öğüt ver!
- Nerede olursa olsun Allahtan kork!
- Yine buyur ya Resulallah!
- Her kötülüğün akabinde bir iyilik yap! İyilikler günahları giderir.
- Yine buyur!
- Herkesle güzel geçin! (Tirmizi)

Oğlu, Lokman aleyhisselama sorar:
- En iyi haslet nedir?
- Dindar olmaktır.
- Peki babacığım, bu haslet iki olursa?
- Dindarlık ve mal sahibi olmak.
- Üç olursa?
- Dindarlık, mal ve hayâ.
- Dört olursa?
- Dindarlık, mal, hayâ ve güzel ahlâk.
- Beş olursa?
- Dindarlık, mal, hayâ, güzel ahlâk ve cömertliktir.
- Altı olursa?
- Oğlum bu beş haslet kimde olursa, o kimse takva ehli, temiz bir
kimsedir, Allahü teâlânın dostudur, şeytandan uzaktır.
Kur'an-ı kerimde ise mealen buyuruluyor ki:
(Allah indinde en şerefliniz, takva ehli olanınızdır.) [Hücurat 13]
Bir kimse, asil bir aileye mensup olmasa da, güzel huylu ise, onun
için güzel huyu, iyi bir asalettir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Güzel huy gibi asalet, tedbirli olmak gibi akıllılık olmaz.) [İbni
Mace]
Güzel huylu kimse, insanların takdirini kazanır. Hadis-i şerifte
buyuruldu ki:
(Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile,
güzel ahlâkla memnun etmeye çalışınız!) [Hakim]
Mümin müminin aynasıdır
Güzel ahlâka sahip olmak için ne yapmak gerekir?
CEVAP
Güzel ahlâka sahip olmak için iyi ve kötü huyları bilmek gerekir.
Ayrıca kendi kötü huylarını teşhis etmek gerekir. Bu teşhisi kendi
yapar. Yahut bir âlimin, rehberin bildirmesi ile anlar. İnsan kendi
kusurlarını zor anlar. Güvendiği arkadaşına sorarak da, kusurunu
öğrenir. Sadık olan dost onu tehlikelerden, korkulardan koruyan
kimsedir. Düşmanlarının kendisine karşı kullandıkları kelimeler de,
insana ayıplarını tanıtmaya yarar. Çünkü düşman, insanın ayıplarını
arayıp, yüzüne çarpar. Arkadaş ise, insanın ayıplarını pek görmez.
Birisi İbrahim Ethem hazretlerine, aybını, kusurunu bildirmesi için
yalvarınca, seni dost edindim. Her halin bana güzel görünüyor. Aybını
başkasına sor, dedi.
Başkasında bir ayıp görünce, bunu kendinde aramak, kendinde bulursa,
bundan kurtulmaya çalışmak gerekir. (Mümin müminin aynasıdır) hadis-i
şerifinin manası budur. Yani, başkasının ayıplarında, kendi ayıplarını
görür. Isa aleyhisselama, bu güzel ahlâkını kimden öğrendin,
dediklerinde, (Birinden öğrenmedim. İnsanlara baktım. Hoşuma gitmeyen
şeylerinden sakındım. Beğendiğimi ben de yaptım) buyurdu. Hz. Lokmana,
(Edebi kimden öğrendin) denince, (Edepsizden) dedi.
Selef-i salihinin, Eshab-ı kiramın, evliyanın menkıbelerini okumak da,
iyi huylu olmaya sebep olur. Kendinde kötü huy bulunan kimse, buna
yakalanmanın sebebini araştırmalı, bu sebebi yok etmeye, bunun zıttını
yapmaya çalışmalıdır. Kötü huydan kurtulmak, bunun zıttını yapmak için
çok uğraşmak gerekir. Çünkü, insanın alıştığı şeyden kurtulması
güçtür. Kötü şeyler nefse tatlı gelir.
Çocukları ihmal etmeyelim
Bugün, bütün hıristiyan ülkelerinde, bir çocuk dünyaya gelir gelmez,
buna bozuk dinlerinin icaplarını yapıyorlar. Her yaştaki insanlara,
yahudiliği ve hıristiyanlığı titizlikle aşılıyorlar. Müslümanların
imanlarını, dinlerini çalmak ve yok etmek ve onları da, hıristiyan
yapmak için, İslam ülkelerine paket paket kitap, broşür ve sinema
filmleri gönderiyorlar.
O halde müslümanlar, din cahillerinin hilelerine, yalanlarına
aldanmamalı, bize emanet edilen çocuklarımıza sahip olmalıyız. Onlara
sahip olmak da, dinimizin emirlerine uygun olarak yetiştirmekle olur.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ahlâkınızı güzelleştirin!)
En vahşi hayvan bile terbiye ile ehlileştiriliyor. Hiçbir zaman elma
çekirdeğinden portakal olmaz. Fakat elma fidanını büyüterek, lüzumlu
aşı ve kültürel tedbirlerle kaliteli elma veren bir ağaç olarak
yetiştirmek mümkündür. Bunun gibi insan tabiatında bulunan bazı
arzular yok edilemez, fakat terbiye edilebilir.
Her şeyi, zıttı kırar. Kötü huyları, iyi huylar yok eder. Bu bakımdan
kendini zorla da olsa iyi işler yapmaya alıştırmalı, onları âdet
haline getirmelidir. Çocuk, işleri ve ahlâkı iyi olan insanlarla
arkadaşlık ettirilirse, güzel huylar kendiliğinden onun tabiatı olur.
Bu esaslar dahilinde çocuklar yetiştirilirse dünya ve ahiret saadeti
elde edilir. Kıyamet günü, ana-baba, çocuğuna öğretmesi gereken
ilimlerden mesul olacak, vazifesini yapmamış ise, yahut kusur etmiş
ise cezaya çaptırılacaktır. Çocuklarını İslam terbiyesi üzerine
yetiştirmeyenler, dünya ve ahiret felaketine maruz kalacaklardır.
Ne mutlu çocuğunu İslam ahlâkı ile yetiştirenlere.

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages