EĞİTİMCİ
unread,Jan 6, 2009, 5:00:01 PM1/6/09Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to EĞİTİMCİ
"ABD'li Jock Whittaker'in biletine 2002 yılında 410 trilyon lira para
çıktı. ABD tarihinin en büyük ikramiyesini kazandıktan sonra 7 defa
evi, 3 kez de arabası soyulan, içki ve kumar düşkünü "kovboy Jock"
çevresindekilere "Herkesin bir fiyatı vardır" düşüncesiyle davrandı.
Aylardır ödemediği federal vergi, 20 milyon dolara ulaşmıştı ama o
devletin uyarısını dikkate almadı. Dostlarından biri, içkisine uyku
ilacı koyup 2 milyon dolarını çaldı. Torunu olan Brandi Bragg,
fidyecilerce hunharca öldürüldü. Jack, bir süre sonra Virginia eyalet
mahkemesine başvurarak, "Mutluyum, çünkü o uğursuz paradan kuruş
kalmadı" diyerek iflasını verdi...
Bu hayat hikâyesi "Aman Allah'ım bana çıktı!" diye sevinç
çığlıklarıyla başlayan ve sonra da "Aman Allah'ım ben bittim!" diye
hüsranla sonuçlanan hayat hikâyelerinden sadece bir tanesi... Bu
örnekler çoğaltılabilir ama sonuç aynı... Ver Allah'ım ver, kulun
haram helal demez yer! İslam kazanç elde etme konusunda hırsızlık,
gasp, faiz, kumar, rüşvet ve şans oyunlarını kesinlikle
yasaklamıştır.
"Yapılan gözlemlere göre şans oyunlarından para kazananların birçoğu
hatta kimilerine göre hemen hemen hepsi hayatlarının hazin sonunu
hazırladı" diyen Zeynep Çingay, Moral Dünyası Dergisi'ndeki araştırma
yazısında çarpıcı piyango talihlilerin inanılması zor yaşamlarını
anlatıyor:
İŞTE KAZANDIĞINI DÜŞÜNÜP DE KAYBEDENLER
"Milli piyango bileti aldığım için pişmanım"
Edirne'de 11 yıl önce Milli Piyango'dan büyük ikramiyeyi kazanan Ayhan
Yalçınkaya, zengin olduktan sonra bıraktığı memurluğuna dönmeye
çalışıyor. Parayı bulunca hayatının değiştiğini belirten Ayhan
Yalçınkaya, huzurunun bozulduğunu, kötü günler geçirdiğini ve Milli
Piyango bileti aldığı için pişman olduğunu söylüyor.
Bir anda zengin olmasına rağmen paranın çabuk tükendiğini belirten
Ayhan Yalçınkaya, "Eskiden daha güzel bir hayatım vardı. Dostlarımı
kaybettim. Devlet memurluğuna devam etseydim param olmayacaktı ama
huzurum olacaktı. O zaman çok mutluydum. Devlet memurluğuna geri
dönmek istiyorum. Ticaret hayatından bıktım. Buradan herkese
sesleniyorum, para her şey değildir. İnsanın hayatında ne dost ne de
tutunacak dal kalıyor" şeklinde konuştu.
Milli Piyango talihlisi donarak öldü
Denizli'nin Sarayköy ilçesine bağlı Tırkaz köyünde 40 yıl önce Milli
Piyango biletine büyük ikramiye çıkan Mehmet Sarıoğlu, yaşadığı baraka
tipi evde donarak öldü. Hiç evlenmeyen Sarıoğlu'nun hayatı 40 yıl önce
aldığı piyango biletine büyük ikramiye çıkmasıyla değişti. Bir anda
zengin olan Sarıoğlu, köyünde bir ev yaptı ancak, zamanla parası
kalmayınca ona komşuları bakmaya başladı. Yeşil kart sahibi Sarıoğlu,
devletten aldığı yaşlılık maaşıyla geçimini sürdürürken kısa bir süre
önce evi yandı. Köylüler aralarında topladıkları paralarla evi tamir
ettirdi. Kimsesi olmayan Sarıoğlu'nun Sarayköy Devlet Hastanesi'nde
yapılan otopside donarak öldüğü belirlendi.
Marangozluktan para babalığına
Denizli'nin Çivril ilçesinde marangoz olarak geçimini sağlayan Osman
Kaplan, çeklerini ödeyemediği için hapse girmiş ve 1999 yılında
hapisten çıktıktan 2 gün sonra sayısal lotodan 340 milyar lira
kazanmış. İki çocuk babası Kaplan'ın ilk işi eşinden boşanmak olmuş.
Ardından İzmir'de Pınar Şirin adlı şarkıcıyla 20 milyar lira harcayıp
Hilton'da nişan yapmış ve 6 ay sonra ayrılmış. Hızlı yaşayan Kaplan'ın
parası kısa sürede tükenmiş. Paraların nasıl bittiğini anlayamayan
Kaplan, "İkramiyeyi kazanınca akrabalarım çoğaldı. Daha önce borç para
isterim diye herkes kaçarken, ikramiyeden sonra neredeyse bütün Çivril
akrabam oldu. Nereden akraba olduğumuzu anlayamadım ama onlar Orta
Asya'ya kadar uzanıp bir yerlerden tutturdu. O kadar yol kat edip
geldiler diye her birine para veriyordum. Hızlı bir hayat yaşadım,
para bitti." diyerek yaşadıklarını anlatıyor.
"Talih bize huzur değil, felaket getirdi"
Milli Piyango'nun 1990 yılbaşı çekilişinde 1 milyar 250 milyon lira
kazanan Adanalı Cem Postacı, paranın kendisine aradığı huzuru
vermediğini söyledi. 1996'da oğlunu trafik kazasında kaybeden Postacı,
"Talih kuşu bize huzur değil, felaket getirdi" diyor. Oğlunu
kaybettikten sonra bir daha bilet almamaya karar veren talihli,
kendisine çıkan paranın hayırlı olmadığını dile getiriyor. Kazandığı
ikramiyeyle emlak işine giren Postacı, bir süre sonra iflas etmiş.
İşlerinin bir dönem çok iyi gittiğini, hiç tanımadığı kişilerin akraba
olarak karşısına çıktığını anlatan Postacı, şimdi kimsenin kendisine
yardıma yanaşmadığını vurguluyor. Postacı, "Para mutluluk getirmiyor,
yuvam dağıldı, toparlamak için varımı yoğumu harcadım. Eşim beni terk
etti. Şimdi bir otomobilim, evim ve emekli maaşım var. Keşke o bileti
almasaydım da o para çıkmasaydı." diyor.
"Eşime kalmasın diye hepsini harcadım"
53 yaşındaki Mustafa Savgan'ın macerası ise çiçekçi bir kadının
kendisine 2 lira harçlık vermesiyle başlıyor. Bu parayla piyango
bileti alan Savgan, 1978 yılında 10 bin lira ikramiye kazandı. Savgan,
eşinden ayrılmak istedi ama ayrılamadı. "Paralar eşime kalmasın diye
harcamaya başladım.150 memurun maaşını 2 ayda yiyordum. Lokantalarda
ödediğim hesabın 5-6 katını bahşiş olarak bırakıyordum. Sonunda
paraları tükettim. Evlenirken karıma aldığım 1 kilo altını da sattım,
harcadım. Eşimi de annesinin yanına gönderdim, evdeki bütün eşyaları
satıp tekrar İstanbul'a döndüm. Yıl 1985'ti. Cağaloğlu'nda bir handa
hem gece bekçiliği, hem de ayakkabı boyacılığı yapmaya başladım.
Eşimin açtığı dava sonucu boşandım. Sevgi olmadan para bir işe
yaramıyor. Hayatımda biri yok, sevgisizim ama huzurluyum" diyerek
ibretlik hikâyesini paylaşıyor.
Kızı evi terk etmiş
1984 yılında aldığı bilete 7 milyon lira isabet eden Orhan Ulusoy'un
huzur içindeki hayatı ancak 3 sene sürebilmiş. İşleri ters gittiği
için kızı evi terk etmiş. Oto yedek parça dükkânı bulunan ve
minibüsçülükle uğraşan Ulusoy, paranın eline geçmesiyle kendisinden
para isteyenlerin sayısının da arttığını belirtti. Çıkan parayı soğan
ve fasulye işine harcayan Ulusoy, üst üste 3 yıl istediği kazancı elde
edemeyince iflas etti. 4'ü erkek 8 çocuğu olan Ulusoy, "Hiç rahat bir
yaşantım olmadı; bir arkadaşım 'bu para sana felaket getirir' demişti,
dediği çıktı. Bir kızım evi terk etmişti. Uzun aramalardan sonra
buldum. Bana para çıktığını duyanlar hep bir beklenti içinde oldular.
En yakınımdan en uzağıma kadar hep bir şeyler bekliyorlardı.
Başlangıcında psikolojim alt üst olmuştu." diyor.
"70 milyonun âhı var"
Evli ve 3 çocuk babası olan Nusrettin Çınar'a da Turhal'da Milli
Piyango'dan 6 milyar lira çıktı. Önce yurt dışına giden Çınar, otobüs
alarak Turhal'a şehirlerarası otobüs şirketi kurdu. İşleri iyi
gitmeyen Çınar, 1995 yılında iflas etti. Çınar yaşadığı olayları şöyle
anlatıyor: "Sefa kısa sürdü. 70 milyon kişinin verdiği biletlerden bir
iki kişi yararlanırsa böyle olur. Hepsinin âhı var üstünde, hayrı
olmaz. Sonradan araştırdım, kimseye hayır getirmemiş."
Şimdi işsiz olan ve emekliliğinin planlarını yapan Çınar, artık Milli
Piyango bileti satın almıyor.
"Para beni perişan etti"
Ali Atıcı, çay ocağı işletirken 2004'te sayısal lotodan 543 bin YTL
kazanır. Parayı aldıktan sonra memleketi Erzincan'a yerleşen Atıcı,
boşandığı eşi ve çocuklarını İsviçre'ye gönderir ve ikinci evliliğini
yapar, ancak ondan da ayrılmaya karar verir. Atıcı, Doğu Beyazıd'a
gidip, 14 yaşındaki A.K.'yi başlık parasını verip evine götürür.
Gelişen olaylar zincirinde A.K. babası Arif K.'ya teslim edilir. Ali
Atıcı'nın pişmanlık dolu sözleri ise şöyle: "Hayal edemeyeceğim kadar
zengin oldum, ama hayatım da alt üst oldu. Huzurum kaçtı. Geceleri
gözüme uyku girmez oldu. Lotodan çıkan para beni perişan etti."
İşte aynı şekilde başlayan ve yine aynı şekilde son bulan hayat
hikâyeleri... Belki birbirlerinin değil yüzünü, adını bile duymamış
birçok insanın aynı dertlere gebe olduğu sabahlar... Uykusuz geçen
geceler, gözlerini kırpmadan sabah eden birçok insanın paylaştığı aynı
kader... Her şeyin aynı olduğu bu süreçte ağızlarından çıkan cümle de
aynı oluyor: "Çok pişmanım!"