ADAY KİMDİR? SEÇMEN NEDİR?
SEÇİM NE İÇİN YAPILIR?
Mustafa Nevruz SINACI
Mevcut tanımlama sisteminde adına “seçim” denilen ve fakat esasta seçimle, seçmek ya da seçilmekle hiçbir ilgisi, alâkası bulunmayan “30 Mart yerel yönetici belirleme” aksiyon, usul, eylem yahut ritüeline çok az kaldı. Günü gelince, 18 yaşından gün almış tüm vatandaşlar “seçmen” sıfatına bürünerek; Parti sahibi, sulta, cunta, vesayet, oligark, kripto veya eşkıyanın önlerine koyduğu listede yer alan seçenekler (adaylar) arasından birine oy verecekler.
Bu eylem ve işleme yasa “vatandaşlık görevi” diyor.
Peki öyleyse, gerçek anlam ve hakiki bağlamda vatandaş nedir?
Vatandaş: Kısaca, vatan/yurt üzerinde eşit hak sahibi sıfatıyla mevcuda paydaş olan; Adına Anayasa denilen toplumsal sözleşmede hüküm altına alınan ve evrensel hukukun temel ilkesi gereği:, Devlet idaresinde, bizzat seçeceği ve icabında azil edebileceği vekilleri yoluyla tayin, tespit ve belirleme hakkını kullanan; Böylece de, beşeriyetin ve medeni siyasetin üç ana ilkesi Cumhuriyet, Lâiklik ve Demokrasi bağlamında görev ve sorumluluğunu yerine getiren; Keza devlet cihazına karşı yükümlülüklerine sahip ve saygılı; İyi, onurlu-sorumlu, namuslu ve dürüst kişiler olup; Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununun 11. maddesi bu tarifi amirdir.
Nasıl ki, anarşi, terör, tedhiş, rüşvet, iltimas, hırsızlık, yolsuzluk; Taammüden can, mal ve ırza tasallut; Gasp, irtikap, adi ve nitelikli dolandırıcılık, ferdi veya organize sahtecilik, suç örgütlerine iştirak, ihaleye fesat karıştırma, görevi istismar ve suiistimal, din tüccarlığı/siyaset simsarlığı, haksızlık, zulüm, işkence gibi yüz kızartıcı, utanç verici, insanlık dışı, hayvan altı, yaratıklar Avukat, Hâkim, Savcı ve idareci olamazlarsa, asla ve kesinlikle seçmen ve siyasetçi de olamazlar. Olmamaları da gerekir.
Modern sosyoloji, politika bilimi, medeni siyaset ve mülki idare ilminin gereği budur.
Ayrıca: Vatandaş, “dolaylı demokrasi” rejiminde, halk adına temsil görevini fiilen ve profesyonel olarak yürütecek vekilini bizzat kendisi seçmek zorunda ve durumundadır. Hangi derece ve düzeyde olursa olsun, başkalarının belirlediği adayın leh veya aleyhine oy verilmesi saçmalık, ahlâksızlık, nitelikli dolandırıcılık ve sahtekârlıktır. Kaldı ki, esas itibarıyla Milletin Avukatı hükmünde olan “Millet Vekili” de, aynı usul ve hükme tabii olup, asil istediği zaman vekili azletme salâhiyetine sahip bulunmadıkça vekâlet caiz değildir. Hukuki ve ahlâki olmaz.
Şu hale nazaran:
1. ADAY: Halk içinde yüksek fazilet, gerçek ilim, mutlak dürüstlük, adalet ve ahlâki erdemlerle temayüz etmiş; Şerefli, soylu, prensip/ilke ve yerleşik karakter sahibi; Kendini hak yoluna ve millet hizmetine adamış.; Hırs, ihtiras, gösteriş ve alâyişten uzak kimselerden; Parti sahibi, sulta-cunta, vesayet ve dikta gibi terör-tedhiş, soygun-vurgun erbabı tarafından değil; Bizzat mahalle halkı ve yerel unsurlar tarafından, millet yöneticiliğine önerilen Hazreti İnsan.
2. SEÇİM: Mutlak surette millet adına ve milletten aldığı yetkiyi sadece millet için; Namuslu, dürüst, demokrat, onurlu, sorumlu, eşit/adil ve ilmî disiplinler dâhilinde kullanmaya ehliyetli, kadim ve liyakatli adayların:, (Daima takip, teftiş ve denetime açık olacak ve sürekli halka hesap vermeye hazır vekil taliplerinin) Bizzat vatandaş ‘seçmen’ tarafından bilumum ön hazırlık, oylama ve ilân evreleriyle ‘Yargı gözetimi ve Hâkim teminatı’ çerçevesinde, tam şeffaf, mutlak dürüst, adil ve eşit biçimde ifa ve icra edilen şerefli, soylu icraat’a seçim denir.
Bunun dışında, seçim adı altında yapılan her şey saçmalık, maskaralık, aldatma, oyun, düzen, sahtekârlık, nitelikli dolandırıcılık, suç örgütlerine katkı, amansız halk düşmanı hırsız, yolsuz ve soysuzlara yardım ve yataklıktır.
3. SEÇMEN: Yaşam çevresinde; Namuslu, dürüst, örnek ve önder insan gibi yüksek sıfatlarla temayüz etmiş, halk için hayırlı ve yararlı olacağına inanılan, kendisine itimat edilen kişilerden; Doğrudan halk tarafından belirlenip aday gösterilmiş Vekil adaylarına oy verecek; Bu esas ve kriterlere uymayan, “millete rağmen aday alarak dayatılmış ve/veya adaylığı satın almış fırsatçı, işbirlikçi, fesatçı, güdümlü uşak ve köpeklere” oy vermeyecek kadar akıllı kişi.
Von: ne_mutlu_t...@googlegroups.com [mailto:ne_mutlu_t...@googlegroups.com] Im Auftrag von Orhan Tan
Gesendet: 1 Mart 2014 Cumartesi 16:46
Cc: Şükrü S. Aya
Betreff: "ÖNCE VATAN" ULUSAL TV' DE ERMENİ PROGRAMI - ÖZET
Ermeni Meselemiz üzerine yıllarını vermiş, tamamen yabancı kaynaklara dayanarak yarattığı eserlerle Ermeni yalanlarına büyük darbe vurmuş Araştırmacı – Yazar ( Melih Aşık’ ın tabiri ile Tek Kişilik Ordu - http://www.gazeteoku.com/yazar/melih-asik/52166/tek-kisilik-ordu ) Sayın Şükrü Server Aya daha önce duyurduğum gibi ULUSAL KANAL’ ın 28 Şubat saat 13.00’ te yayına giren “Haber Masası” nda konuya ilişkin görüşlerini açıkladı. Programı kısa notlar alarak takip ettim. Ermeni Meselemize sahip çıkan yurttaşlarımız için bu ve benzeri konuşmaları takip etmek, özellikle yurtdışında yaşayan soydaşlarımızın bu konuda yabancılarla yapacakları tartışmalarda yararlanmalarının önemli olduğuna inanıyorum. Bu düşünce ışığnda Sayın Aya’ nın konuşmasını , onun ağzından naklen, özetlemek istedim. Özeti aşağıda okuyabilirsiniz. Sayın Yazarın bazı düşüncelerini tam olarak açıklayamadı isem kendisinden peşinen özür diliyorum. Ortaya koyduğu belge ve bilgilere yetkili ve görevli makam ve kuruluşlar tarafından özen gösterilmediğinden yakınarak, akademik ve politik alanda yapılması gereken onur savaşımızda bu belge ve bilgilerin kullanılmadığından üzüntü duyduğunu ifade ederek “Bunlar benimle birlikte toprağa gömülecek” sözü beni çok etkilemiştir. Bu mesajı ilgili olduğunu düşündüğüm politikacılara da göndereceğim. Ancak, bu konuyu vatani bir görev olarak benimseyecek, tarih / siyasi tarih eğitimi almış, çok iyi derecede İngilizce bilen ve bu bayrağı taşıyacak gençlerimizi de bu mücadeleye katılmaya davet ediyor, Sayın Aya ile temas sağlamalarını öneriyorum.
Saygılar,
O.Tan
KONUŞMA ÖZETİ;
“ ** Kitaplarımı TBMM’ ye gönderdim. Prof. Dr. Justin Mc. Carthy TBMM’ de 2005' te yaptığı konuşmadan sonra bir bilgi alınmadığını , TBMM eski Başkanı tarafından yaptırılan Ermeni konusuna ilişkin ‘ Ermeni Konusuna ilişkin İngilizce kitapların da dağıtılmadığını ve Meclis depolarında tutulduğunu’ ifade etti….
** Meclisin çogunluk bazı üyeleri konuyu tam bilmeden konuşuyor…...
** Armenians 1915 (http://armenians-1915.blogspot.com/ ) blogunda yazdığım İngilizce kitaplar var. Üç Ermeni gencin kurduğu bu blogtaki yazılar 150.000 sayfayı buldu.
** Ermeni Meselesinin çözümü için önerilerimi Cumhurbaşkanı dahil devletimizin üst düzey yetkililerine ve TBMM Başkan ve vekillerine gönderdim. Bir Başkan vekilinin sekreteri teşekkür etti, başka ses çıkmadı…Ayrıca, kitaplarımdan derlediğim cep kitabı veya resimli roman tarzında yazdığım Türkçe bir özet ve 90 dakikalık DVD ‘ yi gönderdim, yine ses yok…(Not; Sayın Yazar, “ Osmanlı Tarihi ve Ekonomisinde Atlamalı Ufak Bir Gezinti” başlıklı kitabını ve videosunu kast ediyor. O.T.)
** Türkiye’ de ve dünyada olup bitenleri görelim;
*** Başbakan, 2005 yılında MÜNİH Avrupa Güvenlik Konferansında soykırım yaptılar diyerek ulusumuza hakaret ediyorsunuz diyerek tüm katılımcıları azarladı. Ermeni Başbakanı da toplantıda idi. Aynı tepkiyi 2007’de New York’ ta bir TV (Charlie Rose) mülakatında, aynı şeyleri tekrarladı. Ancak bunların arkası gelmedi.
*** “Soykırım lafı” 1960 Yılından sonra Ermeniler tarafından pazarlamanmaya başlandı.
*** Şu anda en yetkili makam Birleşmiş Milletler. 1920’ de o zamanki adı ile Cemiyet-I Akvam (CA – Milletler Cemiyeti) Türkiye herhangi bir katliam yapmamıştır anlamında Türkiyedeki öldürme olaylarının, tamamen Merkezi Hükümetin bilgi ve kontrolu dışındaki çetelerce yapıldıgını ifade etti. Devletin emrinin olmaması, soykırım lafını hukuken hükümsüz yapar dedi.
*** 21 Eylül 1929’ da CA Genelsekreteri şunu söylüyor; “ Ermenilere bizim için çarpışın, size devlet vadediyoruz dedik, onlar da 200.000 kişilik bir kuvvetle Batı’ nın yanında savaşa girdiler ve Batı İçin savaşlarda öldüler. ”
*** Doğu Anadolu’ ya yapılacak yardım için görevlendirilen ve at sırtında bölgeyi dolaşan bir İngiliz Yüzbaşı; “ Duyduklarımıza inanamadık. Ancak, gördük ki katliamları Ermeniler yapmış.” diyor.
*** ABD Senatosu 1922 yılında 1.400.000 Ermeninin yaşadığını Kabul etmişti.
Osmanlı yönetimindeki Ermeni nüfusu 1914 de 1.300.000 civarındaydı, yani senato öldürmek şöyle durusun “nüfusun çogaldıgını” ittifakla Kabul etti.
*** 1914 Yılında ABD’ de yayımlanan bir makalede İstanbul Büyükelçisi Morgentau’ nun ifadeleri yer aldı. Morgentau’ nun hatıralarını Ermeni sekreterleri yazıyordu.
***Diyaspora Ermeni siteleri bizim hazırladığımız belgeleri sitesinlerine koymaz, Morgentau’ nun söylediklerini bir İngilizce kitapla yalanlamıştı. Londra’ da bana gerçek belge getirin “ben de soykırımı savunayım” demiştim.
*** Benim arkamda Türk yok, fantoma Ermeniler var, Ermenilere çok yakınım. (Not; Sayın Aya Armenians 1915 blogunu hazırlayıp devam ettirenleri kast ediyor. O.T.)
*** Kurnaz Ermeniler bu hikayeyi yüz sene sonra sermaye yapıp sanayi haline getirdiler.Onların kurduğu bu sistemi bozmak çok zor. Çözüm için yetkili bir organizasyon yaparsınız. Şu anda çok zayıf organlarımız var. Bazı yazarlar, E.Büyükelçi Şimşir gibi, istisnai araştırmalar seyrek. Meraklı iseniz Armenians blogunu okuyun.
*** National Geography’ de 2004’te Ermenistan ve Soykırım yapıldı denilen bir makaleye verdiğim paralı tepki ilanımı Türkiye’ de yalnız bir gazete (Vatan) yayımladı.
*** Torunlarımıza bühtan bırakıyoruz. Soykırım ile suçlanan paşalar çok temiz kişilerdi, Ermenilere pek çok faydaları bile olmuştur.
*** Taner Akçam’ ın gazetelerde çıkan AİHM’ müracaatından sonra yeni bir başvuru daha yapıldı, İçinde 200 kadar dünyadaki farklı ülkelerde yaşayanların imzalaraı var, bunların 30 kadarı Türk vatandaşları.
*** Dünyada Ermeniler aleyhine hiçbir şey bastıramazsınız. (Not: Fransa’ da bir tarihçinin hazırladığı ve bizim soykırım yapmadığımızı ispatlayan kitabı basım sırasında matbaadan toplatıldı. Bu olay üzerine yetkili mercilerimize (!) o yazardan telif hakkını alıp kitabı en az 4-5 dile çevirip yayımlayalım ve dünyaya dağıtalım şeklindeki önerime maalesef tepki göremedim. O.T.)
*** Şu anda pek çok ülkede insan haklarına aykırı sayılacak biçimde Ermeni masalları okulların ders kitaplarına girmiştir. (Not; Esasen dünyanın en saygın ansiklopedilerinde bizi soykırımla suçlayan yazılar onlarca yıldır yer almaktadır.. Merak edip ararştırırsanız bu yazıların çoğu Ermeni yazarlarına aittir. Türk tarihine ait makalelerin çoğu da Fransızlara aittir. O.T.)
*** Ceset yok, sebep yok, yer yok, şahit yok…O zaman soykırım nasıl olmuştur? Günde on bin kişinin öldürülmüş olması mümkün müdür?
*** Ermeniler arşivlerini açmazlar. Soykırım olmuş mudur iddiası ile mahkemeye gitmezler. (Not; ABD’ de bir sigorta şirketi vasıtası ile Ermeniler tazminat talebi ile bir dava açmışlardır. O.T.)
*** Ermeniler Paris Konferansında Karadeniz’ den Akdeniz’ e uzanacak bir devlet kurulmasını talep etmişlerdir.
*** Meselenin çözümü için Ermeni soykırımı olmuştur diye karar alan ülkelerde “Parlamentolarınız bilgisiz ve haksız bizi suçluyor” diyerek kampanya açar, skandallar yaratırsın.
*** Hırant Dink “ Ermeni Türk’e, Türk Ermeni’ ye muhtaçtır, birlikte yaşamalıyız” derdi. Bir Ermeni vatandaşımız Ermenilerin bu yalan iddialarına tepki amacıyla Taksim Meydanı’ nda kendini yakmıştı.
--
"BU ÖBEK;TÜRK-TÜRKÇE-ATATÜRKÇE,DÜŞÜNEN,EBEDİ BAŞKOMUTAN ATATÜRK DEVRİMİ VE İLKELERİNE RUHUYLA BAĞLI,HER ŞEY VATAN İÇİN DİYENLER VE KAHRAMAN TÜRK ORDULARINA,TÜRK POLİSİNE KANIYLA CANIYLA BAĞLI"NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE-DÜNYA DURDUKCA ÜLKÜSÜNDE
BİR ÖBEKTİR.."
.........................KURULUŞ TARİHİ 28.12.2007
---
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki ""NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE"" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için ne_mutlu_turkum_...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba kayıt göndermek için ne_mutlu_t...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu grubu http://groups.google.com/group/ne_mutlu_turkum_dyene adresinde ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/groups/opt_out adresiniz ziyaret edin.