|
Ünlü şair ve yazar Erdem Beyazıt hayatını kaybetti.
ERDEM BEYAZIT KİMDİR?
Askerlik dönüşü fakülte değiştirerek yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi DTCF Türk Dili ve Edebıyatı Bölümünde tamamladı. Edebiyat öğretmenliği, kütüphane müdürlüğü yaptı. İstanbul Türk Musikîsi Devlet Konservatuarı’nın kuruluşu sırasında genel sekreter olarak çalıştı.
Daha sonra, Sanayi Bakanlığı İnsan Gücü Eğitim Dairesi Başkan Yardımcısı iken bu görevinden istifa suretiyle ayrılarak Akabe Yayınları’nın ve Mavera dergisinin yönetimini üstlendi. 1984’te Akabe A.Ş.’nin İstanbul’a taşınması kararı ile bu görevini devrederek yeniden memurluğa döndü. DPT’de sözleşmeli personel olarak çalışırken, 1987 Milletvekili seçimlerinde Anavatan Partisi’nden aday oldu.
Kahramanmaraş’tan milletvekili
seçildi. TBMM’nin 18. Dönem çalışmaları süresince Milli Eğitim ve Çevre
Komisyonlarında görev aldı. 1991 seçimlerinde adaylığını koymadı,
İstanbul’a yerleşti. Evli ve dört çocuk babasıdır. Tok, kavgacı, destana
yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar
işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motiv” halinde bütün şiirlerine
yayılmıştır. Şiirleri Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük
Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayınlanmıştır.
Aldığı Ödüller: Risaleler; Türkiye Yazarlar Birliği 1988 Şiir Ödülü. İpek
Yolundan Afganistan’a; TYB 1983 Gazetecilik Ödülü.
|
|
Ünlü şair ve yazar Erdem Beyazıt hayatını kaybetti.
|
Şair ve eski milletvekili A. Erdem Bayazıt, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Uzun süredir kanser tedavisi gören 69 yaşındaki Bayazıt, İstanbul Özel Acıbadem Hastanesinde hayata gözlerini yumdu. Bayazıt için, yarın ikindi vaktinde Eyüp Sultan Camii'nde cenaze töreni düzenlenecek. |
şair Erdem Bayazıt HAKKA YÜRÜDÜ.
“ Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık, bize ne yapsın ölüm!”
Uzun süredir kanser tedavisi gören şair, 05.07.2008 (5 Temmuz Cumartesi) günü saat 19.00’da Hakkın rahmetine kavuştu. Cenazesi 07.07.2008 Pazartesi günü ikindi namazını müteakip EYÜP SULTAN Camii’nden kaldırılacaktır.
HAYAT,ebede doğru meyillendirilmiş,akışı durdurulamıyan bir su gibidir.Yokuşlardan,vadilerden, düzlerden saniye durmaksızın akar.Ebedin hangi sahilinde,ne zaman,nasıl sonsuzluğa karışacağını bir tek Rabbimiz bilir. Bize düşen daima güzeli,iyiyi,hayırlıyı görüp yaşamaya çalışmak,geride kalan izimiz ve hatıramızın hayır ve hoşlukla yadedilmesine sebep olacak bir iz takip etmek... Yaşamak zordur,der bazıları.Zira bazen karmaşık ve içinden çıkılması imkansız gibi çetrefil yollara ve buradan ne zaman ayrılacağım acaba?dediği duraklara uğrayabiliyor.Buralarda ne hikmet ve güzellikler olduğunu durup düşünenler,hayatın sırrını bir nebze keşfedebilenler anlıyor ancak.Şuradan bir an önce kurtulayım,kör telaşı içinde,aceleyle çıkışı bulmaya çalışanlar, zorlukların içindeki kolaylıklara, çirkin addedilen şeylerin arkasındaki güzelliklere asla ulaşamadan,yara bereler içinde yorgun,canından bezgin bir tarzda,kendi içindeki fikri kargaşada boğulabiliyor.Hayat devam etse de, o, ümit ve hayallerini,yola devam şevkini kaybediyor. Bekledikleri,hayatı terkettiği anın bir adım ötesinde belki ama mücadeleyi bıraktığı için oraya ulaşamıyor. Hayattan bir sürü beklediklerimiz vardır. Hayat,cilvesini,cevelanını,hareket ve canlılığını hissedebilenler için,nasıl bir nimet olduğunu bütün haşmeti ile okutuyor.İnsan olarak yaratılmak ise, apayrı bir nimet.Düşün bir dağ olsaydın,insan ile kıyaslanınca,hayattan hissen ne kadar olurdu? Sen,düşünüyor,görüyor,hissediyor,sana verilen duyular tartılarıyla hayatı yorumluyor, ona anlam katıyor ve o anlamı tadıyorsun.Bu tatda marifetullah var.Bu tatda muhabbetullah var.Hayatı sana ihsan edeni bilmek ve gerçek anlamda sevmek var. Erdem Beyazıt da hayatı anlayıp yorumlayanlardan,onun tadına tat katanlardan. Gönlünü kitaplarıyla ,hayatıyla ortaya koymuş. Hayatın son durağında,bir koyda, günahları silen bir hastalıkla yıkanıp arınmış,paklanmış. Son kavuşma noktasında,ebede,Rabbine tertemiz olarak kavuşmuş. Bizim bildiklerimiz bize hatıra olarak kalırken,bilmediğimiz ebede ve Rabbine ait gizliliklerin,güzelliklerin mükafatını almaya gitti.Yaşadı ve bir iz bıraktı geride.Hayırla yadedilecek bir iz... Allah rahmet eylesin.Ailesine ve sevenlerine sabır ihsan eylesin.hayat yolunda bırakılan bu güzel izleri takip edip,hayırda yürüyenlere de selam olsun.
Mü'mine Güneş(Çakır) |