Nasılki iman, ölüm vaktinde insanı i'dam-ı ebediden kurtarıyor; öyle de herkesin hususi dünyasını dahi i'damdan ve hiçlik karanlıklarından kurtarıyor. Ve küfür ise, hususan küfr-ü mutlak olsa; hem o insanı, hem hususi dünyasını ölümle i'dam edip manevi cehennem zulmetlerine atar. Hayatının lezzetlerini acı zehirlere çevirir. Hayat-ı dünyeviyeyi ahiretine tercih edenlerin kulakları çınlasın. Gelsinler, buna ya bir çare bulsunlar veya imana girsinler. Bu dehşetli hasarattan kurtulsunlar!
(Bediüzzaman Said Nursi - 11. Şua'dan)
Lügatler
Âhiret : öteki dünya, öldükten sonraki hayat
Dehşetli: ürpertici, korkunç
Hasarat :ziyan ve zararlar
Hayat-ı dünyeviye :dünya hayatı
Hususan :bilhassa, özellikle
Hususi :özel, bir şeye ait olan
İ’dam :yok etmek, öldürmek
İ’dam-ı ebedi : bir daha geri dönmeyecek şekilde sonsuza dek yok etme
Küfr : Allah’ı veya Allah’ın kesin olarak bildirdiği herhangi bir şeyi inkâr etme, inançsızlık, dinsizlik
Küfr-ü mutlak : tam bir küfür, hiçbir kutsal değere inanmama şeklinde dinsizlik
Manevi :manaya ait, ruhani
Şua :ışık, parıltı
Tercih :üstün tutmak, seçmek
Zulmet : karanlık, sıkıntı