Birbirinize Elbisesiniz

0 views
Skip to first unread message

EĞİTİMCİ

unread,
Jan 6, 2009, 5:38:35 PM1/6/09
to EĞİTİMCİ
Birbirinize Elbisesiniz
--------------------------------------------------------------------------------

RABBİMİZ, Kur'ân'da eşleri birbirlerinin elbisesi olarak tarif eder.
Bizim fıtratımızı bizden iyi bilen Rabbimizin eşleri elbiseler diye
tarif etmesi, hiç şüphesiz, sonsuz manalar içeriyor olmalı.
"Elbise"nin anlamı ve çağrıştırdıkları üzerinden eşimizi anlamaya
çalışabilir miyiz?:
Başkalarına elbisenizle görünürsünüz. Elbisenizin temizliği,
sağlamlığı, rengi ve şıklığı dışarıya verdiğiniz mesajdır. Elbisenizin
güzelliği ile kendinizi önemsediğinizi ve önemli olduğunuzu ifade
edersiniz. Kirli, pejmürde, dağınık, sökük, yırtık bir elbise
kendinize değer vermediğiniz anlamına gelir. Şu halde, "Elbisemden
bana ne?" deme hakkınız yoktur. Kendinizi elbisenizle tanıtırsınız; o
kimliğiniz olur, kişiliğinizi ortaya koyar. Elbisenizde olabilecek her
türlü kusur, size mal edilir; kişiliğinizden kaybettir.
Eşiniz de sizin başkalarına göründüğünüz kimliğinizdir. Onu
yıpratırsanız, bakımını ihmal ederseniz, perişan hâle getirirseniz,
önce kendinize zarar vermiş olursunuz. Kişiliğini kaybeden, özgüvenini
yitiren, değer verilmeyen bir eş, sizin kendinizi böyle bir eşle
yaşamaya mahkûm ettiğinizin göstergesidir. Bu da sadece eşinizi değil,
kendinizi de önemsemediğiniz anlamına gelir.
Elbiseniz ayıplarınızı örter. Çıplak gezmek kadar utandırıcı bir şey
yoktur herhalde... Şükür ki elbise sizi hem güzelleştirir, hem de
bedeninizin saklamanız gereken kısımlarını örter. Bir bakıma
sırdaşınızdır elbiseniz; en gizli saklı yerinize dokunur ama başkasına
göstermez. İç yüzü çıplaklığınızı görür ama dış yüzünde bunu kimseye
belli etmez. Hiç ummadığınız bir zamanda sökülüveren yahut içindekini
gösteren bir elbise ayıplarınızı sergiler, sizi mahcup eder.

Eşler de birbirlerinin kusurlarını örtmek için vardır. Eşlerin kusur
ve ayıpları, hata ve zaafları birbirine açıktır. Eşiniz, sizin
hakkınızda başka kimsenin bilmediklerini bilir, sizde başka kimsenin
görmediklerini görür. Elbette, bir "elbise" yahut "örtü" olarak, bu
ayıpları ayıplamak için değil, örtmek, saklamak, ortadan kaldırmak
için yanınızdadır. Eşinizin hata ve kusurlarını küçültüp saklamak
yerine, daha da büyütüp ortaya çıkarmaya çalışıyorsanız, siz "elbise"
değilsiniz. Bu yüzden eşinizi kimseyle kıyaslamayın; çünkü başkalarını
sadece elbiseleri üzerinden görürsünüz; başkalarının elbiselerinin
bildiğini bilemezsiniz.

Elbiseye siz değer katarsınız. İçine bir insan girdiğinde değer
kazanır elbiseler. Hiçbir elbise paketinde kalsın diye dikilmez. Onu
değerli kılan, bir insan bedenine uygun olması, bir insan tarafından
giyilebilir olmasıdır. Bir başka deyişle, insan elbiseyi giyindiğinde,
elbise de insanı giyinir. İçinde insan olan bir elbise adeta konuşur,
işitir, görür, düşünür. Kendisinde kişilik olmayan bir insanı çok
güzel bir elbise kişilik sahibi etmez. Elbise üzerinden sarkar, her
haliyle o insana fazla geldiğini söyler.
Çoğunlukla "iyi" ve "ideal" bir eş ararız. Bu arayış kendimizin bu
"iyi" ya da "ideal" eşe, "iyi" ya da "ideal" bir eş olup
olamayacağımız detayını gözden kaçırtır. İyi bir elbiseyi giyinince,
adam olunmayacağı gibi, iyi bir eş bulununca da, iyi bir evlilik
garantisi yoktur. Öncelikle bu "iyi" eşe, "iyi" eş olmanız gerekir.
Sonra da iki "iyi" eş olarak "iyi" bir ilişkiyi sürdürmenin ve
geliştirmenin yollarını aramanız gerekir. Eşler birbirlerinin
elbisesidir; yani birbirlerini giyinirler. Aralarındaki uyum onların
ilişkilerinin şıklığı için vazgeçilmezdir. Eşiniz de elbiseniz
olduğuna göre, sadece onu giyinmekle değer kazanacağınızı düşünmeyin.
Elbiseye sizin de katacağınız bir şeyler vardır. Ona göre yürümesini,
ona göre durmasını, ona göre davranmasını bilmeniz gerekir.

Elbise sizi korur. Elbisenin örtme fonksiyonuna ek olarak koruma
fonksiyonu da vardır. Elbise soğuktan, aşırı sıcaktan, kir ve tozdan
vs. korur. Canınızı ve teninizi tehdit eden şeyler karşısında,
elbisenize daha sıkı bürünmeniz gerekir. Aksini yapıp böylesi
tehditlerden elbisenizi sorumlu tutmanız haksızlık ve akılsızlık
olur.
Hayatımız pürüzsüz ve sorunsuz değildir; eşler arasında soğukluğa
sebep olabilecek sayısız sorun çıkar. Çünkü hayatı olduğu gibi,
olumsuzlukları da içinde olacak şekilde paylaşmaya söz verdiniz. Bu
durumda, eşinize olan sevginizin ve bağlılığınızın sorunlar ortaya
çıkınca yitirilmesi değil, artması gerekir. Sorunlara karşı
birbirinizi desteklemek üzere bir aradasınız. Çıkan her sorunun çözümü
olarak boşanmayı düşünmek, dahası sorunlara evliliğin yol açtığını
düşünmek, üşüyorum diye elbiseyi üzerinizden atmaya benzer. En çok o
zamanlarda lazımdır size elbiseniz; yani eşiniz. Birbirinize sıkıca
sarılmadığınız sürece gelen ilk rüzgâr elbisenizi üzerinizden
sıyırıverir; eşinizle uzaklara düşersiniz.

SENAI DEMIRCI.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages