EĞİTİMCİ
unread,Jan 24, 2009, 8:38:20 AM1/24/09Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to EĞİTİMCİ
Evlenecek gençlerin flört denilen bir arkadaşlığa asla ihtiyaçları
yoktur. Hatta flörtün birçok sakıncası da vardır:
Flörtte bir tuzak vardır. Flörtte çok defa, kız, erkek tarafından
kandırıldıktan sonra terk edilir. Flört, gençlerde gafilce tecrübelere
yol açar. Bu tecrübelerin çoğu, kötü şekilde sonuçlanır. Tecrübe için
insan, cebine barut koyup kendini tehlikeye atmaz. Ateşle barut bir
arada durmaz. Yılan acaba nasıl sokar diye yılanla oynanmaz.
Flört, akıl mantık hislerini alt üst eder. Flörte alışan, sık sık
arkadaş değiştirir. Kızı kandırıp terk eden erkek hain, kandırılan kız
da maskara durumuna düşer. Flörtte çok defa, iffet elden gider.
Namuslu bir kız için bundan büyük felaket olamaz. Flört, birçok
gençleri serseri, müsrif ve perişan eder. Gençler arasında aşağılık
kompleksi, kıskançlık, kin, nefret, karamsarlık, düşmanlık, anarşi ve
çeşitli ruhi bunalımlar doğurur.
Flört arzusu, tenhada buluşmaya davet eder. Sonunda, birçok gencin
başı belaya girer. Bu arkadaşlıkta iş eğlenceye dökülünce, genç
erkeğin güveni sarsılır. Önce kızı zorlar, arzusuna kavuşunca da kızı
ayıplar, ahlaksız diye ona hakaret eder. Yüzüne demese bile gencin
artık ona olan güveni kalmamıştır, başkalarıyla da böyle yapmadığı
nerden malum diye düşünür. Genelde bu hissi eğlencelerden sonra hep
soğukluk olur.
Genç erkek, kokladığı çiçekten hemen doyar, sonra başka bir renk,
başka bir çiçek arar. Artık bu sahne onu avutmaz, ondaki esrar, onu
çeken cazibe, bağ ve düğümler çözülmüştür. O artık başka bir cazibe,
daha esrarlı bir düğüm ister, başka eğlenceleri kovalar. Bu bakımdan
flört hususunda kız veya kadın, çok hassas olmalıdır.
Başından böyle işler geçmemiş bir gence, bunlar anlamsız gelir. Çünkü
birisine gönlünü kaptıran genç, kendisine verilecek nasihati, deli
saçması kabul eder. Onun için Peygamber efendimiz, (Sevgi insanı sağır
ve kör eder) buyurdu. Sağıra ne anlatsanız duymaz. Köre bütün renkleri
gösterseniz, birini diğerinden ayıramaz. Seven kimsenin de gözüne bir
şey görünmez. Morfinman gibi olur. Her bakımdan yanlış da olsa, yine
onunla evlenmeyi ister.
Atalarımız da demişler ki:
Aşık ile delinin farkı, biri gülmez, biri ağlamaz.
Aşk başta karar etse, akıl firar eder.
Aşk bir deryadır, dalmayan bilmez.
Bir yiğit ne kadar kahraman olsa, sevdiğine yenilir.
Sevda geçer yalan olur, sonu sokar yılan olur.
Flört sonucu evlenen gençlerin çoğu sonunda pişman olur. Bu bakımdan
salih ana babanın tavsiyelerine mutlaka uymalıdır! Ana baba, oğlunun
veya kızının evleneceği kişiye, evlatlarının gözü ile bakmaz. Acı
tecrübelerin verdiği firasetle bakar. Atalarımız, (Ulu sözü dinlemeyen
uluya kalır) demişlerdir.
Gönül iyiyi de kötüyü de sevebilir. Bu bakımdan sevdiğimiz kimse ile
değil, iyi kimse ile evlenmek önemlidir. Sevdiğimiz kimse kötü de
çıkabilir. (Seven yanılmaz) demek çok yanlıştır. Hislerden meydana
gelen sevgi bir ölçü değildir. Buna sevgi denmez heves denir. Gençler
akıllı olmalı, sevgi ile hevesi karıştırmamalıdır.