HALEP'E YOL AÇ

2 views
Skip to first unread message

Necip Saracoglu

unread,
Jan 6, 2017, 3:01:12 PM1/6/17
to acubukcu, AHMET REFİK SARAÇOĞLU, Ali Alkan, Ali Çankaya, hamdi can ataç, İrem Ataç, kübra irem ataç, ailgaz, albayrakhuseyin61, ali çelik, ahmettuna61, baha_9362, balyemez, bayram bey, Burak Dolu, burcu.saracoglu, byalipasa, haydar çoruhlu, mehmet ceyhun, Salih Zeki TÜZÜNER, dogatarih, eftalekmekcioglu, erhaneken, eserbasaran1461, esinatac2, mehmet erdal Odabas, ertugrul_mentese, fatihkarabina99, Rİ, Fuat Meydan, fsaglam67, gülay saraçoğlu, mm, h, Harun YAVRUOĞLU, ihayal, Lokman İPEK, muhammed-ali'i, mm"kusakkayagazetesi", zuhtu kalma, kadirer68, Leyla Demirkır, mehmettugutlu1955, mkadi...@yahoo.com, mumt...@superonline.com, nafis m, m.kubilay, mujdeyucel, m.cinar54, namik seferoglu, nukhet.saracoglu, nevzatyilmaz, Nazif Muhtaroglu, nedsar, ozgur, refazum_ruva, şennur Taşdemir, Tuygan Seferoğlu, turkmensedat, veldet85, yakuphc, ydemeli, yolcukitap, zafer-o...@hotmail.com, halitmacit61
HALEP’E YOL AÇIN” ve TRABZON İHH YARDIM KONVOYU…
16 Aralık 2026’da Ayasofya ve diğer camilerde Cuma namazı
kılındıktan sonra sahildeki Fuar alanında toplanan öğrenciler,
veliler, yardım kuruluşları,onların temsilcileri ,Reyhanlı’daki
Cilvegözü Sınır kapısına gidecek üç otobüs dolusu yolcu ve onları
uğurlamaya gelen yakınları,Büyük şehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi
GÜMRÜKÇÜ ve yönetimde bulunan arkadaşları kafileyi uğurlama töreninde
hazır bulundular.
İHH Trabzon Başkanı Zühtü KALMA, günün anlam ve önemini,yapılan
ve yapılacak çalışmaları anlattı. Başka yardım kuruluşlarının başkanı
konuşma yaptı.Daha sonra bir din görevlisi dua ettirdi. Daha sonra
topluca fotoğraf çekilerek otobüslere binilerek tanjat yolundan
geçerek Maçka ,Torul, Gümüşhane, Kelkit,Reşadiye,Malatya,Gaziantep,
Reyhanlı yol güzergahını takip ederek, yollarda namaz ve yemek
molaları vererek sabah 8.00’de Reyhanlı’ya geldik…
Arabalardan inerek mitingin yapılacağı yere kadar yürümeye
başladık. Sokaklardan geçerken ,kalabalığı gören halk ve çocuklar
bizleri görmek için yol üstüne çıktılar. Biz de çocuklara
şeker,çikolata,bisküvi,sakız …gibi yiyecekler,hediyeler verdik. Çok
hoşlarına gitti;fotoğraf çektirdik…
Reyhanlı’nın dışındaki kapalı spor salonunun hemen yanında
kurulan sahnenin önüne Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen binlerce
insanın toplandığını gördük…Güzel sesli hâfızlar Kur’an-ı Kerim’den
sureler ve ayetler okudular. Daha sonra çeşitli STK (Sosyal Toplum
Kuruluşları) başkanları konuşmalar yaptı. Konuşmayı idare eden kişiler
ara ara sloganlar atarak halkın hep bir ağızdan söylemesiyle insanın
tüyleri diken diken oluyordu…
İHH Genel Başkanı Sayın Av. Bülent YILMAZ’ ın toplantıya
katılması uzun ve etkili bir konuşma yapması hepimize güven verdi.
Genel olarak:” Buraya eşinizden,çocuklarınızdan ,sevdiklerinizden
ayrılarak yurdumuzun çeşitli şehirlerinden,ilçelerinden bu soğukta
geldiniz. Hepinize çok teşekkür ediyorum.Halep’te
masum,silahsız,çaresiz ,susuz, elektriksiz,ekmeksiz halka yapılan bu
insanlık dışı katliama işlene “BU KATLİAMA DUR DEMEK İÇİN BURADA
TOPLANDIK.” Bizler şimdi, Peygamber Efendimize( s.a.v) yapılan zulüm
ve kötülüklerden dolayı Mekke’den Medine’ ye yaptığı hicretteki
yanında bulunan ensar ve muhacir konumundayız. Çünkü ,Eski Halep’te
korumasız,silahsız,günlerce aç olan,yaralılarını tedavi edemeyen,
ölülerini gömemeyen,evleri barkları yıkılıp harabeye dönen Müslüman
insanların gözü,kulağı,dili olmaya geldik. Bu drama,bu trajediye
gözlerini ,kulaklarını kapatan Avrupa’ya “biz buradayız,biz
mazlumların ,kimsesizlerin, yardıma muhtaçların yanında olduğumuzu
haykırmak için burada toplandık. “Bir saat sonra hep birlikte slogan
atarak intizamlı bir şekilde beş kilometrelik bir yürüyüşle Cilvegözü
Sınırına gideceğiz. Sınırda da konuşma yapıp geri döneceğiz. Dünyaya
sesimizi duyurarak yardım konvoylarını geçmesini ve Halep’te güvenli
bir bölgede bulunan 15 bine yakın insanların başka yerlere nakillerini
sağlamak için girişimlerde bulunacağız. İnşallah bunda da başarılı
oluruz ”dedi.
İHH’nın gezici aş evinde dağıtılan mercimek çorbası ve lavaşları
gelen misafirlere ikram ettik. Soğuk havada çorba herkesin içini
ısıttı.Yüzlerce kişi üç koldan dağıtılan çorba ve lavaşlarla
karınlarını doyurdular. Öğle namazını kılmak için kapalı spor salonuna
giderek kimi uyuyan,kimi grup halinde sohbet eden, kimi de cemaat olup
veya tek başına namaz kılan yüzlerce insanın bulunduğu yerde namaz
kıldım.
Daha sonra bütün gruplar birleşerek,erkekler yolun
sağında,solunda bayanlar yürüyüşe geçerek beş kilometrelik yolu marş
söyleyerek,slogan atarak yürümeye başladık.Uzun ama zevk ve
heyecanla,içimizde bir kutsal görevi yerine getirmenin derin bir
mutluluğu vardı.
Ben bazen erkeklerin bir sıra halinde onarlı gruplar halinde
yürümeleri için düdüğümle onları ikaz ediyor,tempoyu ve sırayı
bozmamaları için ikaz ediyordum. Sağ tarafımızın yüz metrelik kısmı
bizim, diğer topraklar ise Suriye toprakları… Suriye, kendi
topraklarını bir buçuk metre yüksekliğinde hasıra benzeyen bir engelle
ayırmışlar. Şimdi biz, üç metre yüksekliğinde beton bloklarla temeli
dozerlerle açılıp vinçlerle yerleştirilerek sınır emniyeti
sağlanmaktadır. Biz orada iken sınıra on tane bu bloklardan
götürülmüştü,TIR’ların üzerinde sınıra götürülmek için beton blokları
gördük.
Sınıra gelince polislerin yolu kalkanlarıyla kapattıkları,itfaiye
aracı ( onun suyu ile abdest alarak ikindi namazını kıldık..) bir TOMA
ve değişik büyüklükte yiyecek,giyecek ve inşaat malzemeleri taşıyan
TIRlar vardı.
İHH Genel Başkanı Av. Bülent YILMAZ,yüksekçe bir yere çıkıp
içinde bulunduğumuz durumu açıklayan bir konuşma yaptı. Bu birlik ve
beraberliğimizin devamlı olması halinde bütün güçlüklerin üstesinden
geleceğimizi ,zorlukları aşacağımızı söyledi. Bunun için parti,
düşünce,fikir farklılıkları olsa bile böyle önemli
durumlarda,insanlığın ölmemesi için ,haklının, mazlumun canı, malı,
namusu tehlikeye düştüğü zaman onun tarafında olarak ,ona destek
çıkmak,ona moral vermek,yiyecek,içecek,giyecek ,ilaç yardımında
bulunmak gerekir. O topluluk da kendilerini düşünenlerin olduğunu
bilerek hayattan ümidini kesmez;daima yokluklar içinde bile bir gün o
kurtarıcının ,yardım edeceklerin geleceğini bilir ve önce Allah’tan
sonra o insanlardan umudunun bir gün gerçekleşeceğini bilir.
Gerçek bir hikaye vardır:” Nemrut, kendine itaat etmeyen ve
inanmayan Hz. İbrahim’i büyük bir ateş yaktırıp onu mancırıkla
Urfa’nın tepesine iki taş sütun diktirip ateşin içine attırmak için
hazırlıklar yapıldığı zaman ,ateşe atıldığı an Allah(c.c) kendisine
sıtk-ı kalp ile bağlanan kulunu hiç darda bırakır mı? Ey ateş
,İbrahim’e serin ve selametli ol!..”Emrini verir ,yeri göğü ısıtan
ateş in yeri bir anda gül bahçesine döner , İbrahim şükür namazı
kılar.O ateşin odunları balığa dönmüş kocaman bir havuzda “Halil-ül
Rahman” denilen yerde yüzmektedirler.Bu balıklar kutsal sayıldığından
yenmez,ekmek ve diğer yemlerle beslenir.İşte bu zamanda karıncaların
başkanı Hz. Süleyman’dan aldığı bu acı haberden sonra ağzına yeteri
kadar su alarak Urfa’nın yolunu tutmuş… Onu gören arkadaşları nereye
gittiğini sormuşlar. O da:: “ Hz. İbrahim’i Nemrut ateşe
atacakmış,ben de onu söndürmek için ağzımla su götürüyorum.” demiş.
Arkadaşları gülmeye başlamışlar: Sen ,ağzında bir damla bile olmayan
su ile o yeri göğü ısıtan yangını nasıl söndürecek?” demişler. O da:
“ – Ateşi söndüremeyeceğimi ben de biliyorum;ama hangi tarafta
olduğumu belli etmek istedim; hiç değilse bu yolda ölürüm ya…!” demiş.
İşte ,çeşitli illerden anasını,babasını, çocuklarını
,sevdiklerini bırakarak gelen sizler Suriye’de yanmakta olan ateşi
söndürmeye geldiniz;savaş dursun ,mazlum ,korumasız,silahsız halkın
sesine tercüman olmak,destek olmak için geldiniz Binlerce kişinin
burada toplanması dünyanın gündemine girmiş bulunmaktadır. Üzerimizde
uçarak fotoğraflarımızı daima çeken bu insansız hava aracı ile bütün
yayım organları bizleri izlemektedir. Şimdi gelen bir habere göre
yardım konvoylarının geçişine izin verdiler… Bu bizim için büyük bir
mutluluk… Baktık sınır kapısı açıldı ve yardım konvoyu kornalarını
çalarak Suriye’ sınırından içeri girmeye başladı…
İşte o an Allah’ın(c.c) mazlum milletlerin yanında olduğunu
hatırladım ve gözlerimden yaşlar boşaldı.. Bizler, “karınca “misali
amacımıza ulaşmış olduk;bunun için içimiz ferahladı. Bir görevi
başarıyla yerine getirdiğimiz için huzurlu ve mutlu idik….
Geldiğimiz yoldan geri dönerek, otobüslerimizin bulunduğu yere
geldik. Bütün arkadaşlarımızın toplanmasını bekleyerek, herkesin
otobüslere binmesiyle hareket ettik. Otobüslerimizin bagajlarına
koyduğumuz maması ve bezlerini,kuru gıda maddelerini, giyecekleri
Reyhanlı İHH Deposu’na götürerek teslim ettik. Eşyaların boşatılması
sırasında abdest alıp tesiste akşam namazını kıldık. Günde el değmeden
115 bin lavaş pişirilen fırını arkadaşım öğretmen Murat’la gezdik.
Sıcak yuvarlak lavaşlar banttan geçerken alıp birer tane yedik.
Fotoğraf çektirdik. Otobüslerimize binip yemek ve namaz molaları
vererek Erzurum’a 06’da geldik; sabah namazını cemaatle kıldık.
Bayburt – Gümüşhane-Torul- Maçka yoluyla Trabzon ‘a 11’de geldik.
Hepimizde amacına ulaşmış,savaştan galip çıkmış bir komutanın
duyduğu sevinci tatmış bir duygu içindeydik…
Bu kutsal yürüyüşte bizlere maddî,manevî desteklerini
sağlayan, bizlere Kur’an-ı Kerim, ilahi okuyan,dini konuşmalar yapan
hocalarımıza teşekkür ederiz.
AMELLER ,NİYETE BAĞLIDIR. Bizim niyetimiz Salih olduğu
için Allah bize ve mazlumlara yardım etti. Dua ve selâmla…
saracog...@gmail.com
7.1.2017
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages