-- Üçlemede çelişkiler görüyorum.
-- Aklını kullanma; inan.
-- Reankarnasyon inancında çelişkiler var.
-- Aklına güvenme... Rahiplere inan.
-- Papa'nın günahsız olduğuna inanamıyorum.
-- Aklını kullanma. Sadece inan.
-- Muhammed peygamberin miraç'ta Allah ile namaz pazarlığı yaptığını
kabul edemiyorum.
-- Aklını putlaştırma; inan.
-- Kuran niye Allah sözüdür? Muhammed peygamberden ikiyüz üçyüz yıl
sonra derlenen rivayetlere nasıl güvenebilirim?
-- Sorma, sorgulama.. İnan.
İnanmak aslında en yakınındaki, en şatafatlı, veya en şamatalı
kalabalığa uymak için kullanılan bir "euphemism"dir (bu kelimenin
Türkçesi'ni bulamadım). Bir arkadaşımız hakkında anlatılan bir
hikayeyi sorgularız; ama maalesef Allah hakkında uydurulan hikayeleri
sorgulamanın şeytani bir tavır olduğuna inanırız. Nitekim bu inanç
yoluyla, şeytanlar Allah hakkında milyonlarca uydurmayı insanlara din
ve mezhep diye binlerce klise, cami ve ibadethanede yutturmaktadır. En
saçma ve en tutarsız hikayeler Allah adına, peygamberleri adına
anlatılınca bu "inanç" adı verilen şeytani propaganda yöntemiyle
milyonlarca kişiyi hipnoz ederek taraftar bulabiliyor. Hem de
canlarını ve mallarını kurban edebilecek kadar fanatik taraftarlar...
Kuran, İMAN işleminin bir zan bir sanı değil, delile, bilgiye ve akıl
yürütmeye dayanan mantiki bir işlem olduğunu bir kanaat ve takdir işi
olduğunu bildirir.
Quran: a Reformist Translation adlı İnglizce çeviride bu konuyu
detayıyla tartıştım ve "belief" veya "faith" kelimesini ve türevlerini
neden "ACKNOWLEDGEMENT" olarak çevirdiğimi savundum. MESAJ çevirisinin
en son düzeltilerinde İNANMAK kelimesinin türevlerini Gerçeği
Onaylamak olarak çevirdim. Örneğin, Mümin kelimesini, sorgulamadan
inanan anlamına gelen İnanan olarak değil, Gerçeği Onaylayan olarak
çevirdim.
Kuran düzinelerce ayette sürekli olarak aklımızı kullanmamızı teşvik
eder. Akıllarını kullanmayanların pisliğe ve perişanlığa mahkum
olacağını bildirir. Akıl, bizimle Allah arasında irtibat kuran ve
Allah'ın sözlü mesajını takdir etmemizi sağlayan en büyük nimettir.
Akıl ile Hevayı yani mantıksal düşünme ile duygusal davranmayı
birbirine karıştıran şeytan maalesef bizi Allah'a ulaştıracak tek araç
olan aklı kötülemek için bir sürü propaganda sloganları ve hapları
icat etmiş ve örneğin "aklı putlaştırmak" gibi bir saçmalığı halk
arasında yaymıştır.
Akıllarını kullanmayarak hayvanlaşmış tipler, saçma sapan, çelişki
dolu dini iftiraları sorgalayanları hemen, "Sen aklını
putlaştırıyorsun" diye suçlarlar. Kuşkusuz bu suçlamanın ardında gizli
veya açık tehdit te vardır. Hani "Sen aklını kullanıp bizim
dedelerimizden aktardığımız bu dini uydurmaları, Allah'a ve elçilerine
yönelik uydurulmuş bu hakaret ve iftiraları sorgularsan seni aforoz
ederiz ve hatta gücümüz yeterse seni döveriz ve hatta öldürürüz!!"
Akıl düşmanı bu dindar tipleri Kuran birçok ayette tasvir eder bunları
her dini cemaatte ve her ülkede bulabilirsiniz.
Akıllarını kullanmayarak hayvanlaşan insanları koyun sürüsü gibi
güdebilen insanlardan ve cinlerden şeytanlar, maalesef bu şeytani
desiseyi Allah'ın dininin bir metodu olarak sunmaktadırlar.
Örneğin, "İslam akıl dini değil, nakil dinidir" safsatası da yine
şeytan tarafından uydurulmuş ve maalesef "kör taklitçiler" olmakla
övünebilen akılsızlar tarafından sık sık kullanılmaktadır.
Gerekirse veya istek olursa bu konuda biraz daha derli toplu ve
detaylı bir makale yazabilirim. Ne dersiniz?
İslam Akıl Dinidir. Akılsız Nakil Şeytandandır.
Selam,
Edip