Nur deryasından damlalar (31.05.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
May 31, 2026, 9:00:19 AM (9 days ago) May 31
to

Geçmiş herbir gün, musibet ise zahmeti gitmiş, rahatı kalmış; elemi gitmiş, zevalindeki lezzet kalmış; sıkıntısı geçmiş, sevabı kalmış. Bundan şekva değil, belki mütelezzizane şükretmek lazım gelir. Onlara küsmek değil, bilakis muhabbet etmek gerektir. Onun o geçmiş fani ömrü, musibet vasıtasıyla baki ve mes'ud bir nevi ömür hükmüne geçer. Onlardaki alamı vehim ile düşünüp bir kısım sabrını onlara karşı dağıtmak, divaneliktir. Amma gelecek günler ise madem daha gelmemişler; içlerinde çekeceği hastalık veya musibeti şimdiden düşünüp sabırsızlık göstermek, şekva etmek, ahmaklıktır. "Yarın, öbür gün aç olacağım, susuz olacağım" diye bugün mütemadiyen su içmek, ekmek yemek, ne kadar ahmakçasına bir divaneliktir. Öyle de gelecek günlerdeki, şimdi adem olan musibet ve hastalıkları düşünüp, şimdiden onlardan müteellim olmak, sabırsızlık göstermek, hiçbir mecburiyet olmadan kendi kendine zulmetmek öyle bir belahettir ki, hakkında şefkat ve merhamet liyakatını selbediyor.

            Elhasıl: Nasıl şükür, nimeti ziyadeleştiriyor; öyle de şekva, musibeti ziyadeleştirir.

 

(Bediüzzaman Said Nursi - 2. Lem'adan)

 

Lügatler

Adem : yokluk, yok olma

Ahmak :akılsız, aptal

Âlâm : elemler, üzüntüler, acılar

bâki : devamlı, kalıcı, ölümsüz

Belahet :ahmaklık, düşüncesizlik, ne yaptığını bilmemek

Bilakis :aksine, aslında

Divane :deli, aklı başında olmayan

Elem :keder, üzüntü, acı

Elhasıl :özetle, sonuç olarak

Fâni :ölümlü, gelip geçici, yok olan

Hüküm :karar, emir, kuvvet

Lem’a :parıltı, parlamak

Liyakat :layık olmak

Merhamet :acımak, şefkat göstermek

Mes’ud :saadetli, bahtiyar, memnun

Muhabbet : sevgi,sevmek

Musibet :bela, felaket, afet, dert

Müteellim :elemlenmiş, üzülmüş, kederlenmiş

Mütelezzizane :lezzet alarak

mütemadiyen: devamlı

Nimet :iyilik, lütuf, ihsan, yiyecek içecek faydalı şeyler

Sabır :acıya ve zorluğa katlanmak

Selbetmek :inkâr etmek, zorla almak, kaybetmek

Şefkat :acıyarak sevmek, karşılıksız yardım ve sevgi

Şekva :şikayet

Şükür :Allah’a teşekkür

Vasıta :aracı, iki şeyi birbirine ulaştıran

Vehim :manasız korku, aslında olmayan şeyi var zannetmek

Zahmet :sıkıntı, eziyet, yorgunluk

zeval :yok olmak, son bulmak, geçip gitme, yerinden ayrılıp gitmek

Ziyade : fazla, daha çok, fazlasıyla

Zulmetmek :haksızlık etmek, eziyet etmek

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages