15 Temmuz darbe günü, Tayyip’in uçağının Atina’da ne işi vardı? [Yazı
uzun sindire sindire okuyun]
2 Mayıs 2017
Tayyip’e soruyorum:
15 Temmuz darbe günü, darbeden birkaç saat önce,
saat 18.24’de TC-ATA uçağı, yani senin kullandığın devletin uçağı, Atina hava
alanına indi. ATA uçağının izlediği rota bilgileri bu yönde ve kesinlikle
doğru.
Tezgahladığın darbeden birkaç saat önce, bindiğin uçak olan ATA’nın
Atina’da ne işi vardı?
Uçağın kara kutusu incelense, gerçekler ortaya çıkacak.
Hatta TC-ATA uçağının 15 Temmuz 2016 günü hangi rotalarda uçtuğu devletin
ilgili makamlarınca belgelenebilir.
Fakat ülkemizde her kamu kurumunun başındaki müdürler senin eşeğin olduğu
için, iddia ettiğim olayın ispatlanması Türkiye içinde imkansız.
ATA uçağından Atatürk Hava Limanı kulesine telsizle değil de, cep
telefonuyla ulaşıp konuşman da iddialarımı zaten destekliyor.
Komşu ülkelerin ATA uçağının rotasını takip etme imkanları olmalı ki, Rus
uçakları yardımına gelip seni Türk uçaklarından korumuş…
Kı*ımla gülüyorum…
Aptal ahmak yerine koyarak kandırdığın bu ülkenin halkına cevap
vermelisin:
Düzenbaz Tayyip, 15 Temmuz 2016 günü saat 18.24’de TC-ATA uçağının Atina’da
ne işi vardı?
Haydi Tayyip, Millete cevap ver.
MARMARİS’TEN TAYYİP DEĞİL, TAYYİP’İN DUBLÖRÜ KAÇIRILMIŞ
MİT elemanı bana
soruyor:
"Tayyip, oğlu Bilal’le, damadı Berat’la Marmaris’e tatile gitti de, neden
karılarını götürmediler? Tatile giden adam yanında karısını götürmez mi?"
Ben de soruyorum: Neden götürmedi?
"Tayyip Marmaris’e gitmedi ki karısını götürsün…" Nasıl yani? "Tayyip
Marmaris’e gitmedi. Hem darbe tezgahlayacaksın, hem kendini ateşe atacaksın…
Aptal mı bu adam?"
Tayyip’i Marmaris’ten helikopterle kaçırmışlar… Ben görmedim de öyle
diyorlar yani…
"Bir kare fotoğraf var mı?"
Bilmiyorum, ben hiç görmedim. Sadece CNN’e telefonla 4,5 G canlı bağlanıp
milleti kışkırttığını gördüm… "Tayyip’i helikopterle kaçıranlar uçağa nasıl
bindiriyor? Atatürk hava limanına uçakla gelmedi mi?"
Ben görmedim, öyle diyorlar…
"Yanında bir sürü adamla birlikte oğlu ve damadı var. Helikoptere binerken,
helikopterden inerken, suikastten kaçarken, uçağa binerken, İstanbul’a gelince
uçaktan inerken delil olsun diye adam bir kare fotoğraf çekmez mi? Hepsinin
yanında son model telefon var. Fotoğraf makinesi gerekmez ki. Yanında bir düzine
adam var. Her haltı yiyen bu salakların aklına fotoğraf çekmek gelmez mi?"
Yani?
"Yani Tayyip, Marmaris’e hiç gitmedi ki helikopterle, uçakla İstanbul’a
gelsin…"
Biraz açsak konuyu, anlayamadım:
"Tayyip, oğlu, damadı ve akıl hocaları, 15 Temmuz akşam üzeri siyah bir
minibüs içinde gizlice Atatürk Hava limanına geldiler ve Müdürün odasından
darbeyi canlı canlı yönettiler."
Yani Marmaris kısmı sahte miydi?
"Hayır, sahte değil, senaryo gereği Tayyip’in dublörünü, Tayyip’in
korumaları Marmaris’ten helikopterle kaçırdılar. Sonrası Marmaris’te yok…
Sonrası Atatürk Hava limanında var…"
Emin misiniz? Tayyip uçaktan cep telefonuyla kuleyi arıyor, koruma
istiyor…
"Ben de telefonla ararım kuleyi… Kule, benim nereden aradığımı ne bilecek?
Tayyip kuleyi telefonla arıyor, telsizle değil. Kule ile Tayyip arasında
telsizle konuşma geçse mutlaka kayıt altına alınır… Tayyip, uçaktaki telsizle
kuleyi aramıyor, cep telefonuyla arıyor. Buna aptallar inanır."
Yani diyorsun ki Tayyip cep telefonuyla uçaktan değil de kuleyi, Hava
Limanı Müdürünün odasından aradı, olayların içinde bir de dublör var ve Tayyip o
akşam Marmaris’te değildi…
"Evet, değildi… Tezgahladığı darbeyi Atatürk Hava Limanı’nın müdür
odasından canlı canlı yönetti…
Eğer bu anlattıklarım ortaya çıkarsa, Tayyip de, oğlu da, damadı da vatana
ihanetten idamla yargılanır ve asılır."
Ortaya çıkar mı?
"Elbette çıkar. Bu Tayyip’in sonu olur. Baştan sona aptalca ve acemice
tezgahlanmış bu çakma darbeyi halka inandırmaya çalışıyorlar fakat inanan yok.
AKP’liler keyfi inanıyorlar, çünkü işlerine öyle geliyor."
Ben ikna oldum… Vay alçaklar vay…
GERÇEKLEŞTİRECEKLERİ DARBENİN PROVASINI YAPTILAR
Hakan Fidan’ın,
Fetoş’un adamı olduğunu,Fetoş’un onu özel olarak yetiştirdiğini yıllardır
anlatıyorum.
Astsubay okulu’na Fetoş’un desteğiyle girdiğini, büyük başarılarla okulu
bitirdiğini, tayin yerlerini Fetoş’un belirlediğini… Ordu içinde uzmanlaştıktan
sonra yine Fetoş’un istifa ettirdiğini, Fetoş’un desteğiyle CIA içinde akfif
görevler aldığını…
Yine Fetoş’un Hakan Fidan’ı Tayyip’le tanıştırdığını, önemli mevkilere
getirmesini istediğini, MİT müsteşarlığı için tavsiye ettiğini anlattım… İşte
Tayyip bu sebeple diyor: "Fetoş neyi istedi de vermedik ki?"
Hakan Fidan hala Fetoş’un adamı ve Fetoş’a hizmete devam ediyor. Fuat Avni
de Hakan Fidan’dan başkası değildi… Tayyip’in tüm kirli işlerini biliyor,
Twitter yoluyla Tayyip’le oyun oynuyordu.
Tayyip’in emriyle gerçekleştirdiği cinayetler sebebiyle Tayyip onu gözden
çıkaramıyordu.
"Sır küpüm" diyen Tayyip, Fetoş’cu bir katilin defterini düremiyor,
korkuyordu. İşte bu düşünceler içinde Tayyip, Binali Yıldırım ve Hulusi Akar,
Saray’da bir araya gelerek fikir üretti:
"Darbe tezgahlayalım, Hakan Fidan’ı kullanalım, Hakan Fidan hem Fetullahçı
Generalleri, hem Atatürkçü generalleri darbeye ikna etsin… Darbeye fırsat
verelim… Halkı galeyana getirerek darbeyi engelleyelim. Sonra da hepsinin
defterini dürelim… Bu şekilde hem orduyu,hem Fetullahçıları pasifize etmiş
oluruz. Bu işi gerçekleştireceğimiz asıl darbenin bir provası olarak
görebiliriz."
Tam iki yıl süren plan ve projelerden sonra, halkı şüphelendirmemek için
Perinçek ve çetesi de darbe organizasyonuna dahil edilir ve onlardan destek
alınır.. Generaller, albaylar "yüksek şura" tehditleriyle ve milyon dolarlarla
sahte darbe için ikna edilir.
Tezgahı kabul edenlerin banka hesaplarına milyon dolarlar yatırılır. Onlara
güvence verilir.
15 Temmuz akşamı çakma darbe gerçekleştirilir ve Tayyip kahraman ilan
edilir… Satın aldığı generallerin tezgahıyla, Tayyip Marmaris’ten ayrıldıktan
sonra suikast planı uygulanır, sahte suikast görüntüleri gözler önüne
serilir.
Sözde kalkışma senaryo gereği başarılı bir şekilde önlenir… Katil Tayyip,
tezgahladığı darbe sonucunda yüzlerce insanın ölümüne sebep olur. Tayyip,
Fetoşçulardan kurtulur… İşlediği cinayetlerden, hırsızlıklardan, yolsuzluklardan
sıyrılır…
Darbeye gerçek süsü vermek için devlet binaları MİT, Tübitak, Özel Harekat
binaları bombalanır. Satın aldığı Generallere Meclis’i de kasıtlı olarak
bombalatan Tayyip, mağduru oynayarak muhalefeti yanına alır, demokrasiyi de
askıya alır…
Meclis’te yapamadıklarını, olağanüstü hal ile gerçekleştirir, hasımlarına
olağanüstü bir infaz uygular… Gazeteler, internet siteleri, televizyonlar
kapatılır, halkın gerçekleri öğrenmesi engellenir. Fetoşçuların tüm işyerlerine,
binalarına, tüm banka hesaplarına el konarak Birlik Vakfı’na devredilir.
Birlik Vakfı, Tayyip’in çıkarları için kurduğu bir vakıftır.
30 bin polisi, 70 bin öğretmeni meslekten atar…
Yerine AKP’lilerin eşleri-dostları, akrabaları polis ve öğretmen olarak
doldurulur…
Sınavla memuriyet alımı artık sona ermiştir.
Polis, savcı, asker Tayyip’in eşeği olmuştur…
Seçimleri takip eden Cihan Haber Ajansı kapatılır…
SEÇSİS ana makinası SARAY’a taşınır…
Milyonlarca sahte seçmen kaydedilir…
Tayyip ve çetesinin darbesi işte bu şekilde gerçekleştirilir…
Artık ne yaparsanız yapın, Tayyip ve çetesinden ne seçimlerle, ne
darbelerle kurtulabilirsiniz…
SEÇSİS ana makinesı SARAY’da sahte seçmen kayıtlarıyla tezgahlandığı sürece
Tayyip’ten kurtulmanız mucizelere kaldı…
Beynindeki tümör, götündeki kanser, kurtuluş için son çaredir.
Fakat yine kurtuluşunuz yok…
Sırada seks oyuncakları düşkünü çükü ballı Damat Berat Paşa vardır…
Tayyip onu AK öküzlere "Benim Varisim" diyecek ve emanet edecektir…
Kenan Akkuş (esrehber)
TAYYİP’İN DERDİ BAŞKANLIK DEĞİL…
TAYYİP, KENDİSİNİ İKİDARA TAŞIYAN
YAHUDİLERE VERDİĞİ SÖZÜ TUTMAK İSTİYOR.
YAHUDİLER NE İSTEMİŞTİ TAYYİP’TEN?
"ANAYASA’YI DEĞİŞTİRECEKSİN…
BAŞKAN OLACAKSIN…
TÜRKİYE’Yİ ŞEHİR DEVLETLERİNE BÖLECEKSİN…"
YAHUDİLERİN DERDİ NE ANAYASA, NE TAYYİP’İN BAŞKANLIĞI…
YAHUDİLERİN DERDİ TÜRKİYE’NİN EYALETLERE BÖLÜNMESİ…
EĞER BU GERÇEKLEŞİRSE…
GÜNEYDOĞU EYALETİ HALKI REFERANDUMA GİDECEK, BAĞIMSIZLIĞINI
İSTEYECEK.
TÜRKİYE SINIRLARI İÇİNDE YENİ BİR DEVLET OLUŞTURULACAK…
BU DEVLETE KUZEY KÜRDİSTAN DENECEK…
IRAK VE SURİYE’DEKİ KÜRDİSTAN’LARLA BİRLEŞECEK, BÜYÜK KÜRDİSTAN DEVLETİ
KURULACAK…
TABİ OLAY BU KADARLA KALMIYOR…
ABD VE İSRAİL, KÜRDİSTAN’IN ÜSTÜNE ÇÖKECEK…
BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ ORTAYA ÇIKACAK…
TAYYİP’İN, AKP KURULUŞ ÇALIŞMALARINDA YAHUDİ MORTON ABRAMOWİTZ’E VE ABRAHAM
FOXMAN’A VERDİĞİ SÖZ İŞTE BU:
BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ…
EĞER YALAN SÖYLÜYORSAM, BEN NAMUSSUZ ŞEREFSİZİM…
TAYYİP İTİRAF EDEMİYORSA, TAYYİP NAMUSSUZ ŞEREFSİZ…
TAYYİP 14 YILDIR İKTİDARSA, BUNU YAHUDİLERE BORÇLUDUR.
İSTER İNANIN, İSTER İNANMAYIN, GERÇEK BU…
AŞAĞIDA ANLATTIKLARIM KELİMESİ KELİMESİNE DOĞRUDUR.
LÜTFEN OKUYUN:
AKP’NİN TEMELİ PENSİLVANYA’DA ATILDI
AKP’NİN KURULUŞUNDA, FETOŞ’UN TAYYİP’E 40 MİLYON DOLAR BAĞIŞLADIĞINI
BİLİYOR MUYDUNUZ?
BİLMEYENLER MUTLAKA ÖĞRENSİN:
Tayyip, Refah Partisi İstanbul İl Başkanı… Kasımpaşa’da bir vakıfta ABD’nin
Ankara Büyükelçisi Yahudi Morton Abramowitz ile tesadüfen tanıştırılır.
Tayyip’in parti içindeki başarılı hizmetlerinden söz edilir Büyükelçi’ye.
ABD Büyükelçisi ile İl Başkanı Tayyip’in kafaları öyle uyuşur ki, dost olurlar.
Tayyip, bu Yahudi’ye ideallerini, planlarını, ulaşmak istediği makamları
anlatır. Hatta bunlar için destek ister.
Tayyip’in hırsına hayran kalan Büyükelçi, ABD’deki "dostlarına" kendisinden
söz edeceğini, idealler için onları "ikna" edeceğini söyler.
Nakşibendi tarikatının ve özellikle Mahmut Esat Coşan’ın büyük desteğiyle
Tayyip, İstanbul Büyükşehir Belediye’sine Başkan olur.
ABD Büyükelçisi Morton Abramowitz, 15 Ekim 1996’da Tayyip’in kapısını
çalar.
Recep Tayyip Erdoğan’ı İstanbul Belediyesi makamında ziyaret eden
Büyükelçi, Tayyip’e, temsil ettiği ülkenin hükümeti tarafından gönderildiğini
söyler: "Siz İstanbul’u yönetip yıldızınızı parlatabildiğinize göre, Türkiye
için de çok şey yapabilirsiniz" der.
Bir parti kurması halinde ABD’nin maddi gücünü esirgemeyeceğini, her türlü
desteği vereceğini söyler.
Yahudi Morton Abramowitz ile Tayyip’in birlikte hazırladıkları
"ideal-planlar" tıkır tıkır gerçekleşir.
Tayyip ile ABD Büyükelçisi’nin görüşmeleri İstanbul Belediyesi’nin Florya
tesislerinde kaldığı yerden devam eder, sık sık buluşmaya başlarlar…
Tayyip’in ABD seyahatleri gerçekleşmeye başlar…
Bu ziyaretler sıklaşır…
Masonlarla, Yahudilerle "ideallerinin" pazarlığını yapar.
Türk Milleti ise Tayyip’in nereleri ziyaret ettiğini, kimlerle görüştüğünü,
"idealleri" için kimlerle masa başına oturduğu bilmez.
Çünkü ülkemin insanı Tayyip Erdoğan’ın varlığının farkında bile
değildir.
Onu sadece İstanbul halkı tanır, bir şeyh tarafından başlarına Belediye
Başkanı eylenmiştir…
Fetullah Gülen ABD’ye kaçtığı günlerde, Tayyip’de ceza evine girer.
Dört buçuk ay kaldığı ceza evinden Temmuz’da çıkar.
Aynı yıl (1999) Tayyip yine ABD’yi ziyarete gider.
Fetullah Gülen ile Saylosburg’da buluşup pazarlık yapar.
Kuracağı parti tüzüğünü Fetullah Gülen’le birlikte hazırlar.
Türkiye’nin geleceği değil de, "Tayyip’in geleceği" üzerine planlar
yapılır.
Fetullah Gülen’den, 40 milyon dolar yardımla birlikte cemaatinin seçimlerde
destek olacağı sözünü alır.
Tayyip, ADL Yahudi lobisinde, Fetullah Gülen’in tanıştırdığı Yahudi Ayla
Bakkalı’nın düzenlediği bir Yahudi toplantısına katılır.
Kuracağı parti tüzüğünde nelere yer vermesi gerektiği Tayyip’e
anlatılır.
Anayasa’yı değiştirmesi, Başkan olması ve Türkiye’yi şehir devletlerine
bölmesi istenir.
Yahudi lobisinin isteklerini kabul eden Tayyip, iktidara getirilmesi
durumda Yahudilerin isteklerini yerine getireceğine söz verir.
Tayyip sekiz ay sonra, 16 Temmuz 2000’de ADL Yahudi Lobisinin daveti
üzerine yine ABD’ye gider..
Morton Abramowitz’le buluşur. Büyükelçi, ABD hükümetinin desteğini tekrar
anlatır. Seçim öncesi ve sonrasında neler yapması gerektiği yazılı halde teslim
edilir.
Cüneyd Zapsu ile buluşur, kendisine danışmanlık yapmasını ister.
Korkut Özal ve Bülent Arınç’la birlikte Refah Partisinden istifa
eder…
Dünya Yahudiler Birliği Başkanı Abraham Foxman ile İstanbul’da bir otelde
buluşur. Yanında Abdullah Gül de vardır. Abraham Foxman, Tayyip’e aynen şunları
söyler:
"Haydi, göreyim seni dostum, tüm dünya Yahudileri arkanda. Bize güven, güç
sensin artık. Asla korkma…"
Bu konuşulanlara şahit olan bir de (o zamanlar Tayyip’in dostu, şimdi
düşmanı) gazeteci vardır.
ADL Yahudi lobisinin gönderdiği 300 milyon dolar, Fetullah Gülen’in
bağışladığı 40 milyon dolar, İskenderpaşa Cemaatinin topladığı 70 milyon dolar,
Cüneyt Zapsu aracılığıyla ABD hükümetinden 300 milyon dolar ve yine Cüneyt Zapsu
aracılığıyla Suudi Krallığından gelen 600 milyon dolar…
Korkut Özal, Bülen Arınç ve Sabri Ülker’in büyük iş adamlarından topladığı
100 milyon dolar, Kanal 7 kurucularının Almanya’da topladığı 50 milyon
dolar…
Binali Yıldırım’ın Almanya’da genel müdürlük yaptığı Sancak Line isimli
gemicilik şirketinden tokatladığı 140 milyon dolar…
Toplam bir buçuk milyar dolarla il ve ilçe teşkilatlarını hazırlayan
Tayyip, Ak Parti adıyla 14 Temmuz 2001 yılında partisini kurar…
Tayyip’in akıl hocası Korkut Özal, "İslam dinini" istismar ederek halkı
uyuşturmanın yollarını Tayyip’in beynine enjeksiyon ederken…
Tayyip’in diğer akıl hocası Cüneyt Zapsu, "uyuşturulan insanların elindeki
kıymetler" hangi yollarla gasp edilir, "devlet denen kurumlar nasıl soyulur",
işte bunların derslerini verir…
14 yıl geçer…
Tayyip ve çetesi şimdi cinayetler işleyen, hırsızlık ve gasp yapan, rüşvet
karşılığında ülkenin değerlerini satan, rantı hırsız sülüklere paylayarak
milyarlık rüşvetleri cebine indiren, halkı kandırarak ülkeyi kasıp kavuran bir
mafyaya dönüşür…
İŞTE TAYYİP GÜDÜMLÜ YÜKSEK SEÇİM KURULU TAYYİP ADINA HER TÜRLÜ SAHTEKARLIĞI
YAPIYOR
Tayyip, 2011 genel seçimlerinden önce Yüksek Seçim Kurulu Üyelerini hedef
almış ve ayar çekeceğini açıkça söylemişti. İşte ayar çekilen Yüksek Seçim
Kurulu ve Tayyip’in isteği üzerine seçilen Tayyip güdümlü üyeler:
Sadi Güven:.. 2008’de Tayyip tarafından Adalet Bakanlığı Müsteşar
Yardımcılığına atandı… 2013 yılında Tayyip’in isteği üzerine Yüksek Seçim Kurulu
Başkanlığı’na seçildi… Tayyip’in canı ciğeri…
Turan Karakaya:… 2010’da Tayyip’in isteği üzerine Yüksek Seçim Kurulu
Başkanvekilliği’ne seçildi… Tayyip’in canı ciğeri…
Mehmet Kürtül:.. Tayyip’in isteği üzerine 2010 yılında Yüksek seçim Kurulu
Üyeliği’ne seçildi. Tayyip’in canı ciğeri…
Nilgün İpek:.. Tayyip’in isteği üzerine 2010 yılında Yüksek Seçim Kurulu
Üyeliği’ne seçildi. Tayyip’in canı ciğeri…
Ali Kaya … Tayyip güdümlü Adalet Bakanlığı’nın Bilgi İşlem Dairesi
Başkanlığı’nı yaptıktan sonra yine Tayyip’in isteği üzerine 2013 yılında Yüksek
Seçim Kurulu Üyeliği’ne seçilmiştir. Tayyip’in canı ciğeri…
İbrahim Zengin…Tayyip güdümlü Adalet Bakanlığı’nın Ceza İşleri Genel
Müdürlüğü’nde görev yaptıktan sonra, Tayyip’in isteği üzerine 2013 yılında
Yüksek Seçim Kurulu Üyeliği’ne seçildi. Tayyip’in canı ciğeri…
Ünal Demirci… Tayyip’in isteği üzerine 2013 yılında Yüksek Seçim Kurulu
Üyeliği’ne seçildi. Tayyip’in canı ciğeri…
İlhan Hanağası… Tayyip’in isteği üzerine 2013 yılında Yüksek Seçim Kurulu
Üyeliği’ne seçildi. Tayyip’in canı ciğeri…
Zeki Yiğit… Tayyip’in isteği üzerine 2013 yılında Yüksek Seçim Kurulu
Üyeliği’ne seçildi. Tayyip’in canı ciğeri…
Ahmet Tuncay… Tayyip’in isteği üzerine 2014 yılında Yüksek Seçim Kurulu
Üyeliği’ne seçildi. Tayyip’in canı ciğeri…
Haluk Kırca… Tayyip’in isteği üzerine 2015 yılında Yüksek Seçim Kurulu
Üyeliği’ne seçildi. Tayyip’in canı ciğeri…
HER TÜRLÜ SAHTEKARLIĞIN YAPILDIĞI,
HİLELİ BİLGİSAYAR PROGRAMLARININ AYARLANDIĞI,
EN AZ BEŞ MİLYON SURİYELİ’NİN, IRAKLI’NIN, İRANLI’NIN BİLGİSAYARLARA SEÇMEN
OLARAK YÜKLENDİĞİ,
EN AZ BEŞ MİLYON ÖLÜNÜN BİLGİSAYARLARA SEÇMEN OLARAK YAZILDIĞI
YÜKSEK SEÇİM KURULU’NDA…
TAYYİP BAŞKAN SEÇİLMESİN DE NE YAPSIN?
Kenan Akkuş (esrehber)