Nazionistlerin Gaza Toplama Kampındaki en Son Katliamları Üzerine

13 views
Skip to first unread message

Edip Yuksel

unread,
Jan 10, 2009, 2:38:47 PM1/10/09
to yuksel
Nazionistlerin Gaza Toplama Kampındaki en Son Katliamları Üzerine

Edip Yuksel

Her nezaman İsrael Filistin ve Lübnan'da yeni bir katliam
gerçekleştirse, İsrail'i lanetledikten sonra eleştirilerimin bir
kısmını Filistinilelere yöneltiyordum. Vazgeçtim artık ondan...

Seri cinayetler işleyen sadist bir cinsi sapığın tecavüzüne uğrayan
küçük bir kızın çığlıklar eşliğinde çırpınarak tırnaklarıyla ırz ve
can düşmanının yüzünü kanatıp seri katili kızdırmamasını, ve onu
yumuşatmak için ona şarkılar söylemesini öneriyordum ve aradabir o
kızcağızı cani mütecavizin yüzünü çizdiği için eleştiriyordum. Hatta
olaya tanık olan kızın küçük kardeşinin evlerinde bulabildiği kalem ve
misket gibi küçük nesneleri kapıp cani mütecavize doğru atmasını,
kendi canını da tehlikeye atmasını da eleştiriyordum...

Ne kadar da safmışım meğer. Gerçeklerden ne kadar uzak bir
hayalperestmişim... Israil Filistin topraklarında Irgun ve Hagana
terörüyle başlattığı işgalinden sonra İngiltere ve Amerika'nın
Ortadoğu'daki petrol kaynaklarını kontrol etmek için 1948 yılında
oluşturduğu İsrail devleti bir yüzyıl yıldır yürüttüğü terör ve
Nazionist politikasıyla topraklarından sürdüğü, geride kalanları da
katliamlarla sistematik bir soykırıma tabi tuttuğu, temerküz kaplarına
doldurup duvarlarla ve kuduruk zestapolarla açlığa mahkum ettiği,
çocuklarını ve umutlarını yok ettiği Filistinlilerle hiçbir vakit adil
bir barış istemedi ve istemiyecektir. Bu son duruşumu dile getiren
birkaç İnglizce makaleyi okumanızı öneririm. O makalelerde beni buna
sürükleyen gerçeklere ve olaylara örnekler sundum:

* Poor Cohen versus Bad Ahmad: The Rise of NaZionizm
* Your Children will be Ashamed of Your Support of NaZionist
Atrocities!
* Jews Condemn Atrocities in Gaza Concentration Camp
* How to Fight Nazionst Propaganda! How to Fight Nazionst Propaganda!

Yukarıdaki makalelerimi şu linklerde bulabilirsiniz:

http://groups.google.com/group/19org
http://www.facebook.com/group.php?gid=57406004740
http://www.opednews.com/author/author24172.html
http://www.19.org/forum

Nazionist İsrail'in değişmeyen politikası, USA-Inc ve İngiltere'den
aldığı destek ile Filistin halkını belirsiz bir politika ile bölüp
yoketmek... Anlgo Saxonların kaç yüz yıl önce Kızılderililere
uyguladığı ve yetmiş seksen yıl önce Hitler'in Yahudilere uyguladığı
soykırımlardan tecrübe kazanmış bir politika ile... İsrail'in görevi,
Amerikan emperyalizminin Ortadoğu'daki melanetleri için sürekli bir
bahane olma görevini sürdürmek...

Nihayet, ilk kez şu sonuca vardım. Nazionist İsrail devleti insanlık
düşmanı bir canavardır. Yok olmadıkça o bölgeye ve dünyaya barış ve
adalet gelmez. Barış ve adalet isteyenler olarak bu yönde
çalışmalıyız. Kuşkusuz bu mücadelenin silah ve şiddet ile
kazanılacağına inanmıyorum. Bu konuda bizden çok üstünler...
Filistinlerin can havliyle gösterdikleri reaksiyonu eleştirmiyorum,
ama, Nazionist canavarını yenmenin en etkili yönteminin onu besleyen
Emperyalist USA-Inc'i etkilemek ve onun vahşetlerine engel
olabilmek...

Amerika'yı iki-partili uyduruk bir sistemle yöneten emperyalist
oligarşinin ve işbirlikçileri Nazionistlerin başarısında en önemli
rolü oynayan faktörlerden biri Amerikan medyasının propaganda için çok
iyi kullanılmasıdır. Amerikan halkı müthiş bir propaganda ile
aldatılıyor, maalesef. Buradaki televizyon kaynaklarında İsrail
yardıma muhtaç bir zavallı olarak gösteriliyor... Tanka karşı elinde
taşla duran delikanlı Filistinli ise bir terörist olarak.
Propagandanın hipnoz edici, gerçekleri çarpıtıcı tüm entrikalarını
başarıyla kullanıyorlar... Satın alınmış Evangelist liderlerinin Pazar
vaazları ve milyonlarca satan kitaplarla da Nazioyinst İsrail'e
koşulsuz yardım etmenin dini bir görev olduğu öğretiliyor sürekli.
Nasıl ki Emevi ve Abbasi döneminin saltanat propagandacıları mehdi ve
deccal hakkında bir sürü hadisler uydururak müslümanları birbirine
karşı savaştırmış çeşitli katliamlar gerçekleştirmişse aynı şekilde
Anglo-Saxon emperyalizmi St. Paul'un uydurmalrı üzerinde üretilen
modern uydurmaları dindarlara pazarlayarak onları birer bağnaz ve
aptal Nazionist destekçileri haline dönüştürmüşlerdir.

Son günlerde Gaze temerküz kampında gerçekleştirilen katliam haberleri
verilirken Amerikan televizyonlarının kameraları gerçeği tahrif etmek
için hiç bir entrikayı ihmal etmiyor. Örneğin, ABC, CBS; NBC, CNN, ve
FOX gibi büyük medyanın kameraları birbirleriyle anlaşmış gibi
Hamas'ın attığı iddia edilen bir roketin İsrail'de bir tarlanın
ortasında açtığı küçük bir deliğe odaklanıyor ve korku ve panik
içindeki İsrail artistleriyle söyleşiler yayınlıyorlar... Naziyonist
İsrail'in Gaza'da yürüttüğü katliam sürekli olarak "terörist Hamas"ın
İsrail'e attığı "yüzlerce" roketlere karşılık olarak bir tepki olarak
sunuluyor ve zavallı İsrail'in başka çaresi olmadığı yönünde
çerçeveleniyor, sunuluyor... Geçenlerde bir okulu havadan yerle bir
edip 40'tan fazla Filistinli çocuğu katletme haberi de, "Okulda
saklanan terörist Hamas militanlarını vurmak için kendini savunun
İsrail" ifadeleriyle sunuldu.

Hatta, Amerika'daki güçlü Nazioyonist lobisi ve onların işbirlikçisi
Evangelist Hristiyanlar + Neoconlar + Silah Endüstrisi + Savaş
ihalecileri + Petrol Şirketleri koalisyonunun ahlaksızca sürdürdüğü
propaganda, "Meksika'dan güney Kaliforniya'ya veya Kanada'dan
Vermont'a yüzlerce roket atılsa biz Amerikalıların tavrı ne olur?"
sorusuyla kritik düşünme yeteneği dumura uğratılmış Amerikalıları
(Türk halkı da pek farklı değil ya devlet propagandası Yani sebep ve
ilişkisinin ırzına geçiliyor. ... (Maalesef tüm devletler barış ve
savaş zamanında bu tür propaganda melanetlerini kullanıp gerçekleri
çarpıtabiliyor ve devlet terörünü ve katliamlarını meşru
gösterebiliyor. Bu yüzden, gerçekleri çarpıtan propaganda haberlerini
salak salak dinleyip hipnoz olarak kışkırtılan ve ellerinde
bayraklarla kan dökmek için sokağa fırlayan tüm milliyetçilerden
nefret ederim. Amerikan milliyetçilerini gördükten sonra Türk veya
Kürt milliyetçilerinin de aynı şeytani hipnozun kurbanları olduğu
konusunda zerre kadar kuşkum kalmadı... Neyse bu daha detaylı bir
tartışma isteyen bir konu...)

Çağımızın en büyük katliamları ve savaşları nasyonalizm ideolojisi
için emperyalist devletler ve onların piyonları tarafından işlenmiştir
ve bu katliamlardan para kazanan korkunç büyüklükte uluslararası silah
üretme ve pazarlama şirketleri oluşmuştur. Korku üzerine geliştirilen
ve korku ile haklı çıkarılan katliamlar, son yıllarda "terrörizm"
propagandasıyla sürekli bir savaş haline dönüştürülmüştür. Terörizm
diye betimlenen ve bazan abartılan tepkinin aslında en büyük terörist
olan devletlerin fakir ülkelerde işlediği vahşetin, katliamların,
neokolonializmin yan ürünü, hatta özellikle geliştirilen ürünü olduğu
apaçıktır. "Terör" ile korkutulan kitleler, devletlerinin
"güvenliklerini korumak için" dünyanın herhangi bir bölgesinde
işleyeceği her türlü işgali ve katliamı rahatlıkla
onaylayabilmektedir. Hatta, işkence gibi bir insanlık suçunu bile
normal bir savunma metodu olarak kabul edebilmektedir. Amerikan
halkının özellikle dindar, milliyetçi ve yaşlı kesiminin bu "terör"
propagandasıyla nasil hayanlaştırıldığına ve 1984 Yılı kitabının
yazarı Orvel'in kehanetlerinin gerçekleşmesine bizzat tanık oldum.
Aşağıdaki ilişkiler üzerinde lütfen düşününüz. Irkçılığa, işgal ve
katliamlara gösterilen tepkiyi onaylamak için listelemiyorum; aksine
terör diye lanetlenen şiddetin aslında devlet ve milliyetçilik yoluyla
kutsanan daha büyük bir şiddetin yan ürünü olduğunu göstermek için
aşağıdaki örnekleri sıralıyorum.

İsrail'in Filistin topraklarını işgali ve katliamları---- > PLO, Hamas
İngiltere'nin İrlanda'daki işgali ---- > IRA
Sri Lanka'nın Tamil'deki ırkçı politikası ---- > Tamil Gerillaları
İsrail'in Lübnan'ı işgali ve katliamları ---- > Hizbullah
ABD'nin CIA yoluyla Musaddık hükümetini devirmesi ---- > Mollarşi
Rusya'ın Afganistan işgali ve katliamları ---- > Taliban
Rusya'nın Çeçenistan'ı işgali ve katliamları ---- > Çeçen mücahitleri
Türkiye'nin Kürtlere yönelik ırkçı zülüm politikası ---- > PKK
Amerika'nın İsrail'e desteği ve Suudi'ye askeri üs açması ---- > El-
Kaide

Filistinde'ki trajedi maalesef kısa vadeli olarak çözmek mucizevi bir
ilahi müdaheleyi gerektiriyor... Ama maalesef biz Müslümanlar Allah'a
ve elçisine ihanet içindeyiz ve öylesine mucizevi bir yardımı
hakketmiyoruz. Kuran'a eş koştuğumuz hadis ve sünnet öğretileri adı
altında bize din diye sunulan şeyatani öğretiler ve hurafe
kitaplarıyla akla ve bileme yabancılaşmış, hatta düşman olmuşuz.
Kuran'a eş koştuğumuz, hatta tercih ettiğimiz o cahili öğretiler
yüzünden birbirimize, farklı görüşlere tolerans ve tahammül göstermek
yerine Talibanvari bir ahlak polisliğine özenmekteyiz. O cahili
öğretiler yüzünden nüfusun yarısını oluşturan analarımızı ve
bacılarımızı kişisel potansiyellerine ulaşmalarını engellemekte ve
onları diri diri kimliksizliğe mahkum etmekteyiz.

Filistin'de nerdeyse bir yüzyıldır devam eden korkunç zulüm ve katliam
karşısında bir milyarı aşkın müslümanlar olarak gösterdiğimiz acizliğe
son vermek için birkaç düzinelik bir ajanda listesi yapabiliriz Ben
bunlardan çok önemli gördüğüm birkaç tanesini paylaşayım:

1. Son peygamberin Kuran'da ifadesini bulan tek şikayetine kulak
vermeliyiz ve Kuran'ın mesajına ihanet etmekten vazgeçmeliyiz. Bu
önemli konunun detaylı tartışması için size Manifesto for Islamic
Reform'un Türkçe çevirisi olan İslami Reform için Manifesto kitabını
incelemeye ve tartışmaya davet ediyorum. Kitabı dilerseniz bedava
olarak Internetten indirip okuyabilirsiniz.

2. Müslüman çoğunluğa sahip olan ülkelerin başına emperyalizmin
kuklaları olarak geçirilmiş despotların, kralların ve şehyhlerin
indirilip "halkın içinden, halk tarafından, ve halk için" seçilmiş ve
bireysel haklara saygı gösteren devletlerle değiştirilmeli...
Vatandaşına yukardan bakan değil, vatandaşına saygı gösteren ve ona
hizmet eden devletler... Bunun gerçekleşmesi için halkın kritik
düşünmeyle tanıştırılması ve Kuran'ın mesajıyla uyarılması gerekir.

3. Avrupa ve Amerika'da bulunan müslüman azınlıklar her yönden
aktifleşmeli ve o ülkelerde etkin olan Naziyonist ve Emperyalist
propagandanın etkisini zayıflatan ve yalanları ifşa eden bir
bilgilendirme kampanyası başlatmalı. Örneğin, bunu Amerika'da
gerçekleştirmek umuduyla Müslümanları politik bir örgüt altında
birleştiren Muslims for Peace, Justice and Progress (MPJP) örgütünü
kurmaya çalışıyoruz. İnşallah başarılı olur.

Son yirmi yılda tanık olduğum gelişmeler bana şunu gösteriyor: Dünya
kritik bir dönem yaşıyor ve sosyal, ekonomik, politik ve askeri yönden
büyük bir şok ve deprem yaşadıktan sonra Müslümanlar Kuran ve akıl
ışığında kendilerini reforme ederek 74:37 ayetinde sayılan birinci
yolu seçerek tekrar dünya halkları için bir adalet ve barış meşalesi
tutacağına inanıyorum...

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages