Annemin Ayakkabıları ve Gazzali'nin Kitapları

58 views
Skip to first unread message

Edip Yuksel

unread,
Mar 25, 2009, 1:56:30 AM3/25/09
to yuksel
Annemin Ayakkabıları ve Gazzali'nin Kitapları

3 Aralık 2008

FARUK EROL:
لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا
عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ

فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ
عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

Sevgili Edib Yüksel,

Size sevgili diyorum. Zira, o sevgili annenizin parçasısınız. Gelin,
beraberce, ulvi bir sükut ile o mübarek annenizin ayakkabılarının

altına boyunlarımızı uzatalım.

EDİP: Türkçeleşmiş ve Latin harfleriyle yazılmış ismimi Arapça aslına
uygun bir biçimde P harfi yerine B harfiyle heceleme hassassiyetini
göstermen ya yaşlılığına deli veya ...

Sevgili Faruk, Kuran'da bula bula, senin kutsal saydığın hadis
kitaplarına göre "tek şahitle gelen" ve hatta "tersinden nazil olan"
iki cümle ile başlamışsın nedense... Olmüş olan annemin
ayakkabılarının hangi çöplükte çürüdüğünü bilmiyorum ama hadi seni
kırmamak için bir ayakkabı hayal edeyim ve altına boyunlarımızı
uzatalım...

Kendi kutsal kitaplarına göre şaibeli birkaç cümle ile başlayan ve
hernedense ölmüş olan annemle devam eden ve dahası annemin
ayakkabıları ile kresendoyu bulan ilginç bir başlangıç. Bu emailin
nasıl gelişeceğini ve biteceğini merak ediyorum doğrusu....

FARUK: Hadice annemizin buyurdukları gibi:

"Allahümme entesselam ve minkesselam..."

EDİP: Şimdi sahneye bir başka anne giriyor... Sanki Hadice annemizle
yüzyüze sohbet etmiş gibi, uydurma hadis kitaplarından apardığın bir
sözü bana aktarıyorsun... Ancak, aparılan söz Kurani bir gerçeği ifade
ediyor... Allah'ın bir sıfatının Selam olduğunu ve selam'ın da
Allah'tan geldiğini anımsatmak için Hadice anamızın ismini veya
uydurma kitapları niye karıştırıyorsun ki... Bu gerçeği her müslüman
bilir ve buyurur. Senin bu Hadice hadisi şuna benziyor: "Fatma
teyzemizin buyurdukları gibi iki kere iki dört eder ve Güneş de
doğudan doğar!" Günaydın!

FARUK: http://www.furkanfm.org/phpBB3/viewtopic.php?f=75&t=1812

EDİP: Gördüm... Bir sürü sakallı yani bol kıllı ve sarıklı yani
başlarına beyaz pamuktan bezler sarmış adamın resmi var... Bilirim ve
tanırım bu cemaati ve tanrılaştırdıkları şeyhleri sözde alimleri...
Akıncılık döneminde Akıncı Güç başında bulunan Salih Mirzabeyoğlunu da
tanırım... Moro destanını kardeşim Metin ile birlikte çok severdim ve
hala severim... Kellesini, Arvasi ve Necip Fazıl'ın kellelerinin
yanına koyup kitaplarına kapak yaparak, Marx, Engels ve Lenin
üçlemesinin suni ve sünni bir örneğini geliştirmişti... "Ben ve O"
kitabını yazarak Arvasi'yi niye ilahlaştırdığını dünyaya ilan eden
NaFaKa'yı ilahlaştıran birisi Salih... Yani Allah'ın kulunun, kulunun,
kulu. Sadece Allah'a kul olabilecek cesaret ve feraseti gösteremiyen
ama dünyaya meydan okuyan ilginç bir insan.... Yiğit bir adam...
Hemşerim... Kendi oluşturduğu özel bir dille konuşan bir lider.
Kendisine takılanları en azından sövgü ve psikopatlık sanatında
ustalık düzeyine çıkaran birisi... İnglizce yazdığım anılarımda
kendisine ve ekibine birkaç sayfa ayırdığım bir kişi...

FARUK: "Çeşitli, lezzetli yemeklerle ve tatlı, soğuk şerbetlerle
bedenlerinizi rahat ve hoş tutunuz."

EDİP: Sağolunuz... Siz de lütfen kafanızı rahat ve hoş tutunuz. İyi de
bu basmakalıp sözleri niye tırnak için de sunuyorsun? Anlaşılması
zor...

FARUK: "İtidal haddiyle dıfk, şifalardan..."

EDİP: Ne? Ben hem Arapça, hem Farsça ve hem Türkçe bilirim ama
yukarıdaki ifadeyi anlayamadım.. Kürtçe ve İnglizce bile yaramadı.

FARUK: "İmam-ı Gazali'nin 'İhyâ' kitabı, bütün âlimlerce doğru ve
yüksektir. Bir gayrımüslim, severek yapraklarını çevirirse, müslüman
olmakla şereflenir."

EDİP: Buhari ve İbni Hanbel'in yapraklarından daha şerefli olmalı o
Gazzali'nin İhya'sı... İçinde birçok güzel nasihatın yanında bir sürü
saçma sapan nasihatın ve iddianın yeraldığı karmakarışık bir kitabın
yapraklarını çevirmek... Bu zevkli işe Kartal Maltepe cezaevinde iken
aylarca talim etmiştim.... Karmakarışık bir kitap... Örneğin
tırnakları hangi sırayla kesileceği sorusunu sorup parmakları tek tek
şeref sırasına koyan ve bu saçma sapan konuda iki üç sayfa "felsefe"
yapan bir adam... İşin garibi "Felsefe'nin İflası" diye akılsızlığa
övgü yapan bir felsefeyi savunan kitabın yazarı... İyi de yukarıdaki
iddiadaki "SEVEREK" kelimesi hiç mi dikkatini çekmedi... Severek'ini
sevsinler sevgili Faruk... Gazzali amca senin kafanda Allah'ın en
büyük vergisi olan akıldan bir nebze de mi bırakmadı? Bir insan hangi
kitabı "SEVEREK" okursa o kitabın davetine icabet etmez mi? Umarım
buradaki ÇEVİRME'nin okumadan bir çevirme olduğunu ileri sürmezsin?
Hani orada kastedilen Gazzali'nin kitabının yapraklarının iki
yaşındaki bir çocuk veya bir maymun gibi çevrilmesi ise ölü annemin
ayakkabıları gibi beni aşar...

FARUK: Esseyyid Abdülhakim Arvasi

"...İmam-ı Gazali, 23 yaşındayken, doğuda Hasan Sabbah ve adamları,
Selçuklu otoritesini yıkmak gayesi ile İsmailiyye düsturunu yaymaya
çalışıyorlardı..."

http://mustafasaka.blogspot.com/2008/12 ... alesi.html

"...İmam-ı Azam, kırk sene yatsı namazının abdesti ile sabah namazını
kıldı. Elli beş defa hac yaptı. Son haccında Kâbe-i Muazzama'nın içine
girip burada iki rekat namaz kıldı. Namazda bütün Kur'ân-ı Kerim'i
okudu. Sonra ağlayarak, "Ya Rabbi! Sana layık ibadet yapamadım. Fakat
senin akıl ile anlaşılamayacağını iyi anladım. Hizmetimdeki kusurumu
bu anlayışıma bağışla" diyerek dua etti. O anda bir ses işitildi ki;
"Ey Ebu Hanife! Sen beni iyi tanıdın ve bana güzel hizmet ettin. Seni
ve kıyamete kadar senin mezhebinde olup, yolunda gidenleri af ve
mağfiret ettim" buyuruldu..."

EDİP: Kırk sene (otuzdokuz veya kirkbir değil, kırk olmalı!) yatsı
namazının abdesti ile sabah namazını kılmışmış... İki rekaat namazda
tüm Kuran'ı okumuşmuş... Hayattayken hadislere göre amel etmiyor diye
mezhepçiler tarafından reddedilen ve Emevi ve Abbasi işkencelerine
maruz kalan Ebu Hanife'ye daha sonra yakıştırılan tüm o insanüstü
yetenekler, yine ona yakıştırılan bir mezhebi İslam diniyle
değiştirmek için uydurulmuş...

FARUK: "...Gazalî, felsefeyi dine mahkûm hale getirerek, İslam
düşüncesinin kaderini kararttı; İslam'a da insanlığa da büyük kötülük
etti. Fransız filozofu Descartes (ölm. 1650) ise felsefeyi dinin
uydusu olmaktan çıkararak, başka bir deyişle aklı kilisenin 'vahiy
adına' (!) vurduğu prangadan kurtararak insanlığın yükselişi yolunda
müthiş bir adım attı. Ne yazık ki, İslam dünyası hâlâ Gazalî rotasında
gidiyor. Bu yanlış rota, büyük Atatürk tarafından gerçek yönüne
çevrildi ama İslam dünyası Atatürk'e sırt dönerek rotadan yararlanma
imkânını kendi eliyle yok etti..." yaşar nuri öztürk - 02.12.2008

Dünyam, Cennete mahkum; yanlışlarının neresinden başlamalı zevksiz,
ahmak pezevenk?

EDİP: Nihayet makul ve doğru bir tesbiti alıntılamışsın, ama bu gerçek
seni öylesine rahatsız etmiş ki saçma sapan bir ifadeyle kızgınlığını
ifade etmişsin.

FARUK:

"Bilir misin çeng ve ud ne anlatmakta ?
Şarabı gizli için, çünkü apaçık içene gavur diyorlar." Hafız

'Vecdim çürük olduğundan' bi' de şarkı ))) :

"...Elmas; saf ve basit ... born in a world that love survives..."

http://www.vtunnel.com/index.php/101011 ... 2904916008

Doktor Faruk Erol

EDİP: Yukarıdaki saçma sapan ve uydurma rivayetleri nakleden birisinin
kendisine izafe ettiği Doktorluk payesinin de aynı biçimde uydurma
olabileceği düşünülebilir; ama senin gibi akıllarını kullanmaktan
tevbe etmiş nice kişinin şizofrenik bir yapıya kişiliğe sahip olduğunu
bildiğimden senin doktor olma ihtimalini yüksek görüyorum. Dünya
işlerinde aklını alabildiğine kullanan ama sürekli akletmeyi öven,
kalabalıkları ve ataları körü körüne izlemeyi sürekli eleştirin
kitabın sahibi olan Allah sözkonusu olunca, Allah'a isyan ederek
aklına ihanet eden birçok kişi tanıdım... Maalesef işte sen 10:100
ayetinde tanımlanan kişilerden birisin... Rabbim seni bu şirk ve
cehalet pisliğinden kurtarsın, sana yol göstersin diyemiyeceğim, zira
Rabbinin sana bağışladığı en önemli nimet, hayati öneme sahip bir
pusula olan aklını hurafelerin çöp sepetine atmışsın. Gazzali'ye,
Arvasi'ye ve menkibelerle putlaştırılan daha nice dinadamına kurban
ettiğin aklını kurtarabilmen için umarım biraz akıl kalmıştır sende.
Sen kendini değiştirmeye karar vermedikçe Allah halini
değiştirmeyecektir.

***

Tasavvuf Bahçeleri...
24 Mart 2009

FARUK: Bu iş kitapla olmaz. Akılla da varılmaz. Muhterem validenizin
dualariyle inşallah. ))) :

TASAVVUF BAHÇELERİ
Esseyyid Abdülhakim Arvasi

Takdim:

İrşad Edicim, Kurtarıcım ve Efendim Abdulhakîm Arvasî Hazretlerine
ait, dışından öğretici mahiyette bu son asrın en büyük din eserini, en
titiz sadakat, en derin dikkat ve en keskin haşyetle sadeleştirirken,
kendimden ekleyeceğim biricik ölçü, Büyük Velî'nin muazzez
ruhaniyetine sığınmak ve affını dilemektir.
NİSAN 1983

N.F.K.
Başlangıç
Zahir ilimlerinin, mevzu genişliği itibariyle tasavvuf ilmine nisbeti,
bir damlanın bir deryaya kıyası gibi olduğu, bazı tasavvuf
büyüklerinin açıkladıkları hususlardandır. Zira, tasavvufun mevzuu,
yerinde de bahs ve zikrolunacağı gibi, meâl olarak, Allah’ın Zâtıdır.
Öbür ilimlerin, mevzûu, ne kadar geniş farzedilse de «mümkinât
dairesi- olabilirler âlemi»nden dışarı çıkamaz. «vücup âlemi- olması
gerekenler âlemi»ne nisbetle «imkân âlemi- olabilirler âlemi»nin ne
olduğu, beyandan uzaktır. Şu halde, tasavvuf ilmi, zevkî ve vicdanî
olduğundandır ki, şanına lâyık bir şekilde kalemlerin diliyle
yazılması ve insanların diliyle ifadesi mümkün değildir. Bununla
birlikte, bağlıları tarafından pek çok kitap ve risaleler telif ve
tertip edilmek suretiyle, imkân nisbetinde izahına gayret sarf
edilmiş, muazzam maksat ve meseleleri de onların sohbetleri esnasında
beyan ve izah olunagelmiştir.

EDİP: (Kitapsız ve Akılsız okuyucu arayan yukarıdaki uzun Makalenin
gerisi silinmiştir) Açık sözlülüğün için teşekkür ederim Faruk. Yani
kitapsız ve akılsız müritler arıyorsun.. Başka adrese lütfen.

10:100 Hiçbir kişi ALLAH'ın izni olmadan inanamaz ve O, akıllarını
kullanmayanları rezilliğe mahkum eder.

22:8 İnsanlardan kimi, bir bilgiye, bir yol göstericiye ve
aydınlatıcı bir kitaba sahip olmadan ALLAH hakkında tartışır.

Selam ile...

Reply all
Reply to author
Forward
Message has been deleted
0 new messages