4000 YILLIK HALEP HARABE HALİNDE!....

1 view
Skip to first unread message

Necip Saracoglu

unread,
Dec 11, 2016, 3:33:57 AM12/11/16
to hamdi can ataç, İrem Ataç, kübra irem ataç, acubukcu, AHMET REFİK SARAÇOĞLU, Ali Alkan, Ali Çankaya, ahmet şefik mollamehmetoğlu, ailgaz, albayrakhuseyin61, ali çelik, alitiritoglu61-61, balyemez, bayram bey, Burak Dolu, burcu.saracoglu, byalipasa, baha_9362, haydar çoruhlu, mehmet ceyhun, Leyla Demirkır, Salih Zeki TÜZÜNER, d.gumushane, dogatarih, Coskun Erüz, eftalekmekcioglu, erhaneken, eserbasaran1461, esinatac2, ertugrul_mentese, mehmet erdal Odabas, gülay saraçoğlu, mm, h, Harun YAVRUOĞLU, Lokman İPEK, ihayal, kadirer68, mm"kusakkayagazetesi", zuhtu kalma, Fuat Meydan, mehmettugutlu1955, nafis m, mkadi...@yahoo.com, mumt...@superonline.com, m.cicerali, m.kubilay, mujdeyucel, namik seferoglu, nukhet.saracoglu, nedsar, nevzatyilmaz, nafizm8, ozgur, refazum_ruva, Rİ, şennur Taşdemir, Seddar Sağlam, Tuygan Seferoğlu, yolcukitap, ydemeli, yakuphc, zafer-o...@hotmail.com, zehraozturk61
4000 YILLIK HALEP HARABEYE DÖNDÜ!....
Halep , Halep olalı bu kadar acı çekmedi!.... Bu derece yerle
bir olmadı!.... Çünkü ,deyim yerinde ise ,taş üstünde taş kalmadı!....
Harabe bir moloz yığınına döndü!.... Kentte elektrik,su yok!...
Fırınlar,camiler,hastaneler,okullar Esed’in ve Rus uçaklarıyla
bombalandı!.... Eski Halep tanınmaz hale geldi… O, 4000 yıllık tarihi
şehir ,”hayalet şehre dönüştü!....”Kan,göz yaşı ,yaralı ve
çaresizlerin göç edilip ,ıssız kalan virane bir beton yığını haline
geldi….
Esed’ın ordusu, Rusya ile Şii ve PYD’li teröristlerin de desteği
ile 4 yıldır giremedikleri şehrin ana merkezini ( Eski Halep) ele
geçirildi. Muhalifler 5 günlük ateşkes istedi ama Rusya ve Esed
Güçleri, muhalifler toparlanır diye kabul etmediler…
Rusya, Şii örgüt Hizbullah ile PYD’li teröristlerin şiddetli
saldırıları sebebiyle muhalifler dün de Halep’in merkezini( Eski
Halep) kaybetti. Halep’in meşhur simgelerinden,çok kıymetli tarihi
eser Emevi Camii,kale ve surları da yoğun bombardımandan büyük ölçüde
tahrip edildi….Böylece muhalifler 4 yıl boyunca elinde tuttuğu tarihi
bölgeden ayrıldı… Böylece Halep’in yüzde 80’lik bölümünü kaybederek 16
kilometrelik alana çekildi.Bölge, Esed rejimi ve destekçilerin eline
geçti….
Esed ile destekçilerinin muhaliflerin kontrolündeki Halep’in
doğusuna düzenlediği saldırılarda hayatlarını kaybedenlerin sayısı
828’e ulaştı….
Muhalifler,kentin doğusundaki 500 yaralı sivil ve savaşçının
güvenli bölgeye tahliyesini de istedi. Yapılan açıklamada muhaliflerin
kontrolündeki 16 kilometre karelik alanda 240 bin sivilin çok zor
şartlar altında yaşadığı bildiriliyor.
Edinilen bir bilgiye göre, Rus heyetiyle Ankara’da gizli bir
toplantı yapan muhaliflerin silahları teslim etmeleri karşılığında
İdlib’e sevk edilmeyi görüştükleri iddia edildi. Ancak son bir ayda
Halep’te çıkan 300 sivilin ortadan kaybolduğu bildiriliyor…
Esed askerlerinin bu muhalif 300 kişiyi; “Halep’te teröristleri
destekliyorsunuz” diyerek sorguladığı ve işkence yaparak öldürüldüğü
tahmin ediliyor!....
Rejimin geri aldığı bölgelere geri dönen sivil halk ise evlerini
bulamadı!?... Çünkü atılan bombalarla moloz yığınına dönmüşlerdi!....
Tahribat o kadar büyüktü ki “hayalet şehir “halini aldığı görüldü…
Bölgede fırınlar ,hastaneler elektrik ve su şebekeleri tahrip edilmiş
durumda!
İran, İran’dan Akdeniz’e kadar “Pers Koridoru” açma hayalini
gerçekleştirmek istiyor… İran’dan Akdeniz’e ulaşacak, Irak ve
Suriye’den geçen bu lojistik hat, İran için bölgedeki askerî, siyasî
ve ekonomik etkisini artırması için muazzam bir fırsat sunuyor.
Telefar ve Sincar bu hattın stratejik üstlerinden sadece ikisi…
Amaç,Telefer’den, Haşti Şabi militanları ile Sincar’dan PKK
unsurlarını birleştirmek…. Türkiye ve Irak Kürdistan yönetimi bu
gelişmelerden dolayı alarm durumunda bulunuyor…Türkiye’nin,Talefer’de
Haşdi Şabî militanlarının varlığını azaltamayacağını biliniyor.
Aynı şekilde :”Sincar’ın ikinci bir Kandil olmasına müsaade
etmeyiz!” ultimatomunun gerektirdiği hamleleri atmaya hazır olduğu
Ankara’da konuşuluyor..
Dün ,İsrail Hava Kuvvetlerine ait uçaklar, sabah erken saatlerde
Esed’in sarayının yanındaki Mezze Hava üssündeki Hizbullah terör
örgütüne ait yerleri bombaladı…
Yani sizin anlayacağınız,Ortadoğu tam bir Arap saçına dönmüş
vaziyette ….Amerikası orada, İsrail orada, Almanya orada, Avusturya
orada, İran orada, Rusya orada, Fransa orada,İngiltere orada, Türkiye
orada!....Değişik mezhep görüşlere sahip DEAŞ,PYD,EL
NUSRA,HİZBULLAH,PKK….gibi terör örgütleri yine aynı coğrafyada…
Amerika dört yıl önce İran’da kargaşalık çıkarıp bizdeki gibi
ihtilal yapmak istedi ama,başarılı olamadı…15 Temmuz’da Türkiye’de
aynı senaryo uygulanmak istedi ama ,halkın sokağa dökülmesi ile
başarısız oldu…
Amerika ve İngiltere’nin ve diğer emperyalist ve Siyonist
güçlerin amacı , İran’da ihtilal çıkarıp orada bulunan Hazar Petrolüne
sahip olmak… Daha sonra Suriye’nin kuzeyinde bir “Kürt Devleti”
kurmak!... Bu gün yarın dedikleri olacak… Çünkü daha iki gün önce
Mesut Barzani’nin oğlu Ankara’ya gelip yetkililerle bu konuyu konuştu.
Olumlu haberlerle gitti… Bunun böyle olacağı ABD,İNGİLTERE ,İSRAİL,
ALMANYA, FRANSA ,RUSYA…GİBİ DEVLETLERİN 30-40 yıl önce planladıkları
biliniyor… Irak’ın kuzeyini nasıl ABD 35. paralel ilân edip uçuşa
kapatıp “Kürt Devleti” kurdu ise aynı oyun hemen burnumuzun dibinde
sınırlarımızda oynanıyor sevgili okurlarım….
Daha sonra da sıra Türkiye’ye gelecek!... Güney Doğu’da bir
‘Kürt Devleti’ kurarak Türkiye’yi kantonlara ayırarak parçalamak için
çalışmalar yapılmış,bölge bölge çıkarılıp haritası çizilmişti….Hatta
geçen sene illerin,ilçelerin,köylerin ve caddelerin isimleri
değiştirilmişti !....Devleti idare edenler buna göz yumarak ‘ açılım
süreci’ diyerek görmemezlikten gelmişlerdir….
Şimdi ,o kadim ve 4000 yıllık tarihi şehrin elektriği ve suyu yok!...
Şimdi o çileli şehrin yiyecek ekmeği ,ilâcı,yaralıları ,hastaları
bakacak hastanesi yok!...
Şimdi o taş üstünde taş kalmayan” hayalet şehre dönüşmüş” bir
durumda;yaşayan insan yok!....
Şimdi o bombalarla,tanklarla moloz yığınına gelen yerden göç var;
çünkü insanlarda “umut “yok!..
Şimdi o hayalet şehirde tarihi meşhur Emevi Camisi,
medreseler,çarşılar,çeşmeler,hamamlar yok!...
Şimdi o ,Esed güçleri ve Hizbullah’ınPKK,PYD’’nin eline geçmiş
,binlerce insanın göç ettiği,yüzlerce kişinin öldüğü ve yaralandığı
KADİM ŞEHİR, Yavuz Sultan Selim(1516-1517) yıllarında o coğrafyadaki
Şam (Şam-ı Şerif),Musul, Bağdat,Kerkük,Musul ‘u feth ederek oradan
aşağı inerek Filistin’i alarak büyük bir azim ve kararlıkla Sina
Çölü’nü binlerce askerle geçerek Mısır’ı feth etmişti!... Daha sonra
oğlu Kanun Sultan Süleyman 1553’de İran’a karşı Nahcivan Seferine
giderek Revan, Karabağ’ı aldı.IV. Murat, 1638’de24-25 Aralık’ta
Bağdat’ı aldı…
Osmanlı Devleti döneminde 400 yıl bu büyük kadim ,tarihi
topraklarda Arap’ı,Kürdü, Acemi,Dürzisi,Hırı stiyanı,Yahudisi,
Müslümanı…vs. barış,içinde ,ibadetlerinde,günlük hayatlarında,adalet
işlerinde hayatlarını sürdürdüler… ,Mal,can,namusları teminat altına
alınmıştı….Kimse, kimseye yan gözle dahi bakamıyordu…
Ne zaman Osmanlı Devleti çeşitli oyun ve ihanetlerle o
topraklardan ayrıldığında bir İngiliz kadın diplomat tarafından
cetvelle çizdiği harita, şimdiki Ortadoğu ,Arabistan ve Afrika
coğrafyasındaki insanları,kabileleri akrabaları bir birinden ayırdı ve
düşman edildi!....
İşte o günden bu güne Ortadoğu’da kan-göz yaşı ve
ölümler,acılar,yokluklar devam etmektedir… Çünkü emperyalist güçleri
buraya” PETROL “ çekmiştir…Bu kavga,savaş,göz yaşı sonsuza kadar
sürecektir!....
Suriye ile Türkiye’nin din,tarih,kültür,medeniyet,dil benzerliğimiz
var…. Diğer emperyalist ülkelerin hiçbir özellikleri bu coğrafyaya
benzemiyor… Yine de bizi ne masada ne de sahada istemiyorlar… Adamlar
binlerce kilometre uzaktan gelip petrol ve toprak uğruna binlerce
sivilin ölmesine ,yaralanmasına ve göç etmesine sebep olmuştur.
Şimdi sizlere soruyorum:” İnsanlar su,ekmek,ilaç… bulamazken
bebekler soğuktan açlıktan ölürken; lüks ve israf su gibi akmaya devam
edecek mi?
Zalimler zaferler devşirirken, mazlumlar aç ve susuz tel
örgülerin arkasında bekleşirken biz susmaya devam edecek miyiz?
Kudret ve kuvvet sahipleri karşısında dünya Müslümanları olarak
yutkunacak ,yutkunup duracak mıyız?
Buğz etmekle,kahretmekle,ağlayıp ,sızlamakla mı yetineceğiz?
Hayır,hakkı ve hakikati söylemeye,barışa ve insafa davet etmeye
durmadan devam edeceğiz; edeceğiz ki insanlık ölmesin!....
Evet, İNSANLIK ÖLMESİN…..ÇÜNKÜ,SENİN CANIN NASIL KIYMETLİ İSE ;ONUN
DA CANISENİNKİ KADAR KIYMETLİ OLDUĞUNU UNUTMA!....
ÇÜNKÜ, İNSANLARA ZULMEDEN ,BİR GÜN CEZASINI ÇEKER!... HALEP İÇİN
BİRLİK İÇİNDE OLALIM!...
ÇÜNKÜ HALEP, İKİNCİ BİR SARAYBOSNA SOY KIRIMI GİBİ DÜYANIN GÖZÜ
ÖNÜNDE YAPILMAKTADIR!
BU SATIRLARI GÖZLERİM DOLU DOLU YAZIYORUM!... ÇÜNKÜ, KATLİAMIN 18.
YIL DÖNÜMÜNDE SEREBRENİZCA’DAKİ DÜNYANIN DÖRT BİR TARAFINDAN GELEN
İNSANLARLA YAS TÖRENİNE KATILMIŞTIM….
DUA ve SEVGİ İLE HAYIRLI GÜNLER DİLER,KANDİLİNİZİ TEBRİK EDERİM….


saracoğlu.n...@gmail.com 10.12.2016
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages