Yolsuzluk kişi ve sınır tanımıyor
Sayın Başbakanımızın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı döneminde Meclis Kararındaki bizzat şahsına ait imza ve onayın gölgesinde şeytani sahteciliklerle, İlçe Belediyeleri, Tapu- Kadastro ve Adliye’de organize imar yolsuzluklarının İRTİKAP, ZİMMET suçlarını içeren şekilde yapıldığına dair tüm iddialarımızın; olayların oluş şekli, somut bulgu ve delillerden açıkça anlaşılacağı kanısındayız.
Üst makamlar ve bizler sürekli yanıltılmaya çalışıldığı için önümüzdeki engelleri aşamadık. Etkin ve sonuç alıcı işlemler yapılmadığından adeta bölgesel bir kangren haline gelen bu sorunların köklü bir çözüme kavuşması için Sayın Başbakanımıza ve kamuoyuna duyurmak zorunda kaldık. Bilgi ve belgeler elimizde mevcuttur. Her iddiamız belgelidir.
Bizlerin ve diğer mağdurların ısrarlı şikayetleriyle son günlerde Gaziosmanpaşa ve Sultangazi Belediyesindeki yolsuzluklarla ilgili iddialar medyaya yansımış olup, G.O.Paşa Belediye Başkanları Recep Koral ve Erhan Erol zamanındaki SAHTECİLİK, ZİMMET ve İRTİKAP suçlarının organize bir şekilde gerçekleştirildiğine dair tüm iddialarımız onlarca somut delil, belge,bilgi ve bulgularla ispatlı olup, geçte olsa Yüce Türk Adaletinin tecelli edeceğine inanıyoruz.
Böyle Yolsuzluk Görülmedi
Bu organize imar yolsuzluklarından yüzlerce mağdur olmasına rağmen nedense (!) ses çıkarmıyorlar. Dosyalarda; Belediye, Tapu ve Kadastro, Adliye birimlerinde Ahtapotun kolları gibi bir çok yere uzandığına dair onlarca somut belge, bilgi bulgu ve ciddi emareler mevcuttur. Mağduriyetler birçok vatandaşı ezdi geçti : ZİMMET, İRTİKAP, NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK’ la gerçekleşen organize imar yolsuzlukları iddialarımız sadece bizlere karşı değil, bölgeseldir. Yüzlerce vatandaşın taşınmazı MÜKERRER kayıtlıdır.
Aynı zamanda “Tuzaktaki Av ” olduğumuza dair ve diğer iddialarımız da tüm aşamalarıyla belgelidir. Bizlerin de maruz kaldığı olayların özünde; Sayın Başbakanımızın yasal olarak yaptığı konut imarlı işlemin, yasal olmayan bir şekilde gizlenmesi İŞİN VEHAMETİNİ GÖSTERİR. Mağduriyeti gidermesi gerekenler, ne yazık ki, suçu tekrar yeni bir suçla ÖRT-BAS etmek çabası içersindedir.
Sayın Başbakanımızın dikkatlerine sunarım, adeta gırtlağına kadar yolsuzluğa batmış iki belediyenin birimleri iddia konusu tüm sahteciliklere duyarsız kalıp, vatandaşı yokuşa sürüp ZULM EDİLDİĞİ kanısındayız. ” Siyasetin tek limanı ahlaktır ” düsturuyla hizmet eden Sayın Başbakanımızın emrindekilerin de aynı şekilde çalışmasını beklerdik!
İBB ‘nin planlarında bir kısmı KONUT İMARLI olan arsaları, ilçe planlarında gizlenip neredeyse tamamı Özel Eğitim Alanı gösterilmiştir. İlçe Belediyesi, şeytanın aklına gelmeyen sahteciliklerle, 300-400 daire yapılabilecek arsanın KONUT İMARLI olduğunu acımasızca gizlemiştir !!! Bitişik parselde 200 adet daire yapıldığı EMSALİ de mevcuttur. Belediye Başkanlarının sistematik yolsuzlukları adeta KALEMLE YAPILAN GASP ‘tır. Bizde oluşan kanı budur.Büyük bir servet değerindeki konut imarlı arsa yasal hakkı iken, YOK deniliyor. 50 yıllık sermayesiyle, helal kazancıyla satın alınan bu arsalar 36 yıldır, el değiştirmeden yerinde hala BOMBOŞTUR.
Bilindiği üzere, imar düzenlemesi ve uygulamalarının ana amacı İMARLI ARSA tahsis etmektir. Mahkeme Hükmüyle sabit olduğu üzere, yasal hakkı olan yerlerin verilmemesinden meydana gelen büyük bir maddi ve manevi kayıp oluşmuştur. Konut İmarlı parseller kasten gizlenmeseydi 1996 tarihinde değerlendirip büyük bir kazanç elde edecekti. Sermayesi 36 yıldır hapsedilmeyecekti. Bu kazancın da 2011 tarihine kadar değerlendirilmesi tazmini olarak hesaplandığında TRİLYONLAR tutacaktır. Tapu sicili Devletin garantisi altındadır. Gayrimenkul sahteciliklerinde zamanaşımı yoktur, tüm sorumlulara da tazmin yönünden rücu edilir.
Müvekkilin hulus ve saffetinden organize bir şekilde faydalanıp yaklaşık 10 TRİLYON değerindeki arazi için eline 3 kuruş para verip “ sen paranı almadın mı kardeşim “ diyorlar. Elini veren, kolunu değil vücudunu alamıyor ! Bunun başka izahı yoktur. Bizde oluşan kanı budur.
Belediye, Mahkeme, Tapu ve avukatın işbirliği TUZAKLARI iddialarımız her aşamasıyla 2.000 sayfayı aşan delilleriyle tek tek ispatlıdır.Adalete inancımız sonsuzdur.
Tuzaktaki AV aynı, sadece AVCILAR değişti
· Yine Değerli Başbakanımızın ismi kullanılıyor. Yasal olarak imzalayıp onayladığı karar saptırıldı.
· Yine Organize Sahtecilikler, fakat bu kez AKÇELİ işler.
· Yine aynı mağdurlar, uzun yıllardır avukatlığını yaptığım müvekkiller.
Sayın Başbakanımızın “ Gerçekten Haberi Olsa ” gereğini yapacağına inanıyoruz.
Eski avukatı Numan Güzey’in 4 kez sahtecilik, 1 kez Resmi Evrak Hırsızlığı haberini öğrenince milletvekili aday listesinden çıkarmıştır. İmar Yolsuzluğunun mağdurları da yine aynı müvekkillerimdir.
· Önceki olayda CAN GÜVENLİĞİ tehlikesi !
· Şimdiki olayda MAL GÜVENLİĞİ tehlikesi !
3.500 M2 Arsa Kaybolur mu ?
Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Recep Koral ve ekibi müvekkilin 1/2 oranında ortağı olduğu arsaların 3.500 m2 lik (toplam 29 parsel arsa) kısmını sahteciliklerle KAYIP YER ( ! ) olduğunu bildirdi. Sözde kayıp yerlerle ilgili olarak açılan tüm tapu iptal ve tescil davaları kazanıldı.
9 yıllık yargı süreci sonunda, Adli ve İdari Yargı kararlarıyla sabit olduğu üzere 3.500 m2 kayıp yerin eski hale iadesine edilip ve imar parseli oluşturulmasına hükmedilmiştir. Kesinleşmiş mahkeme kararlarının uygulanmaması Anayasal bir suçtur.(Anayasa 138/2 md.)
Belediye Başkanı Erhan Erol, yaşlı müvekkilin avukatı Necdet S. İle birlik olup, yasadışı bir şekilde YOK HÜKMÜNDEKİ BOĞAZLAMA SÖZLEŞME ile dava konusu olmayan diğer arsalarını da FERAĞA İCBAR (Manevi Zorlama) suretiyle servet değerindeki tüm arsalarını eline 3 kuruş para verip almak istemiştir. Kaldı ki; Başkanın böyle bir sözleşme yapmaya YETKİSİ YOKTUR. Yapılan işlemler ZİMMET, İRTİKAP ve Görevi Kötüye Kullanmak suçunu oluşturabilecek niteliktedir. İddialarımızın tüm bilgi ve belgeleri mevcuttur. ( Boğazlama Sözleşme ; “Kişiyi her yönden sımsıkı bağlayan ve ekonomik varlığını tehlikeye düşüren bir sözleşmedir. Yasal olarak YOK hükmündedir .”)
· Okur yazar olmayan yaşlı müvekkile bizzat sahibi olduğu 5.116 m 2 yerinden BİR KARIŞ imarlı yer verilmiyor.
· Belediye 3.529 m2 yeri, KAYIP YER (YÜRÜTÜLEN ARAZİ ) olarak imar hukukuna aykırı işlemler yapıyor.
· Yargıya başvurulduğunda Tapu İptali ve Tescili davalarının 4 ’ü birden kazanılıyor.
· Kesinleşen yargı kararları uygulanmıyor, yok sayılıyor.
İmardaki Büyük Vurgun Çetesi
Bu organize imar yolsuzluklarından yüzlerce mağdur olmasına rağmen nedense (!) ses çıkaramıyorlar. Yapılan sahteciliklerle haksız imar yoğunluğu ve haksız imar alanı kazanılıp, VAR OLANI YOK, YOK OLANI VAR yaparak istedikleri kişilere hukuk dışı yerler kazandırılıyor.Eskisi yenisi aynı yer olan ve 36 yıldır yerinde bomboş durduğu Adli ve İdari Yargı kararlarıyla sabit olmasına rağmen ; Böylece 3.500 m2 lik yer de YÜRÜTÜLEN ARAZİ oluyor!!! (Yaklaşık 29 adet arsa ) Dosyalarda; Belediye, Tapu ve Kadastro, Adliye birimlerinde Ahtapotun kolları gibi bir çok yere uzandığına dair onlarca somut belge , bilgi ve bulgular mevcuttur.
Sayın Başbakanımızın, yolsuzluklar karşısında kesinlikle kimsenin gözünün yaşına bakmadan BAŞMÜFETTİŞ görevlendirip yasal işlemler başlatacağını biliyoruz. Özellikle kendi adının, imzasının ve onayının kararda yolsuzluk yapanlara, buna teşebbüs dahi edenlere- eski avukatı Numan Güzey örneğinde yaşadığımız gibi - GERÇEKTEN HABERİ OLSA müsamaha etmeyecektir, derhal gereğini yapacaktır.Bizler, sadece gerçeğin ve adaletin peşindeyiz.Tüm iddialarımız onlarca delil, somut bilgi, belge, bulgu ve ciddi emarelerle ispatlı olup Yüce Türk Adaletinin geç de olsa tecelli edeceğine inanıyoruz.31.10.2011
Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Av.Ahmet Ömer KİBAR (GSM 0532 336 09 25)
Not
: Lütfen şayet içeriği
bizim gibi onaylıyorsanız, bu metni tüm önemli sitelere ve ülkede düşüncesi ne
olursa olsun NAMUSLU her insanın mailine
ulaştırın.