'Sivas ve Başbağlar Ergenekon'un işi'

2 views
Skip to first unread message

EĞİTİMCİ

unread,
Jan 18, 2009, 9:26:54 AM1/18/09
to EĞİTİMCİ
'Sivas ve Başbağlar Ergenekon'un işi'

'Sivas ve Başbağlar Ergenekon'un işi'
"Mumcu, Bitlis cinayeti ile Sivas, Başbağlar ve Bingöl katliamları,
Gazi Mahallesi'nde Alevilerin kahvehanesinin taranması olayı 1993 yılı
içerisinde Ergenekon'un gerçekleştirdiği olaylardır"
18 Ocak 2009 15:35

Olaydan önce JİTEM'ciler basına Aydınlık ve Aziz Nesin'i suçlayan
'İslami bilidiri'ler gönderdi. Sivas'tan sonra Başbağlar'da 33 kişiyi
katlettiren JİTEM "Madımak'a fazla üzülmeyin, Başbağlar'da öcünüzü
aldık" propagandası yaptı.

Salman Yüksel çetelerle mücadeleye hayatını adamış bir isim. Bu uğurda
ölümden bile dönmüş. Sivas olaylarının Ergenekon kapsamında yeniden
incelenmesi için Sivas Cumhuriyet Savcılığı'na başvuran Yüksel'in
dilekçesi işleme bile konulmamış. İlk olarak 1985'te Ankara
Batıkent'te Koparal ailesininin odağında olduğunu ileri sürdüğü bir
çete ile yüzyüze kalan Salman'ın yıllar süren mücadelesi onu Ergenekon
terör örgütüne götürmüş. İşte Salman'ın ilginç tespitleri:

GENERAL ERDAL ŞENEL ENGEL OLDU

1985'te Ankara Batıkent'te tespit ettiğim Albay Tandoğan Koparal'ın
başını çektiği çetenin içinde savcı, polis ve askerler var.
Genelkurmay Başkanlığı'na, Jandarma Genel Komutanlığı'na, İçişleri
Bakanlığı'na, Adalet Bakanlığı'na, Sivas ve Ankara Cumhuriyet
Başsavcılıklarına, 1988'de yüzlerce dilekçe verdim. Genelkurmay'da
Adli Müşavir Tümgenera Erdal Şenel (Ergenekon kapsamında gözaltına
alındı) Albay Koparal ve çetesi hakkında verdiğim bütün dilekçeleri
kapattı.

ERGENEKON SAĞ VE SOLDAKİ TERÖR ÖRGÜTLERİNİ KULLANIYOR

Sonradan Ergenekon olduğunu öğrendiğim bu çete PKK, Dev Sol, TİKKO,
Hizbullah, İBDA-C, gibi tüm terör örgütlerini yönetiyor. Sivas'ta
bizzat buna tanık oldum. Terör örgütlerinin üst yöneticileri tamamen
askeri istihbaratçıların kontrolünde çalışıyorlar. Kadın ticareti,
uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, soygun, hırsızlık, kap-kaç
faaliyetlerini de bu çete yönetiyor.

TERÖRİSTLER SİVAS'A GETİRİLDİ

33 kişinin yanarak öldüğü Sivas olaylarının perde arkasını anlamak
için çetenin 1993'te gerçekleştirdiği olayları iyi bilmek gerekiyor.
24 Ocak 1993'te Uğur Mumcu öldürüldü. Bundan 22 gün sonra 16 Şubat
1993 günü Nevşehir Cezaevi'ndeki PKK, Dev-Sol ve TİKKO militanları
askeri elbiseler giydirilerek firar ettirildi. Sivas'a getirildiler.
Hürriyet Gazetesi, Adalet Bakanlığı yetkililerinin açıklamasına
dayanarak bu askeri elbiselerin Sivas Askeri Dikimevi'nden
gönderildiğini yazdı.

JİTEM KOMUTAYI SAKIK'A VERDİ

Eşref Bitlis'in öldürülmesinden 3 gün sonra İstanbul Bayrampaşa
Cezaevi'nde tutuklu PKK, Dev-Sol ve TİKKO militanları, infaz koruma
memuru elbisesi giydirilerek yine Sivas'a getirildiler. Güneydoğu'da
görevli PKK'nın 2 numaralı elemanı Şemdin Sakık bu teröristlerin
başına komutan olarak atandı. Hem bu teröristleri hem Şemdin Sakık'ı
JİTEM yönetiyordu. 24 Mayıs 1993 günü Bingöl'de 33 asker şehit edildi.
Bu olay da bölgedeki Şemdin Sakık'a ve PKK'ya maledildi.

POLİS FAKSINDAN PROVOKASYON

Pir Sultan Abdal Derneği'nin Sivas'ta etkinlik düzenlemeye başladığı
30 Haziran 1993 günü bazı JİTEM'ciler hazırladıkları 'İslami
bildiriler'i Sivas Emniyet Müdürlüğü'nün faksından basına göndermeye
başladı. Bu bildirilerde iki önemli tema işleniyordu: Biri Aziz
Nesin'in dinsiz olması, ikincisi de Şeytan Ayetleri kitabını Aydınlık
Dergisi'nin yayınlamasıydı. Aydınlık olaylara zemin hazırlamıştı.
Madımak Oteli'nin yakılmasından 3 gün sonra Erzincan Başbağlar'da 33
Sünni vatandaşın katledilmesi de bölgede oynanan kirli oyunun bir
başka sahnesiydi. Madımak olayı çetecilerin deyimi ile 'dincilere'
Başbağlar katliamı da PKK'ya maledilmiştir. Oysa her iki olayı da
JİTEM'ciler organize etti. Arkasında da Ergenekon örgütü vardır.
Bingöl'de 33 askerin şehit edilmesi de aynı senaryonun bir parçasıydı
ve JİTEM'in işiydi.

93'TEKİ CİNAYETLERİ ERGENEKON İŞLEDİ

Mumcu, Bitlis cinayeti ile Sivas, Başbağlar ve Bingöl katliamları,
İstanbul Gazi Mahallesi'nde Alevilerin kahvehanesinin taranması olayı
1993 yılı içerisinde Ergenekon örgütünün gerçekleştirdiği olaylardı.
Aynı zincirin halkaları olan bu olayların tamamı Ergenekon
soruşturması kapsamına alınmalıdır.

JİTEM elemanlarından canımı zor kurtardım

Yıllardır büyük bir çetenin izini süren Salman Yüksel, Ergenekon
soruşturmasından sonra örgütün ismini koyduğunu söylüyor. Bu süreçte
Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın başına gelenleri bir öğretmen
olarak yaşadığını anlatan Yüksel, 'Deli diye hastaneye kapattılar,
hapishaneye tıktılar, sürgün ettiler. JİTEM defalarca beni evimden
kaçırıp öldürmek istedi' dedi. Yüksel'in 'Ankara Çetesi'nin Vatan
Kurtarma Operasyonları' 'Çete'nin Kimliği' 'Kim Bu Çeteciler',
'Çetenin Suçüstü Tutanakları' adlı 4 kitabı bulunuyor.

Bitlis soruşturma açınca öldürüldü

İstanbul'dan teröristlerin firar ettirilmesi tartışılırken 17 Şubat
1993'te Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis öldürüldü.
İlginçtir. Ben Eşref Bitlis'e de bu çete hakkında bir dilekçe
vermiştim. Bitlis'in bu dilekçe üzerine bir soruşturma başlattığını
Jandarma Genel Komutanlığı'ndan önemli bir yetkili bana bildirdi.
Eşref Bitlis'in uçağına sabotaj yapılan Güvercinlik Kara Havacılık
Okulu'nun o zamanki sorumlusu Armağan Kuloğlu idi. Armağan Kuloğlu
daha sonra Milli Savunma Bakanlığı Teknik hizmetlerden sorumlu
Müsteşar Yardımcılığı'na getirildi. İlginçtir, Uğur Mumcu ve Bahriye
Üçok cinayetinde kullanılan plastik patlayıcıların da İnşaat Emlak
bölümünden çıkarıldığı iddia edildi.

Mumcu suikastinde albay izi

Suikast günü eski Milletvekili Ömer Çiftçi, pencereyi açarak Mumcu'ya
bugün dışarı çıkacak mısın, çıkmayacak mısın diye soruyor. Uğur Mumcu
da çıkacağını söylüyor. Bu bilgi eşi Güldal Mumcu'nun ifadelerinde
var. Çiftçi bu bilgiyi yine Uğur Mumcu'nun komşusu İbrahim Öncül'e
bildiriyor. Mumcu evden çıkmadan önce Öncül kendi arabasını yıkamak
bahanesiyle bahçeye çıkıyor daha sonra Mumcu gelip aracına binerken
bombayı patlattığı iddia ediliyor. İlk önce polis cinayet zanlısı
olarak İbrahim Öncül üzerinde duruyor fakat çetenin devreye girmesiyle
Öncül zanlı sınıfından çıkarılıyor. Öncül, Milli Savunma Bakanlığı
İnşaat Emlak Bölümü'nde Teknik Hizmetler Birimi'nde yani Albay
Tandoğan Koparal'ın emrinde çalışıyor. Bu bölümün elemanlarının tamamı
Genelkurmay istihbaratçılarından oluşuyor.

Sivas'ta da 'Binbaşı Tamer' var

Uğur Mumcu öldürülmeden önce iki önemli konu üzerinde çalışıyordu.
Bunlardan birisi Kuzey Irak'taki Kürt liderlere ve PKK'ya gönderilen
silahlardı. İkinci konu ise Abdullah Öcalan'ın PKK ve Genelkurmay
Başkanlığı arasındaki bağlantılarıydı. Bu iki konuyu da aydınlatmıştı.
Tuncay Güney Kuzey Irak'a gönderilen silahlarla ilgili Binbaşı Tamer
diye birinden bahsetti. 1999 yılında Aydınlık Dergisi, Sivas
Bölgesi'nde PKK-DEV-SOL ve TİKKO'ya silah temin eden şahsın kod adının
'Binbaşı Tamer' olduğunu yazdı.

YENİ ŞAFAK
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages