ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİNE GENEL BAKIŞ
- TEKNOLOJİ NEDİR?
- EĞİTİMDE TEKNOLOJİNİN ROLÜ NEDİR?
- EĞİTİM TEKNOLOJİSİ NEDİR?
- ÖĞRETİM TEKNOLOJİSİ (ÖT) NEDİR?
- TEKNOLOJİNİN UYGULAMALARI NELERDİR?
- YAZARIN GÖRÜŞLERİ
ÖZET REFERANSLAR
Cass G. Gentry'nin "Eğitim Teknolojisi, Anlamın Sorgulanması" adlı makalesinden çevirilmiştir.
Cass G. GentryCollege Of Education, Michigan State UniversityEast Lansing, Michigan
Konu alanı uzmanları bir taraftan eğitim teknolojisinin sürekli gelişen ve değişimler gösteren bir alan olduğunu belirtirken diğer taraftan halâ eğitim teknolojisini tanımlamaya çalışıyorlar. Kısa sayılabilecek bir süreç içerisinde, eğitim teknolojisi kendisine oldukça geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Bu da alanın amaçları ve sınırları ile ilgili karışıklıkların oluşmasına sebep olmuştur. Bu makalenin yazılmasında, alan ile ilgili tanımların daha yapısal bir bakış açısı ile değerlendirilmesinin hem alanda deneyimli olanlara, hem de yeni başlayanlara eğitim teknolojisi konusunda daha açık ve anlaşılabilir bir görüş sağlayabileceği inancı etkili olmuştur.
Takip eden bölümlerde eğitim teknolojisi ile diğer terimlere ilişkin tanımlamalara değinilmiştir. Bu tanımlar bazı temel kriterler ışığında gruplandırılırken, konu alanında halen çalışmakta olan bireylerin çıkarım ve değerlendirmelerinin daha anlamlı olduğu düşünülerek uzun yorumlardan kaçınılmıştır. Son bölümde yeni kuramsal çalışmalara bir izlek olabileceği düşüncesiyle, yazarın, eğitim teknolojisi ile ilgili tanım ve anlamların neler olması gerektiğine dair kendi kişisel fikirlerine yer verilmiştir.
Eğer bu tanımlama çalışmaları, eğitim teknologlarının "ne iş yaptıklarını ve nasıl para kazandıklarını" ailelerine ve arkadaşlarına anlatabilmelerinden başka bir işe yaramayacaksa, bunun için harcanan süreyi rahatlıkla zaman kaybı olarak nitelendirebiliriz.
TEKNOLOJİ NEDİR?
Aşağıda teknolojinin ne olduğunu tam karşılamaya çalışan bazı tanımlar yer almaktadır; bazıları bu tanımlamaları özellikle eğitim açısından ele almaktadır.
1. Teknoloji, insanın bilimi kullanarak doğaya üstünlük kurmak için tasarladığı rasyonel bir disiplindir (Simon, 1983, s.173).
2. Teknoloji somut ve deneysel anlamda temel olarak teknik yönden yeterli küçük bir grubun örgütlü bir hiyerarşi yardımıyla bütünün geri kalanı (insanlar, olaylar, makineler vb.) üzerinde denetimi sağlamasıdır (McDermott, 1981, s.142).
3. Öğretim teknolojileri tarihi konusunda önemli bir isim olan Paul Saetller teknolojiyi şöyle tanımlamaktadır: "Teknoloji (Latince texere fiilinden türetilmiştir; örmek, oluşturmak (construct) anlamına gelir) birçoklarının düşündüğü gibi makine kullanmak değildir. Teknoloji, bilimin uygulamalı bir sanat dalı haline dönüşmesidir. Uygulamalı sanat terimi Fransız sosyolog Jackques Ellul tarafından kullanılmış ve kısaca technique olarak isimlendirilmiştir. O, teknolojiyi bir technique uyarınca yapılmış bir makine olarak görmüş ve bu technique'nin ancak küçük bir bölümünün makine tarafından ifade edilebildiğinden bahsetmiştir. Belirli bir teknik sayesinde sadece makinenin değil, bu makineye ait öğretimsel uygulamalarında gerçekleştirilebileceğinden söz etmiştir. Sonuç olarak davranış bilimi ile öğretim teknolojileri arasındaki ilişki, doğal bilimlerle mühendislik teknolojisi arasındaki ya da biyoloji ile sağlık teknolojisi arasındaki ilişkiyle benzer hatta aynıdır" (Saettler, 1968, ss. 5-6).
4. Ünlü bir eğitim teknoloğu olan James Finn teknolojiyi tanımlarken şöyle demektedir: "Makine kullanımının yanı sıra teknoloji, sistemler, işlemler, yönetim ve kontrol mekanizmalarıyla hem insandan hem de eşyadan kaynaklanan sorunlara, bu sorunların zorluk derecesine, teknik çözüm olasılıklarına, ve ekonomik değerlerine uygun çözüm üretebilmek için bir bakış açısıdır" (Finn, 1960, s.10).
5. Bilim ve teknolojinin farklılığını belirtmek için ilk nükleer denizaltıyı yapan ve serbest bir eğitim eleştirmeni olan Amiral Hyman Rickover şöyle söylüyor: "Bilim ve teknoloji birbirine karıştırılmamalıdır. Bilim doğadaki görüngülerin (fenomenlerin) gözlenerek, zaten var olan doğru ve gerçeklerin ortaya çıkarılması ve bu gözlemler sonucunda elde edilen verilerin düzenlenerek gerçeklerin ve bunlar arasındaki ilişkilerin ortaya konulduğu teorilerin oluşturulmasıdır. Teknoloji asla bilim için bir otorite olamaz. Teknoloji insan aklını ve vücudunu güçlendirmek, üstün kılmak için geliştirilecek aletler, teknikler, ve yöntemler üzerinde durur. Bilimsel yöntem insan faktörünün tamamen dışlanmasını gerektirir, şöyle ki; gerçeği arayan kimse, kendinin ya da diğer insanların hoşlanacağı veya sevmeyeceği şeylerle, popülist değerlerle ve herhangi bir çıkar uğruna çalışmaz. Diğer yandan teknoloji fikir (bilim) değil de hareket olduğundan, eğer insani değerler göz ardı edilirse tamamıyla tehlikeli bir sonuca da yol açabilir (Knezevich & Eye, 1970, s.17).
![]()
EĞİTİMDE TEKNOLOJİNİN ROLÜ NEDİR?
Eğer teknoloji yukarıda sunulduğu şekli ile algılanırsa, teknolojinin insan hayatında çok önemli bir yer tuttuğu da rahatlıkla anlaşılır. Bu nedenle konumuz teknolojiyi kullanmak ya da kullanmamak değil, insan hayatında teknolojinin nasıl bir yeri ve konumu olacağıdır. Bu üzerinde birçok değerli kişi ve kuruluşun çalıştığı önemli bir konu olmuştur.
1. Herbert Simon teknolojiyi insanın kendi yapay iç dünyasıyla dış çevre (doğa) arasında bir ara-yüz olarak görmektedir.
2. Carnegie Komisyonunun bu konuyla ilgili vardığı sonuç şöyledir: "Teknoloji öğretimde yardımcı bir rol üstlenmelidir, öğretimin amacı haline getirilmemelidir. Teknoloji sadece var olduğu için kullanılmaya çalışılmamalı ya da teknoloji kullanılmadığında çağ dışı kalınacakmış gibi bir korkuya kapılmamalıdır. Bizler, gelişmiş teknoloji kullanımının öğretimde doyum ve başarıya ulaşabilmek için tek başına yeterli olduğuna inanmıyoruz. Birçok ders için dönemde birkaç saatlik teknoloji desteği yeterli olmaktadır. Bazı dersler için teknoloji, dönemin yarısından çoğunda kullanılabilir; ama bütün bir dönemde böylesine bir teknoloji desteğine ihtiyaç duyulabileceği ders sayısı yok denebilecek kadar azdır (Carnegie Commission On Higher Education, 1972, s.11).
3. Eğitimi etkileyen teknolojik gelişmeleri tartışan çok fazla yayın, makale vardır. Bunlar arasında dikkat çekici olanlar aşağıya çıkarılmıştır.
a) Alfabe, insanoğlunun bilgiyi paylaşması, kaydetmesi, ve saklaması için entelektüel bir araç olmuştur. Kağıdın icadı ve yazım araçlarının geliştirilmesi, alfabe yardımıyla yapılan işlemlerin daha kolay gerçekleştirilebildiği bir süreci başlatmıştır. Kitap, birçok sayfadan oluşan, değişik tasarımlara sahip, sunmak istediği bilgiyi sıralı olarak veren bir araç olarak düşünülebilir. Kısaca kitap, teknik açıdan bakıldığında televizyon gibi, bilgisayar gibi vermek istediği bilgiden farklı bir yapıya sahip bir araçtır. Matbaanın icadından sonra kitap yaygınlaşarak hemen herkesin ulaşabildiği bir araç oldu. Karatahta hem öğrencinin hem de öğretmenin aynı anda aynı konu üzerinde çalışabilmesine olanak sağlayan ilk sınıf içi iletişim araçlarından birisidir. Okul otobüsü öğrencilerin uzak yerlerden öğretim yerlerine taşınması ve dolayısıyla uygun eğitim ortamının sağlanması açısından bir öğretim aracı olarak görülebilir (Knezevich & Eye, 1970, ss.19-22).
b) Engler teknolojiyi eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. Şöyle der: "eğer eğitim her yönüyle öğretmen, öğrenci, ve çevre arasındaki bir iletişim ağı olarak görülürse, o zaman öğretim teknolojisinin bu ilişkileri tanımlamada önemli bir görevi olduğu anlaşılabilir" (Engler, 1972, s.62).
c) Indiana University'den Robert Heinich öğretmenlerin eğitim teknolojisine yaklaşımlarını şöyle dile getirmektedir:
"Peter Drucker'in bir makalesinde söyledikleri büyük oranda yanlış anlaşılmıştır; bu makalede kısaca şöyle denmekteydi: -öğrenme ve öğretme, yeni yöntemlerden, hayatın başka hiçbir safhasının etkilenmeyeceği kadar derinden etkilenecektir. İnsanoğlunun en muhafazakar olduğu bu eski öğretme sanatında yeni yaklaşımlara, yöntem ve araçlara ihtiyaç vardır. Bu yeni geliştirilecek yöntemler sayesinde, öğretmenler beceri ve yeterliliklerini arttırarak daha etkili olacaklardır. Bu sayede öğretme, henüz araçları ile günümüze ayak uyduramamış geleneksel bir sanat olsa da, sıradan bir insanın üstün bir performans sergileyebilmesini olanaklı kılacaktır.- Yanlış anlaşıldığından bahsettim; çünkü birçok eğitimci bu makaleyi okuduktan sonra başlarını sallayacak ve kullanılacak araçlar sayesinde sınıf içerisinde öğrenim başarısının artacağını düşüneceklerdir. Fakat burada asıl söylenmek istenen, ancak öğretim teknolojileri kullanıldığında sıradan bir insanın üstün bir performans gösterebileceğidir; yoksa gelişmiş teknoloji kullanmak tek başına yeterli olmayacaktır (Heinich, 1970, s.56).
![]()
EĞİTİM TEKNOLOJİSİ NEDİR?
Artık eğitim teknolojisinin kökenine ait bazı bilgilere ve eğitimde nasıl bir rol üstlendiğine dair bir takım fikirlere sahip olduğumuza göre daha zor bir soruya geçebiliriz: eğitim teknolojisi nedir? Aşağıda belirtildiği gibi tanımlamaya yönelik girişimler, bu işin aslında kimin, filin neresine dokunduğuna benzeyen bir olgu olduğunu göstermektedir.
1. National Academy of Engineering's Instructional Technology Committee on Education, eğitim teknolojisini şöyle tanımlar: "eğitim teknolojisi öğretme/öğrenme biliminin sınıf ortamı aracılığıyla gerçek dünya şartlarına uygulanmasıyla elde edilen bilgiler bütünüdür. Bu süreç içerisinde geliştirilen her türlü yöntem ve araç da bu uygulamaya yardım etmek amacını taşır" (Dieuzeide, 1971, s.1).
2. Eğitim teknolojisi, öğretim ilkelerinin uygulanabilmesi için oluşturulmuş bütün metodolojiler ve tekniklerdir (Cleary et al., 1976).
3. Eğitim teknolojisi öğrenme sürecini geliştirmek için oluşturulan her türlü sistemi, tekniği ve yardımı içerir. Böyle bir yapıda şu 4 özellik önemlidir: öğrencinin ulaşması hedeflenen amaçların tanımlanması; öğrenilecek konunun öğretim ilkelerine göre analiz edilip, öğrenilmeye uygun şekilde yapılandırılması; konunun aktarılabilmesi için uygun medyanın seçilip kullanılması; dersin ve derste kullanılan araçların etkililiğini ve öğrencilerin başarı durumlarını değerlendirmek için uygun değerlendirme yöntemlerinin kullanılması (Collier et al., 1971, s.16).
4. Silverman eğitim teknolojisini iki alt gruba ayırmıştır: göreceli eğitim teknolojisi (relative educational technology) yöntemler ve araçlar üzerinde durur; yapısal eğitim teknolojisi (constructive educational technology) ise öğretiimsel problemlerin analizi, değerlendirme araçlarını seçme ve geliştirme ve istenilen öğretimsel çıktıları elde etmek için kullanılacak teknikler ve araçlar üzerinde durur (Silverman, 1968, s.3).
5. Eğitim teknolojisi "her türlü öğrenme koşullarında problemlerin ortaya konmasından, bu problemler için çeşitli (değerlendirme, yönetim, uygulama) çözümler üretilmesine kadar her aşamada insanların, yöntem ve fikirlerin, çeşitli araçların ve örgütsel fikirlerin de içinde bulunduğu karmaşık ve tümleşik bir süreçtir" (AECT Task Force, 1977, s.64).
![]()
ÖĞRETİM TEKNOLOJİSİ (ÖT) NEDİR?
Zaman zaman eğitim teknolojisiyle eş anlamlı olarak kullanılan öğretim teknolojisi terimi, eğitim teknolojisi tanımı içinde yer almayan durumlar ve olguları ifade etmek için kullanılmaktadır.
1. Commission on Instructional Technology öğretim teknolojilerini iki şekilde tanımlamaktadır: "(1) iletişim devrimi ile birlikte şekillenen medyanın, öğretmen, kitap, yazı tahtası ile beraber öğretimsel amaçlar için kullanılmaya başlamasıdır. (2) Belirlenmiş hedefler uyarınca, daha etkili bir öğretim elde etmek için, öğrenme ve iletişim konusundaki araştırmaların ve ayrıca insan kaynakları ve diğer kaynakların beraber kullanılmasıyla tüm öğrenme/öğretme sürecinin sistematik bir yaklaşımla tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesidir" (Commission on Instructional Technology, 1970, s.19).
2. ÖT'nin anlamı üzerinde çalışan David Engler de iki tanım üzerinde durmuştur: "Birinci ve yaygın bilinen anlamıyla televizyon, hareketli resimler, kasetler diskler, kitaplar ve yazı tahtası gibi donanımı ifade eden iletişim araçlarını (medya) anlatır. İkinci ve daha dikkat çekici anlamı ise davranış biliminin bulgularının öğretimsel problemlere uygulanması sürecini ifade eden anlamıdır. Her iki tanımda da ortak olan, öğretim teknolojilerinin bağımsız değişken (objektif) olmasıdır; örneğin Gutenberg teknolojisi (matbaa) yardımıyla basılan önemli bir dini eser de herhangi bir eser de aynı derecede birbirinden farksızdır" (Engler, 1972, s.59).
3. Saettler, "öğretim teknolojilerinin fiziksel kavramlarının, fizik bilimi ve mühendislik teknolojisinin, (projektörler, kasetler, televizyon, bilgisayar gibi) grup ya da birey ağırlıklı sunumlar için öğretim materyali olarak uygulamaları şeklinde anlaşıldığını belirtmektedir" (s.2). "Diğer yönden bu fiziksel kavramlar şunu da öngörmektedir: davranış bilimcilerin ortaya koydukları bilimsel yöntemler eğitim uygulamaları için daha bağlayıcı olmalıdır; bunun için geniş anlamda psikoloji, antropoloji, sosyoloji ve bu bölümler içerisinde de öğrenme, grup süreçleri, dilbilgisi, iletişim, yönetim, sibernetik, algı ve psikometri önem kazanmaktadır. Ayrıca , öğretim teknolojileri kavramı, mühendislik araştırma ve geliştirmelerini (insan faktörü mühendisliği ), bazı ekonomi dallarını, öğretim personelinin ve binaların (öğrenme alanları) etkin biçimde uygulanması (utilization) amaçlı lojistik bilgisini ve de veri işleyen, bilgiyi bulup getiren (retrive) bilgisayar tabanlı sistemleri de bünyesinde barındırmaktadır" (Saettler, 1968, ss.4-5).
4. Öğretim teknolojileri, 'öğrenme nesnelerini'; yani öğrenme ve öğretme sürecinde yer alacak her türlü materyal ve aracı anlatır (Armsey & Dahl, 1973, s.vii).
5. Öğretim teknolojisi, davranış değişikliği ya da başka herhangi bir öğrenme sonucunu elde etmek için sarfedilen araç, kullanarak ya da kullanmadan, hali hazırda var olan veya kazanılacak (oluşturulacak) her türlü çabayı anlatır (Knezevich & Eye, 1970, s.16).
6. Öğretim teknoloğu bir grup üyesi olarak öğrenme süreci konusunda uzman olan kişidir. Görevi öğretilecek konunun hedeflerinin belirlenmesinde, öğrenme stratejileri seçilmesinde ve sonuçların değerlendirilmesinde öğretim üyesine yardım etmektir (Carnegie Commission On Higher Education, 1972, s.71).
7. Commission on Instructional Technology tarafından sunulan bir özette öğretim teknolojilerinin amacı şöyle belirtilmektedir: eğitimi daha üretken ve daha bireysel yapmak, daha bilimsel bir öğretim sağlamak, ve herkesin ulaşabildiği, eşitliği öngören, daha güçlü ve daha hızlı bir öğretime ulaşmak (Tickton, 1971, s.23).
![]()
TEKNOLOJİNİN UYGULAMALARI NELERDİR?
Çeşitli seviyelerdeki kullanışlı uygulamaları ve bu uygulamaların vaat ettiklerini incelerken, düşünce ve yorumlar da kötümserlikten sıyrılıp iyimserliğe doğru kayıyor.
1. Engler 1972'de eğitim teknolojilerinin durumunu şöyle anlatıyor: "şu anki öğretim yöntemlerimiz hakkında söylenebilecek en doğru söz eski teknoloji ürünü olduklarıdır. Kitap, tebeşir, öğretmen gibi temel öğretim araçları ve yöntemleri çok uzun zamandan beri kullanılmaktadır. Bugün öğretmenler daha iyi hazırlanmakta, kitaplar daha iyi tasarlanıp daha iyi yazılmakta, ve renkli tebeşirler kullanılmaktadır; ama bu araçların işlevleri ve öğrenci için anlamları yüzyılı aşkın bir süredir hiç değişmeden kalmıştır. Ayrıca bu süre zarfında öğretimin nasıl uygulanacağına ilişkin her hangi bir temel değişiklik de yapılmamıştır. Öğretim halâ, öğretmen merkezli, gruba yönelik ve ders kitabı tabanlı hazırlanmakta ve uygulanmaktadır. Bu yöntem 19.yy'da İngiltere ve Amerika'da başlayıp yayılan Lancastrian modelinin devamı niteliğindedir Birbuçuk yüzyıldır birçok değişikliğe uğramasına rağmen bu model endüstriyel üretim mantığının sonucu olan eğitimde seri üretimi geleneğine sıkı sıkıya bağlı durmaktadır (The Impact of an Industrial Society on the Role and Methods of Education adlı makaleden derlenmiştir) (Engler, 1972, s.61).
2. U.S. Agency for International Development'dan Clifford H. Block, İngiliz Hükümetinin gerçekleştirdiği çok büyük ölçekli uzaktan eğitim denemesini şu şekilde yorumluyor: "Televizyon, radyo ve posta gibi iletişim araçlarının etkin kullanımı, BBC'nin üretim yetenekleri, öğretim tasarımları için görevlendirilmiş eğitim teknolojisi grubunun mükemmel başarısı, ve normal bir üniversiteden farklı olmayan ders/konu içeriğiyle 65.000 öğrencisi olan İngiliz Açık Öğretim Üniversitesi (British Open University) İngiltere'nin en büyük üniversitesi ve dünyanın sayılı üniversitelerinden birisidir. Mezunlarının iyi yetişmiş ve entelektüel açıdan yeterli olması sebebiyle bu fakülteden derece almak İngiliz sosyo-kültürel hayatında önemli bir yere sahip olmak demektir" (Block, 1981, s.73).
3. Teknoloji ve değişimle ilgili olarak Block şöyle demektedir: "birkaç yıl içerisinde gerçek olacak bazı teknolojik gelişmelerle ilgili yorumlarda bulunmak gerçekten çekici bir işi bütün bir kütüphanenin bir disk içine sığabilmesi, internet ve uydu teknolojileri aracılığı ile evinizden dışarı çıkmak zorunda kalmaksızın tüm dünyadaki eğitim merkezlerine istediğiniz her an ulaşabilmek, ve bunların dışında sayısallaştırılmış her türlü bilgiye sahip olma şansı bunlar hakkında konuşmak gerçekten çok çekici; fakat ben de, bu konuda çalışan diğer insanlar gibi, böylesine temelden değişimlerin ancak aşama aşama ve evrimsel bir süreç içerisinde gerçekleşeceğine inanıyorum. Eğitim kurumlarının, öğrenci, öğretmen ve yöneticileri, bu yeni öğrenme yöntemlerini bireysel, toplumsal ve ekonomik yönden hayatlarına adapte edebilmek için mutlaka zamana ihtiyaç duyacaklardır" (Block, 1981, s.72).
![]()
YAZARIN GÖRÜŞLERİ
Makalenin geri kalanında geçmişte yapılan temel tanımlamaların günümüze uyarlanabilmesi için senteze dönük geniş ölçüde uzmanlık gerektirebilecek bir çalışma yapılacaktır. Bunun için, yazar, önce önerdiği tanımları sunacak ve arkasından her tanımlama için çözümlemeler yapılacaktır.
![]()
Teknoloji
Tanım. Problemlerin çözümü için davranış ve fizik bilimi kavramlarının bütünsel (systemic ) ve sistematik bir uygulama çerçevesinde ele alınmasıdır.
Çözümleme. Tanımda geçen önemli terimler şu şekilde anlaşılmalıdır:
- "Bütünsel bir uygulama" olduğundan söz edildi; çünkü bütünsellik anlayışı sistem fikri ile paralellik göstermektedir, şöyle ki; sistem içerisinde yer alan her türlü birim, sistemin diğer birimleri üzerinde etkili olduğu gibi sistemin diğer sistemlerle ve çevreyle de etkileşimi söz konusudur. Yeni bir sistem oluşturmaktan bahsedilecekse bu etkileşimlerin etkili, verimli ve amacına hizmet eder biçimde ele alınması ve öyle değerlendirilmesi gerekecektir.
- "Sistematik bir uygulama" olması; öğrenme gibi karmaşık bir sistem içerisinde yer alan birçok önemli değişkenin kolayca ihmal edilebilir ya da kontrol dışı kalabilir olması sebebiyle böyle bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmasındandır.
- "Uygulama", problem çözümü için bilimsel ve diğer bilgilerin, tasarlanan teknik ve strateji sistemlerine dönüştürülmesidir. Böylece stratejiler (nasıl yapılacağının tasarlanması) ve teknikler (bir şeyi oluşturmak için kullanılacak yöntem ve araçlar) teknoloji için birinci derecede önemli birimler haline gelmektedir. Diğer bir deyişle problem çözümü için belirlenen stratejiler işin nasıl yapılacağının tasarlanması, bu stratejiler için uygun yöntem ve araç seçimi de kullanılacak teknik olarak adlandırılabilir.
Aşağıda belirtilen görüşler de yazarın yaptığı bu tanımlamaları destekleyici niteliktedir:
- Teknoloji eğitim/öğretim sürecinde bağımsız bir değişkendir; yerinde kullanılıp kullanılmaması, kullanacak kişinin sorumluluğundadır.
- Bir problem için teknolojik çözüm uygulamaları üretmek, çok daha ciddi başka problemlerin oluşmasına yol açabilir.
- Teknoloji uygulamaları için karar verilecekse, bu seçim istenmeyen sonuçların, istendik sonuçlara göre göz ardı edilebilir ölçülerde olmasına göre yapılmalıdır.
- Tereddüt ve korku gelişmiş teknoloji kullanımında önceden tahmin edilemeyecek kötü sonuçlar doğurabilir. Seçilecek teknolojilerin uygun ve destekleyici olabilmesi için bireylerin kabullenme ve adaptasyon süreçlerinde başarılı olması; yani kullanılacak teknolojiden haberdar olması, buna ilgi duyması, ve yeni teknolojiyi deneyerek görmesi gerekir (Rogers Shoemaker, 1971, s.100).
![]()
Öğretim Teknolojisi
Tanım. Öğretimsel problemlerin çözümü için davranış ve fizik bilimi kavramlarından, ve diğer bilimlerden derlenen strateji ve tekniklerin bütünsel ve sistematik bir uygulama çerçevesinde ele alınmasıdır.
Çözümleme. Öğretim teknolojilerinin tanımıyla ilgili diğer konular şunlardır:
- Öğretim teknolojileri daha dar tanımlı gruplara bölünebilir; örneğin mesaj tasarımı, mesaj dağıtımı, ve mesaj verimliliği değerlendirmesi konuları öğretim teknolojilerinin bir alt dalı olarak gruplandırılabilir. Verimli bir iletişim sağlayabilmek için kullanılacak teknoloji tabanının sınırlandırılması önemlidir.
- Öğretim teknolojileri, daha geniş bir uygulama alanının; yani eğitim teknolojisinin bir alt dalı olarak görülebilir. Açıklamak gerekirse eğitim teknolojisi, öğretim (instructional), öğrenme (learning), gelişim (developmental), ve yönetim (managerial) teknolojilerinin birleşmesinden oluşmuştur. Buradan çıkışla, eğitim teknolojisi de başka benzer teknoloji gruplarıyla birleşerek daha büyük ve geniş teknoloji ortamlarını oluşturabilir.
- Belirtilen anlamdaki teknoloji gruplarından birisinde uygun bulunan ve kullanılan strateji ve teknikler, başka teknolojiler içinde yararlı olabilir.
- Teknolojinin kullanılacağı alan ne olursa olsun, teknoloji seçimi için temel kriter teknolojinin ne için kullanılacağı (amaçlar) ve bunun o alan için nasıl bir değer taşıdığı olmalıdır. Bazı strateji ve teknikler diğerlerine göre çok daha üstündür, değerlendirme bu tür durumlar göz önüne alınarak yapılmalıdır.
![]()
Eğitim Teknolojisi
Tanım. Yapılması en güç tanım "eğitim teknolojisi" tanımıdır. Gene de şöyle bir tanımlama uygun bulunabilir: Eğitim teknolojisi, eğitimsel sorunlara çözüm üretmek amacıyla öğretim (instructional), öğrenme (learning), gelişim (developmental), yönetim (managerial) teknolojilerinin ve diğer teknolojilerin bir arada kullanılmasından meydana gelmiştir.
Çözümleme. Yukarıdaki tanımın yanı sıra şu durumları da göz önünde bulundurmak yararlı olacaktır:
- 1. Hem öğretim hem de eğitim teknolojisi için çıkış noktası olan kavram teknoloji olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat burada ayrıca "eğitim" kavramı üzerinde de durulması gerekir. John Dewey'in (1916) eğitim tanımı şöyledir: "olgunlaşmayı yaşam yeterliklerini sağlamak üzere yaştan bağımsız olarak yapılan her türlü girişim eğitim kapsamına girer" (s.61).
- 2. Bazıları eğitim ile ifade edilen durumlar arasındaki farkları tanımlamışlardır: "eğitimin beceri, tavır, tutum veya inanç kazandırma şeklinde bir uygulaması olduğu gibi, ayrıca öğrencinin kritik düşünme, bağımsız düşünme, ve karar verme yeteneklerini geliştiren (eğitim tanımı ile asıl anlatılmak istenen de budur) önemli bir yönü de vardır" (Smith, 1965, s.23).
- 3. Good öğretimi (öğretme başlığı altında) "örgün veya yaygın öğrenmeyi kolaylaştırıcı faaliyetlerin, araçların ve rehberlik hizmetinin sağlanması" olarak tanımlamaktadır (Good, 1959, s552).
![]()
ÖZET
Eğitim ve öğretim ile ilgili anlamların eğitim ve öğretim teknolojileri konularıyla bağlantısı bazılarını eğitimi destekleyecek teknolojiler ile ilgili olarak insanoğlunun bugüne kadar yaptığı en büyük keşfin ne olduğuna dair sıkıntılı düşüncelere sürüklemesi mümkündür.
Eğitim teknolojisi hakkında bugüne kadar öne sürülmüş fikirlerin konuyu daha mı karmaşık yoksa daha mı açık hala getirdiğini düşünmeden, alan ile ilgili tam doğru bir tanımın yapılabilmesi için daha zamana ihtiyaç olduğunu varsayabiliriz. Eğitimciler tanımlardaki sorunların üzerine gitmeye devam edeceklerdir. UNESCO yaptığı bir araştırmada, hangi projenin ET hangisinin ÖT projesi olduğuna karar vermek için projeler için harcanan süreye ve projenin büyüklüğüne bakılması gerektiği; bu sonuçla da büyük ve çok zaman alan projelerin ET kapsamına, diğerlerinin ise ÖT kapsamına alınmasına karar vermişti (Dieuzeide, 1971). Bu ve bunun gibi araştırmalar yapılmaya devam edecektir. Fakat müstakil; yani oturmuş tanımlara ulaşmak için bu tür araştırmalar da yeterli olmayacaktır.
Bu tanımlama çalışmalarına gün geçtikçe yeni üyeler katılmakta ve eğitim teknolojisinin anlamı sürekli yenilenmekte, elden geçirilmektedir.
Burada sunulan tanımları ve ayrıca yazarın görüşlerini dikkate alarak bakıldığında benzerlikler ve farklılıklar görülebilecektir. Şu da görülecektir ki tanımlamalar nereden bakıldığına ve ne tür bir proje üzerinde çalışıldığına bağlı olarak değişimler göstermektedir. Bu şekilde düşünüldüğünde bu farklı şekillerde yapılan tanımlamaların daha kapsamlı başka tanımlar altında toplanacağı şüphesizdir fakat yine de göz ardı etmemek gerekir ki bazı fikirler tamamen birbirinden farklı olacaktır. Bu da her şeyin yerli yerine oturması için temel ayrımların yapılmasına, yönelimlerin belirlenmesine yardımcı olacaktır.
Yapılan çalışmalar ve süren tartışmalar artık alanın bir sonraki aşama için hazır olduğunu gösteriyor; değişim teorisyenlerinin de kabul ettiği gibi böylesine bir hazır oluş, önümüzde çok büyük fırsatların açılacağı zamanları müjdeler…
![]()
REFERANSLAR
· AECT Task Force. (1977). Educational Technology: Definition and glossary of terms. Washington, DC: Association for Educational Communications and Technology.
· Armsey, J. W., Dahl, N.C. (1973). An inquiry into the uses of instructional technology. New York: Ford Foundation Report.
· Block, C. H. (Ed.). (1981). Proceedings of the National Conference on Technology and Education. Washington, DC: Institute for Educational Leadership.
· Carnegie Commission on Higher Education. (1972). The fourth revolution: Instructional technology in higher education. New York: McGraw-Hill.
· Cleary, A. et al. (1976). Educational technology: Implications for early and special education. New York: John Wiley.
· Collier, K. G. et al. (1971). Colleges of education learning programmes: A proposal (Working Paper No.5). Washington, DC: Commission on Instructional Technology.
· Commission on Instructional Technology. (1970). To improve learning. A report to the President and the Congress of the United States. Washington, DC: Commission on Instructional Technology.
· Dewey, J. (1916). Democracy and education. New York: Macmillan.
· Dieuzeide, H. (1971). Educational technology: Sophisticated, adapted and rational technology. Series B: Opinions (No:30). Paris International Commission on the Development of Education, UNESCO.
· Engler, D. (1972). Instructional technology and the curriculum. In F. J. Paula and R. J. Goff (Eds.), Technology in education: Challenge and change. Worthington, OH: Charles A. Jones.
· Finn, J. D. (1960). Technology and the instructional process. Audiovisual Communication Review, 8(1),9-10.
· Good, C. V. (Ed.). (1959). Dictionary of education. New York: MacGraw-Hill.
· Heinich, R. (1970). Technology and the management of the instruction. Washington, DC: Associations for Educational Communications and Technology.
· Knezewich, S.J. (1969). Administration of public education (2nd ed.). New York: Harper & Row.
· Knezewich, S.J., & Eye, G. G. (Eds.). (1970). Instructional technology and the school administrator. Washington, DC: American Association of School Administrator.
· McDermott, J. (1981). Technology: the opiate of the intellectuals. In A. H. Teich (Ed.). Technology and man's future. New York: St. Martin's Press.
· Saettler, P. (1968). A history of instructional technology. New York MacGraw-Hill.
· Silverman, R. E. (1968, January). Two kinds of technology. Educational technology, p.3.
· Simon, H. A. (1969). The sciences of the artificial. Cambridge, MA: MIT Press.
· Simon, Y. R. (1983). Pursuit of happiness and lust for powerin technological society. In C. Mitcham & R. Mackey (Eds.), Philosophy and Technology. New York: Free Press.
· Smith, P. G. (1965). Philosophy of education. New York: Harper &Row.
· Tickton, S. G. (Ed.). (1971). To improve learning: An evaluation of instructional technology (Vol. 1). New York: R. R. Bowker.
![]()