“Ön-kelimelerle hayata geçirilmek istenen festivalin, konu evreni genellikle sınırlanmış bir çerçeveden doğru kendini ifade ettiği için, film tercihleri sabitlenmiş bir durağanlığa sahip olduğu kanısını uyandırır. Bu yüzden öncelikle „coğrafyalararasılık“ ve „anarşist“ kavramalarının bize ne ifade ettiğini açıklamak gerekir. Neden „uluslararası“ kelimesi varken coğrafyalararasılığın tercih edildiği akla gelebilir.„Uluslar“ üzerinden bir eşitlik varsayimi (delegasyonlar) yerine, yaşam alanından doğru hayata yönelmiş soru ve yanıtların içerisinden konuşup başka yaşam alanlarıyla bağlar kurmanın daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Coğrafyalararası „bağlar“ kurmanın sadece sınırlar ve ülkeler gibi uzaklıkları aşmanın bir yöntemi olmadığını; resmi ve tek düze bir düşüncenin ötesinde bu coğrafyalararasılığın sebebi; tekillikler arası, ortaya çıkmamış potansiyeller arası, özneler yada reddiyeler arası, tartışan düşünceler arası, en önemlisi de yaşayan ütopyalar arasında bağların kurulmasındandır. Festivalin mataryalleri de bu bağlanmaların etrafında yol alacaktır.”