MAVI BIR ÖLÜM

143 views
Skip to first unread message

muntehir

unread,
Sep 15, 2006, 6:24:09 PM9/15/06
to Edebiyat_defteri
MAVI BIR ÖLÜM

Yine sana seslenecegim
Senin kim oldugunu hiç bilmeden
Senin kim oldugunu en çok bilerek
Isyankar zambaklarin çilgin nilüferlerin
Dört nala açan kiraz çiçeklerinin
Dudak kivrimlarina yoldas olacagim
Sari bir hüzün kizil bir gurur
Ve siyah bir öfkeyle konusacagim sana
...........
Sana oklardan degil yaylardan bahsedecegim
Gülün dikeninden degil
Gülleri ve dikenleri dogurmaktan yorulmayacagim
Topraktan söz açacagim
Akan su gelmeyecek kelimelerime
Suyu sefkatle kucaklayan damlalari dinlendirecegim
............
Yine sana seslenecegim
Senin kim oldugunu hiç bilmeden
Bilmek istemeden
.........
Alaattin'in sihirli lambasindan çikan cin bana gelseydi
Ve ne dilersem dilememi isteseydi
Hiçbir seyi elde etmeyi dilemezdim
Bir seyden vazgeçmek isterdim sadece
Hayatta bir seyden vazgeçmek lutfedilseydi
Bedeli her seyim olsa bile
Sana seslenmekten vazgeçmek isterdim
Garip degil mi sana seslenmekten vazgeçtigimi
Bundan hoslandigimi düsünüyorsun belki de
Oysa sana seslenmek bütün hesaplarimi gördügüm su dünyadaki
Tek geride kalmis hesap benim için
Bu dünyadaki tek yük
Bu seslenisin kalbini avucumda tutabilmek

Kürek mahkumu için kürek neyse
Benim için de sana seslenmek o
Bir yandan gemiyi ufka ulastirmanin tek yolu
Öbür yandan bileklerimden sizan kanlarin
Gönlümü isgale yönlendigi bir rotanin can suyu
Oysa ben sana kürekten degil gemiden bahsetmek isterdim
Atalarim bana kadinlara gökyüzünü
Gemileri ve yelkenleri anlatmayi ögrettiler
Sen kürekleri yagli urganlari
Geceyi siyaha gömen firtinalari ögretmeye çalisiyorsun

Sana ellerimle dokunarak gözlerimle oksayarak
Göstermek istedim
Rüzgarla sisen beyaz yelkenleri
Ama senin vaktin yoktu
Ben bunu hiç anlayamadim
Kavmimin kadinlari bana ögretmediler ki
Bazi kadinlarin beyaz apoletlerden daha çok
Siyah apoletleri sevebilecegini
.............
Sana sesleniyorum
Ve gözlerin bileklerimden parmak uçlarina
Toplanmis kan pihtilarini seyrediyor
Kürekleri birakamiyorum
Önce yücelttigin sonra terkettigin askin onuru için
Kalemi bir an elimden düsürmüyorum
Ankara Kalesi'nin önünde
Sana sesleniyorum
..............

Benden kaçip cennete gitmek isteseydin
Seni cennetin kapisina kadar götürürdüm
Bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydi
Cehennemle konusur Seni ona anlatabilirdim
Oysa sen ne cenneti isteyebilecek kadar asik oldun
Ne de cehennemi isteyebilecek kadar ayrilik

Seviyorum seni ama dedin
Hosçakal diye ekledin
Simdi gitmeye mecburum
Belki yine gelirim, umarim gelirim
Son söz oldu
Cennet ve cehennemin dillerini
Savas naralarini ve ask siirlerini
Gazelleri ve bolerolari ögreten atalarim
Senin sözlerinin anlamini ögretmediler
Hiçbir sey söylemeden gittin
Ayriligin dilsiz oldugunu ben senden ögrendim
Dilsiz olanin yasayabilecegini sen ögrettin bana
Ve kalemimle ilk defa yavan gözlerle baktin
Yine yeniden sadece sana seslenecegim

Müebbet bir ask disinda
Bildigim tüm duygularimi terkedecegim
Sana seslenecegim yine
Seni sadece kuru bir sevgiyle degil
Derin bir hüzünle binlerce yillik bir gururla
Ve pervasiz bir öfke ile sevdigimi duyuyor musun

Mütevazi bir sevgiyle degil
Küstah bir askla sevdim seni
Ben Osmanli gibi
Kollarimin yetismedigi bir aski kucaklamaya çalisirken
Ölen köprülerin ülkesindeki Venedikteki son sancagi
Kisin üsümemek için sal yaptin kendine
Neden bilmiyorum özlemin artiyor içimde
Gün geçtikçe eksilir demistim oysa
Atalarimin ögrettiklerine de ters düsse de
Sana inanirim bilirsin
Zamanla unutursun demistim
Niye daha derinlesiyor öyleyse
Derinlesiyor özlemin
Ve gönlümde bir iç savasta dökülen kanlari
Costuruyor ayrilik sözlerin
Öfkelerimin kararliligini
Aska katik ederek konusacagim
Bedenim bu dünyayi terk edene kadar
............

Öyle saniyorum ki
Hüzünle ve aciyla pek barisik olmadigin için
Benden uzun yasayacaksin
Benden sonra kelimelerim gelecek gönlüne
Onlarin benden geldigini bir tek sen bileceksin
Küstah bir askla sevecegim seni
Ben savas ve ölümle hasir nesir olan
Kelimeler disindakileri unutmaya gayret edecegim

Ömrün geri kalininda
Sana seslenecegim yine
Ben seni Beyrut gibi sevdim ama
Sana ne Magribi ne de Manhattan'i anlatamadim
Bagdat ve Sam'i isgale yeltenmisken
Venedik! ten gelen ihanet tarumar etti ordularimi
Sari bir keder, kizil bir kibir, siyah bir isyanla konusacagim
sana
Senin kim oldugunu hiç bilmeden
Aglayan zambaklarin dudak kivrimlarina yoldas olacagim
Senin kim oldugunu en çok bilerek
Kavmimin bana vaat ettigi tüm asklari terk edecegim
Müebbet bir ask, Sari bir hüzün
Kizil bir gurur ve siyah bir öfkeyle konusacagim
Bu dünyayi terk etme müjdesi gelene kadar
..........
Hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydin keske
Hüznün beni asan taskinligini
Gururumun binlerce yil önceden miras kalmis hoyratligini
Öfkelerimin hiçbir zaman sona ermeyecek ve azalmayacak
kararliligini
Anlayabilseydin
Anlatabilirdim sana
Seninle yasanan bir asktan sonra
Ayriligin ölüm bile olsa
Mavi bir ölüm olacagini

Ömer ÇELIK

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages