Kader Gercegi

0 views
Skip to first unread message

Psh

unread,
Oct 25, 2009, 6:44:38 PM10/25/09
to Düşünen İnsanlar
California Üniversitesi nörofizyologlarından Prof. Benjamin Libet,
1973 yılında yaptığı deneyler sonucunda tüm kararlarımızın,
seçimlerimizin önceden belirlendiğini, bilincin ise herşey olup
bittikten yarım saniye sonra devreye girdiğini ortaya koymuştur. Bu
durum diğer nörofizyologlarca da, hep geçmişte yaşadığımız ve
bilincimizin tüm yaşananları yarım saniye sonra gösteren bir "monitör"
gibi olduğu şeklinde yorumlanmaktadır.47

Dolayısıyla algıladığımız deneyimlerin hiçbiri gerçek zamanda
değildir, fakat gerçek olaylardan yarım saniye kadar gecikmelidir.
Benjamin Libet, çalışmalarını beyin ameliyatlarının narkoz verilmeden,
yani hastanın bilinci tamamen yerindeyken yapılabilmesinden
yararlanarak gerçekleştirmiştir. Libet, deneklerin beyinlerini düşük
elektrik akımlarıyla uyararak, ellerine dokunulduğu algısı
oluştururken, denekler bu "dokunuşu" neredeyse yarım saniye önce
hissettiklerini söylüyorlar. Benjamin Libet yaptığı ölçümler sonucunda
şöyle bir sonuca varmıştır: Normalde tüm algılar beyne iletiliyor.
Burada bilinçaltında değerlendirilip yorumlanırken, ben(lik) hiçbir
şeyin farkında değil. Zihnimizde canlanan, yani farkına varabildiğimiz
bilgilerse epeyce uzun bir gecikmeden sonra, kortekse -bilincin
bulunduğu bölgeye- gönderiliyor.48


Ortaya çıkan sonucu şöyle özetlemek mümkündür: Bir kas hareketini
gerçekleştirme kararı, bu kararın şuuruna varmadan önce gerçekleşir.
Her zaman nörolojik ya da algısal bir süreç ile, bizim onu temsil eden
düşüncenin, hissin, algının ya da hareketin şuurunda olmamız arasında
bir gecikme vardır. Diğer bir deyişle, biz ancak bir karar zaten
alındıktan sonra o kararın şuurunda olabiliriz.

Prof. Benjamin Libet'in deneylerinde bu gecikme 350 milisaniye ile 500
milisaniye arasında değişmektedir, fakat ortaya çıkan sonuç bu
rakamlardaki kesinliğe bağlı değildir. Çünkü Libet'e göre bu gecikme
olduğu sürece -ne kadar büyük ya da küçük olursa olsun, bir saat ya da
bir mikro saniye olması fark etmeksizin- bizim maddesel olan şu anı
yaşamamız, her zaman geçmiştedir. Bu her düşüncenin, duygunun, algının
ya da hareketin, biz şuuruna varmadan önce gerçekleştiğini gösterir
ki, bu da geleceğin tamamıyla bizim kontrolümüz dışında olduğunu
ispatlamaktadır.49

Prof. Benjamin Libet, diğer bazı deneylerinde parmaklarını ne zaman
hareket ettireceklerinin seçimini deneklere bırakmıştır. Parmaklarını
hareket ettirme anı beyinlerinden izlenen deneklerin bu kararı almadan
evvel, ilgili beyin hücrelerinin faaliyete geçtiği görülmüştür. Diğer
bir deyişle kişiye "yap" emri gelmekte, hareketi yapmak üzere beyin
hazırlanmaktadır; kişi ise ancak 0,5 saniye sonra bunun bilincine
varmaktadır. Bir hareketi yapmaya karar verip de sonra yapmakta
değildir, kendisi için önceden belirlenen hareketleri yapmaktadır.
Fakat beyin, bir zaman ayarlaması yaparak insanın aslında geçmişte
yaşadığı hissini ortadan kaldırmaktadır. Dolayısıyla şu an
dediğimizde, geçmişte belirlenmiş bir olayı yaşıyoruz. Görüldüğü gibi
bu çalışmalar, İnsan Suresi'nin 30. ayetinde bildirildiği gibi,
herşeyin Allah'ın dilemesiyle gerçekleştiğini tasdik etmektedir.
(Detaylı bilgi için bkz. Harun Yahya, Zamansızlık ve Kader Gerçeği,
Araştırma Yayıncılık)

Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm
ve hikmet sahibidir. (İnsan Suresi, 30)



47. Benjamin Libet, "Unconscious cerebral initiative and the role of
conscious will in voluntary action", The Behavioral and Brain
Sciences, 1985, ss. 529-566.
48. http://www.genetikbilimi.com/genbilim/bilincbeyninkuklasi.htm
49.http://faculty.virginia.edu/consciousness/
new_page_8.htm#5.10.%20Free%20will%20as%20the%20possibility%20of
%20alternative%20action

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages