Sözlüklerde ulaşamadığım Kürtçe Kelimeler -9

829 views
Skip to first unread message

Adnan Ferat

unread,
Jan 4, 2014, 8:37:19 AM1/4/14
to diwa...@googlegroups.com

 

178- Tapêl kirin: Kulak kabartma, kulak misafiri olma.
"Guhê xwe tapêl kir: Kulağını kabarttı"(Not: "tapêl" sadece buradaki anlamı ile ve deyim içinde kullanılıyor, kendi başına bir anlamı varsa da ulaşamadık)

 

179 - Kirkirk hatin: Huylanmak, dürtü, bir şeyi yapma duygusuna kapılmak. 
-"Li ser camê xêz neke kirkirkên min tên: Camın üzerini çizme huylanıyorum"
-"Kirkirkê min tê ku kulmek li devê wî bidim: Ağzına bir yumruk indiresim geliyor"
-"Kirkirkê kuştina wî: Onu öldürme dürtüsü"

 

180 - Bedîl: Günün bölümleri, kuşak.
"Ez bedîla hêvarê çûm: Akşama doğru gittim"
"Xeberên bedîla hêvarê: Akşam kuşağı haberleri"
(Bedîl'in diğer anlamı olan "elbise takımı" sözlüklerde geçiyor)

 

181 - Qezidîn/Lê qezidîn: Bir münasebet ile buluşmak, bulaşmak, ziyaret etmek, musallat olmak.
"Yek li me qezidiye: Biri bize bulaşmış"
"Em lê qezidîn: İşimiz düştü, yanına gittik"
"Tu çima qet li me naqezidî: Neden hiç uğramıyorsun bize"

 

182 - Tenavê: Hatta.



183 - Qêmin/Qêminê: Herhalde, sanımca.



184 - Şûre: Parça, parti, kısım, bölüm
"Em li ser şûreya wan insanên qenci in: İyi insanarın kısmındanız, partisindeniz."
"Şûreyeke erdê het çêkirin: Toprağın bir kısmı yapıldı"
"Em jî ji xwe re şûreyek çêkin: Kendimiz için bir alan açalım"



185 -Şewilîn: -İnsanlar için- Solmak.

“Tu çima wisa şewiliyî: Neden öyle solmuşsun”
(Farqînî'nin sözlüğünde "ışıldamak" olarak verilmiş)



186 - Tekeserî: Kendi başına.



187 - Şenşilîn/Şenşilandin: Asılı kalma, düşmeden asılı kalma.
"Ev çi ye bi te ve şenşiliye: Bu nedir sarkmış senden"



188 - Ilî: Kat, konutlardaki kat.
"Xaniyê we çend ilî ye: Eviniz kaç katlıdır"
"Here bin ilîyê: Alt kata git"


189 - Heb û meb: Tek tük.



190 - Şirşar: Şelale



191 - Şemşemotk: Bir içli köfte türü


192 - Sefok: Süzgeç, Kar birikintisi.

 

193 - Devesing: Kucak


194 - Keravera: Aşırı gürültü sonucu işitme yitimi, gürültü sonucu normal işitme durumunun gitmesi.
"Ev çi deng e, em keravera bûn: Bu ne sestir, kulağımız gitti"



195 - Gulgulîn: Karın lapa lapa yağması. Lapa lapa.
"Berf digulgulîne: Lapa lapa kar yağıyor"


196 - Yarîwayê: Buğday dövülürken söylenen şarkılar.
"Örn: Yarîwayê, Herçî nayê, Bigre tayê...."



197 - Meyzer: Taşıma, serme, bohça işlevi ile kullanma gibi değişik kullanımlar için el yapımı olarak hazırlanan örgü.


198 - Sentele: Şatafat, debdebe.



199: Pîçik: Bir köfte türü



200 - Mindar: Bilhassa buğday ezmek için yontulmuş, tekerlek biçimindeki büyük taş.



201 - Pelpexîn: Bir tatlı türü



202 - Paçûç: Sargı amaçlı kullanılan, sargı bezi.

 

-devam edecek-

REFERANS İÇİN: Hepsini tercihen sadece aile-akraba çevremden derlediğim için XERZAN YÖRESİ'nde kullanılan kelimelerdir. Ancak tabii ki çoğu başka yörelerde de kullanılıyor olabilir. Üç büyük Kürtçe-Türkçe sözlük(Farqînî, Îzolî, Torî), Bedirxan'ın sözlüğü ile internet üzerindeki belli başlı sözlükler kontrol edilmiştir

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages