KATLİAMIN SORUMLUSU KİM?

9 views
Skip to first unread message

Necip Saracoglu

unread,
Dec 3, 2016, 7:16:02 AM12/3/16
to hamdi can ataç, İrem Ataç, kübra irem ataç, acubukcu, AHMET REFİK SARAÇOĞLU, Ali Alkan, Ali Çankaya, ahmet şefik mollamehmetoğlu, ailgaz, albayrakhuseyin61, ali çelik, abdulkadirdursun61, balyemez, bayram bey, Burak Dolu, burcu.saracoglu, byalipasa, baha_9362, haydar çoruhlu, mehmet ceyhun, Leyla Demirkır, Salih Zeki TÜZÜNER, d.gumushane, dogatarih, destructive1912, esinatac2, erhaneken, eftalekmekcioglu, Coskun Erüz, eserbasaran1461, ertugrul_mentese, mehmet erdal Odabas, fsaglam67, Rİ, Fuat Meydan, fatihkarabina99, fatma...@windowslive.com, fatihuyar, gülay saraçoğlu, mm, gümüşhane haber, h, Harun YAVRUOĞLU, muhittin ince, Lokman İPEK, ihayal, muhammed-ali'i, kadirer68, mm"kusakkayagazetesi", zuhtu kalma, kt1461, mehmettugutlu1955, nafis m, mkadi...@yahoo.com, mumt...@superonline.com, muha...@sozenler.com, nevzatyilmaz, nedsar, nukhet.saracoglu, necip saracoglu, namik seferoglu, nevkal, m.cinar54, m.kubilay, m.cicerali, ahmettuna61, yakuphc, ydemeli, yolcukitap, Seddar Sağlam, refazum_ruva, Tuygan Seferoğlu, TEDAK, trabzonhaber61, turkmensedat, şennur Taşdemir, zafer-o...@hotmail.com, hanzala_mavera
KATLİAMIN SORUMLUSU KİM?
Türkiye iki gün önce Adana Aladağ’da ortaöğretim kız yurdunda
çıkan yangın haberi ile sarsıldı;yüreklerimiz yandı,kanımız dondu…
Aslında Süleymancıların Kur’an Kursu olarak kullandıkları yurda
Aladağ!da yatılı yurtları bakımsızlıktan yıkılanca öğrenciler
kaymakamlık tarafından bu yurda yerleştirilmiş…. Elektrik kontağından
çıktığı sanılan ,içi ahşap dışı betonarme olan üç katlı bina cayır
cayır yanarken, üçüncü katta bulunan yangın merdiveninin kapısına
koşan öğrenciler ,kapının kilidinin kapalı olduğunu görmüşler!!!...
Çaresizce birbirlerine sarılmış ve öyle can vermişler!..Öyle yanmışlar
ki tanınmaz halde kömürleşmiş halde bulundular!!!...Ailelerinden DNA
örnekleri alınarak cesetlerin kimlik tespitleri ancak böyle
yapılabilmiş!!…. Birkaç öğrenci de camları kırarak aşağı atlayıp
canlarını yaralanarak kurtarabilmiş!!!... Bazılarını da çevreden gelen
itfaiye elemanları ile kurtarılabildi… Yangın üç saatte ancak kontrol
altına alınabilmiş…
Faciada on bir kız çocuğu ve bir görevli vefat etti !!! …
Öğrencilerde 24’ü ise yaralandı!... Bilanço çok vahim ve çok korkunç….
Yaralı öğrenciler Adana’nın çeşitli hastanelerinde tedavi altına
alındı…
Adana Aladağ’da 2001’de hizmete giren Yatılı Bölge okulu
Pansiyonu,2 yıl önce ‘çürük’raporu verilerek yıkıldı. Burada kalan
öğrenciler komşu ilçe Kozan’a nakledildi. Milli Eğitim, kız öğrenciler
için yurt eksiğini gideremeyince,Süleymancılar cemaati erkek
öğrenciler için açtığı yurdu, kız yurduna dönüştürdü. Kozan’a giden ve
ortaokullara yeni kayıt yaptıran öğrenciler buraya nakledildi….
Yürek dağlayan yangının ardından 14 kişi göz altına alındı
Fakat akıllara gerçek failleri işaret eden bazı sorular takıldı: 12
masumun muhtemel “katili” sadece bu 14 kişi veya içlerinden bir kaçı
mı?. Yoksa fatura güzel ülkemizin her köşesinde halen devam eden sonu
gelmez koskoca ihmaller zincirinin en görünür ve en zayıf halkası olan
bu 14 zanlıya kesmekle kapatılabilir mi?
Yani Aladağ’daki yurdu proje aşamasında n inşaat sürecine kadar
denetlemesi gereken belediyenin;açılışından kül olduğu geceye kadar
sürekli denetim altında tutulması gereken bürokrasiyle bir birini
suçlamaktan kaçınan bürokratlarının; bürokratları atayan ve onları da
denetlemesi gereken devletin; devlete alternatif yurtlar açıp
çocukları “ adam etme” iddiasıyla ortaya çıkan ,ancak kendi kapalı
kutularında “cemaatçilik” oynayan yapıların; sistemin içine sızıp
kendi adam ve cemaatlerinin hatalarını görmezden gelen , tarafgir
yapıların ve bu yapılara gözü kapalı güvenip canlarından çok
sevdikleri çocuklarını “bedava” diye çocuklarını sorgusuz sualsiz
teslim eden anne- babaların hiç mi suçu yok!....
Efendiler!...Önce iğneyi kendimize,çuvaldızı da asıl suçlulara
batıralım!...” Bu trajik olay ne ilk ,ne de son olacak!... Çünkü daha
önceki yıllarda da buna benzer acı olayları yaşadık….Ama “balık
hafızalı” bir toplum olduğumuz için 4-5 gün sonra bu acı olayları
unutuyoruz. Basın olarak takipçisi olmuyoruz!.... Halk olarak
sokaklara dökülüp bağırıp ,çağırmıyoruz!...Basın bildirileri
okumuyoruz. Kamuoyu yaratmıyoruz!....
Bu katliamları yapan asıl suçlular yakalanıp hapse
atılıyor;maalesef bir ay yattıktan sonra “delil noksanlığından”
serbest bırakılıyor!.... Sonra elini kolunu sallayarak yüzsüz bir
şekilde dolaşıyor… Ama o serbest bıraksa da o katili vicdanı rahat
bırakmıyor!..... Her gece o facia ,oçığlıklar onu rahat
bırakmıyor, rüyalarına giriyor…. İşte en büyük azap “vicdan
azabıdır,kişi nereye giderse gitsin onu rahat bırakmaz ;onunla hep
beraberdir.O kişiye hayatı zehir eder!. En sonunda piskolojisi bozulur
ve kendi gider ve suçunu itiraf eder,suçunu çeker ,hapisten çıkınca
üstünden bir dağ kalkmış gibi hafifler… Bir daha böyle bir hata
yapmamak için kendi kendine söz verir…
İŞTE YAŞADIĞIMIZ AMA UNUTTUĞUMUZ ACI FACİALAR!....
2003-Kayseri’de Taşçıoğlu Yatılı Kur’an Kursu ve Hâfız Yetiştirme
Yetiştirme Okulu binası çöktü 10 çocuk öldü.
2008- Konya Taşkent’te yine “aynı gruba” ait Boğaziçi Özel Öğrenci
Yurdu’nda patlama oldu. Yurdun deposundan sızan gaz,sabah namazını
kılmak için kalkan öğrencilerin elektrik düğmesine basmasıyla dehşetli
bir aleve dönüştü.Yaz tatilini bu yurtta Kur’an öğrenme iddiasıyla
cemaat eğitiminden geçirilen kız öğrencilerden 18’iyanarak ve çöken
köhne betonarme binasının enkazının altında can vermişlerdi. Sonuç:
8yıldır bir arpa boyu bile yol alınmış değil!......
2013- Yeniköy Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı’na ait bina
çöktü. Bir kişi öldü.
2015- Diyarbakır Kulp’taki yatılı Kur’an Kursu ısıtılmadığı için
üşüyen çocuklar gece ısınmak için yakılan sobadan çıkan yangından 6
çocuk öldü.
2015- Kahraman Maraş’ta 104 öğrenci kapasiteli öğrenci yurdunda yangın çıktı.
2016- İstanbul Sultangzazi ‘de bulunan bir Kur’an kursu yangında kül oldu…
İşte yukarıda yazdığımız gibi bu facia ne ilk oldu,ne de son
olacak…. Çünkü bu facialara sebep olanlar:
Önce DEVLET,( Yurtların bağlı olan il veya ilçelerdeki Vali ,Kaymakam
ve Milli Eğitim Müdürleri…)
Sonra O YURTLARI DENETLEYEN KİŞİLER .( Denetlemeler yılda 4 defa
iken AKP tarafından verilen önerge ile 2’ye indirilmiş!.....)
Daha sonra oraya ÇOCUKLARINI TESLİM EDEN ANA VE BABANIN
SORUMLULUĞUNDADIR!.. Çocuğunu 15 günde ayda bir gidip öğretmenlerine
idarecilere durumunu sorup onu yakından takip etmesi ona güven ve
sevgi vermeleri gerekir… Bu üç ayaklı sac ayağı sağlam olarak ayağı
yere basarsa görülen yanlışlıklar ve eksiklikler gerekli makamlara
ulaştırılırsa problemler kolay çözülür kanaatindeyim. Böyle facialar
olmadan tedbirler alınsaydı bu acıları yaşamazdık…
YURDU TEFTİŞ EDEN MÜFETTTİŞLER ŞAYET GÖREVLERİNİTAM ANLAMIYLA
DİKKATLİ BİR ŞEKİLDE YAPIP 50 LİRA DEĞERİNDEKİ KAÇAK AKIM RÖLESİNİN
OLMADIĞINI GÖRSELERDİ,YAPILMASI İÇİN ÜÇ GÜN GİBİ BİR ZAMAN VERSELERDİ
BU FACİA HER HALDE OLMAZDI!.....
Kışlaklı öğrencilerden İlknur Maden, öğretmen, Cennet Karataş ise
avukat olmak istiyordu. 5. Sınıf öğrencisi Tuğba Aydoğdu’nun hayali
ise kaymakam olup annesini rahat ettirmekti…. Aynı yangında şans eseri
yara almadan Neslihan kurtuldu….
Cemaatin lideri Süleyman Hilmi Tunahan, sağlığında mavi namaz
takkesi taktığı için cenaze merasimine katılan çok sayıda mavi takkeli
“Süleymancı Cemaatine” mensup kişinin iştirak ettiği görülmüştür.
Edinile bilgiye göre yanan yurttan başka Aladağ’da 8 tane daha
cemaate ait yurt varmış….
Adana Belediye başkanı Hüseyin Sözlü ise Adana’da yaklaşık 100
tane benzer yurt olduğunu,bunun 80’inin SÜLEYMANCILARA AİT OLDUĞUNU
SÖYLEDİ….
Devlet, Nakş-i Bendî, Nur,Mahmut Hoca,Süleyman Hilmi Hoca
Cemaati…gibi cemaat dershanelerini (medrese) evlerini ,yurtlarını
ayrım yapmadan çok sıkı denetim altında binanın fizikî yapısı,eğitim
öğretim, öğretmen, idareci,öğrenci durumları sıkı denetim altında
tutmalı,eksiklerini yazılı olarak sorumlulara imza ettirilmeli;
eksikliklerin tamamlanmaması halinde ceza verilmelidir…
İnşallah bu acı son olur… Temennimiz bu… Tedbir kuldan,takdir
Allah’tan….Peygamberimiz(s.av.) ona bir fikir danışmak için gelen
Bedeviye: “Önce deveni bağla sonra Allah’a tevekkül et!....”Yoksa
deven kaybolur sonra ‘ sen çaldın’ diye suçsuzlara iftira edersin!…
demiş.
Diri diri yanarak ölen daha doğrusu “şehit olan” çünkü şehitliğin
de mertebeleri var. Şayet ilim yolunda ,ilim öğrenirken yanan,suda
,selde boğulan, heyelanda,depremde toprak altında kalanlar
şehittir.Nasıl ki hamile bir kadının çocuğunu dünyaya getirirken
ölmesi onu “şehit mertebesine” çıkarmaktadır….
Allah’tan rahmet,ailelerine ve sevdiklerine baş sağlığı diliyorum…
Salâm ve dua ile….

saracog...@gmail.com 3.12.2016
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages