Israil'e Güvenilmez. (Yeni Asya gazetesinde yayınlanan bu söyleşi çok ilginç... İnglizce'ye çevirebilecek bir arkadaş arıyorum...)

5 views
Skip to first unread message

Edip Yuksel

unread,
Jun 8, 2009, 1:16:52 PM6/8/09
to yuksel
Aşağıdaki makaleyi buraya asınca formatı bozuluyor ve maalesef sorular
ile cevaplar görünüm olarak birbirinde ayrılamıyor... Bu söyleşiyi
Yeni Asya gazetesinin bugünkü (8 Haziran 2009) tarihli nüshasında
yayımlanmış:

http://www.yeniasya.com.tr/2009/06/08/roportaj/h1.htm

Yeni Asya'ya konuşan Hüsnü Mahalli, "İsrail'in Yahudilik adına hareket
etme hakkı varken, Müslümanların İslâm adına hareket etmeleri dünyaca
kabul görmüyor. Bu insanlardan korkmalıyız. Tarih boyunca neler
yaptıklarını çok iyi biliyoruz" dedi.

Mayınlardan temizlenmesi gereken alan Hatay, Kilis, Gaziantep,
Şanlıurfa, Mardin ve Şırnak illerinin büyük kısmı Suriye, bir kısmı
Irak ile olan sınır bölgesini kapsayan 877 km'lik ve 216 bin dekarlık
alanı kapsıyor. 1956 yılında bu topraklar mayın döşenmek üzere
istimlak ediliyor ve NAMSA, Suriye'nin tehlike olduğu gerekçesiyle,
Amerikan stoklarındaki mayınları buraya döşüyor. Dünya da Ottowa
sözleşmesi gereği kara mayınlarını ortadan kaldırmaya karar veriyor.
Türkiye kendi teknolojisi yetmediği gerekçesiyle bu işlemi hizmet
karşılığı ihaleye gidilmesi, bunun sonuçsuz kalması durumunda arazinin
44 yıla kadar kullanım karşılığı temizlenmesini öngören başka bir
ihale açılmasını öngörüyordu. Tartışma tam bu noktada çıktı ve
İsrail'in bu ihaleyi alabileceği ve büyük bir problemin bölge
ülkelerini beklediği konuşulur oldu. Bu tartışmalar ihalenin şu
şekilde yasalaşmasını beraberinde getirdi: Buna göre ihalede öncelik
NATO'ya bağlı NAMSA şirketine verilecek. Mayın temizleme işi öncelikle
Millî Savunma Bakanlığı tarafından dâvet usulüyle yaptırılmaya
çalışılacak. Bu yolla yaptırılamazsa, Maliye Bakanlığı hizmet satın
almak suretiyle ihaleye çıkacak. Bu yöntemden de sonuç alınamaması
halinde, yap-işlet-devret modeli devreye girecek.

Yorumculara göre, hâlâ İsrail'in bu toprakların işletimini alma
ihtimali var. Biz de bu konuyu Ortadoğu uzmanı yazar Hüsnü Mahalli'yle
konuştuk. Neden İsrail tehlike olarak görülüyor? İsrail'in daha önce
dünyada bu konuda nasıl bir imajı var? İsrail'in Afrika deneyimini
konuştuk....

Suriye sınırındaki mayınlı arazinin temizlenmesi konusu neden vatana
ihanet tartışmalarına kadar vardı? Bu proje zaten hükümetlerin
gündeminde değil miydi?

Mayınların temizletilmesi meselesi, 1974 Ecevit-Erbakan hükümetinin de
gündeminde vardı. Vatana ihanet tartışması, temizlenen arazinin kırk
dört yıl İsraillilerin kullanımına verilebileceği üzerine çıktı. Bunun
gerekçesi ne olursa olsun, İsrail'e kullanımı için verilecek toprağın
izahı yoktur. Bu toprakları işletmesi için Avusturyalılara, Almanlara,
Afrikalılara verebilirsiniz, ancak İsraillilere veremezsiniz. İsrail
gerçek bir tehlikedir, bunun şakası yoktur. Yurt dışında görev yapan
bütün İsrailliler MOSSAD'la işbirliği yaparlar. Bunun içindir ki,
İsrail'e verilecek toprak, vatana ihanettir. Eğer böyle bir şey
olursa, bu insanlar Hatay'dan Şırnak'a kadar olan bölgede
dolaşacaklar. Bölgedeki şehirlerin analizlerini yapacaklar.

İsrail dışında diğer ülkelerin istihbaratları yok mu? Aynı şeyleri
onlar da yapamaz mı?

Bu arazi Suriye sınırındadır. Ortada, Suriye meselesi var. MOSSAD
ajanları Suriye sınırı ile ilgili bilgi toplayacak, Irak'ı, İran'ı
dinleyecekler. Bir de bu bölgede Kürt meselesi gibi hassas bir mesele
var.

Suriye Devlet Başkanı Esad, Başbakan'la bu konu üzerinde görüşmüş
olabilir mi?

Mayınlarla ilgili bir görüşme olduğunu zannetmiyorum. 17 Eylül 1978'de
Camp David anlaşması imzalanarak Mısır'la bir barış sağlandı. Ancak
sınırlar açık olmasına rağmen, Mısır halkı İsrail'e gitmez. Çünkü
karşıda İsrail var. İsrail hiçbir şeye benzemez. İsraillilerin Afrika
deneyimine bakın, ya iç savaş çıkarmışlar, ya da ülkeleri birbirine
kırdırmışlardır.

Başbakan sizin gibi düşünen insanları sermaye ırkçıları olarak
tanımlıyor....

Bu mesele, sadece Türkiye'yi ilgilendirse sorun değil. Madem
Yahudileri seviyorsun, sermayenin dini imanı yok diyorsun tamam.
Türkiye egemen bir devlet olarak istediğini yapar, bunun vatana ihanet
olup olmadığını da kamuoyu tartışır. Ama mayınlı arazilerin kullanımı
meselesi, bölge ülkeleri de ilgilendiriyor. Şırnak'tan İran'a kaç
kilometre var?

Bu kadar önemliyse niye Suriye tepki vermiyor?

Şu an bir tartışma var. Fiilen toprakların kullanımı İsrail'e verilmiş
durumda değil. Senaryolar üzerinden konuşuyoruz. Yarın öbür gün
ihaleye verildi ve İsrail aldı "Almanlar 100, Fransızlar 110, Malezya
90, İsrailliler 10 liraya temizliyor" söylemleri gerekçe olamaz. Eğer
böyle bir şey olursa, insanlar, "Bu toprakların İsrail'in kullanımına
verileceği daha önce belirlenmişti. Bu oyundu" diyecek. Böyle bir şey
Türk hükümetinin üzerine yapışır.

Siz daha önceden böyle bir anlaşma yapıldığına inanıyor musunuz?

Ben kişisel olarak, Başbakan Erdoğan'ın böyle bir şey yapacağına
inanmıyorum. Hükümetin yedi yıllık dış politikasındaki Ortadoğu, Arap
politikasını savunduk. Davos'u bir kenara bırak, genel olarak Arap
kamuoyu "Biz sana inandık, Türkiye'yi sevdik, eğer İsrail'e toprak
vereceksen Gazze Savaşı'nda neden İsraillilere kafa tuttun? Ahmet
Yasin öldürüldüğünde neden İsrail'e terör devleti dedin? Halid Meşal'i
neden Türkiye'ye dâvet ettin? Niye Hizbullah'la konuştun? Neden
Sadr'la konuştun?" demez mi?

İsrail açısından mayınlı arazinin bir önemi var mı?

Bu tartışmalar yapılırken, İsrail'in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy,
Urfa'yı ve parlamentoyu ziyaret ederek tartışmaları provoke ediyor.
Levy, Urfa ziyaretinde "Bizde bütün çocuklar Harran'ın rüyasını görür"
dedi. Şu an Güneydoğu'da tarım danışmanı olarak çalışan Yahudi
firmalar var. Urfa Yahudiler için kutsalsa, Filistin de Müslümanlar
için kutsal. O zaman bir buçuk milyar Müslüman, "Filistin'e gidelim."
Bu insanların zihniyetleri çarpık. Washington'dan, Moskova'dan,
İzmir'den Yahudiler kalkıp neden Filistinlilerin topraklarına gidip
onları öldürüyor? Levy'nin sülâlesi Beyazıd'ın getirdiği Yahudilerden
ve yıllar sonra İzmir'den Filistin'e gitmişler. Senin sülâlen İzmir'de
400 sene yaşamış, Filistin'e niye gidiyorsun? Bırakın Müslümanları,
Batıda neden antisemitizm var. Demek ki adamlar gerçekten antipatik.

Güneydoğu'da tarım sektöründe çalışan bu Yahudi firmalar MOSSAD'a
istihbarat sağlıyor olabilir mi?

Kesinlikle istihbarat sağlıyorlar. Bunu tesbit etmek devletin işi. Şu
an bölgede MOSSAD'a bilgi aktaran istihbarat elemanları yüz kişiyse,
mayın temizleme işinde bin kişi, kırk yıllığına verildiğinde on bin
kişi olacaklar. Tarım çiftlikleri kurulduğunda, İsrail'den insanlar
getirilecek. Kırk yıl o topraklar üzerinde yaşadıktan sonra buralar
benim toprağım deme ihtimalleri var. Ben Türkiye'nin İsrail'le
herhangi bir şekilde iş yapmasına karşıyım. Onların nasıl tehlikeli
olduğunu bilirim.

Muhalefet mayın konusunda yaptığı eleştiriyi, neden İsrail
askerlerinin Konya'da eğitimi konusunda yapmıyor?

Eğer bu konu Suriye, Irak ve İran'ı ilgilendirmeseydi, bu tartışma
olmazdı. Türkiye'nin İsrail'le askerî, ekonomik ilişkilerine
baktığınızda, dört dörtlük bir ilişkisi var. Bu başka bir hikâye. Bu,
Türkiye'nin egemenlik hakları içinde yaptığı bir anlaşma.

Az önce İsraillilerin Afrika'daki etkisinden bahsettiniz. Bunu anlatır
mısınız?

Somut bir örnek Ruanda. İsrail bu bölgeye mayın temizlemek için gitti
ve sonra Hutular ve Tutsilerden bir milyon insan baltalarla birbirini
kestiler.

İki kesimin de danışmanları Yahudiydi. Google'den İsrail'in
Afrika'daki rolü diye girin, orda somut isimler, tarım şirketleri,
mayın şirketleri hepsinin ismi karşınıza çıkacaktır. Başka bir örnek
Somali ve Etopya. Bu iki devletin başkanları aynı aşiretten ve akraba
oldukları halde Yahudi danışmanları nedeniyle sürekli savaştılar.

Mayınlı arazilerin İsrail'e verilmesini analiz ederken, Kürt meselesi
konusunun da dikkat edilmesi gereken bir mesele olduğunu söylediniz.
İsrail'in kırk yıllığına bu topraklara yerleşmesi Kürt sorununa nasıl
yansır?

Sayın Cumhurbaşkanı Gül, Dışişleri Bakanı iken, Kuzey Irak'ın MOSSAD
ajanlarıyla dolu olduğunu söyledi. Arşivlere bakın...

Ne anlamak lâzım bu ifadeden? Eğer, K. Irak'ta MOSSAD ajanları cirit
atıyorsa, Türkiye'ye kırk yıllığına gelecek İsrailliler arasında
kurulacak kontaktı düşündüğünüzde, Güneydoğu için riskin ne olduğunu
hayal edebiliyor musunuz? Sizin öngörünüz ne?

Bu çiftliklerde çalışacak bir İsrail ajanı, gidip bir karakola bomba
koysa, askerler ölse, Atatürk barajına bomba koysalar... Ortamın nasıl
olacağını siz tahmin edin. İsraillilerin yapamayacağı şey yoktur.
İsrail'in, Afrika'da yaptığı şeyler varken, aynı şeyi Türkiye'ye baş
belâsı etmenin bir anlamı yok. Büyük İsrail'in Nil'den Fırat'a kadar
olduğu anlayışını, İsrail paraları üzerinde Anadolu haritalarının
olduğunu bir kenara bıraksak bile, büyükelçi Urfa için, "Burası benim
tarihsel ilgi alanım içindedir" diyor. Rica ediyorum, okuyucular
İsrail'in, Afrika'da nasıl iç savaş çıkardığını internetten
araştırsın. Eğer Türkiye'deki bu araziler İsrail'e verilecek olursa
Afrika'da hizmet veren bu firma, Türkiye'ye gelecektir. Bu
gelişmelerden korkmamız, senaryo değildir. Benim tanıdığım Erdoğan,
Gül ve AK Parti yöneticileri bunu yapmayacak diye düşünüyorum.
Yaparlarsa yapacak hiçbir şey kalmaz.

Türkiye ile İsrail arasında dört dörtlük bir ilişki varsa, tarım
arazisinin onlara verilmesi çok sürpriz olmaz zannedersem?

Umarım öyle değildir.

Kürt meselesi demişken K. Irak'ta Kürt Yahudiler olduğu yönünde
bilgiler vardı. Bu açıdan baktığımızda, İsrail'in 44 yıllığına bölgeye
gelmesi başka bir anlam ifade eder mi?

İlk defa size somut bir örnek vereceğim. Ben ilk yıllarımda Teknik
Üniversite'de okuyordum ve Kürt arkadaşlarla bir ev tutmuştuk. Ev
arkadaşlarımızdan Muhammed Yıldız, Teknik Üniversitesi'nde okuyordu.
Biz diğer arkadaşlarla gezerdik, eğlenirdik, ama Muhammed namazında
niyazındaydı. Aradan yıllar geçti, sekiz dokuz sene önce Irak'a
gittikten sonra görmediğim Muhammed, çat kapı Taksim'deki ofisime
geldi. Diplomasını kaybettiğini ve yeni bir diploma alması için
kendisine yardım etmemi söyledi. Ben de "gazeteye ilân verelim" dedim.
Diplomada "Irak doğumlu" diye ifade vardır. Muhammed, "Artık ben
Iraklı değilim, İsrailliyim" dedi. 1991'den sonra MOSSAD Kürt
bölgesini dolaşmış ve bazı insanlara 3 kuşak önce annesinin Yahudi
olduğunu iddia eden belgeler sunmuş. Altı ay inceledikten sonra,
"Doğru olduğuna inanıyorsan, al numarayı gel İsrail'e vatandaşlık
verelim" demiş. O dönem Barzani ve Talabani arasındaki savaş,
Türkiye'nin Çekiç Güç'ü gönderme planı bölgeyi yaşanmaz hale getirdiği
için, Muhammed İsrail'e gitmiş ve numarayı göstermiş. İsrail Devleti o
gün kendisine Yahudilik beratı ve vatandaşlık vermiş. Şimdi bu arkadaş
Yahudi. Arapça, Kürtçe, İngilizce, Acemce, Türkçe biliyor. Arada bir
gelip gidiyor. Her gelişinde topladığı bilgileri MOSSAD'la paylaşıyor.
Somut bir örnek ve arkadaşın bana anlattığı birçok konu var. Nasıl
olur da böyle bir İsrail'le çalışılabilir? Onun için İsrail'e hiçbir
şekilde güvenmem.

Tarım yapılacak toprakların köylülere iade edileceği konusu karşısında
Başbakan, "Yok öyle bedavacılık" dedi. Sizce topraklar köylülerin mi?

Mayın döşenen araziler istimlâk edilmiş ve kanunda amaç dışı
kullanımda tekrar eski sahiplerine iade edileceği yazılı. Mayın
temizlenecek burada tarım yapacaksanız amaç dışına çıkmış oluyorsunuz.
Bu toprakların eski sahipleri üç ay içinde aldıkları istimlâk bedelini
iade ettiklerinde, topraklarını geri alabilirler. Bu o insanların
anayasal hakları ve haksızlığa uğradıklarında dâvâ açma yetkileri
var.

Siz mayınların nasıl temizlenmesini istiyorsunuz?

NAMSA bu mayınları Suriye'nin tehlike olduğu söylemiyle sınıra
yerleştirdi. Kendisinin bu pisliği temizlemesi lâzım. O dönemde Suriye
yeni kurulmuş, ordusu bile yoktu. Nasıl olur da Türkiye'ye karşı
tehlike olabilirdi. Türkiye, NATO ülkesi, Türk subaylarının
denetiminde bu mayınların temizlenmesini istiyorum.

Hükümetin bu projesi ekonomik bir getiri için mi yapıldı?
Tarımı sen ben yapamam mı Allah aşkına! Kooperatif kurarız. Bugün Türk
firmaları Rusya'nın Sibirya'sında, Libya'nın çölünde iş yapıyor, kendi
toprağını mı işletemeyecek? Türk insanı beceriklidir.

Yahudilere hiç mi güvenmiyorsunuz?

Yahudilik meselesini cesaretle tartışmamız gerekiyor. İsrail kendini
Yahudi devleti olarak tanımlıyor. Ben İsrail'i eleştirdiğim zaman,
antisemitizmle suçlanmamalıyım. İsrail Dışişleri Bakanı Liberman seçim
kampanyasında Filistinliler üzerine nükleer bomba atmaktan bahsetti.
Kimse eleştiremedi. Moldova'da bar kabadayısıyken Filistin'e yerleşmiş
bu insanın neden burada olduğunu tartışalım. Ben İsrail'e sert çıkınca
Yahudi düşmanı oluyorum. Bakın bizi nasıl sıkıştırıyorlar? Arap
coğrafyasında yaşayan Yahudiler var. Bunlara en ufak bir şiddet
uygulanıyor mu, ancak İsrailliler İzmir'den ve dünyanın bir çok
yerinden kalkıp Filistinlileri öldürerek onların topraklarına
yerleşiyorlar. Ve bunu din namına yapıyorlar. Ben de Müslüman olarak
bu insanların Allah tarafından lânetlendiğini söyleyebilmeliyim. Ancak
İsrail'in Yahudilik adına hareket etme hakkı varken, Müslümanların
İslâm adına hareket etmeleri dünyaca kabul görmüyor. Bu insanlardan
korkmalıyız. Tarih boyunca neler yaptıklarını çok iyi biliyoruz.

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages