zaman hızla geçse de başladığımız noktadan bir adım ileri gitmeyi bırakın sanırım baya bir gerileme içindeyiz diye düşünmekten bir çoğumuz kendimizi alamıyoruz.
Verilen onca örnek var ki, üzülerek Dernek altında buluşmanın birbirimize bir farkındalık kattığını düşünmüyorum.Burada bulunmamın da ne bana ne derneğe faydası olmadığını düşünüyorum.
Bahsedilen çoğu şey bence de gerçek.Her aşamasında izin verdiğimiz bir yalan örüntüsü içindeyiz ki katlanılamaz olmuştur.
Firma(çalıştığım) ismi vermeden yanlış uygulamalarına örnek vereceğim bir OSGB de PAÜ OSGB ki bu konuda yöneticileriyle sıkıntıları/kaygılarımızı farklı platformlarda yüzyüze paylaşmış olmakla birlikte sınır tanımazlığı ve etik dışılığı gerçekten beni hayrete düşürmektedir.
Çalıştığım firmayla ilgili herhangi bir teklif isteği olmamasına rağmen ( ilgili yöneticilere teyit ettirilmiştir) farklı kollardan tanıtım bahanesiyle işletmelere girilmeye çalışılmakta,ısrar edilmekte ve ister istemez firmanın kulağına kar suyu kaçırılmaktadır.Bu arada firmamızda İSG uzman ve hekim bulunmaktadır.Tanıtım yapılırken veya öncesinde bir fiyat teklifi atılmakta ve bunu işletme hekim + uzman bulundurduğunu ihtiyaç duyulmadığını söylemesine rağmen yapmaktadırlar.Fiyat tekliflerini bir şekilde öğrenmiş olduğum kişilerle (Nadir Savaş ÖTER,Ayşen KARDEŞLER ve diğer 2 İSG uzmanı ) tesadüfen kapıda çıkış sırasında karşılaştım.Yapılan işin etik olmadığını,işletmenin işyeri hekimi olduğumu (Rektör bey ve İlgili hocalarla Tabip Odamız yönetim ve komisyonlarıyla bunu daha önce de dile getirilip üniversite gibi hekim,mühendis yetiştiren eğitim kurumu ve uzantısına) bunların yakışmadığını düzeltilmesi beklediğimizi söyledim.Bayan İSG Uzmanı arkadaşımızın verdiği yanıt sanırım suçüstü yakalanmışlığın hafifliğinden mi dersiniz ne derseniz deyin etik olmamasıyla ilgili olumsuzluk görmediğini ,bu işin ticari boyutlu olup tabii ki teklif verilebileceğini ,etik dışı olduğunu düşünmediği yönündeydi.üzülerek hocam diye bahsettiği N.Savaş Öter ve diğer isg uzmanı arkadaşların farklı algıda olmadıklarını orada konuya müdahil olmadıklarını, bununla ilgili tarafıma herhangi bir dönüş yapmadıklarını da belirtmek isterim.
Dernek Etik kurul üyesi olduğumu ve N.Savaş Öter in de dernek çatımız altında olduğunu hatırlatmak isterim.Her ne kadar İSG uzmanı olan eşim bu hocamızın öğrencisi olması ve tanışık olmamızı bilmesine rağmen.Yönetsel olarak firma tanıtımlarında hocanın olması nedeniyle bu konularda diğer çalışanların ondan habersiz iş yapabileceklerini ve hocanın bunları sorgulamıyor olabileceğini de düşünmüyorum.Gerçekten ayıplı bir durum.Hekimlerle ilgili tekliflerin bu şekilde yapıldığını,N.Savaş Öter in ilintisi olduğunu düşünüyordum ,sanırım yanılmadım.
Şunu demedik mi; çalışan hekimi yada uzmanı olan bir firmaya teklif verilmemesi,teklif istense bile bu kişilerin ayrılma sebepleri-sorunları firma kaynaklı mı çalışan kaynaklı mı öğrenilmesi,çalışanların bağlantısı kesildikten sonra teklif sunmanın daha ahlaki olduğunu,gerekirse bunu yapan kişi /kurumların derneğimizce ayıplanacağını,kötüleme-ucuzluk yerine hizmet kalitesiyle iş alınması gerektiğini,her branşta mesleki etik ve karşılıklı sayğıya ihtiyaç duyduğumuzu vb belirterek derneği birlikte çattık.Yüksek değerlerimiz para olmamalı,Para her şeyimiz olmamalı dedik.
Bırakın dernek üyesi olmayı,öğrenci yetiştiren kurum hocalarının parmak izlerinin buralara karışmasının açıklaması olamaz bence.
şimdi diyebilir miyiz ki; hangi dernek? hangi etik kurul ? hangi etik?
Bu kargaşa da bu ayıpları/ayıplıları bu çatı altında dahaca paylaşmak istemiyorum.
Yanlış anlaşılmasın pes etmiyorum ama meslek örgütüm içinde her türlü etik dışılıkla,emek ucuzlatanlarla mücadeleye devam etmek istiyorum.Yüksek sesle ama para yüksek değerimiz olmadan.
Saygılarımla.
Süreyya TAN