Sayın Celal Temel'in yazısını her Kürt okumalı...

7 views
Skip to first unread message

Paşa Amedî

unread,
Jul 18, 2013, 2:38:47 AM7/18/13
to
        İMDAT!...

      DURDURUN ŞU ASİMİLASYONU…

 

       Dünyadaki en yanlış işlerden biri, bir şeyi özünden ayırmak, kopartmak, orijinal halini bozmaktır. Bir şeyi(nesne veya canlı) kendi olağan halinden alıp başka bir şekle getirdiğinizde o, artık o değildir; yozlaşmıştır, başka bir şey olmuştur. Bu değişim, insan üzerinde yapıldığında, çok daha garip, yoz, ucube bir şey ortaya çıkar. Özellikle insanın ruhsal yapısı, sosyal düşünce dünyası, etnik kimliği ile oynandığında, ortaya çıkan varlık, artık kendi de değildir; başka bir şey de değildir.

       Birlik beraberlik adına, kendilerine benzeyen, kendileri gibi yaşayan insanlar yetiştirme arzularına, tek tip insan yetiştirme heveslerine, şovenizm ve ırkçılık karışınca, en çok başvurulan yöntem, gizli veya açık asimilasyondur. Türkiye’de cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, bu uygulama çeşitli şekillerde sürmektedir. Bu vahşi uygulamaya söz içinde çok kimse karşı çıkar; fakat gerçekte pek çok kimse de savunur. Bu uygulama Türkiye’de Kürtler dışındaki halklar için büyük oranda tamamlanmıştır; Kürtler için de belirli bir aşamaya gelinmiştir. Kürt sorunundan söz edildiği, çözümden bahsedildiği sırada bile, uygulama hep devam etmiştir, etmektedir. Çünkü uygulama otomatiğe bağlanmıştır!..

        Bu konuda, teorik, pratik çok şey söylenebilir. Ancak ben bu yazıda,  insanın içini acıtan iki örnek vermekle yetineceğim.

       Birinci Örnek:  Ali kırk yıllık arkadaşım, kendisi de, eşi de Kürt. Kızları Berfin’in ise, adından başka Kürtlükle bir ilgisi yok. Geçenlerde düğünü vardı, gittik. Damat batı illerinden, Türk oğlu Türk. Düğün de hep Türkçe. Bir ara halay için Kürtçe bir parça çaldı. İkincisi çaldığında, baktım gelin yerinden fırlamış çalgıcıların yanında. Kürtçe kesildi, gelin rahat bir nefes alarak damadın yanına döndü. Daha ilk günden evlilik tehlikeye girmemeliydi. Baba sıkıntılı, ama neylersin… Mala min!..

       İkinci Örnek: Necat otuz yıllık arkadaşım, kendisi de, eşi de Kürt. Oğulları Azat’ın da, yukarıda söylediğimiz Berfin gibi adından başka Kürt bir yanı yok. Azat Doktor oldu. Okul arkadaşı Türk bir kızla evlendi. Geçen ay düğününe gittik. Düğün, çiftetelliler, Ankara karşılamaları ve Şeyh Şamil oyunlarıyla sürdü. Babanın içinden geçtiği halde, düğünde Kürtçe duyulmadı. Ama baba dayanamamış, bir davul-zurna ekibi getirmişti. Sözsüz bir şekilde de olsa, davul-zurna eşliğinde halaylar çekildi. Ancak, garip bir şekilde, davul-zurna çalarken, büyük ekrana yansıyan video çekimi kesildi. Bizim masadan bir arkadaş, ısrarla niye video çekilmiyor diye sağa sola sordu. Arkadaşımız, nihayet, video çekimi yapan görevliye, “niye çekim yapmıyorsun” diye sordu. Görevli, “Gelin Hanım, bu bölümün çekilmemesini istedi” dedi. İlerde izleyecekleri, belki çocuklarına, torunlarına gösterecekleri bu filmde, iptidai Kürt kültürü olarak gördükleri davul-zurna olmamalıydı; maazallah soylarında Kürtlük olduğu anlaşılmamalıydı… Way limin!..

         Bu örnekler, bir-iki değil, binlerce, on binlerce. Milyonla ifade edilen Türk-Kürt evliliği olduğu söyleniyor. Kürt tarafının kız veya erkek olması fark etmiyor. Hatta bazen iki taraf da Kürt olduğu halde durum aynı oluyor. Bu evlilikler olmasın demek anlamsız, fakat bu evliliklerin asimilasyonun en iyi aracı olduğu da bir gerçek. İşte bu yüzden, böyle düğünlerde herkes eğlenirken, benim içim hep yanar, hüzünlenirim; biri daha kendisi olmaktan çıktığı için…

        İşte böyle dostlar, Türkiye’deki Kürt Sorunu’nu görebilmek için, çok fazla derinlere dalmaya, teoriler üretmeye gerek yok. Kürtlerin öznesi olduğu “Kürt Sorunu” bu işte; Kürtlerin, Kürt olarak kalıp, kalmamaları sorunu. Ey bu sorunu çözecek taraflar; konuyu başka taraflara çekmeyin, sorun bu; sorun, acımasız, zalim, vahşi asimilasyonun devam ediyor olmasıdır. Böyle devam ederse, yıllar sonra ortada “çözülecek bir sorun” da kalmayabilir! Birileri bu gerçeği bildiği içindir bu oyalama; ya diğerleri, siz de bunu biliyor musunuz?..

      “Tiştê ku hatiye serê Kurd’a neyi serê kesî(Kürtlerin başına gelen kimsenin başına gelmesin)”.

       İmdat! Her şeyi bırakın, şu Kürt asimilasyonunu durdurun…

      16 Temmuz 2013

       Celal TEMEL


Attachment(s) from Celal TEMEL

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages