Kısaca, masallarda geçen karakterlerden bahsedeyim size. Hortlağın 25 Öyküsü (Vetalapançavimşati) bir hint klasiğidir. Burada geçen Vetala, hortlak anlamına gelir. Batıda karşılığı vampirdir. Vetala dirilebilen ölüdür. Pançavimşati ise Sanskrit dilinde, 25 sayısını ifade eder. İki sözcük yan yana Hortlagın 25 Öyküsü manasına gelir. Bu aslında 24 öykü olan ve biri de çerceve öykü olan bir masal serisidir. Öyküleri Vetala denen hortlak krala anlatır ve krala bir soru sorar, kral bu soruyu bilemezse ölecektir, bilirse Vetala şimpapa ağacına yeniden asılır. Öyküde geçen kral, Vikramasena oğlu Trivikramasena ‘dır. Efsaneye göre, birden fazla Vikrama görülür, ve bu ismin Vikrama’nın 3.cü bedenlenmiş hali olarak kullanılmış olabiliceği tahmin edilmektedir.
Bu kral ile ilgili efsanelere göre, Vikrama, yaşlı kral Gandharbasena’nın ikinci oğludur. Kralın dört kraliçeden birbiirnden üstün 6 oğlu vardır. Baba ölünce, Şank adındaki en büyük oğlu tahtta geçmek için çalışmış ama Vikrama onu öldürerek tahta kendisi geçmiştir. Onun cesaretinden etkilenen prensler ona Vira (Cesur) adını takmış ve ona boyun eğmişlerdir. Vikrama hükümdarlığı boyunca topraklarını genişletmiş,tüm hindistanın efendisi olmuş ve kendi adıyla bir devre mührünü basmıştır.
Bir başka efsaneye göre ise, krallığın, Tanrı Indra ile Dhara kralı tarafından Gandharbasena’nın bir hizmetçi kadından olma oğlu olan Bhartarihari’ye verildigini anlatır. Bir süre kardeşler bir arada yaşarlar ancak bir süre sonra kavga ederler. Vikrama saraydan kovulur, sefil perişan bir halde diyar diyar dolaşır. Bir dönem Gucerat’da bir tüccarın yanına hizmetçi olarak sığınır. Bu sırada Bhartarihari, karısının kendisini aldatmasına sinirlenip, hayattan el etek çekmiş bir mezhebin çilecisi olmuştur, krallığı da kendi kaderiyle baş başa bırakmıştır. Sürekli gezmekte olan Vikrama Uccayini’ye geldiğinde krallığı başsız görür ve hemen kendisi başa geçer. Görkemli bir saltanattan ve birçok toprağı ülkesine kattıktan sonra düşmanı Shalivahana tarafından öldürülmüştür.
Evet kısaca tanıtalım dedik ama bu efsanelerden bahsetmeden olmazdı :))) Simdi gecelim öykümüze :)
Hortlağın 25 Öyküsü (Çerçeve Öykü)
Godavari ırmağı kenarında, Pratishtana adında bir yer varmış. Çok eskiden orada, Tanrı Indra gibi güçlü, Vikramasena oğlu, ünlü kral Trivikramasena yaşamış. Bu kral, resmi görüşmelerini yaptığı salonda otururken her gün, Kshantişila adında bir dilenci onu ziyaret eder, ona saygılarını sunar her seferinde bir meyve verirmiş. Kral da aldığı meyveleri haznedarına teslim edermiş. Bu şekilde 10 yıl geçmiş. Yine dilenciğinin gelip meyve sunduğu bir gün kral bu kez meyveyi, sahibinin elinden kaçmış küçük bir maymuna vermeyi tercih etmiş. Maymun meyveyi yemiş ve o anda meyvenin içinden ölçülemez değerde bir mücevher çıkmış.
Bunu gören kral haznedarına sormuş; “Bugune kadar sana verdiğim meyveleri nereye koydun?” Kralın sorusundan korkan haznedar,
“Onları, kapısını açmadan pencereden hazineye atmıştım. Eğer efendimiz emrederse gidip bakayım” demiş.
Kral da hemen gidip bakmasını emretmiş ve haznedar hemen gidip bakmış geri gelip şöyle söylemiş.
“Hazinedeki bütün meyveler çürümüş, ancak ortada pırıl pırıl parlayan göz alıcı bir mücevher yığını var.”
Bunu işiten kral .çok memnun olmuş, mücevherleri haznedarına vermiş ve ertesi gün huzuruna gelen dilenciye sormuş;
“Neden benim için bu kadar büyük bir zenginlik harcadın? Eğer söyleseydin verdiğin meyveleri almazdım.” Kralın bu sorusuna dilenci şöyle yanıt vermiş.
“Sadece cesur bir kişinin yardımıyla yapabileceğim bir büyü biliyorum. Bu cesur kişi sizsiniz kralım. Bana yardım etmenizi rica ediyorum.”
Bunun üzerine kral yardım edeceğine söz vermiş. Çok mutlu olan dilenci, krala ne yapacağını söylemiş. “15 gün sonra akşam büyük mezarlıkta banyan ağacının altında sizi bekleyeceğim. O gün o saatte benimle buluşmalısınız.” Kral tamam diye karşılık vermiş ve dilenci mutlulukla oradan ayrılmış.
O gün geldiğinde, kral verdiği sözü hatırlamış ve kılığını değiştirip, başına siyah bir bez bağlayarak kılıcını kuşanmış, karanlık çökerken korkusuzca bu mezarlığa gitmiş. Etrafta korkunç Bhutalar, vetalalar uçuşuyor çakallar uluyormuş. Kral onlardan korkmadan, dilencinin dediği ağacı aramış ve dilenciyi orada ağacın etrafına daire çizerken görmüş.
Kral seslenmiş, “İşte geldim dilenci, senin için ne yapabilirim söyle!”
Kralın sesini duyan dilenci sevinmiş ve demiş “Ey kahraman, şimdi buradan güneye uzunca bir yol gitmelisin, orada bir şimpapa ağacı var. O ağaçta asılı bir ceset var, o cesedi alıp bana getirmelisin. Lütfen bana yardımcı olur musun?”
Sözüne sadık kral bunu duyar duymaz, “Pekala” diyerek güneye doğru yürümüş, bir süre gittikten sonra, ağaca ulaşmış. Ağac cenaze ateşlerinden yükselen dumanla kaplı imiş ve çiğ et kokan haliyle tıpkı bir Bhuta’ya benzemekteymiş. Bir iblisin omzunda durur gibi duran, ağaçta asılı cesedi görmüş. Ağaca tırmanıp ipi kesmiş ve ceset yere düşmüş. Ceset yere düşer düşmez acı duyan canlı bir insan gibi bağırmış. Onu canlı sanan kral, cesede dokununca cesetten bir kahkaha sesi işitilmiş. Kral cesedin bir Vetala tarafından ele geçirildiğini anlamış ve hiç çekinmeden;
“Niye gülüyorsun ki? Hadi yürü gidelim.” Demiş. Kral böyle konusurken Vetala süratle yerden kalkıp ağaca kendini yeniden asmış. Kral tekrar ağaca tırmanıp ipini kesmiş. Sonra Vetalayı omzuna atıp, yola koyulmuş. O böyle yolda yürürken, cesedin içindeki Vetala dile gelmiş ve şöyle demiş.
“Kral, yolda seni eğlendirmek için bir öykü anlatayım. Dinle!”
Evet arkadaşlar bu çerçeve öykümüzün devamında Vetala'nın anlattıgı öyküler ve sonunda krala sordugu sorular olacak. İlk öyküyü bu hikayenin ardından göndereceğim.
--
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "donjuanmatus" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu gruba kayıt göndermek için donjua...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba olan aboneliğinizi iptal etmek için donjuanmatus...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Diğer seçenekler için http://groups.google.com/group/donjuanmatus?hl=tr adresinden grubu ziyaret edin.