KURÊŞAN AŞİRETİ VE “GANDİ“ KEMAL`İN “TÜRKMENLEŞMESİ“

117 views
Skip to first unread message

Gerok

unread,
Aug 13, 2010, 2:50:32 PM8/13/10
to diwa...@googlegroups.com
KURÊŞAN AŞİRETİ VE “GANDİ“ KEMAL`İN “TÜRKMENLEŞMESİ“

Munzur Çem

“... Bingöl yaylasının ahalisi; Zaza, Îzol, Lolo, Halti, Çevkani, Şekaği [1] , Kiki, Bisyani, Murki, Yezidi adlı Kürd aşiretleri olup, nice yüz bin hayvanlarıyla Bingöl dağına çıkıp, taze hayat bularak, Erzurum vezirine yayla hakkı (vergisi) verirler. Yaylanın mahsulleri; beşinci iklimdeki yirmi dokuz dağdan en verimlisi, bu Bingöl dağıdır. Nice çeşit bitki ve otları olduğu gibi, kimya otu dahi vardır.“ (Evliya Çelebi Seyahatnamesinden...)

Hürriyet yazarı Soner Yalçın`ın, “Kürt tarihine merakı“nın ürünü olan yazılarına bir süre önce bir yenisi eklendi. “Kılıçdaroğlu Hakkında Bilinmeyen Tek Gerçek“ başlıklı ve 23 Mayıs tarihli Hürriyet`te çıkan yazısında, yazar, bu kez CHP Genel Başkanının mensubu olduğu “Kurêşan“ aşiretini “tarihi açıdan!“ ele alıyor.

Yazıya başlarken verdiği bilgiye bakılırsa, Soner Yalçın, “tarihsel olaylara meraklı politikacı“ Kılıçdaroğlu ile yazıyı kaleme aldığı tarihten bir gün önce bir görüşme yapmış. Görüşmede “Zazalar“ bir ana tema olarak konuşulmuş. Bu konuşma esnasında Kılıçdaroğlu kendisine bir dosya ileteceğini söylemiş. Bir gün sonra ise verdiği sözü tutmuş ve TRT Avrasya Televizyonunda yayınlanan bir programın yazılı tekstini içeren dosyayı yollamış vs.

Bahsi geçen TRT`deki programın sunucusu ise Prof. Dr. Alemdar Yalçın. Soner Yalçın`ın verdiği bilgiye göre Prof. Dr. Yalçın;

1. Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Merkezi Müdürlüğü’ne başkanlık etmiş,

2. Türk üniversitelerinde dekanlık, rektörlük yapmış,

3. Halen Türkiye Bilimsel ve Kültürel Araştırmalar Merkezi Başkanı olarak çalışıyor,

4. Bir ara, Rahşan Ecevit kendisini DSP genel başkanlığına aday göstermiş,

5. Şimdi ise TRT Avrasya televizyonunda Türk kültürü üzerine programlar yapıyor vs.

İşte Soner Yalçın böyle birinin yönettiği bir televizyon programını esas alarak bizim Kürt Kurêşan aşireti mensuplarının etnik kimliği hakkında yazı yazıyor daha doğrusu terziye elbise siparişi verir gibi Hürriyet`in “Gandi“si Kemal Kılıçdaroğlu`na soy ayarlamaya çalışıyor.

Uydurmalar Yer Adları İle Başlıyor

Gerek Soner Yalçın`ın yazısına gerekse sözü edilen TV programına hakim olan resmi tarih anlayışı, yazının hemen girişindeki yer adlarıyla başlıyor.

Örneğin 900 küsur yıllık geçmişten bahsedilirken “Tunceli“ sözcüğü kullanılıyor. “Falan kes o tarihte Tunceli`ne gelmiş vs.“ Peki neden o dönem yöreye verilen ad ya da adlardan biri değil de “Tunceli“ gibi 1935 yılında bir yasa ile verilmiş uyduruk isim tercih ediliyor? Yine Kemal Kılıçdaroğlu`nun köyünden bahsedilirken de “Ballıca“ deniliyor. Oysa o yörede bu adı taşıyan herhangi bir köy yok. Kılıçdaroğlu`nun köyünün ismi onun halkının dilinde “Bolcîye“ dir. “Ballıca“ bu köyün Türkçeleştirilmiş adıdır. Ayrıca programda dile getirildiği gibi Kurêşan`nın “Gaziler“ diye bir kolu da yok. Öyle anlaşılıyor ki program yapımcıları aşiretin “Qazîyan“ kolunu bir çırpıda kendi dillerine yani Türkçeye uyarlayıp “Gaziler“ yapmış ve halka da öyle sunmuşlar. “Bilime ve tarihe saygı“ dediğin böyle olur!!

Kurêşanlı olduğu söylenen Zabit Güler adındaki konuşmacı Kurêş`in Horasan`dan geldikten sonra Nazimiye`nin “Zeyrek“ köyüne yerleştiğini söylemiş. Oysa bu ilçenin “Zeyrek“ adında bir köyü yok. Bu isme yakın “Soyreke“ diye bir köy var ama Kurêş`in orada kalmadığı biliniyor. Kurêş`in başlangıçta bugünkü Karakoçan`a bağlı “Çeleqas“ köyünde kaldığı daha sonra ise “Zêve“ye gittiği, Kurêşan mensupları şurada kalsın Dersim`de doğup büyümüş sıradan birinin bile rahatça bilebileceği bir şey. Kurêş`in kışın hayvanlarını beslediği yer yani “gome“si ise “Zargovit“tir.

Alaettin Keykubat için “Paşaköy`de oturuyordu“ demek te gerçeğe uygun düşmüyor. Çünkü o yörede bu adı taşıyan herhangi bir köy mevcut değil. Efsanede Keykubat`ın bugünkü Depe (Karakoçan)`a bağlı “Baxên“e geldiği söylenmektedir.

Diğer taraftan Soner Yalçın yukarıda adı geçen Zabit Güler`den bahsederken, ona “Kureyşan Ocağının son temsilcilerinden“ diyor. Oysa Zabit Güler ya da bir başkasından “Kurêşan`ın son temsilcilerinden biri“ diye bahsetmek için herhangi bir neden yok. Kurêşan oldukça büyük bir aşirettir. Bugün olduğu gibi yarın da kendisini temsil edebilecekler çok olur.

Ayrıca Kurêşan mensuplarına Dersim`de “dede“ denmez. Onların Dersim halkı arasındaki dini sıfatları “pîr“ ve “rayver/rayber/rêber“ dir. “Dede“ asıl olarak Dersim`e göre daha batıda olan Aleviler arasında kullanılan, bu arada Dersim`in batısında da rastlanılan bir terimdir.

“Kurêşan`ın Kolları!“

Soner Yalçın, Prof. Yalçın`ın aynı programda söylediklerini esas alarak “Kureyşan ocağına bağlı 12 kol vardı“ derken de yanılıyor. Sözü edilen TV programında sayılan ve Hürriyet yazarının da yazısına aldığı kabile ve aşiretler Kurêşan Ocağının kolları değil, Kurêş`e bağlanmış, ona çıralık vermesi kararlaştırılmış olanlardır. Bu kabile ve aşiretlere mensup olanlar Kurêş soyundan gelenlere taliplik bağı ile bağlıdırlar.

Yalçın televizyondaki programda bahsi geçen bir şecereye dayanarak söz konusu aşiret ve kabilelerin adlarını şu şekilde sıralıyor:

1) Delsinler-Delihasanlar kabilesinden Horembey adıyla anılan oymağın başı Cafer

2) Alan kabilesinden Burkent oymağı ve başları Teymur

3) İlyas kabilesinden Han adıyla tanınan oymağın başı Hüseyin

4) Milli kabilesinden Bozkır oymağının başı Muhammed

5) İzol kabilesinden Üç Ayak oymağı ve başları Abdullah

6) Haydaran kabilesinden Bedirhan oymağı ve başları Ali

7) Karsan kabilesinden Hançer oymağının başı Mustafa

8) Lal kabilesinden Baykara oymağından İbrahim

9) Çakır Tahir kabilesinin başı Mahmut

10) Dedo kabilesinden Börek Uzun oymağı ve başları Muhammed

11) Zurvet kabilesinden Duvar Dana oymağından Yusuf

12) Medin kabilesinden Dik Kınalı oymağın başı Abbas

Buna karşılık Seyyid Kekil tarafından yayınlanan, Arap alfabesinden Latin alfabesine çevrilmiş noter tasdikli şecerede aynı liste şu şekildedir [2] :

1- Zükûr ile isimlenmiş Millî kabilesinden Muhammed Tâlib

2- Üçayak ile isimlenen İzol kabilesinden Abdullah

3- Derkûni ile isimlenen Haydar kabilesinden iki bölük lakaplı Ali Tâlib

4- Hançêre ile isimlenen Karsan kabilesinden Mustafa Tâlib

5- Lefi Kara ile isimlenen Lâl kabilesinden İbrahim Tâlib

6- Verek ile isimlenen Arap Tahir kabilesinden Mahmud Tâlib

7- Eyvânî ile isimlenen Dada kabilesinden Fahri Tâlib

8- Kılan ile isimlenen Zudolyan kabilesinden Yusuf Tâlib

9- Kolâtya ile isimlenen Merdini kabilesinden Abbas Tâlib

10- Hanevar ile isimlenen İlyas kabilesinden Hasan Tâlib

11- Verek Yudan ile isimlenen Alan kabilesinden Teymur Tâlib

12- Üksek Dağ ile isimlenen Desinler kabilesinden Cafer Tâlib

Yeri gelmişken iki liste arasında göze çarpan bazı farklardan kısaca bahsetmekte yarar olduğu kanısındayım.

Soner Yalçın`ın yazısında yer alan listenin;

1.sırasındaki “Delsinler“, Seyyid Kekil`in listesinde “Desinler“dir. (Daha sonra da değinileceği gibi, bunun aslının “Dêsiman“, Türkçesi: “Desimler“ olması gerekir.)

2.sırasında, “Alan Kabilesinin Burkent Oymağı“ deniliyor. Seyyid Kekil`in yayınladığı listede ise “Burkent“ sözcüğü yok, bunun yerine “Verek Yudan“ var.

3.sırasında, “İlyas Kabilesinden Han oymağı“ denirken Seyyid Kekil`in listesinde “Hanevar ile isimlenen İlyas kabilesi“ şeklinde bir tanımlama var.

4.sırasında “Milli kabilesinden Bozkır oymağı“ deniliyor. Oysa Seyyid Kekil`in listesinde “Bozkır“ adı yok, bunun yerine “Zükûr“ var,

6.sırasında Haydaran kabilesinden “Bedirhan Oymağı“, Seyyid Kekil`in listesinde “Derkûni lakabı“dır.

7.sırasındaki Karsan Kabilesinin “Hançer Oymağı“, Seyyid Kekil`in listesinde lakap olarak “hançere“ şeklinde geçer.

8. sırasındaki “Lal Kabilesi“, Seyyid Kekil`in listesinde “Lol kabilesi“dir,

9. sırasındaki “Çakır Tahir“, Seyyid Kekil`in listesinde “Arap Tahir“dir,

10.sırasındaki “Dedo kabilesi“ Seyyid Kekil`in listesinde “Dada kabilesi“, “Börek Uzun oymağı“ ise lakap olarak “Eyvânî“dir,

12.sırasındaki “Medin“ kabilesi, Seyyid Kekil`in listesinde “Merdini“, “Dik Kınalı Oymağı“ yine lakap olarak “Kılotya“dır.

talha çek

unread,
Aug 13, 2010, 3:16:55 PM8/13/10
to diwa...@googlegroups.com
Soner YALÇINÎ di dezgehên endamê Ergenekoncî Dogu PERÎNÇEKî de hatîye amadekirin. Hemû çalakîyên wî ji bo dîroka Kurda vajîkirinê ye.Ne miroveki dirust e. Mîsyona wî armanca wî ev e: rastîyan ji gelan veşêre û ji hêzên tarî re xizmet bike. Munzur Çem rind lêkolîn kirîye dest sax.Digel silav

13 Ağustos 2010 21:50 tarihinde Gerok <gerokan...@yahoo.com> yazdı:

--
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin.
- Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages