http://www.altarcheologie.nl/
Yonaguni, Japonya Japon dalgıçların Pasifik'te, Güney Çin açıklarında,
deniz dibinde keşfettikleri devasa piramitten görüntüler."
Mu, sulara batmadan önce Büyük Okyanus'ta yer aldığı düşünülen
varsayımsal kayıp kıtaya verilen addır.
Konu başlıkları
1 Mu Kıtası varsayımının bilimdeki kabul derecesi
2 Churchward'un İddiası
3 Varsayımı savunanların görüşleri
4 İleri sürülen kaynaklar
5 Mu'dan yapılan göçler
6 Tahsin Mayatepek'in araştırmaları
7 Pek çok dilde ortak bir sözcük
8 Charles Berlitz'in saptadığı baba anlamlı sözcükler ve
kullanıldıkları diller:
9 Ayrıca bakınız
10 İç bağlantılar
11 Dış bağlantılar
12 Kaynaklar
Mu Kıtası varsayımının bilimdeki kabul derecesi
İlk kez James Churchward tarafından ortaya atılan, geçmişte üzerinde
ileri bir uygarlığın bulunduğu, Pasifik Okyanusu'nda bir kıtanın
varlığı konusundaki görüş, çeşitli belge ve bulgular mevcut olmakla
birlikte, henüz arkeologlar arasında yaygınlık kazanmamış bir görüş
veya bir varsayım olmaktan öteye gidememiştir. Türklerin Mu Kıtasından
geldiği söylentileri de varsayım olarak eklenmiştir
Churchward'un İddiası
Churchward'un iddia ettiğine göre Mu uygarlığını araştırmasına
başlaması, Batı Tibet'teki, adını vermediği gizli bir tapınağın
arşivlerinde bulunan, çok eski bir dilde yazılmış olan Naacal
Tabletleri'ni okumasıyla başlamıştır. Söylediğine göre, bu tabletleri
okuyabilme becerisini de yine o tapınakta bulunan bir Tibet rahibinden
öğrenmiştir. Churchward sonraki yıllarda, Amerikalı jeolog William
Niven'in Meksika'da ortaya çıkardığı tabletler üzerinde çalışmıştır.
Churchward'a göre, günümüzde Mexico Müzesi'nde bulunan, 1921-1923
yılları arasındaki kazılarda keşfedilen bu 2600 tablet, Tibet'te
öğrendiği Naga-maya dilinde yazılmıştı. Churchward'a göre bu tabletler
15.000 yıl önce yazılmıştı.
Varsayımı savunanların görüşleri
Yaklaşık 50 yıl boyunca 20'den fazla ülkeye giderek Mu uygarlığı
hakkında veri toplayan James Churchward'un ve Mu varsayımını
destekleyenlerin Mu uygarlığı hakkındaki görüşleri kısaca şöyle
özetlenebilir:
Yeryüzünde insanın ilk ortaya çıktığı kıta Mu kıtasıdır.
Mu kıtası kuzeyden güneye 3000 mil, doğudan batıya 5000 mil kadar
uzanan,üç kara parçasından oluşan büyük bir kıtaydı.
Günümüzde Polinezya, Mikronezya ve Melanezya takımadalarını oluşturan
adalar, muhtemelen bu kıtadan arta kalan kara parçalarıdır.
Bu kıta, kıtanın altında yer alan gaz odacıklarının patlamalara yol
açması nedeniyle, yaklaşık 12.000 yıl önce 64 milyon nüfusuyla
birlikte sulara gömülmüştür.
Bu kıtada 70.000 yıl önce tek tanrılı bir din bulunuyordu. Aynı
tarihlerde Mu'lular diğer kıtalarda koloniler oluşturmaya
başlamışlardı ki, anavatan dışındaki en büyük imparatorluk, başkenti
günümüzde Gobi Çölü'nün uzandığı bölgede bulunan Uygur
İmparatorluğu'ydu.
Mu dininin öğretimini Naakaller adı verilen rahipler üstlenmişlerdi ve
sembolizme dayalı bir öğretimleri vardı.
Mu dininin esası, Tanrı'nın tek oluşuna ve ruhsal gelişim için sürekli
olarak tekrar doğmak inanışına dayanıyordu.
Atlantis'teki din Mu'nun tek tanrılı dininden başka bir şey değildir.
"Ra" sözcüğü güneş anlamına gelirdi ki, daire ile ifade edilen güneş
sembolü, bir ad ve sıfat vermek istemedikleri, "O" diye hitap
ettikleri Tek Tanrı'yı simgelemede kullanılırdı; Mu imparatoru da
"Mu'nun güneşi" anlamında Ra-Mu adıyla ifade edilirdi. Ra sözcüğü
sonradan diğer kıtalara ve Atlantis yoluyla Mısır'a da taşınmıştır.
Dört ırktan oluşan Mu'lularda yazı dilleri farklı olmakla birlikte,
konuşma dilleri ortaktı.
Mu'lular günümüz uygarlığına kıyasla manevi alanlarda çok daha
ileriydiler.
Telepati, durugörü, çift bedenlenme, astral seyahat gibi,
uygarlığımızda ancak kimi medyumlarda ve mistiklerde görülebilen
olağanüstü yetenekler Mu'lularda olağan yetenekler olarak mevcuttu.
(Bu, Churchward'un değil, bazı izleyicilerinin görüşüdür)
Mu uygarlığının en önemli çöküş nedeni, teşevvüş adı verilen, bir
aşamadan diğerine geçilirken yaşanan kargaşa dönemini atlatamamasıdır.
(B.Ruhselman'a göre)
Genelde bu iddiaların herhangi birini destekleyecek arkeolojik veya
antropolojik bulgu bulunmamaktadır. Mu dinine, kolonilerine (örneğin
Uygur İmparatorluğu kolonisi fikri) ve Mu kıtasının nasıl battığına
ilişkin iddialar Mu varsayımını savunanlar arasında da genel geçer
kabul görmemiştir ve farklı düşünceler mevcuttur.
İleri sürülen kaynaklar
Churchward'un yararlandığı ve tezini desteklediğini ileri sürdüğü
kaynaklar şöyledir:
Dr. William Niven'in 1921-1923 yılları arasında keşfettiği, günümüzde
Mexico Müzesi'nde bulunan 2600 tablet.
Yucatan'da hazırlanmış eski bir Maya kitabı olan 'Troano El Yazması'.
British Museum'da bulunmaktadir.
Bir başka Maya kitabı olan Cortesianus Kodeksi. Bugün Madrid Ulusal
Müzesi'nde bulunmaktadır.
Paul Schlieman tarafından Tibet'teki bir Budist tapınağında
keşfedildiği ileri sürülen "Lhassa Belgesi".
Yucatan'da (Meksika) Churchward'un batan Mu kıtasının anısına inşa
edilmiş olduğunu ileri sürdüğü Uxmal tapınağı'ndaki yazıtlar. Bu
tapınaktaki yazıtlarda "geldiğimiz yer olan Batı ülkelerinin anısını
korumak için inşa edilmiştir" ifadesi bulunmaktadır.
Meksiko şehrinin 96 km. güneybatısında yer alan Xochicalo Piramiti
yazıtları. Bu piramit, üzerindeki yazıtlara göre, "Batı ülkelerinin
yıkımının anısına" inşa edilmiştir.
Perezianus ve Dresden kodeksleri.
Auguste Le Plongeon ve Brasseur de Bourbourg adlı araşturmacılar da
Churchward'la aynı dönemde Mu konusunda araştırmalarda bulunmuşlardır;
kimilerine göre konuyu ilk kez Le Plongeon gündeme getirmiştir.
Arkeolog Egisto Roggero, baron D'Espiard de Cologne, Hans S.Santesson,
J.Churchward'dan sonra konuyla ilgilenen önemli araştırmacılar
arasında sayılırlar. Mu araştırmacılarına göre, Büyük Okyanus'daki, Mu
kıtasından arta kalan, çoğu insanlarca meskun olmayan adalardaki
devasa kalıntılar da Mu varsayımını destekler niteliktedir.
Mu uygarlığının varlığını desteklediği öne sürülen çeşitli bulgular
şunlardır:
Büyük Okyanus'un tabanında sıradağların uzanması.Büyük Okyanus taban
analizi haritası,National Geographic
Polinezya Adaları'nda yapılan araştırmalarda üzerinde insan yaşamayan
adalardaki mağaralarda bir milyon yıllık resim ve kabartmalara
rastlanmıştır.
Mikronezya'nın Carolin Adaları'nda az nüfuslu yerlilerin yapamayacağı
dev kalıntılara rastlanmıştır.
Carolin Adaları'ndan, üzerinde az sayıda yerlinin yaşadığı Ponape
Adası'nda duvarlarının yüksekliği 10 m.yi aşan bir tapınak, yontulmuş
muazzam bazalt blokları ve bir piramit keşfedilmiştir. II. Dünya
Savaşı'ndan önce Ponape kıyılarına dalan Japon dalgıçlar, deniz
dibinde mercanlarla kaplı caddeler, taş kubbeler, sütunlar, taş
anıtlar, ev kalıntıları, yazılı taş levhalar ve platin tabutlar
gördüklerini bildirmişler ve bir miktar platin çıkarmışlardır. Ponape
buluntuları
Ponape'den fazla uzakta olmayan Nan Madol Adası'nda çoğunun ağırlığı
on tona varan binlerce bazalt sütun bulunmakta, bunlardan kurulu yapı
ada dışına taşıp denizaltında devam etmektedir. Nan Madol buluntuları
Paskalya Adası'nda kimileri 50 ton ağırlığında, kimileri 33m. boyunda
yüzlerce dev heykel bulunmaktadır ki, adada yaşayanlarca yapılması
imkansız olan bu heykellerin bazılarında bir yazıya sahip
olmadıklarından yerlilerce okunamayan yazılı tabletler bulunmaktadır.
A.B.D., ilk atom denizaltısı sulara açıldığında, Paskalya açıklarında
deniz dibinde normal-dışı bir dağ oluşumunun saptandığını
açıklamıştır. Aynı açıklama bir süre sonra Kaliforniya
Üniversitesi'nden Prof.H. W. Menard'dan gelmiştir.Paskalya
heykellerinin büyüklüğü
Tonga Tabu Adaları'nda her biri 70 tonluk taştan oluşan bir kemer ya
da anıt bulunmaktadır. Bu adalara en yakın taş sağlanabilecek yer 250
mil ötededir. Tonga Tabu ,Tinian,Nan Madol, Tahiti,dev kalıntılar ve
piramitler
1938'de Bruce ve Sheridan Fahrestack kardeşler Fiji Adaları'ndan Vanua
Levu'da bilinmeyen harflerle kazılı 40 tonluk bir monolit buldular.
Tinian Adası'nın her yerinde dörtgen tabanlı piramitler ve sütunlar
bulunmaktadır. Tinian Piramidi
Batı Samoa'da,Guam Adası'nda ve Kingsmill'de piramitler bulunmaktadır.
Batı Samoa piramidi
Ponape'nin 120 mil batısında Swallow Adası'nda piramitler
bulunmaktadır.
Pitcairn Adası'nda dev heykeller bulunmaktadır. Pitcairn heykelleri
Tahiti'nin batısındaki Cook Adaları'ndan Rarotonga ve Mangaia'da
devasa taşlarla yapılmış, yaşı bilinmeyen bir taş yol bulunmaktadır.
Her iki adada da taş ocağı yoktur.
Marshall Adaları'nda, Kusal'da duvarlarla desteklenmiş kanallar
keşfedilmiştir.
Borneo'da 38.000 yıllık kumaş parçaları bulunmuştur.
Cambier adasında Mısır mumyalarından daha eski mumyalar
keşfedilmiştir.
Rimatara'da 20 m.'lik sütunlara rastlanmıştır.
Rapa'da dev kale ve heykeller bulunmaktadır.
Marianne Adası'nda koni biçimli mermer sütunlar bulunmaktadır.
Lele'de dev duvarlar bulunmaktadır.
Kuki'de dev kalıntılar bulunmaktadır.
Mu'dan yapılan göçler
Mu araştırmacılarına göre, Mu kıtasından her kıtaya göçler yapılmışsa
da başlıca göçler Kuzey ve Güney Amerika'ya, Orta-Asya'ya, Mısır ve
Anadolu'ya yapılmıştır. Churchward'a göre 70.000 yıl önce mevcut olan
Uygur imparatorluğu Avrupa içlerine kadar uzanmaktaydı. Uygur
imparatorluğu birine Churchward'un manyetik felaket adını verdiği iki
büyük doğal afetle (-diğer afet dağların yükselmesidir-) darbe yemiş
ve sağ kalanlar aralarında Avrupa'nın birçok kavminin de bulunduğu
çeşitli ari kavimleri oluşturmuşlardır. Kimilerine göre, Mu ya da Orta-
Asya kökenli bu kavimlerin hemen hemen hepsinde (yaklaşık 40 dilde)
telaffuzları az çok ufak farklarla, "baba" anlamına gelen ata sözcüğü
mevcuttur. Churchward Uygurlar'ın torunları olan bu kavimlerden
bazıları olarak Keltler'i, Basklar'ı ve Asyalı İskitler'i sayar. Yine
Churchward'a göre Osiris Mu kıtasında eğitilmiş, Atlantis'te reform
yapmış, Atlantis'li bir bilge ya da peygamberdir; öğretisi sonradan
"Osiris dini" adını almış olup Hermes-Thot tarafından Mısır'a
getirilmiştir. ABD'nde "uyuyan peygamber" lakabıyla anılmış Edgar
Cayce'in "akaşik okumalar"ına göre, Atlantis gibi Mu kıtası'nın da
batmasına neden olan etken, Atlantisliler'den satanik yol
mensuplarının, ellerindeki nükleer güçleri yıkıcı amaçlarla
kullanmaları yüzünden yerkabuğunun dengelerini bozmalarıydı.
Tahsin Mayatepek'in araştırmaları
M. K. Atatürk, 1930'lu yıllarda James Churchward'un kitaplarından
haberdar olur olmaz onun kitaplarını getirtmiş ve içerdiği bilgileri
en kısa zamanda öğrenebilmek için bu kitapları 60 çevirmene kısım
kısım taksim ederek hızla çevirtmiştir.Ardından Tahsin Mayatepek'i
Meksika'ya elçi olarak göndermiştir.Meksika'da Maya kültürünü
inceleyen Tahsin Mayatepek, incelemeleri sonuncunda çok sayıda
sözcüğün Türk ve Maya dillerinde aynı olduğunu saptamıştı. Bu
sözcüklerden biri de Türkçe'deki "tepe" sözcüğüydü (Maya dilindeki
karşılığı "tepek" idi ve tepe anlamına geliyordu). Bunun üzerine M.K.
Atatürk Meksika'ya elçi olarak atadığı Tahsin beyin soyadını
"Mayatepek" olarak değiştirmiştir. Fakat Tahsin Mayatepek'in iki
kültür arasında bulduğu ortak noktalar sözcüklerden ibaret değildi;
her iki kültür arasında, Mayalar'ın ayyıldızlı davullarından, Şamanik
kültüründen, kilim desenlerinden, sembollerinden tüy takma
alışkanlıklarına kadar pek çok ortak nokta mevcuttu. Tahsin Mayatepek,
çalışmalarını belge ve fotoğraflarla 3 ciltlik bir defter halinde
toplayarak Atatürk'e gönderdi. Bunların ikisi 1970'lere kadar TDK
kütüphanesinde bulunuyordu (No:57-56) Üçüncü defter kayıptır. Bu
defterlerde dini tören, ibadet ve tapınaklarda da benzerlikler
bulunduğu belirtiliyordu.
Pek çok dilde ortak bir sözcük
Kimi araştırmacılara göre Türkçe'de "baba" anlamına gelen ata
sözcüğünün az çok ufak söyleniş farklarıyla dünyanın farklı
kıtalarında yaşayan kavimlerin dillerinde bulunması ve bunların
hepsinde yine "baba" anlamına gelmesi, bütün bu kavimlerin geçmişte
ortak bir kökeni olduklarını ortaya koymaktadır. Baba anlamına gelen
birbirine yakın sözcüklerden ve kullanıldıkları dillerden bazıları
1936'daki Türk Dil Kurultayı'nda şöyle saptanmıştır:
1- Türk Lehçeleri:
* Uygur,Koybal,Kazan,Kırgız ve Batı lehçeleri...........Ata
* Kuman, Televüt lehçeleri.......................................At
ta
*
Çuvaşça........................................... ...................Atey
*
Kazanca........................................... ..................Etey,ata
*
Altayca........................................... ....................Ada
2- Ön-asya Dilleri:
* Sümer
dili.............................................. .............Ad,adda
* Elam
dili.............................................. ...............Atta
* Mitanni
dili .................................................. .......Atta(i)
* Hitit
dili.............................................. .................Atta
*
Luwi .................................................. ................Tati
3- Hint-Avrupa Dilleri:
*
Grekçe............................................ ...................Atta
*
Latince........................................... ....................Atta,atavus
*
Got............................................... .....................Atta
* Eski
Nort.............................................. ..............Atte
* Eski Yukarı Almanca........................................... Atto
* Eski
Slavca............................................ ............Atetz
* Polap
dili.............................................. ..............Otay
* Orta İrlanda
dili.............................................. ......Aite
* Votyak
dili.............................................. ............Atay
*
Macarca........................................... ..................Atya
4- Diğer dillerde:
* Kalmuk
dili.............................................. ...........Atey
* Bask
dili.............................................. ..............Aita
* Eskimo
dili.............................................. ...........Atatak
--------------------------------------------------------------------------------
Charles Berlitz'in saptadığı baba anlamlı sözcükler ve kullanıldıkları
diller:
*
Malta............................................. ...................Tata
*
Welsh............................................. ..................Tad
*
Roumani........................................... ................Thatha
*
Fiji.............................................. ......................Tata
*
Samoa............................................. .................Tata
*
Tagalog........................................... ..................Tatay
* Quechua
kızılderilileri................................... ......Taita
* Dakota (Siu)
kızılderilileri................................... .Atey
* Nahuatl
kızılderilileri................................... ........Tata,tahtli
* Seminole
kızılderilileri................................... ......İntati
* Zuni
kızılderilileri................................... .............Tatçu,taççu
* Hurri
dili.............................................. ..............Atai
* Kuzeydoğu Kafkas dilleri..................................Ada
*
Rusça............................................. .................Atets
*
Etrüsk............................................ ..................Apa,ate
Ayrıca bakınız
Yedi kök soy
Atlantis
İç bağlantılar
[1]
[2]
İng.Wikipedia
Dış bağlantılar
Japonların Güney Çin Denizi dibinde keşfettiği devasa piramit
[3]
Milli Kütüphane
[4]
James Churchward'un Maya,Mısır ve Mu alfabelerini karşılaştırma
tablosu
J.Churchward'a göre Uygur İmparatorluğu
[5]
Büyük Okyanus takımadaları haritası
Rapa Nui
Churchward'a göre Uygur İmparatorluğu
Kaynaklar
"Üçüncü Türk Dil Kurultayı" (1936,Tezler, müzakere zabıtları,toplam
502 sayfa),Devlet Basımevi,1937,
The Lost Continent of Mu (1926), James Churchward
The Children of Mu (1931), James Churchward
The Sacred Symbols of Mu, James Churchward
Cosmic Forces of Mu, James Churchward
Second Book of Cosmic Forces of Mu, James Churchward
Books of the Golden Age, James Churchward
Mu,Tarih-öncesi Evrensel Uygarlık,Alparslan Salt, Haluk Egemen
Sarıkaya,1978
Mu Uygarlığı,Hans S. Santesson
Batık Kıta Mu'nun Çocukları,J. Churchward,Ege-Meta Yayınları
Dharma Ansiklopedi,Alparslan Salt,Cem Çobanlı,2001
Semboller Ansiklopedisi, Ruh ve Madde Yayınları,2006
Şenoğlu, Kemal, Mayatepek Raporları Türk Tarih Tezi ve MU Kıtası,
İstanbul, Kaynak Yayınları, 2006
Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mu
http://www.mediawiki.motocykle.slask...tas%C4%B1.html
http://www.hafif.org/yazi/kadim-zamanlar