KATKI MADDELERİ ÖZET LİSTESİ

2,120 views
Skip to first unread message

İQRA

unread,
Apr 4, 2007, 7:43:16 PM4/4/07
to

KATKI MADDELERİ ÖZET LİSTESİ

 

RENKLENDİRİCİLER

KORUYUCULAR

ANTİOKSİDANLAR ASİTLER MİNERAL TUZLAR

KIVAM ARTICILAR, STABİLİZÖRLER, HOMOJENLEŞTİRİCLER

İNCELTİCİLER

AROMALAR, TAD VERİCİLER

PARLATICILAR, TATLANDIRICILAR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

E100*

E200

E300

E400

E500

E620*

E900*

 

 

 

 

E101*

E201

E301

E401

E501

E621*

E901**

 

 

 

 

E102*

E202

E302

E402

E503

E622*

E903

 

 

 

 

E104*

E203

E303

E403

E504

E623*

E904**

 

 

 

 

E107*

E210*

E304*

E404

E507

E624*

E905*

 

 

 

 

E110*

E211*

E306*

E405

E508

E625*

E907*

 

 

 

 

E120**

E212*

E307*

E406

E509

E626

E910**

 

 

 

 

E122*

E213*

E308*

E407*

E510

E627

E913*

 

 

 

 

E123*

E214*

E309*

E410

E511

E629

E920**

 

 

 

 

E124*

E215*

E310

E412

E513

E631*

E921**

 

 

 

 

E127*

E216*

E311*

E413

E514

E633*

E924

 

 

 

 

E128*

E217*

E312*

E414

E515

E635*

E925

 

 

 

 

E129*

E218*

E317

E415

E516

E636*

E926

 

 

 

 

E131*

E219*

E318

E416

E518

E637*

E927

 

 

 

 

E132*

E220

E319

E417

E519

E640*

E928

 

 

 

 

E133*

E221

E320*

E420

E524

 

E931

 

 

 

 

E140*

E222

E321*

E421

E525

 

E932

 

 

 

 

E141*

E223

E322*

E422*

E526

 

E950

 

 

 

 

E142*

E224

E325*

E430*

E527

 

E951*

 

 

 

 

E150

E225

E326*

E431*

E528

 

E952

 

 

 

 

E151

E226

E327*

E432*

E529

 

E954

 

 

 

 

E153*

E227

E328*

E433*

E530

 

E957

 

 

 

 

E154*

E228

E329*

E434*

E535

 

E965

 

 

 

 

E155*

E230*

E330

E435*

E536

 

E966**

 

 

 

 

E160(a)*

E231*

E331

E436*

E540

 

E967

 

 

 

 

E160(b)*

E232*

E332

E440(a)

E541

 

E999

 

 

 

 

E160(c)*

E233*

E333

E440(b)

E542**

 

E1100*

 

 

 

 

E160(d)*

E234*

E334

E441**

E544*

 

E1200

 

 

 

 

E160(e)*

E235

E335

E442*

E545

 

E1201

 

 

 

 

E160(f)*

E236

E336

E450

E551

 

E1202

 

 

 

 

E161*

E237

E337

E460

E552

 

E1400-1450

 

 

 

 

E162*

E238

E338

E461

E553(a)

 

E1450

 

 

 

 

E163*

E239

E339

E463

E553(b)

 

E1510**

 

 

 

 

E170*

E249*

E340

E464

E554

 

E1517*

 

 

 

 

E171

E250*

E341*

E465

E556*

 

E1518*

 

 

 

 

E172

E251*

E343

E466

E558

 

E1520

 

 

 

 

E173

E252*

E350

E469

E559

 

 

 

 

 

 

E174

E260

E351

E470*

E570*

 

 

 

 

 

 

E175

E261

E352

E471*

E572*

 

 

 

 

 

 

E180*

E262

E353

E472*

E575

 

 

 

 

 

 

E181

E263

E354

E473*

E576

 

 

 

 

 

 

 

E264

E355

E474*

E577

 

 

 

 

 

 

 

E270*

E357

E475*

E578

 

 

 

 

 

 

 

E280

E363

E476*

E579

 

 

 

 

 

 

 

E281

E365

E477*

E585*

 

 

 

 

 

 

 

E282

E366

E478*

 

 

 

E283

E367

E479(b)*

 

 

 

E290

E370

E480

 

 

 

E296

E375

E481*

 

 

 

E297

E380

E482*

 

 

 

 

E381

E483*

 

 

 

 

E385

E491*

 

 

 

 

E492*

 

 

 

 

E493*

 

 

 

 

E494*

 

 

 

 

E495*

 

 

İşaretsiz " siyah " E numaraları helal kabul edilen katkıları gösterir.

 

 

 

 

" kırmızı " E numaraları sağlık için tehlikeli katkıları gösterir.

" ** " işaretleri kesin hayvan (çoğunlukla domuz) kökenli katkıları gösterir.(haram)

" * " Bitkisel veya hayvansal kökenli olabilir. Alkolle muamele edilmiş veya edilmemiş olabilir.Bu sebeple (şüpheli) kabul edilen katkıları gösterir.

Kaynak: animal-ingredients.hypermart.net www.foodag.com ve www.muslimconsumergroup.com HACSG (Hiperaktif çocukları destekleme grubu),www.ifanca.org, www.ehalalfood.com, www.eathalal.com, www.whatisinit.com, www.halalpak.com internet sayfalarından faydalanılmıştır.

 [İngilizce]The arabic word Haram (Haram) means unlawful. The following items have been categorically spelled out as being Haram by jurists in light of the Holy Quran and the Sunnah of the Prophet Mohammad Peace be Upon Him:

1. Pig 
2. Blood 
3. Carnivorous animals 
4. Almost all reptiles and insects 
5. The bodies of dead animals 
6. Halal animals which are not slaughtered according to the Islamic Law.
7. Wine, Ethyl Alcohol, and Spirits.

The above mentioned items are Haram and should be avoided by all Muslims.

{Fıransızca]Le mot arabe Haram (Haram) signifie illégal. Les items suivants sont automatiquement catégorisés comme étant Haram par les juristes, à la lumière du Saint Coran et la Sunnah du Prophète Mohamed Peace be Upon Him:

1. Le cochon
2. Le sang
3. Les animaux carnivores
4. Les reptiles et les insectes
5. Le corps des animaux morts
6. Les animaux halal n'ayant pas été égorgés selon la Loi Islamique
7. Le vin, l'alcool éthylique et les spiritueux
 

[Almanca]LDas arabisches Wort Haram (Haram) bedeutet ungesetzlich und die folgende Dinge sind Haraam laut Jurist im laut des Korans und das Sunnah des Prophet Mohammad Peace be Upon Him:

1) Schwein
2) Blut
3) Fleischfressend Tiere.
4) Reptilien und Insekten
5) Leichen von Tieren
6) Halal Tiere, die nicht in der richtigen islamishen Weise geschlactet wurden. (also nict nach islamischem Gesetz)
7) Wein, Ethylalkohol, und Sprituosen.

Alle Moslem sollten diese Dinge vermeiden, weil sie Haram sind.

es items mentionnés ci haut sont Haram et devraient être évités par tous les Musulmans

 

Çikolata Likörü Haram mı?

Çikolata Likörü, çikolata, şeker ve diğer katkılardan oluşan bir tatlıdır. Şekerlemelerde, içeceklerde ve diğer çikolata tadı verilmiş ürünlerde kullanılır. Hiçbir şekilde alkol ihtiva etmezler, böylece haram değildir.

Ancak likörlü çikolata ifadesinde geçen likör ise alkollü bir içeceği belirtir ki bu haramdır.Bu iki ifadede sıkıntı türkçe yazılımdan kaynaklanmaktadır.Bu iki likör de İngilizcede farklı yazılıp birbirine yakın bir vurgu ile okundukları halde, Türkçe'de aynı okunup aynı harflerle yazılıyor.Aslında çikolata likörü 'Liquor' ,alkollü likör ise 'Liqueur' şeklinde yazılmaktadır.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Fast Food Lokantalarda Yemek Yiyebilir miyim?

Çoğunlukla İslâm toplum yapısına uymayan lokantaları ilgilendiren bir soru olarak düşünebiliriz.

Burada üç temel özellik söz konusudur. Birincisi et ve kümes hayvanının bizatihi kendisidir. İkincisi ayıklama ve hazırlama metodudur. Üçüncüsü ise yemeği şekillendirmek için kullanılan diğer maddeler.

Diğer maddelerde devam edersek, pek çok yemekler sandviç veya ekmek, bazı katkı maddeleri ve çeşni vericilerden oluşmaktadır. Bu maddelerin helâl olduğu konusunda emin olmak ihtiyacı söz konusudur. Türetilen katkı maddelerinin hayvan içerikli olabileceği ihtimali ile her zaman sağlanamaz.

Şimdi, büyükbaş ve kümes hayvan etlerini göz önünde tutalım. Hıristiyan ve Yahudilerin kestiği hayvanların Müslümanlar tarafından yenebileceğinin manasına gelen Ehl-i Kitabın yiyecekleri hakkında yorumlanmış bazı ayetler mevcuttur. Diğer taraftan, Allah adının anılmadığı, Allah adına kesilmediği bilinen hayvanların etlerinin yenmesinin haram olduğunu bildiren ayet söz konusudur. Bugün Ehl-i Kitap kabul edilen insanlar, maalesef Allah adını anmadan ve İslâmi usule uymayan şartlarda hayvanları boğazlamaktadırlar. Bundan dolayı onların kestiği hayvanların etleri helâl kabul edilemez. Bunlar bir fikir birliğinin oluşamıyacağını gösteriyor. Ek olarak bir Hadis-i Şerif'te: " Helâl apaçıktır, haram da apaçıktır. Ancak her ikisinin arasında şüpheli bir kısım vardır." Hadis bize demektedir ki;her kim, bu şüpheli şeylerden kaçınırsa, günah işlemekten kendisini muhafaza etmiş olur. Kimde kaçınmazsa günah işlemiş duruma gelir. Açıkça helâl olmadığı anlamına geldiği hissedildiğinde en iyisi kaçınmaktır.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Gelatin (Jelatin) 'i yiyebilir miyiz?

Gelatin, sığır, domuz, balık gibi omurgalıların Kollageninden elde edilen bir protein ürünüdür. Başlıca hammadde olarak bugün domuz derileri ile sığır kemik ve derileri kullanılmaktadır. Daha çok domuz kökenliler kullanılmaktadır.

Gelatin, ürünlerde jelleştirme, koyulaştırma maddesi olarak kullanılır. Pekçok pastacılık ürünlerinde, yoğurtta, dondurmacılıkta, meyve sularında kullanıldığı gibi ilaç yapımında, kapsül, film tablet yapımında, kozmetik ürünlerinde, fotoğrafçılıkta ve karbonlu kağıt yapımında da kullanılmaktadır.

Ürünün etiketi üzerinde kökeni hakkında hiçbir açıklama olmaksızın gelatin kelimesini görürseniz, genellikle domuz yada sığır kemik ve derilerinden yapıldığı kabul edilmeli ve böylece ondan sakınmalıdır.

Eğer, İslâmi usulle kesilmiş sığırın kemik ve derilerinden üretilmişse o zaman gelatin Helâl olur. Böylece etikette de Helâl gelatin olduğu belirtilmelidir.

Türkiye'deki müslümanların en büyük zorluğu bu gelatinli ürünlerdir. Üretici ve ithalatçı emin kimseler olmadığı taktirde, haram gelatin her an ürünlerde karşımıza çıkabilmektedir. Müslüman tüketiciler, üreticileri, ithalatçıları ve denetim yapan kamu kurumlarını ciddi bir şekilde ikâz etmek zorundadırlar.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Bir Katkı maddesinin Helâl olup olmadığını nasıl söyleyebilirim?

Bir katkı maddesinin tabiatını veya kökenini doğrulatmak için en iyi yol, üreticiye sormaktır. Etiket üzerindeki anlaşılmayan noktaları böylece kısa yoldan öğrenmiş olursunuz. Gerekirse sualinizi mektupla yada sözlü olarak iletebilirsiniz. Sonuçta halen kafanızda sual yada endişe kalmışsa bize müracaat edebilirsiniz. Şüphesiz en kolay ve en emin yol, eğer ülkemizde muteber bir sertifikalanma sistemi mevcut olsa idi, etiket üzerinde özel sembolü gördüğümüz anda o ürünü güvenle satın alıp evinize götürebilirdiniz. İnşaallah tüm müslümanların gayreti ile o günlere kısa zamanda ulaşırız.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Mono ve Di gliseridler Helâl midir?

Mono ve digliseridler, homojenleştirici olarak kullanılan yağ asitli maddelerdir. Homojenleştiriciler, sıvı veya katı yağlarla suyu bir fazda muhafaza etmek için kullanılan bileşimlerdir. Mono ve digliseridler, bitkisel veya hayvani unsurlardan türetilmektedir. Bitkisel kökenden türetilirse, helâldir. Hayvani unsurlardan türetilirse, şüphe arzeder. Eğer, eti helâl ve kesimi islâmi usulle yapılmış hayvani unsurlardan türetilmiş ise helâl kabul edilir. Aksi halde kesinlikle haram olur.

Genelde, Müslüman tüketici, %100 bitkisel mono ve digliserid olarak etiketlenmemişse o ürünü almaktan çekinmelidir.

Mono ve digliseridler çok geniş yelpazedeki ürünlerde kullanılmaktadır. Pastacılık ürünleri, yerfıstığı yağı, margarin, krem şanti, puding ve dondurma gibi ürünler misal olarak zikredilebilir.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Bütün Peynirler Helâl Değil mi?

Peynir üretimi, sütü kestirmek yada pıhtılaştırmak için enzimlerin kullanılmasını ve çeşitli fonksiyonlar için diğer katkı maddelerinin ilavesini gerektirir. Enzimler, hayvandan, sevzeden ve mikrobiyel unsurlardan elde edilir. Hayvan unsuru domuzları ve danaları içermektedir. Domuzlardan elde edilen enzime pesin denmektedir ve haramdır. Diğer bir enzim yine domuzlardan ve genç dana (buzağı) dan elde edilir ki buna lipaz adını alır. Lipazın bir çeşidi mikroorganizmalardan elde edilir ki bu helâldir.

Rennet, genç dana(buzağı) şirdeninden kıyılıp, kurutulma işlemi ile elde edilir. Aktif enzimin ismi Kaymosindir. Bugün arıtılmış kaymosin mikroorganizmaların genetik değişimi yolu ile de imal edilmektedir. Dana rennet ise halen bazı özel peynir ürecileri tarafından kullanılmaktadır.

Ayrıca, lipaz gibi domuz enzimleri de bazı peynir çeşitlerinde kullanılmaktadır.

Ülkemizde, maalesef büyük ölçüde peynir mayaları dışarıdan ithal edilmektedir ve maalesef ithal eden firmaların çoğu İslâmi kurallara dikkat etmemektedir. Peynir üreticileri de bu mayaları peynir üretimlerinde kullanaktadırlar. Kısa bir zaman önce bazı firmalar ürettikleri peynir etiketlerinde İslâmi kurallara uygun maya kullandıklarını belirtiyorlardı. Hatta mayalarını kendileri üreten firmalarımız vardı.

Bugün piyasada satılan peynirler üzerinde müslümanlar olarak karamsar ve dikkatli olmak zorundayız. Satıcılardan ve üreticilerden, maya konusunda ve diğer katkı maddeleri konusunda müslüman tüketiciler adına duyarlı olmalarını istemek önemli bir görevdir.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Uçaklardaki Yiyecek İkramlarını Yiyebilir miyiz?

Havayolları, yolcu ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli yemek seçenekleri sunarlar. Az tuzlu yemekler, vejeteryan yemekler, deniz ürünleri yemekleri ve diğerleri gibi. Bazı havayolları, hatta müslümanlar içinde yemek sunarlar. Genelde, müslümanlar için sunulan yemekler, ehliyetli bir helâl sertifika veren kuruluş tarafından sertifikalanmış değildir. Bu demektir ki, yemekte kullanılan et ve katkı maddelerinin İslâmi usulle kesimden sağlanıp sağlanmadığı ve domuz ürünleri ve alkolden arınmış olup olmadığı bilinmiyor. Hava yoları, bu endişeyi doğru gösterecek yeterli bir talep gördükleri zaman sertifikalanmış helâl yemek tedarik edecektir. Bunun için, herbir müslüman yolcu helâl yemek rica etmelidir. Eğer yoksa, gelecekte dikkate alınabilmesinden emin olabilmek için ricasını kaydettirmelidir. Helâl yemek ricanıza yemek servis bölümünün sorumlusundan mektupla cevap verilmesini isteyin. Bu yol, ricanızın karar alıcı noktaya ulaşmasında size güvence sağlar. Ricanızın kaydedilmesinden sonra, deniz ürünleri veya vejeteryan yemeğinden birini seçmeyi düşünebilirsiniz. Seçtiğiniz deniz ürününün jelatinle kaplanmış olmamasına dikkat etmek şartıyla. Kosher yemek herzaman garantili olmaz. Zira şarapla muamele edilmiş et memulleri karşımıza sürpriz olarak çıkabilir.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Kosher Damgalı Ürünler Helâl mi?

İslamda helâl ve haram kavramları hayatın bütün safhalarını içine alır. Kosher ise sadece gıda ile sınırlıdır. Gıda bağlamında, helâle bnezer manası olabilir, fakat tıpatıp helâl kabul edilemez. Mesela, eti helâl ve helal kesim eti, şarapla muamele edilmesi Kosher şartına uygun olduğu halde, böyle bir et ürünü haramdır. Dolayısı ile Kosher damgalı bir ürün alkol ihtiva edebilir. Gelatin, gliserin ve diğer hayvani katkı maddelerinin kökeni ne olursa olsun, Kosher damgalıürünlerde kullanılabilir. Etlerin kesimi hahamların nezaretinde de olsa kesim esnasında Allah'ın ismi anılmamaktadır. Bunlar ve daha birçok farklılıklar Kosher ürünlerinin en azından şüpheli hale getirmektedir.

Bu sebeple, ecnebi ülkelerde bulunmak durumunda olanmüslümanlar Kosher damgalı ürünleri de dikkatli bir seçime tabi tutmalıdır.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Rennetin kökeni (özü) nedir?

Rennet, peynir yapımında kullanılan bir enzimdir. Rennet genç dananın midesinden gelir. Genç dana kesildikten sonra midesi çıkarılır, süt ile doldurulur ve kuruması için asılır. Kuruduktan sonra, rennetin arıtılmamış ekstratını elde etmek için ufalanır (kıyma gibi). Daha sonra arıtılır. Eğer genç dana (buzağı) İslâmi usule uygun olarak kesilmiş ise, elde edilen rennet helâl olur. Aksi halde haramdır.

Rennet'de aktif madde kaymosindir. Kaymosin, biyoteknolojiyi de içine alan başka yollarla da üretilebilir. Biyoteknoloji metodu ile de elde edilen Kaymosin helâldir.

Eğer etiket ürünün rennet ihtiva ettiğini belirtiyorsa, hayvan kökenli olduğu anlaşılmalıdır. Böylece, kökeni anlaşılıncaya kadar, müslüman tüketici nezdinde, bu ürün şüpheli olma şartlarında kabul edilmelidir.

Eğer köken buzağı olduğu halde İslâmi usule göre kesilmemişse ürünün,Helâl şartlarda olduğu söylenemez. Bu sebeple, bu ürünlerden emin olabilmek için üretici firmaya müracaat edip, doğru bilgiyi almaya çalışmak zorundayız.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Vejeteryan Yemekleri Yemekte Herhangi bir Hata Var mı?

Standart vejetaryan yemekler, büyükbaş hayvan eti, kümes hayvan eti, balık, mandıra ürünleri ve yumurta gibi hayvani hiçbir madde ve katkı ihtiva etmezler. Bununla beraber alkol ihtiva edebilir. Eğer alkol ihtiva etmeyen vejetaryen yemekler bulunursa helal kabul edilebilir.

Başlangıçta, vejeteryan yemekler, et yemeye inanmıyan insanlar için hazırlandı. Bu anlayıştaki vejeteryan yemekler helâldir. Et yemeye izin vermeyen, yada tiksindirici bulan anlayış İslâmi öğretilere karşı bir anlayıştır. Bu sebeple, müslümanlar için vejeteryanizm veya vejeteryan yemekler bir seçenek değildir, çünkü et yemeye karşı olan bir inanç doğru kabul edilmez. Ancak bir kimse et yemekten zevk alamadığı için et yemiyorsa bunda bir yanlışlık yoktur.

Bazen, vejeteryan yemekler gelatin, peynir ve yumurta ihtiva edebilir. Bu iki endişeye neden olur. Bunlardan birisi jelatin veya peynirdeki enzim haram olabilir. Bu da vejeteryan yemeğin kendisini de haram yapar. Diğeri ise yumurtaya veya süt ürünlerine alerjisi olan bir tüketici için beklenmiyen reaksiyonlara sebep olabilir.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Lesitin Helâl mi?

Lesitin, bir homojenleştiricidir. Soya fasulyesi gibi bitkilerde, yumurta sarısında ve hayvani kökende bulunur. Homojenleştiriciler sıvı yağı, katkı yağ ve suyu bir fazda birleştiren yardımcı maddelerdir.

Lesitin, homojenleştiricilerin arasında en yaygın kullanılanıdır. Eğer lesitin soya yağından, yumurta sarısından veya İslâmi usule göre kesilmiş,eti helâl bir hayvanın iç yağından türetilmişse helâl kabul edilir. Aksi halde haram olur.

Gıda, ilaç ve kozmetik ürünlerinin ambalaj etiketinde "soya lesitin" yazıyorsa kullanılabilir. Sadece "lesitin" yazıyorsa iyice soruşturmadan kullanılmamalıdır.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Ülkemizde de Helâl Sertifikalanmış Ürünlere İhtiyacımız Yok mu?

Gerçekten mükemmel bir soru. Her ülke insanı, tükettiği ihtiyaç maddelerinin muhtevalarını bilmesi bir tüketici olarak en tabii hakkıdır.

Gerek Sağlık Bakanlığı, gerek Tarım Bakanlığı ve gerekse Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tüketicileri koruma babaında birçok mevzuatlar getirmişlerdir. Ancak bu mevzuatların içerisinde müslüman tüketiciyi koruyacak bir düzenleme mevcut değildir. Bugün, Amerika, Kanada, İngiltere, Malezya, Endonezya gibi pekçok ülkede müslümanlar için sertifikalanarak güvenli hale getirilmiş ürünler marketlerde satılmaktadır. Tıpkı, çok önceden bir avuç Yahudi toplumu için "Kosher" damga ile sertifikalanmış ürünler gibi.

Bugün kesinlikle haykırıyoruz ve iddia ediyoruz ki ülkemizde gıda, ilaç ve kozmetik sektörü tam bir kaos içindedir. Muhtevaları itibari ile hem sağlığa, hem de müslümanların dini emirlerine ters tatbikatlar sürdürülmektedir.Para hırsı, bilgisizlik, dini inanç kaygısızlığı ve kontrolsüzlük bu acı tabloyu ortaya koymaktadır. Devlet düzeni laik tamam anladık. Bugün Yahudi cemaati hahamlarının kontrolünde kesilen etleri ve onlardan yapılmış gıda ürünlerini yiyebiliyor. Müslümanların hiçbir kontrol mekanizmaları yok. Diyanet İşleri Başkanlığına böyle bir yetki alanı, görev verilmemiş. Kala kala muteber bir Sivil Toplum kuruluşu bu görevi yüklenmelidir. Böyle bir sivil toplum kuruluşu ortaya çıkarsa bizler desteklemeye hazırız. Çıkmıyorsa, biz seve seve talibiz. Müslümanın kursağına helâl lokma girmelidir. İthal belgelerini bir inceleyiniz. Çok önemli katkı maddelerinin, mezbahanelerinde domuzdan başka köpekleri, kedilerin kesildiğ Çinden, ineğe tapan Hindistandan, Brezilyadan ve daha ne garip ülkelerden katkı maddeleri ithal edilmekte. Dahası ülkemizde 100'e yakın domuz çiftliklerinden yılda 1 milyon başa yakın mezbahanelerde domuzun kesilip, imalathanelere, hastahanelere, ilaç fabrikalarına dağıtılmaktadır.

Bu acı gerçeğin önlenmesi için bir kişinin, iki kişinin haykırması yetmiyor. Toplum olarak uyanmamız, bilgilenmemiz ve hakkımızı arama medeni cesaretine ulaşmamız gerekiyor. Aksi halde bu zilleti yaşamaya devam etmek zorunda kalacağız.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

Vanilya Tatverici Helâl mi?

Vanilya bir bitki ürünüdür. Vanilya tohumundan çözücü olarak seçilmiş alkolle çıkartılır ve normal olarak alkol ihtiva eden bir eriyik içinde muhafaza edilir. Sıvı veya toz formunda kullanılır. Bir şişe vanilya ekstatında deney yaparsanız, yaklaşık %30-40 oranında alkol katkı maddesini bulursunuz. Bazıları, pastacılık ürünlerinde bu tip vanilya ekstatının kullanılmasına onay veriyor. Çünkü, diyorlar ki, pişirme esnasında alkol buharlaşır gider. Ancak biz diyoruz ki, pişirme esnasında alkolun tamamı buharlaşamaz. Vanilya, toz formunda da kullanılabilir. Bu formda, vanilya tohumları ya alkol katkısız ezilir veya ezilir alkolde eritilir ve sonra arıtılır. Arıtma esnasında, alkol damıtılır ve böylece alkol kalıntısı kalmaz. Bu şekilde elde edilen vanilya Helâldir. Ancak piyasada satılan vanilya paketlerinin etiketinde maalesef sadece vanilya veya vanilya flavoring şeklinde açıklama yapılıyor.

Bu yüzden, Müslüman tüketici hangi formu kullanabileceğinin seçimini yapamıyor. Bu durumda, ürünün üreticisi ile temas kurma ihtiyacı doğuyor.

Vanilin ve etil vanilin, vanilya tohumunda mevcut tatvericilerdir. Bunların toz formu alkol ihtiva etmezler. Bugün tatbikatta vanilin ve etil vanilinin önemli bir kısmı sentetik olarak üretilmektedir. Mamafih, gıda firmaları, gıda üretiminde kullanmadan önce bunları da alkolde eriterek kullanmaktadırlar.

Sahih-i Buhari ve diğer muteber Hadis kitaplarında alkolü ilgilendiren pekçok hadislere göre tüm sarhoşluk veren maddeler haram kılınmıştır.

Peygamber (s.a.v.)'e baldan yapılan bir içki hakkında soruldu. O cevap verdi ki;" bütün sarhoşluk veren içecekler haramdır." Bir başka zamanda yine Peygamber (s.a.v.)'e mısırdan, arpa, buğday, yulaf igbi hububattan yapılan içkileri sordular. O sordu, bu içecekler sarhoşluğa sebep oluyor mu.Onlar sarhoşluk yapıyor diye söyleyince. O cevap verdi ki, " tüm sarhoşluk verenler haramdır." Bir başka hadiste, Peygamber (s.a.v.) dedi:

"Tüm sarhoşluk verenler hamrdır ve tüm sarhoşluk verenler haramdır."

Böylece genelde, tüm sarhoşluk verenler, kökeni ne olursa olsun haramdır.(Hamr, Kuranda geçen ve şarap olarak tercüme edebiliceğimiz madde esas itibari ile etil alkol veya etanol olarak bilinen madde olarak kabul edilmektedir.) Kuran'a göre hamr'ın satılması, satın alınması, üretimi, taşınması ve içki yapımı için hammadde olarak yetiştirilmesi haram kılınmıştır.

Vanilya bir içki değildir, ancak büyük miktarda alkol ihtiva etmektedir. Küçük bir miktarda kullanılmasına rağmen ondan kaçınmak daha iyidir.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Bazı Marketlerde "Alkolsüz Bira" satılmaktadır. Bu ürün helâl midir?

 

"Alkolsüz Bira" ismi ile satılan içeceklerde %0.5 alkol bulunmaktadır. T.S.E. Standartları da bu miktara izin vermektedir. "Çoğu sarhoşluk veren maddenin azı da haramdır" şer-i ölçüsü karşısında Müslümanın bu biradan uzak olması gerekir.

 

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

İlaç ve Gıda Maddelerinde Kapsülleme veya Filim Tabakalamada Helâl şartlar nedir?

 

İlaç sanayi, acı ilaçların içimini kolaylaştırmak için kapsülleme veya filim tabakalamayı, uzun zamadan beri kullanmaktadır. Gıda sanayinde kullanımı ise daha yenidir. Gıda sanayisinde kapsülleme yada filim tabakası ile kaplama daha çok gıda maddesinin fiziki görünümünü, rengini ve katkı maddeleri ile sağlanan tadlarını, kokularını muhafaza etmek ve korumak için kullanılmaktadır.

 

Bu maksatla kullanılan koruyucu maddeler gelatin, arap zamkı, sellülaz zamkı, modifiye gıda nişastası, saf süt yağı ve benzerleridir. Filim tabakalama ve kapsülleme de arab zamkı, sellülaz zamkı, modifiye gıda nişastası ve süt yağı kullanılmışsa helâl kabul edilebilir.

Eğer bir ürün Helâl katkılar kullanılarak yapılmışsa ancak muhafaza etmek için kapsülleme veya tabakalama işlemi için domuzdan veya haram şartlardaki hayvanlardan yapılmış gelatin kullanılmışsa o ürün Haram durumuna gelir. İşin üzücü tarafı, ürün etiketinde onun üretiminde kullanılan katkı maddelerinin arasında olmadığı için gelatin belirtilmez. Bu durumda kesin emin olmadan, bu tür maddeleri almaktan kaçınmak en iyi yoldur.

 

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

Eti Helâl bir Hayvanın Helâl Kesim usulü nedir?

 

Sığır, koyun, keçi gibi eti helâl bir hayvanın etinin helâl olabilmesi için, kesecek kimsenin müslim olması gerekir. Müslim olan kimse, mümkünse kıbleye cepheli olacak şekilde hayvanı yere yatırır, keskin bir bıçakla çene altındaki boyun kısmında üç ana kan damarını keser, bu esnada "Bismillah Allahu ekber" ibaresini en az bir kere söyler. Kafayı gövdeden ayırmadan önce kanın tamamen akmasına dikkat eder.

 

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Genellikle margarin, tereyağ ve gıda maddelerinin ambalaj etiketlerinde yapay tad ve renk verici katkı maddeleri belirtilmektedir. Bu katkı maddeleri helâl midir?

 

Maalesef hepsine helâl demek mümkün değil. Sitemizin diğer bölümlerinde bulacağınız listelerde de görüldüğü gibi bir çeşit bitten tutun, insan saçına kadar pekçok haram ana maddeden tad vericiler, renk vericiler üretilmektedir. Etikette, kullanılan katkı maddeleri açıkca isim, rumuz ve kod numaraları ile belirtilmemiş ise bu tür ürünü satın alıp kullanmaktan kaçınmalıyız. Yeterli bilgiler verilmişse, listelerde Helâl olduğu belirtilenler için problem ortadan kalkar.

 

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

Gliserin Helâl midir?

 

Gliserin veya gliserol olarak adı geçen katkı maddesi hayvani, bitkisel katı ve sıvı yağların hidrolizi sonucunda elde edilen berrak, renksiz, tatlımsı ve kıvamlı bir sıvıdır. Şekercilikte, deterjan, sabun, sentetik sakız, kozmetik ürün, çorba ve ilaç imalatında katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. Hayvani kökenli gliserine Helal demek hemen hemen imkansızdır. Zira üretimde domuz, sığır ve her türlü hayvanın deri ve kemikleri kullanılmakta, bu sebeple üretim safhalarını %100 garanti etmek mümkün olamamaktadır. Bitkisel yağlardan veya sentetik yolla üretilen gliserin Helâldir. Etikette, gliserinin üretim kökeni açıklanmamışsa bu ürünü kullanmamak yerinde olur.

 

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

 

Kıystain ( L-cysteine) Helâl midir?

 

E920 ile numaralanan Kıystain, önemsiz bir amino asittir. Amino asitler genellikle proteinlerde bulunur. Kıystain, fırın ürünlerinde durdurucu ajan olarak kullanılır.

 

Bunlar;

1.        Un hamurunun karışma zamanını kısaltmak için

2.        Yayıldıktan sonra pizza tabakasının büzülmesini (kendi çekmesini) durdurmak için

3.        Çeşitli pastacılık işlem gereçleri arasında hamurun hareketine yardımcı olmak için

Kıystain, ay çöreği, rulolar, bazı kekler, pide ekmekler, kraker ve tost gibi çeşitli fırın ürünlerinde kullanılmaktadır. Ayrıca bebek sütlerinde besleyici olarak, bazı diet yiyeceklerinde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.

Kıystain'in kökeni, insan saçı, domuz kılı, sığır boynuzu, kuş tüyü ve petrol ürünleri ve sentetik malzemedir. Kıystain yalnızca Japon, Çin ve Almanya'da üretilmektedir. İnsan saçı en ucuz olduğu için de en çok insan saçından üretilmektedir.

Avrupa Birliği Ülkeleri, Amerika, Kanada maalesef insan saçından üretilen Kıystain'i kullanmaktadır. Halbuki Endonezya'da sentetik malzemeden üretim yapılmaktadır. Müslümanlar için insan saçından yapılan katkı maddesi kesin olarak haram durumundadır. İslam, insan vücudunun herhangi bir parçasını kullanma izni vermemiştir. Kuş (tavuk, ördek vs.) tüyünden, yada sentetik yolla yapılması halinde Helâldir.

Ancak üretici firmalar ağırlıklı olarak insan saçından üretmektedirler.

Müslümanlar ancak üreticileri yazı ile söz ile bu maddeyi kullanmamaları istikametinde ikaz edebilir ve etiketlerinde E 920 Kıystain (L-Cysteine) yazılı olan ürünleri boykot edebilir.

 

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

Krem Tartar ve Tartarik Asit Helâl midir?

 

Tartarik asit, üzümlerde tabii olarak bulunan bir asittir. Üzüm ve limon tadı verilmiş içeceklerde ve üzüm lezzeti verilmiş jellerde kullanılır. Ayrıca kabartma tozlarında da asit olarak kullanılır.

Krem Tartar, Tartarik asidin potasyum tuzudur. Fırın ürünlerinde, boş hacimler üreten karbon dioksiti serbest bırakmak için kimyasal bir mayalama maddesi olarak kullanılır.

Tartarik asit ve Krem Tartar, eğer üzümden fermantasyon yolu ile elde edilirse Haram olur ki birçok ülkede şarap yapımından sonra fıçılarda kalan artıklar yıkandıktan sonra Tartarik asit elde edilir.

Tartarik asit ve Krem Tartar, fermante oluşmamış ezilmiş üzümden elde edilirse, Helâldir. Piyasada satılan ürünlerde, maalesef bu ayırımı belirtecek hiçbir kanıt mevcut değildir. Böylece en azından şüpheli bir durumla karşı karşıyayız demektir.

 

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

 

Monosodyum Glutamat Helal mi?

 

Monosodyum glutamat'a çin baharatı adı da verilir. Gıdalara et lezzeti vermek, diğer tabii gıda tadlarını arttırmak ve tütünün tadını ıslah etmek için kullanılır. Bitkilerden elde edilmektedir. Çalışmalar göstermiştir ki glutamat, vücutta, sinir sisteminin normal fonksiyonlarında önemli bir rol oynamaktadır. Bazı kobaylarda beyin hasarına sebep olduğuna inanılmaktadır. Ayrıca, en önemli Çin yemeklerinde, umumiyetle MSG nin kullanıldığı Çin lokantalarında yemek yiyen pekçok insanın yemekten sonra baş ağrısı ve göğüs sancılarına maruz kaldığı rapor edilmiştir. Bir başka çalışmada da MSG ile muamele olduğu zaman dişilerde hamilelik, erkeklerde de döllenme gücünün azaldığı gösterilmiştir.

Buna rağmen, FDA (Food and Drug Administration) MSG'yi bebek gıdalarının dışında pekçok GRAS gıda ürünlerinde ( Genel olarak emniyetli tanınma ) olarak tanımlamıştır.

 

En doğrusunu Allah(c.c.) bilir.

 

Peynir altı suyu Helâl midir?

 

Bazı ürünlerin etiketlerinde "Peynir altı suyu" katkı maddesi olarak belirtiliyor. Bu katkı maddesi helâl midir? Diye soran kardeşlerimiz.

 

Peynir altı suyu, sütün kesilmesi yada peynirleşmesi sonunda arta kalan sulu kısmıdır. Sütün peynir haline gelmesi için kesilmesinde enzim ve maya kullanılmaktadır. Bu enzim ve mayalar, yenmesi haram kılınmış hayvanlardan elde edilmiş ise bu yolla elde edilmiş peynirlerin yenmesi haram olduğu gibi, artık olarak elde edilen "Peynir altı suyu" da tabii olarak haram olacaktır. Etiketlerinde bir açıklama olmayan gıda maddeleri de maalesef en azından şüpheli olmak durumundan kurtulamıyacaktır.

 

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

Renklendirilmiş kiraz ve vişneler Helâl mi?

 

Pastacılıkta kullanılan konserve kiraz ve vişneler yapay olarak boyanır ve boyama katkı maddesi de E132 Karmin (carmine) dir. Karmin bitlerden elde edilir ki Haramdır. Bu maksatla kullanılan bir başka renklendiricide ise çözücü olarak domuz yağından yapılmış gliserin de kullanılabilmektedir. Bu rizikolar karışısında helâl diyemeyiz.

 

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

Yellow No:5 veya Red No:40 gibi yapay veya tabii Renklendiriciler Helâl midir?

 

Gıda, ilaç ve kozmetik ürünlerinde kullanılan renklendiriciler, genellikle toz, granül ve sıvı şeklinde arzedilirler ve sadece saf toz ve granül şeklinde suda eriyebilen renklendiricilere helâl gözüyle bakılabilir.

 

Saf toz ve granül renklendiricilerde eğer ekstraksiyon işlemi etil alkolle yapılmışsa helâl olma niteliğini kaybeder.

İnceltici ve taşıyıcı ajan olarak kullanılan eriyikler de renklendiricilerin Helâl ve Haram olma niteliklerine yön verirler. Mesela hormon nitelikte gliserin kullanılmışsa otomatik olarak olayı Haram boyutuna getirir.

 

Netice olarak boya maddeleri üretim kökenlerinden inceltme ve taşıma sıvılarına kadar pekçok faktöre bağımlıdır ve ekseriya dışardan bunları tesbit etmek çok zordur. Gıda, ilaç veya kozmetik ürününü imal eden üreticinin insafına kalıyor. Üreticilere yönelik yoğun bir tüketici sorgulaması ve takibi, bu konuda belki güvenli bir sonuç çıkartabilir.

 

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

Yenilebilir Şellak (Shellac) Helâl midir?

 

Şellak, Kokkus Lakka isimli bir böceğin lak salgı maddesidir. Bu böcek Hindistan ve Güney Asyada yetişen Palas ağaçlarında beslenirler. Bu böcek gözenekleri arasından, lak adı verilen koruyucu bir örtünün içinde sertleşmiş zamklı bir madde çıkartır. Bu lak maddesi biriktirilir, ezilir, yıkanır ve kurutulur. Bütün bu işlemlerden sonra, vernikleme işlerinde kullanılır.

Boyacılıkta, cilalamada, mürekkep yapımında, mühür mumu yapımında, ses kaydedicilerde kullanıldığ gibi, yenebilir şellak çeşitli şekerleme kaplamalarında da kullanılır. Hanefi fukuhasına göre böceklerin yenmesi haram olduğu dikkate alınırsa, böcek gövdesinin gözeneklerinde bulunan bu maddenin gıda ve ilaç üretiminde kullanılmasında mahzur oluşmaktadır. Ancak Ezher Uleması, bu maddeye Helâl fetvası vermiş bulunmaktadır.

 

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

 

Fungal enzim nedir?Hangi enzim helâldir?

Fungal Amilaas enzim, fungi bitikisenden elde edildiği için helâldir. Bakterilerden elde edilen, bakteriyel enzimler de helâldir. Fakat rennet ve lipas gibi enzimler domuz dahil hayvani kökenden elde edilirler. Bu enzimler eti helâl ve kesimi islâmi usule göre yapılmış hayvan unsurlarından üretilmişse helâl olur, aksi halde haramdır. Hamurlu fırın ürülerinde kullanılan enzimler genellikle helâldir. Peynir vs. gibi mandıra ürünlerinde kullanılan enzimler eğer bakteriyel, sentetik veya eti helâl kesim islâmi usule göre yapılmış hayvanlardan elde edilmişse helâldir. Aksi halde haram olur. Türkiye'de üretilen mandıra ürünlerinin tümünü etiketlerinde maalesef açıklayıcı bilgi verilmemekte dolayısı ile bizim için şüpheli bir durum oluşmaktadır.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

Pasta ve bazı tatlılarda kullanılan jel nedir ve helâl midir?

Jel şeker, jelatin (gelatin) ve sitrik asit gibi bazı asitlerin karışımından oluşur. Dünya jelatin üretimini elinde tutan firmaların verdiği bilgiye göre %70 domuz deri ve kemiklerden, %30 luk kısmı da sığır vs. gibi hayvanların deri ve kemiklerinden oluşan bu madde, herhali ile haram olduğuna göre jel için de aynı hüküm geçerlidir. Son zamanlarda gençlerimize ve hanımlarımıza musallat olan saçlara sürülen jel de aynı durumdadır. Böyle bir başla ne abdestli olunabilir ne de namaz kılınabilir.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

Sorbitol Haram mıdır?

Kimyasal olarak sorbitol bir alkoldür. Ancak bütün alkoller haram değildir. Sadece şarap ve benzeri sarhoşluk veren alkol, etil alkol olduğu için haram ve necis kabul edilmiştir. Bu sebeple etil alkolün dışındaki alkoller için aynı hüküm geçerli değildir. Dolayısı ile Sorbitol haram değildir.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

Tabii tat vericiler Helâl midir?

Hayır, Tat vericilerin tamamı helâl değildir. Bazı tabii tat vericiler domuz ve sığırdan yapılmaktadır. Bazı tat vericiler ise alkolde eritilerek piyasaya verilmektedir. Ürün etiketlerinde maalesef ne tabii ne de sentetik tat vericiler için bu endişemizi giderecek bir açıklama yer almamaktadır. Bu sebeple, ürün en azından bizim için şüpheli hale gelmektedir. Araştırıp, sorgulamadan kullanmamak daha iyi olur.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

 

Kalsiyumkarbonat helalmidir?

Diğer adı kalsit olan bu katkı maddesi toz ve kristal şeklinde ilaç,gıda ve kozmetik sanayiinde kullanılmaktadır.Kireçtaşı,mermer ve kalker olarak yer kabuğunda bulunduğu gibi kemik,diş,kabuk ve bitki yapısında da bulunmaktadır. Bu katkı maddesinin kullanıldığı ürünün etiketinde kökeni hakkında açıklama yapılmamışsa şüpheli duruma girer.Hayvani kökenli olduğu belirtilmişse,kemik tozu üreten firmalar helal haram ayırımı yapmadan topladıkları kemikleri işledikleri için o zaman haram hükmü verilebilir.Şüpheli durumda satıcıyı ve ulaşılabilirse üreticiyi sorgulamadan kullanmaya karar vermemek gerekir.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Hamur Mayaları hakkında bilgi verir misiniz?

Hamur mayaları,üç şekilde piyasaya sunulmaktadır.Yaş Maya,Sıvı Maya ve Kuru Maya

Mayalar,mikro organizmalardan oluşur.Su ve taşıyıcı kitlelerden ibarettir.Suyu tamamen giderilinceye kadar kurutulursa Kuru Maya ismini alır,kısmen suyu alınır hamur şeklinde bırakılırsa Yaş Maya ismini alır,sulu bir şekilde bırakılırsa Sıvı Maya ismini alır. Ancak bütün mayalar soğuk şartlarda saklanmalıdır.Maya un ve su ile karıştırılırsa mikro organizmaların devreye girmesi ile nişastayı şekere dönüştüren fermantasyon olayı başlamış olur.Bu olay sonucunda bir miktar alkol oluşur ve bir miktar gaz çıkar.Bu reaksiyonla birlikte hamurun hacmı artar,yani hamur kabarır. Bünyedeki alkol ise mayalanmış hamur fırında pişirilirken tamamen buharlaşır.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.


Saç Boyamanın hükmü nedir ?

Bu konuda soru soran kardeşlerimiz için hazırladığımız cevabı yayınlamayı uygun gördük.

Saç boyamanın, her konuda olduğu gibi,iki vechesi vardır.Sağlığa zararlı mı,dinen caiz mi?

Aşağıda bu iki vechenin uzman ve sağlam kaynaklardan alınmış izahını bulacaksınız:

"Avrupa'da 18 yaş üzeri her üç kadından ve 40 yaş üzeri on erkekten biri saçını boyamaktadır. Bu kadar yaygın olan bir uygulama konusunu eleştirmenin güçlüğünün bilincindeyim. Ancak bir tıp mensubu olarak işlemin sağlığa etkileri konusunda toplumu aydınlatmanın yararlı ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Saç boyamada oksidasyonla boya maddesi saça uygulanır. Boyanın saçtan çıkarılması olanaksızdır. Eğer saçın eski rengine dönmek istenirse, saç uzadıkça kesilerek bu mümkündür. Saçın iç yapısına müdahale ederek saç rengini değiştiren tüm kimyasal maddelerin sağlık için sakıncaları vardır. Örneğin, saç boyalarındaki phenilendiamin (PDA), o-toluylendiamin, Resorcin, alpha naphthol; böbrek, karaciğer ve kalbe zarar vermektedir. Kurşun asetat kanserojen ve aşırı toksiktir. Danimarka'da yapılan bir araştırma, kuaförlerde kanserin iki kat daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur. Bu bulguyu Amerika ve Almanya'da da yapılan araştırmalar doğrulamıştır. Birkaç yıl önce de kimi kadınların ameliyatla alınmış rahimlerinin iç dokusunda boya maddesi birikimi saptandığı basına manşet olmuştur. Boya maddesi idrarda da bulunmuştur. Seçilen saç boya rengi ne kadar koyu ise kanser riski de o derece büyüktür. Amerika'da California Southern Üniversitesi'nde yapılan yeni bir araştırmada ayda bir kez saçını boyatan bayanlarda bir yıl sonra mesane kanseri riskinin 2.1 oranında arttığı saptanmıştır. 15 yıl süreli uygulamadan sonra ise bu artış oranı; saçını boyatmayanlara göre yüzde 330'dur. Boya ürünleri ile çok sık temasta olan kuaförlerde de bir sene sonra mesane kanseri riski yüzde 50 artmaktadır. Amerikalı bilim adamları saç boyası ile meme kanseri arasında da ilişkiyi ortaya koymuşlardır. Sürekli saç boyatanlarda meme kanseri riski 5 kat artmaktadır. Yalnızca boya maddesi değil, ürünlerdeki oksidasyon maddesi de hastalıklara neden olmaktadır. Örneğin amonyum persulfat/ amonyum peroksodisulfat toz ve buharıyla kuaför astımı olarak tanımlanan rahatsızlığa yol açmaktadır. Hidrojenperoksit hücrelerimize zarar veren serbest radikalleri oluşturmaktadır. Bu nedenlerle saç boyası ürünlerinin baş derisiyle temasının elden geldiğince azaltılması ve uygulayıcının eldiven kullanması önerilmektedir."

Resulullah (s.a.v.) buyuruyor:

Hz. Câbir (r.a.) anlatıyor:
"Ebu Kuhâfe, Fetih günü Resülullah aleyhissalâtu vesselam'a getirilmişti. Saçları köpük gibi bembeyazdı. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Bunu hanımlarından birine götürün(de bunun saç ve sakalının rengini) değiştirsin. Fakat siyah(a boyamak)tan da kaçınınız" buyurdular."

"Saçın beyazlığını değiştirmek için kullandığınız şeylerin en iyisi kına ve keten bitkisidir"
(Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Tirmizî, Libâs, 20; Nesâî, Zîne, 16; İbn Mâce, Libâs, 32; Ahmed b. Hanbel, V, 147, 150, 154).

İslâm'ın çıkışından önce yahudi ve hıristiyanlar güzel görünme ve süslenmenin Allah'a kullukla bağdaşmayacağını düşünerek, saçı boyayıp rengini değiştirmekten kaçınırlardı. Hz. Peygamber, ashabına bağımsız bir kişilik kazandırmak için saçı ve sakalı kına veya başka bir boya maddesi ile boyayabileceklerini bildirdi. Ancak bu emir bağlayıcı olmayıp mendupluk bildirir.

Genç kimsenin siyah boya kullanmasında da bir sakınca yoktur. Diğer yandan boya malzemesi olarak kına ve vesîme denilen, boya sanayiinde kullanılan bir bitkinin tercih edilmesi tavsiye edilmiştir El, ayak veya başa sürülen kınanın katı olan malzemesi temizlendikten sonra deri veya saçlarda bıraktığı renk, suyun deriye nüfûzuna engel değildir. Bu yüzden abdest veya gusle mani olmaz.

Eğer saç boyası saç telleri üzerinde bir tabaka teşkil ederse gusle manidir.

Su saçların aralarına ve altlarındaki deriye kadar geçecektir. Bunlar sık olsa bile, suyun ulaşması sağlanacaktır. Bunların araları ve dipleri kuru kalsa, gusül tamamlanmış olmaz. .... önemli olan diplerine suyun geçmesidir.

Kaynaklar:
1) Şamil İslam Ansiklopedisi, Prof. Dr.Hamdi DÖNDÜREN - Uludağ Universitesi - İlahi,yat Fakültesi
2) İlmihal, İslam ve Toplum, Türkiye Diyanet Vakfı, İslami Araştırmalar Merkezi
3) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
4) Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen, Fatih Dersiamlarından, Eski Diyanet İşleri Başkanı
5) KÜTÜB-İ SİTTE

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Müslümanların Tanıdığı Bir Firma Cola ve Dondurma da Üretmeye Başladı Ne Tavsiye Edersiniz?

Cola cinsi içecekler bilindiği gibi hiçbir gıda değeri taşımayan su, aroma,tatlandırıcı,köpürtücü, asitlendirici katkı maddelerinden oluşturulmaktadır. Üstelik pek çoğunda kafein ilave edilerek alışkanlık sağlaması temin edilmektedir.Sitemizi incelemişseniz,pek çok katkı maddesinde çözümleyici( solvent ) ortam olarak alkol kullanıldığını görmüşsünüzdür.Bahsettiğiniz firmanın, müslümanlar nezdindeki imajı ile uygulamalarının yüzde yüz üst üste oturmadığı görüşündeyiz.Mademki o üretiyor o halde o ürün güvenlidir görüşüne kesinlikle katılmıyoruz.Dondurmaya gelince,'domuz yağı ve domuzdan elde edilen hiçbir katkı maddesi yoktur' ifadesi etikete konmuş.Kesimi islamî usule göre yapılmamış hayvanlardan elde edilmiş katkı maddesi var mı yok mu belirtilmemiş.Peynir altı suyu ve mono ve di gliserit gibi katkı maddeleri için de açıklık gerekir. Rabbimiz bize yardım etsin,kendi vatanımızda bile garibiz maalesef.

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

Makine ile Tavuk Kesiminde Tüylerin Yolunması Konusunda da Bilgi Verirmisiniz ?

Yazımıza koyduğumuz resimlerden de anlaşıldığı gibi banta ayaklarından bağlı tavuklar sıcak su püskürten bir bölümden geçerken tüylerinden temizlenmektedir.Burada suyun sıcaklığı önemli olabilir.40 dereceye kadar izin verilebilmektedir. Bu sebeple,bu konuda önemli bir problem oluşmamaktadır.

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

Dr.Otker Firmasının Krem Şantileri İçin Ne Tavsiye edersiniz?

.Bahsettiğiniz Krem Şanti ürününde bulunan katkı maddelerinden Mono ve Di Gliserid için şüpheli diyebiliriz.Çünkü bu katkı maddesi hayvani de olabilir, bitkisel kökenli de olabilir.Bu konuda bir açıklama konmamış.

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.


Bizler Amerikada yasayan Turkler olarak bir çelişkideyiz. Nasil mi? Biz buradaki deniz hayvanlarından hangilerinin helal olup olmadığını bilmiyoruz.Bir kactane Arap arkadaşa bu konuyu danıştık ve bir sonuç alamadık, çünkü Araplar karides,istakoz ve midye yiyorlar,bu hayvanlar dinimizce helal yada haram olduğunu bize hadisi şeriflerle bildirebilirmisiniz? Eğer soruma cevap verirseniz çok sevinirim.Allah'ın selamı üzerinizden eksik olmasın.

"Kur'ân-ı Kerîm'de: "Deniz avı yapmak ve onu yemek, kendinize de müsâfire de fâideli olmak üzere, sizin için helâl kılındı. İhramda bulunduğunuz müddetçe ise, kara avı haram edildi. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah'dan korkunuz"(5/96) hükmü beyan buyurulmuştur. İmam-ı Malik (rha) ve ilim ehlinden bir cemaat; denizde yaşayan hayvanların hepsinin mutlak olarak yenilmesinin helâl olduğu kanaatindedirler. Bazıları ise; su domuzu ve su köpeğini istisna ederek, diğerlerinin helâl olduğunu zikretmişlerdir. İmam-ı Şafii (rha): "Deniz avının tamamı mutlak olarak helâldir. Yeme ve satma hususunda tahsis sözkonusu değildir. Çünkü Allahû Teâla (cc): "Sizin için denizin avı helâl kılındı" buyurmuştur. Herhangi birisini ayırmamıştır. Ayrıca Resûl-i Ekrem (sav)'in denizle ilgili olarak: "Onun suyu temizleyicidir ve ölü hayvanı da helâldir" buyurmuştur. Esasen deniz hayvanlarında kan mevcut değildir. Haram kılınmış olan ise ancak kandır. Dolayısıyla hepsi tıpkı balık gibidir" hükmünü zikreder. Sonuç olarak Amelde Şafii mezhebini taklid eden mü'minler için; denizde yaşayan hayvanların tamamı helâldir. Hanefi fûkahası: Kur'ân-ı Kerîm'deki; "Allah kendilerine iyiliği emrediyor, onları kötülükten nehyediyor, onlara temiz şeyleri helâl, murdar (pis) şeyleri de haram kılıyor" Âyet-i Kerîme'sini esas alarak; balık dışındaki deniz hayvanlarının yenilemeyeceğini beyan etmiştir. Ayrıca Resûlullah (sav) kurbağadan yapılan bir ilâcın kullanılmasını yasaklamıştır. Yengeç'in satılmasına da müsaade etmediği bilinmektedir. Denizle ilgili olarak: "Onun suyu temizleyicidir ve ölü hayvanı da helâldir" hadisindeki ölü hayvandan kasıd, balıktır. Nitekim Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Size iki ölü ve iki kan helâl kılındı. İki ölü; balık ve çekirge ölüsüdür. İki kana gelince: Bunlar ciğer ve dalaktır" buyurduğu bilinmektedir. Ölü hayvandan istisna edilen; sâdece bu ikisidir. O halde denizden çıkarılan diğer ölü hayvanların yenmesi câiz olmaz. Esasen balığın su üzerinde ölü olarak bulunanları da yenilemez. Çünkü Hz. Cabir (ra)'den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav): "Denizin dışarı attığı veya çekilip karada bıraktığı balığı yeyiniz. Ancak suyun içinde ölüp, üzerine çıkanı yemeyiniz" buyurmuştur. "Denizin ölü hayvanının helâl olmasıyla" ilgili haber de; denizin dışarı attığı veya suyunu çekerek karada bıraktığı balıktır. Suyun içinde ölüp, su yüzüne çıkan balık; hastalık veya bir âfet sonucu ölmüştür. Bu sebeble Hz. Cabir (ra)'in rivayet ettiği haberle bu tahsis olunur." Sonuç olarak; balık dışındaki deniz hayvanlarının helâl olmadığını esas almıştır. Deniz avından maksad; sâdece balığın her çeşididir."

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

Kireç taşı ne işe yarar?

Kireç taşı, şeker üretim prosesindeki yardımcı ham maddelerden biridir ve şeker fabrikasyonunda ham şerbetin arıtım işleminde kireç sütü olarak kullanılır. Kireç sütü, kireç taşından elde edilen sönmemiş kirecin söndürülmesiyle hazırlanır ve arıtım istasyonunda ham şerbet bu kireç sütüyle arıtılır. Fakat takip eden filtrasyon aşamasında sisteme katılmış olan tüm kireç kalıntıları ve pancardan gelen şeker haricindeki diğer katı maddeler şerbetten tamamen uzaklaştırılır. Dolayısıyla kristalizasyonda yani bildiğimiz şekerin yapısında kireç kalıntıları yoktur.

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

Küp şekerde toz şekere göre bir katkı maddesi var mı?

Ne küp şekerde ne de beyaz kristal şekerde herhangi bir katkı maddesi bulunmamaktadır.

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

Küp şeker çayın üstünde neden yağ bırakır?

Eskiden küp şekerin üretimi sırasında, üretimi kolaylaştırmak için yardımcı maddeler kullanılırdı. Bu maddeler bazen suyla karıştığı zaman (örneğin çayda) farklı görünümlerde olabiliyordu. Ancak şu anda üretilen küp şekerlerde bu tür durumlar ortaya çıkmamaktadır.

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

Benim sormak istediğim bir konu var. Çiçek ve zeytin yağları. Bunlarda haram katkı maddesi bulanabilir mi? Bir zeytinyağı fabrikasının sabun bölümünde çalışan tanıdığım, Fabrikaya çok miktarda domuz yağı geldiğini sabunların içine kattıklarını belirtti. Zeytin yağlarının içine de katabileceklerini söyledi. Ülker gibi güvendiğimiz belirli markaları tüketmeye çalışıyoruz.Misafirliğe gittiğimizde şüpheli şeylerden kaçınmaya çalışıyoruz. Fakat herkes farklı bir marka kullanıyor. Bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim. İnşaAllah bu faydalı işlerinizden, uğraşlarınızdan dolayı Allah c.c. mükafatını kat kat verir. Allah c.c Razı olsun

Çiçek ve zeytin yağının üretiminde domuz yağı kullanılmaz.Sabun üretiminde ise maalesef domuz yağı kullanılabilmektedir.Ülker, Aytaç, Tariş, Biryağ gibi sıvı yağ markalarını kullanabilirsiniz.

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

Ben yurtdışında yaşıyorum burada yaşayan müslümanlar gibi benim de gıda katkı maddeleri hakkında pek bir bilgim yok.
Mesela vanilya haram mı, yada ne şekilde olursa haram olur?
Aldığım bazı maddelerin üzerinde tereyağı katkısı olduğu belirtiliyor, yada burada tereyağı olarak satılan ürünleri tüketebilirmiyiz? Genelde çikolatalarda tereyağı(butter) kullanıldığı belirtiliyor.
Bir de malumunuz yaz geldi ve dondurma mevsimi, çocukları tutabilmek zor, yurtdışında yada Türkiye'de külah yada paket dondurma tüketebilirmiyiz?
Yada Türkiye'de bir pastahanede gönül rahatlığı ile bir dilim pasta yemek mümkün mü?
Yada en basitinden bir sakız alıp çocuklarımıza gönül rahatlığıyla verebilirmiyiz?
Bir de sizden ricam kozmetik ürünleri içindeki haram olan katkı maddelerinin de bir listesini yaparsanız çok mutlu olurum. Büyüklerimizden duyuyoruz, eğer bir ürünü satan müslümansa helal olup olmama sorumluluğu o ürünü satan müslüman imalatçıya aittir ve rahatlıkla tüketilebilir deniliyor, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Muhterem Kardeşimiz;
Öncelikle İslamî hassasiyetinizden dolayı sizleri hem tebrik ediyor hem teşekkür ediyoruz. Allah sizlerden razı olsun. Vanilya, vanilin, etil vanilin tabii yapıları itibari ile haram değildirler. Ancak bazı üretici firmalar alkol içerisinde muhafaza ederek pazarlıyorlar. Bu şekilde olanlar haramdır. Ancak gıda üreticileri etiketlerinde maalesef bu ayrıntıyı belirtmiyorlar. Bu durumda o gıda maddesi şüpheli duruma giriyor. Tahkik ettik ve alkollü olmayanın kullanıldığını öğrendik o zaman helal olur, yok alkollü olanın kullanıldığını öğrendik o zaman da haram olur.

Her Butter tereyağ demek değildir. Mesela cacao butter gibi. Katı olarak elde edilen tabii yağlara da butter ismi kullanılmaktadır.Hakiki tereyağı, bildiğimiz kadarı ile dünyanın neresinde olursa olsun yenir diye düşünüyoruz.

Her aroma haramdır demek yanlış olur.Bu konuda sitemizdeki yazıları biraz daha dikkatli okumakta yarar var.

Dondurma,bugün için büyük küçük hepimiz için netameli bir gıda maddesi oldu. Emin olmadığımız yerlerden kesinlikle almamalıyız. Yapabilirsek evimizde kendimiz yapmalıyız. Türkiye'de Ülker'in Golf dondurmaları etiket yazılarına, sahiplerine gösterilen hüsn-ü zanna dayanarak yenebilir diyoruz.

Pasta konusu, biliyorsunuz çok çeşitli maddeler kullanılarak üretiliyor. Pastacının İslamî hassasiyetine bağlı olarak meseleye bakmamız gerekir. Güvendiğimiz bir kimse ise, yemeye ruhsat olur.

Kozmetik ve temizlik deterjanları için temel bilgileri elimizden geldiği kadar sitemize koyduk. Lütfen bu konu ile ilgili bilgileri bu yazımızı dikkatlice okuyarak almaya çalışın.

Sakız konusunda da o kadar çok katkı maddeleri kullanılıyor ki kesin bir ifade kullanmamız mümkün değildir.Aromalar,tatlandırıcılar,renklendiriciler ve gliserin gibi yumuşatıcılar ayrı ayrı her marka üründe sorgulanması gerekir. Piyasada Nazar ismi ile satılan sakızı tavsiye edebiliriz.

Müslüman satıcının veya üretcinin beyanına göre hareket etmek bir ruhsat olabilir. Ancak, nüfus cüzdanında İslam yazan kimi insanların gerçekte dininin PARA olduğu bir devirde yaşadığımızı ve Allah'ın "Ey iman edenler,rızık olarak size verdiğimiz temiz ve helal şeylerden yiyiniz."(2/172) emri bütün inananlara araştırma görevini de yüklediğini düşünüyoruz.

En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

HERBAL ÜRÜNLERİNDE TESBİT ETTİĞİMİZ KATKI MADELERİ VE KÖKENLERİ
Gönderen:Hakikatyolcusu Tarih: 11.01.2005 Saat: 08:48
Herbal ürünleri etrafındaki saadet zincirlerini konu alan yayınlarımızdan rahatsız olan bazı kardeşlerimizden gelen mesajlarda , "bu ürünlerde kullanılan katkı maddeleri hakkında açıklama yapmadan ürünlerin aleyhinde yayın yaptığımız, başka Amerikan firmalarının aleyhinde bulunmadığımız, eczanelerde satılan malların da %40'ı Amerikan malı olduğu halde o ürünleri satın aldığımız, kendilerinin de en az bizim kadar Müslüman oldukları, bu zincir halkalarının büyük çoğunluğunun mütedeyyin insanlardan oluştuğu vs." gibi ifadeler yer almaktadır.

Bu kardeşlerimize cevabımız:

1- Kesinlikle Şifalı bitkilere karşı değiliz. Bilakis faydalı olduğuna inandığımız için özel bir sayfa açtık. Ziyaretçilerimizden de ilgi görmüş ki, şu ana kadar 2000 ' e yakın ziyaret almış.

2- Ülkemizde başlatılan Amerikan ürünlerine boykot kampanyasına bütün yüreklerimizle katılıyor ve destekliyoruz. Bizim Amerikalı iyi, sizin Amerikalı kötü anlayışını çok komik buluyoruz.

3- Eczanelerde satılan pek çok ilacın İslamî inanca uygun olmadığı bayrağını açan ilk site olma şerefini sitemiz taşımaktadır.

4- Bu işi yapan insanların çoğunun mütedeyyin insanlar olması gerçeği değiştirmiyor. Çünkü "hiç bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu?"hükmünce, ilmini bilmeden yapılan işler insanları kurtarmıyor. Aşağıda bu ürünlerin anbalajından alınmış katkı maddelerinin listesi yer almaktadır. Şimdi biz soralım bu kardeşlerimize. Allah için bu katkı maddeleri ve kökenleri hakkında daha önceden bilginiz var mıydı? Bilmeden bu güne kadar niçin yaptınız?

5- Para hırsı ile bu işe soyunanlara sorumuz yok.

Herbal Ürünlerinde Bulunan Katkı Maddeleri Listesi

Jelatin: Hayvan kökenli bir katkı maddesi. Çoğunluk domuz deri ve kemiklerinden elde edilmektedir. Bugün dünya üzerinde kesinlikle helal jelatin üreten bir fabrikaya ulaşılamamıştır.

Hidroksipropilseluloz (E463) Kıvam artırıcı. Bazı ülkelerde yasaklandı.

d-Ca pantotenol: B5 vitamini. Hayvani ve bitkisel kökenli olabilir.Hayvani kökenli ise haram olma riski yüksektir. Açıklama yapılmamışsa en azından şüpheli olur.

Toz çinko oksit: Koyulaştırıcı, beyazlatıcı, yağlayıcı ve güneşin ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu.Yer kabuğunda mineral olarak bulunur.

Vitaminler: Hayvan ve bitkilerden bir de sentetik olarak üretilirler.Köken belirtilmediği için , en azından şüpheli olur.

Talk (E553): Tabaka önleyici. Alerjik reaksiyonlara ve mide kanserine sebep olabilir.

Pridoksin Hidroklorür: B6 vitaminidir. Hayvani ve bitkisel kökenli olabilir. Hayvani kökenlisi haramdır. Açıklama yapılmamışsa, en azından şüpheli olur. T

iamin hidroklorür : B1 vitaminidir.Bitkisel kökenlidir.

Folik Asit: B9 vitaminidir.Bitkisel kökenlidir.

Siyano kobalamin: B12 vitamini. Bakteriyel enzimler kullanılarak yapılan bir biosentetik .

Ca CO 3: Kireç taşı. Ekseriya hayvan kemiklerinden elde edilir.

Stearik asit (E570): Yağ asidi.Kökeni hayvanî olursa,haram olma riski yüksektir.Bitkisel olursa helal olur.Açıklama yoksa en azından şüpheli olur.

Na Karboksimetilseluloz (E466): Kıvam artırıcı

Meadowsweet: Bitkisel vucut bakım yağı

Mg stearat (E572): Homojenleştirici. Yağ asiti olan stearik asitin tuzudur. Kökeni hayvani yağ ise haram olma riski yüksektir. Bitkisel yağ olursa helaldir. Açıklama yapılmamışsa en azından şüpheli olur.

Şellak (E904): Bir nevi böcekten elde edilir.Hanefi mezhebine göre böcek yemek haramdır.

Hidroksipropilmetilseluloz (E464) Kıvam artırıcı.

Whey proteini konsantresi: Peynir altı suyu. Peynir üretilirken sütten arta kalan sıvı. Kullanılan mayanın haram veya helal oluşuna göre bu sıvı da haram veya helal olur.

Toz ve sıvı lesitin: Bitkisel ve hayvani yağlardan üretilir.Kökeni belirtilmediği zaman en azından şüpheli olur.

Ca sitrat (E333): Antioksidan.

Ca kazeinat: Kökeni süt ürünüdür.

Ace sulfam: Suni tatlandırıcı. Kanser riski taşıyıp taşımadığı araştırma konusudur.

Kafein: Tembih edici.

Tribazik Ca fosfat (E341): Antioksidan. Mineral tuz; kaya ve kemikte bulunur. Ekseriya kemik külünden elde edilir. Şüphenin ötesinde, haram olma riski yüksektir.

Di Bazik Ca Fosfat (E341): Antioksidan. Mineral tuz; kaya ve kemikte bulunur. Ekseriya kemik külünden elde edilir. Şüphenin ötesinde, haram olma riski yüksektir.

Niasinamid (E375): B3 vitamini.Hayvani ve bitkisel kökenli olabilir.Hayvani kökenli olanların haram olma riski yüksetir. Açıklanmamışsa, en azından şüpheli olur.

d-Alfa Tokoferil Suksinat (E306, E307, E308): Antioksidan. 'E vitamini'; soya, buğday, pirinç, pamuk tohumu, mısır gibi birçok sebzenin ve hayvanların yağında bulunur; margarin ve salata soslarında, ilaç ve kozmetik ürünlerinde kullanılır.

Biotin: B-kompleks vitamin.Hayvani ve bitkisel kökenli olabilir. Açıklama yoksa, en azından şüpheli olur.

Riboflavin (E101): 'B2 vitamini' ve renklendirici; doğal olarak sebzelerde bulunur; yumurta, süt, karaciğer ve böbrekten de elde edilir; margarin ve peynirde kullanılır. Hayvani veya bitkisel kökeni belirtilmemişse en azından şüpheli olur.

E133: Renklendirici; sentetik kömür katranı; mandıra ürünleri, tatlılar ve içeceklerde kullanılır. Çocukların tüketmesi tavsiye edilmiyor. Belçika, Fransa, Almanya, İsviçre, İsveç, Avusturya ve Norveç'te yasaklandı.

Gida Raporu YAĞ ASİT TUZLARI, MONO VE DİGLİSERİDLER VE ESTERLERİ (E470-E477)
Gönderen:Hakikatyolcusu Tarih: 11.01.2005 Saat: 08:33
Bitkisel ve hayvanî yağlarda bulunan, stearik asit, palmitik asit, oleik asit, laktik asit, glukonik asit ve linoelik asit gibi doymuş ve doymamış yağ asitlerinin uzun zincirli mono ve di gliseril esterlerinin bir karışımıdır.

Yüksek sıcaklıkta yağ ve gliserol (gliserin) birlikte işleme sokulduğunda , yağ asitleri molekül yapısını gliserolle yeniden düzenleyerek gliseril esterlerini oluştururlar.Ana yapı mono ve digliserid molekül zincirlerinden meydana gelir.Bunların yanında çok az miktarlarda, trigliserid, serbest gliserin, serbest yağ asidi, sabun ve nem oluşabilir.

Na,K,Ca, ve Mg elementleri ile de işleme sokularak yağ asit tuzları elde edilir. E- Kotlama sisteminde E470 – E477 arasında bulunan katkı maddeleri bu guruptan oluşur.

Bu gurubun genel kullanım özellikleri : Karışımı kolaylaştırma (emulsiyon), yaygın bağdaştırma (homojenlik), dengeli tutma (stabilizasyon) dur.

Bu bilgiler FAO/WHO ' nun Gıda Katkı Maddeleri Müşterek Expert Komitesi (JECFA) 'nin raporundan alınmıştır.

Kullanma Yerleri : Margarin, dondurma, un ve fırın ürünleri, krem şanti, pudink ve benzeri ürünler.

Bu katkı maddelerinin elde edilmesinde kullanılan yağların kökenine göre durum nedir?

Amerika'da yaşayan Müslümanların kurduğu, pek çok muteber ve saygın İslamî kuruluşlarca akredite edilmiş ve 30' a yakın ülkede verdiği Helal sertifikalar kabul görmüş uluslar arası bir kuruluş olan, Amerika İslamî Gıda ve Beslenme Konseyi ( IFANCA)'ya göre ; Eğer kullanılan yağ bitkisel ise bu katkı maddeleri helaldir . Eğer kullanılan yağ , domuzun ya da eti helal olduğu halde kesim usulü helal olmayan hayvanların yağı ise bu katkı maddeleri haram olur. Eti helal , kesim usulü de İslamî yapılmış hayvanların yağı kullanılmışsa bu katkı maddeleri helal olur.Köken şartları bilinmiyorsa , o zaman şüpheli olma durumu söz konusudur.

Müslüman tüketiciler, etiketinde açıkça bitkisel ifadesi yazılmamışsa bu ürünleri tüketmemelidirler. www.ifanca.org

GIDA RAPORU olarak bizim de görüşümüz bu şekildedir. En iyisini Allah bilir.

Allah yar ve yardımcımız olsun…

HELAL SERTİFİKA NEDİR?
Gönderen:Hakikatyolcusu Tarih: 11.01.2005 Saat: 08:18
HELAL NEDİR?

Helal Arapça bir kelimedir.Yasal, meşru, geçerli manasınadır. Onun karşıtı olan Haram kelimesi ise yasal olmayan, gayrımeşru, geçersiz manasınadır. Yemek ve tüketmek için bir şey geldiği zaman Helal şartı, müslümanın standart sınırıdır. Çok az istisnalarla, tüm saf ve temiz şeyler Helal kılınmıştır. Ancak aşağıdaki istisnalar kesinlikle Haramdır.

- Domuz, domuz eti ve domuz ürünleri,
- İslamî usule göre kesilmemiş hayvanlar
- Kesilmeden önce ölmüş hayvanlar,
- Allah(cc)' dan başkası adına kesilmiş hayvanlar,
- Alkol ve tüm sarhoşluk veren maddeler,
- Etobur hayvanlar, yırtıcı kuşlar, sürüngenler,
- Kan ve kandan yapılmış ürünler,
-Yukarıda belirtilen ürünlerden her hangi biri ile karıştırılmış gıdalar.

Buna rağmen, pek çok şeylere açıkça helal, ya da açıkça haram denemeyebilir..Bazı şeyler tam açık bilinemeyebilir. Bunların sorgulanması gerekebilir veya helal mi, haram mı tesbitini tam yapabilmek için daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulabilir. Mesela sanayi ürünü gıda maddeleri, ihtiva ettikleri,jelatin gibi, enzim gibi, lesitin gibi, mono ve digliserid gibi katkı maddelerinin kökenleri hakkında veya üretim safhasında kullanılan yöntemler hakkında net bir bilgiye sahip olunamadığı zaman da Şüpheli bir durum söz konusu olur.

HELAL SERTİFİKA NEDİR?

Helal sertifikalama, muteber, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntemdir. Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlardır. Ayrıca Helal Sertifikalama. Ülke yönetiminin kontrol birimlerine gıda emniyeti konusuında destek hizmeti de sağlar.

NİÇİN HELAL SERTİFİKASINA İHTİYACIMIZ VARDIR?

Helal sertifikalama, Müslüman tüketici için, kabul edilebilir gıdanın ve tüketilebilir ürünün üretilmesi için gereklidir. Bu husus dünyadaki 1.5 milyar Müslümanı ve de helal ürün yemeği tercih eden diğer milyonlarca insanı kapsamaktadır.

HAACP SERTİFİKASI, HELAK SERTİFİKA İLE NE DERECE ÖRTÜŞMEKTEDİR?

HAACP, sınai gıda ürünleri için önemli kaliteli bir yönetim sistemidir. Helal kavramı ile kısmen uyumlu olabilir. HAACP uygulaması, üreticinin güvenli ürün üretme hususunda istekli olduğunu gösterir.

Helal sertifikalama kurumu, Helal sertifikalama programını uyguladığı zaman. HAACP şartları ile özellikli helal olma şartlarını bir arada gerçekleştirmiş olmaktadır.

HAACP, yalnız başına bir ürünü , helal yapmaz.Fakat helal bir ürün HAACP'siz yapılabilir.

ISO 9000 SERTİFİKASI, HELAL SERTİFİKA İLE NE DERECE ÖRTÜŞMEKTEDİR?

ISO 9000, Helal kavramı ile kısmen uyuşabilen bir diğer önemli kaliteli yönetim sistemidir. ISO 9000 uygulaması, üreticinin, tutarlı kalitede ürün üretmek için istekli olduğunu gösterir.

Helal sertifikalama kurumu, helal sertifikalama programını uyguladığı zaman, ISO 9000 şartı ile özellikli helal olma şartlarını bir arada gerçekleştirmiş olmaktadır.

ISO 9000, yalnız başına bir ürünü helal yapmaz. Fakat helal bir ürün, ISO 9000'siz yapılabilir.

HELAL SERTİFİKALANMIŞ ÜRÜNLER İÇİN PAZAR SAHASI NEDİR?

Helal sertifikalanmış ürünler için Pazar çok büyüktür. Dünyadaki 1.5 milyar müslümanı,milyonlarca Helal sertifikalanmış ürün tercih eden insanları kapsamaktadır.10 milyon Amerika'da, 25 milyon Avrupa'da, 300 milyon Afrika'da, 850 milyon Asya'da, 250 milyon Ortadoğu'da yaşamaktadır. Kaynaklar, Helal ürün pazarının yıllık talebinin 200 milyar ABD Doları cıvarında olduğunu belirtmektedir.

HELAL SERTİFİKALI KATKI MADDELERİNİ NEREDE BULABİLİRİZ?

Helal sertifikalı ürünleri üretmede ,mutlaka Helal sertifikalı katkı maddelerinin kullanılması gerekmektedir.Helal sertifikalı katkı maddeleri pek çok ülkede bulunabilir.Ülkemizde henüz helal sertifika müessesi oluşmadığı için İslam toplumu adına İslamî hassasiyet içerisinde sertifika çalışmalarını sürdüren diğer ülkelerdeki kuruluşları zikredebiliriz:

Amerika'da: www.ifanca.org ve www.muslimconsumergroup.com
Kanada'da: www.eat-halal.com
İngiltere'de: www.iccuk.org
Almanya'da: www.halal.de
Malezya'da: www.halal.com.my

HELAL SERİFİKALAMANIN YARARLARI NELERDİR?

Helal Sertifikalama,

Ürünleri, katkı maddelerini,hazırlama ve işleme yöntemlerini , temizlik ve sağlık şartlarını,katı güvenlik kuralları içinde denetleyen tarafsız bir bilirkişi hizmeti sunar,

HAACP, ISO ve diğer kalite ve güvenlik standartlarına uygun ve yeni teknolojilere, yeni katkı maddelerine adaptasyonu seri bir şekilde takip edebilen, helal bilginin eğitimini almış kilit personel tarafından denetimi gerçekleştirir,

Ürünün ve üreticinin Küresel İslam içinde tanınmasını ve tanıtılmasını sağlar.

Çeşitli ülkelerde açılan fuarlarda katılımına destek verir.

Gida Raporu Peynir'de Domuz Skandalı
Gönderen:administrator Tarih: 1.01.2005 Saat: 11:40
GÜNLÜK  YAŞAMIN  VAZGEÇİLMEZ ÜRÜNLERİNDEN  PEYNİRİN  ÜRETİMİNDE KULLANILAN  İTHAL MAYALARDA  DOMUZ  KÖKENLİ  ENZİMLERİN  KULLANILDIĞI TESBİT EDİLDİ

Birkaç hafta önce Samanyolu TV Ana Haber Bülteninde gündeme getirilen Peynir Mayaları ile ilgili Haber-Roportaj olayın "SKANDAL" boyutunu gözler önüne serdi. Haber her tarafta tedirginlik meydana getirdi.

Sitemizin Yönetimini ve Editörlüğünü yapan Sayın Yard.Doç.Dr.H.K.Büyüközer'e  söz verilen ve sitemizin çalışmalarından sitayişle bahsedilen Haber-Röportaj'da, Türkiye'de üretilen Peynirlerde kullanılan şirdenlerin, maya ve enzimlerin ithal edildiği ve bu yolla yurda sokulan domuz veya helal usulle kesimi yapılmamış hayvanların şirdeninden yapılmış maya ve enzimlerin peynir üretiminde kullanıldığı ortaya çıkmıştır.

Haber-Röportaj'da konuşan Yard.Doç.Dr. H.K.Büyüközer ; "Gıda üretiminde  ciddi ve usulüne uygun bir denetimin yapılamaması sebebi ile Türkiye'nin her türlü 'GIDA TERÖRÜ' nün cenneti haline geldiğini, firmaların bilgi talep edildiğinde  cevap vermeme, ciddiye almama yolunu seçtiklerini, halbuki  batı ülkelerindeki firmalardan istenen bilgilere zamanında ve ciddi cevaplar aldıklarını, peynir mayalarında da,diğer gıda ve katkı maddelerinde olduğu gibi 'GIDA TERÖRÜ'nün yaygın hale getirildiğini " dile getirdi.

İ.T.Ü. öğretim üyelerinden Yard.Doç.Dr. Ercüment Özer de; "Türk halkının yıllarca  peynir yerken,farkında olmadan domuzdan elde edilmiş mayaları tükettiğini" belirtti ve "ithal edilen her gıdanın titizlikle denetlenmesi gerektiğinin" altını çizdi.

www.aktifhaber.com  sitesinde yayınlanan konu ile ilgili haberde de ;"İthal edilen peynir mayalarının kökeni açısından analiz edilemediği ve Türkiye'de bu analizleri yapabilecek laboratuarların bulunmadığı ortaya çıktı. Yılda 2 bin ton peynir mayası ithal  edilen Türkiye'de bu konuda bu güne kadar her hangi bir kurumun görevlendirilmemesi uzmanlar tarafından "Sıkandal" olarak değerledirildi.Bakanlık bünyesinde gıda kontroluna imkân verecek yeterli teknoloji ve uzman personel bulunmamakta ve peynir mayası ithal eden firmalar Bakanlığı yanlış yönlendirmektedirler" ifadeleri yer almaktadır.



Aylar evvelinden sizlere Peynir ile ilgili duyurduğumuz haberlerin listesini aşağıdaki linklerde bulabilirsiniz:

Yazı Başlığı

Yayınlanma Tarihi

21.07.2003

24.07.2003

7.11.2003

20.01.2004

Gida Raporu Gelatin - Jelatin
Gönderen:administrator Tarih: 8.11.2004 Saat: 22:26

Gelatin, sığır, domuz, balık ve kümes hayvanları gibi omurgalıların Kollagen'inden elde edilen bir protein türüdür. Başlıca hammadde olarak bugün domuz ve sığırın kemik ve derileri karışık olarak kullanılmaktadır.


Gelatin, ürünlerde jelleştirme, koyulaştırma, sırlama, kapsülleme maddesi olarak kullanılır. Pek çok pastacılık ürünlerinde, yoğurtta, dondurmacılıkta, eritilmiş peynir ve kaşar üretiminde, margarinde, et ve salam, sosis, sucuk, jambon gibi et ürünlerinde, marshmellov, jelybon, karamela gibi şekerleme ve tatlılarda, meyve sularında, meyve ve sebzelerin sırlanmasında,
jikletlerde kullanıldığı gibi ilaç yapımında, kapsül, film tablet yapımında, kan verme ürünlerinde, krem, losyon, şampuan, parfüm gibi cilt ve saç kozmetik ürünlerinde, fotoğrafçılıkta ve karbonlu kağıt yapımında da kullanılmaktadır.

Ürünün etiketi üzerinde kökeni hakkında hiçbir açıklama olmaksızın gelatin kelimesini görürseniz, genellikle domuz ve sığır kemik ve derilerinden yapıldığı kabul edilmeli ve böylece ondan sakınmalıdır.

Eğer, İslâmi usulle kesilmiş sığırın kemik ve derilerinden üretilmişse o zaman gelatin Helâl olur. Böylece etikette de Helâl gelatin olduğu belirtilmelidir.

Türkiye'deki müslümanların en büyük zorluğu bu gelatinli ürünlerdir. Üretici ve ithalatçı emin kimseler olmadığı taktirde, haram gelatin her an ürünlerde karşımıza çıkabilmektedir. Müslüman tüketiciler, üreticileri, ithalatçıları ve denetim yapan kamu kurumlarını ciddi bir şekilde ikâz etmek zorundadırlar.
Aşağıda jelatinin üretiminde kullanılan hammaddelerin resimleri görülmektedir.

Domuz derisi

Domuz ve sığır kemikleri

Sığır deri parçaları

 

 

 

TÜRKİYEDE JELATİN İTHALATI
Gönderen:administrator Tarih: 8.11.2004 Saat: 22:01

Endüstriyel gıda , ilaç ve kozmetik ürünlerin haramlık endişesini ortaya koyan en önemli katkı maddesi, hiç şüphesiz jelatindir. Gerçi haramlık endişemizin üzerinde toplandığı daha pek çok katkı maddesi bulunmaktadır. Ancak, şekerli ürünlerden, yoğurt, peynir, puding, krem şanti, margarine; dondurmadan, meşrubatlara; ilaçlardan, şampuan, parfüm, saç jölesi gibi kozmetik ürünlere kadar jelatin çok yaygın bir kullanım alanı bulmaktadır.Daha da kötüsü, jelatinin bir nevi protein olması sebebi ile Jelatin Üreticileri,günlük hayatın her safhasında kullanılabilmesi için yoğun bir kampanya başlatmış bulunmaktadırlar.

Türkiye ne yazık ki jelatin üretmemektedir.Üretim yapması için, yıllar önce Kayseri'de bir firmaya Teşvik Belgesi verilmiş olmasına rağmen maalesef bu firma jelatin üretmek yerine kemik unu üretmeyi yeğlemiştir.

Bu sebeple, ithal yolu ile ülkemize yılda 1500-2000 ton jelatin girmekte ve yaklaşık olarak 4.5-6 milyon ABD Doları döviz ödenmektedir. Bu bilgiler Dış Ticaret Müsteşarlığından alınmıştır.

İthalatın yapıldığı ülkelere gelince, Almanya, İtalya,Fransa, Kolombia, Kore, Japonya, Kanada, ABD, Brezilya, Hindistan, Çin, Pakistan' ın da içinde bulunduğu pek çok ülkeyi sayabiliyoruz.

Üretici Firmalar arasında ise Gelita Lt., Gelco s.a., LeinerPak gelatine ltd., Reinert gruppe,Roussselat, Wershardt,Junka, NTP Gelatine,CHINA HENAN Ltd., Ewald Gelatine Gmbh, PB Leiner Gelatins, Rebiére,Ramagel Rama Industries lt., India Gelatineltd., Geltech CO,ltd., Resindion, Fenchem firmaları öne çıkmaktadır.

İthalatçı Firmalardan bazıları ise, Yiğitoğlu Gıda ve Kimyevi Maddeler San. Ve Tic. Ltd, Yılmaz Kimya San.ve Tic. A.Ş., Marmara Endüstriyel Kimyevi Maddeler San.ve Tic. Ltd., Unitek-Kimya ve Kağıt San.ve Tic., Kapta Katkı Maddeleri Gıda San.ve Tic. Ltd., YENER Kimyevi Maddeler San.Tic. A.Ş., ve gıda üretimi yapan büyük firmalar.

Dünyadaki jelatin üretiminin büyük bir payına sahip Avrupa Jelatin Üreticileri Birliği    (G M E )' nin üyesi 9 Firmanın 2003 yılındaki üretimi 117800 ton olmuş. Bu firmaların büyük bir kısmının Türkiye'de ya temsilcilikleri var veya Distribütörleri bulunmaktadır. Bu birliğin internet sitesinden aldığımız 2003 yılına ait dünya jelatin ile ilgili bilgiler aşağıdaki linkte görülmektedir.

http://www.gelatine.org/en/gelatine/overview/127.htm

Burada görüldüğü gibi, 2003 yılında toplam dünya jelatin üretimi 278300 ton olmuş.  Bu üretimde kullanılan ham maddeler;

Pig Skin = Domuz derisi.
Bovine Hides = Sığır derisi (kesimi helal usulle olmayan)
Bones = Kemikler ( her çeşit hayvan kemiği) .
Other = diğer hayvan artıkları olarak açıkca görülmektedir.

Bu bilgilerin dikkatle incelenmesi sonucunda Müslüman olarak ne kadar zor durumda olduğumuz daha iyi anlaşılabilecektir.

Sitede yayımlanacak haberler Dünya Gıda Gününde
Gönderen:administrator Tarih: 19.10.2004 Saat: 08:52

Türkiye'de Gıda Güvenliği                                                Yard.Doç.Dr.Hüseyin Kâmi Büyüközer

Geçtiğimiz günlerde, 'Dünya Gıda Günü' bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de bazı etkinlikler ve toplantılarla kutlandı.Ancak ülkemizdeki vahim şartları gözümüzün önüne getirdiğimiz zaman bu toplantıların göstermelik olmanın ötesinde bir mana taşımadığı düşüncemiz ağır basmaktadır.Çünkü Gıda Güvenliğinin neresinden tutarsak elimizde kalıyor,neresine dokunursak dökülüyor. Çünkü bu konunun gerçek sahibi (var da) yok ortalıkta.

Biryandan,gerek hayvancılıkta,gerek bitki zıraatçılığında, gerekse gıda endüstrisinde çeşitli kimyasal katkıların bilinçsiz,bilgisiz ve mesuliyetsiz bir şekilde kullanılabilmesi ve karşısında bunu denetleyebilecek ciddi bir kurumsal tavrın olmaması,halkın bedensel sağlığını  ciddi bir şekilde tehdit ederken,

Diğer yandan %98 nin Müslüman olduğu bilinen toplumumuzun manevi sağlığını tehdit eden, haram ve şüpheli katkı maddelerinin kullanılarak üretilen  hayvansal ve bitkisel gıda maddelerini denetleyecek bir kurum ortada olmadığı gibi böyle bir günde gündeme getiren de çıkmamaktadır.

Dünya Gıda Günün'de, ithali yasak,kullanılması yasak, E924 Potasyumbromat,E928 Benzolperoksit katkı maddesinin ekmek ve benzeri gıdaların unlarında kullanılmasını önlemede  çaresiziz,

TUBİTAK Laboratuarlarında belgelenen ve maddi ve manevi sağlığımıza büyük tehditler getiren Genetik yapısı değiştirilmiç ürünlerin ithalatını  önlemede çaresiziz,

Ülkemizde 100'e yakın faaliyet gösteren domuz çiftliklerini denetlemekte çaresiziz,

Bu çiftliklerde yetiştirilen ve yılda tahminen 700 bin olduğu söylenen domuzun kaçak kesiminin yapıldığı kesimhaneleri denetlemede çaresiziz,

Kesilen bu domuzların et, yağ,deri ve diğer organlarının kullanıldığı imalathaneler denetlemede çaresiziz,

Hemen hemen 3000'e yakın katkı maddesi kullanılarak üretilen binlerce ürünü ve üretici, dağıtıcı ve satıcısını denetlemekte çaresiziz,

Ve hemen hemen tamamına yakın kısmı ithal edilen ve bazısı (WHO) tarafından kullanılması yasaklanan katkı maddelerinin ithalini sağlıklı  bir şekilde denetlemekte çaresiziz.

Bütün bu faaliyetleri Müslümanların manevi sağlığı açısından ise denetleyecek bir merci bulunmamaktadır.Gerek yerel yönetimler,gerek merkezî yönetimler devletin çarpık laiklik anlayışı sebebi ile konuya uzaktan yakından sahip çıkamamaktadırlar.

Mevcut Tüketici Dernekleri de Baz istasyolarından,köprü geçiş ücretlerine kadar pek çok konu ile ilgilendikleri halde,nedense 70 milyon insanın her gün yemek içmek zorunda kaldığı gıdalar üzerinde ciddi çalışmalarda bulunmuyorlar.

Bu acı tablo,tam manası ile bir KAOS'tur,Tam manası ile bir GIDA TERÖRÜ'dür.On binlerce ithalatcı,üretici,dağıtıcı ve satıcıdan oluşan gıda sektörünün böyle başıboş bırakılması kabul edilemez.

Maddî ve manevî sağlığımızı ilgilendiren bu çok önemli sektörün,yeni bir anlayışla ele alınması şarttır.Denetim için gerekli mevzuat,laboratuar,techizat ve insan gücünün en modern imkanlarla,en kısa zamanda gerçekleştirilmesi şarttır.

Müslüman tebanın reyleri ve vergileri ile hayatiyetlerini sürdüren yerel ve merkezî yönetimler Müslüman tüketicilerin maddî ve Manevî sağlığını korumakla yükümlüdürler.

Başta Tarım Bakanlığı,Sağlık Bakanlığı,Sanayi Bakanlığı olmak üzere Bakanlar Kurulu, yerel yönetimler ve milletvekillerini,20 yıldan beri tamamen amatör olarak çalışmalar yapan bir TC vatandaşı olarak uyarmak istiyorum ve bu zevattan bir an evvel gıda sektöründeki bu KAOS'un,bu TERÖR'ün önlenmesi için gerekli tetbirlerin alınmasını talep ediyorum.

Bu,Dünya Gıda Gününde,çoluk çocuğumuza yedirdiğimiz şekerlemelerde,yoğurtta,dondurmada,pastalarda,marşmellowlarda,meşrubatlarda,hastalarımız içeceği ilaçların kapsüllerinde,tabletlerin film tabakasında,şuruplarda,çeşitli maksatlar için kullandığımız şampuan,parfüm gibi kozmetik ürünlerde domuz jelatini ve benzeri katkı maddelerinin kullanılıp kullanılmadığından,genetik yapısı değiştirilmiş ürünlerin ve E924 Potasyumbromat gibi katkı maddelerinin gıdalarımıza katılıp katılmadığını ,en temel vatandaşlık hakkımız olarak bilmek istiyoruz.

Müslüman tüketicilerin alışverişleri ile kazançlarını sağlayan tüm gıda sektörü  yürütücülerini de bu en temel hakkımıza saygı ve riayet etmeleri hususunda  insafa davet ediyorum.

Editörden Mesaj: ÇARŞIDA, PAZARDA ALIŞVERİŞ YAPARKEN HARAM-HELAL HESABI YAPABİLİYOR MUYUZ?
Gönderen:Hakikatyolcusu Tarih: 7.10.2004 Saat: 21:09

Muhterem Ziyaretçilerimiz,

Hazreti Ömer (r.a.)'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte "Ameller niyetlere göredir" şeklinde çok anlamlı ve günlük hayatımızda rehber olacak bir mesaj bulunmaktadır.

Bu sebeple, sitemizin işlemeye çalıştığı konuda da, ülkemizde ne kadar zor olursa olsun, ailemizin ihtiyaçlarını temin etmeye çıktığımız zaman, niyetimiz daima helal ürünler satın almak olmalıdır. Bunun için, tükettiğimiz gıda ve diğer ihtiyaç maddelerinin temizlik ve helallik standardını bilmezlikten gelme, ya da boşverme tavrımızı değiştirmeye ihtiyacımız olacaktır. Favorimiz olan gıda maddesinde, çok küçük miktarda alkol olduğunu ya da satın aldığımız ekmekte çok küçük miktarda domuzun herhangi bir uzvundan elde edilmiş katkı maddesi bulunduğunu ya da doktorumuzun yazdığı ilacın kapsülünün veya tablet üzerindeki film tabakasının domuz jelatininden yapıldığını öğrendiğimiz zaman umursamaz bir tavır içerisine girmek yerine, niyetimizi, dikkatli olma ve haramdan kaçma istikametine yönlendirmeye çalışmalıyız.

 

Biz inanıyoruz ki, ne kadar çok müslüman, marketlerdeki ve eczanelerdeki şüpheli ürünleri satın almaya karşı sorgular ve direnç gösterirse, o kadar çok üretici ve satıcı, müslüman tüketiciye helal ürünler üretip, satmaya daha çok dikkat sarfedecektir. Tüketiciler olarak, satın alma gücümüzden dolayı marketlere ve eczanelere tesir etme gücüne sahip olduğumuzu unutmamalıyız.

Sadece ürünlerin etiketlerini okumak yeterli midir? Üreticilerin, listelemek istemediği gizli katkı maddelerinin olabileceğini ya da ürünün içerisindeki katkı maddesi % 2'den daha az olursa, üreticinin bu maddeyi listelemekten kaçındığını düşünebilir misiniz? İşte size iki örnek:

"Tetesept" isimli ilacın Almanya versiyonunun prospektüsünde aktif maddelerinin yanında kullanılan katkı maddelerini "gelatine, glycerol" olarak belirtmiş. Türkiye versiyonunun prospektüsünde bu ayrıntıyı göremiyoruz. Danone markası ile üretilen yoğurdun Kanada versiyonunda katkı maddesi olarak jelatin kullanıldığı belirtildiği halde, Türkiye versiyonunda aynı patentle üretim yaptığı halde etiketlerinde bu bilgi mevcut değil.

Bazen de etikette yazılı olan kimyasal terimlerin ne manaya geldiğini bilemeiyebilirsiniz.

O halde, lütfen, katkı maddelerinin tamamı hakkında tam emin olmadığınız şartlarda, şüpheli bir alanda bulunduğunuzu ve şüphelilerden kaçınmanız gerektiğini bildiren Peygamberimiz (sav)'in mesajını hatırlamalısınız.

"www.gidaraporu.com" sitemiz, bu noktada sizlere yardımcı olmak istiyor. Bunun için sitemizi yakından takip etmelisiniz. Anlamadığınız noktalarda sormalısınız. Noksan gördüklerinizi tamamlaması için yardımcı olmalısınız.

Bu site müslümanların anonim hizmet sitesi olmak istiyor. Müslümanın gözü, kulağı ve dili olmak istiyor. İlgisizliklerimiz, bilgisizliklerimiz bizi kendi ülkemizde, öyle inanılmaz bir kirliliğin batağına düşürmüş ki, Peygamberimiz (sav)'in bir hadis-i şerifinde işaret ettiği insanın durumuna düşebileceğimizi aklımızdan asla çıkarmamalıyız.

"İnsan Allah yolunda uzun seferlere katlanır,saçları birbirine karışmış, yüzü gözü toza bulanmış bir durumda, iki ellerini gökyüzüne açar; "Ya Rab! Ya Rab!" diye göz yaşı döker. Halbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haram. Haram ile beslenmiş. Böylesinin duası nasıl kabul edilir?"

 

 

Sitede yayımlanacak haberler Haribo Konusunda Pamir Gıda Sanayi AŞ.'den İkinci Açıklama Geldi !
Gönderen:administrator Tarih: 3.09.2004 Saat: 10:27

PAMİR GIDA'NIN CEVABİ YAZISI İLE BİZİM BUNA MUKABİL CEVABIMIZI MUTLAKA BİRLİKTE OKUYUNUZ.

Muhterem GIDA RAPORU İzleyicileri Kardeşlerimiz,

Haribo'nun Türkiye Firmasından gelen ikinci cevabı bilgilerinize sunuyoruz:

Sn. Büyüközer,

Pamir Gıda Sanayi AŞ., 1993 yılından beri Türkiye'de jöle şekerleme üretimi yapan yabancı sermayeli bir Türk şirketidir ve 2002 yılından itibaren, ''Haribo'' markalı ürünler üretmeye başlamıştır. Firmamız, ürettiği mamülleri, iç piyasada satışa sunmanın yanı sıra uzun yıllardan beri Kuveyt, Suidi Arabistan, Filistin, Dubai gibi müslüman ülkeler de dahil olmak üzere kırkı aşkın ülkeye ihraç etmektedir. Müslüman bir ülkede üretim yaptığı ve pek çok müslüman ülkeye mal   ihraç  ettiği bilincinde olan firmamız, üretimini yaptığı mamüllerde hiç bir surette domuz jelatini kullanmamaktadır.



Ürettiğimiz Haribo markalı mamüllerde kullandığımız jelatin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın izni ile ithal edilmekte olup; buna ilişkin belgeler, ilgili Bakanlık nezdinde mevcuttur. Haribo markalı ürünlerimizde kullandığımız jelatin, İslami usulle kesilmiş sığır ve tavuklardan üretilmektedir. Örnek oluşturması açısından, iki adet Helal sertifakası ekte tarafınıza da sunulmuştur.

Firmamız, kendisi tarafından üretilmiş olan Haribo markalı mamüllerden istenilen çeşit veya çeşitlerin, bu konuda gerekli donanım ve yeterliliğe haiz bağımsız ve tarafsız bir laboratuvarda DNA testine tabi tutulmasını ; gerekli giderlerin tarafınızca karşılanması ve testin, Türkiye'de üretim yapan Pamir Gıda Sanayi A.Ş. tarafından üretilmiş ürünler üzerinde yapıldığının belgelenmesi kaydı ile kabul etmektedir.

Saygılarımla / Bestregards,

Gülhayat Altay

Kalite Güvence Müdürü / QualityAssurance Manager

Pamir Gıda San. A.Ş.
Ömerli Köyü Adnan Kahveci Cad. No: 5
34860 Hadımköy / İSTANBUL/ TÜRKİYE

Tel: +90 212 866 36 00

Direkt: + 90 212 866 36 74

Fax: + 90 212 866 36 15

e-mail: gulhaya...@tr.haribo.com


Sertfikaları görmek için :   1.Sertifika 2.Sertifika   tıklayınız.

Maalesef bu cevap ve eklerdeki belgeler bizi daha da fazla şüpheye düşürmüş bulunmaktadır.

Biz Almanya'daki ana firmanın ürünlerinde domuz katkısı bulunduğunu belirten belgeyi sitemizde yayınlamışken şimdi de Türkiye'deki şubesi ile karşı karşıya geliyoruz. Ancak maksadımız bağcı dövmek olmadığı için, medeni ölçülerde tartışmalarımızı devam ettireceğiz.

Şüphelerimiz daha da arttı, sözümüzü biraz açmaya çalışalım.

1.        Helal sertifikası olarak belirtilen belgeler, aynı kuruluş tarafından verilmiş

2.        Belgenin verildiği ülke Brezilya

3.        Jelatin üreten firma Gelita DO Brasil Ltd.

4.        Belgeyi talep eden firma yine Gelita firması

5.        Ne için talep etmiş? Türkiye'ye ihraç edeceği 50 ton jelatin için

6.        Sertifikalardan birisi "Helal Kesim Sertifikası" adını taşıyor

7.        İkinci belge ise üretilen 50 ton jelatinin, islam'a göre kesilmiş hayvanlardan yapıldığını belirtiyor.

Şimdi belgelerdeki tutarsızlıklara bir göz atalım.

1.        Helal Kesim Sertifikası Brezilyada Helal kesim yaptığını iddia eden bir Kesimhane Firmasının talebi üzerine verilmiş bir belge değildir. Belgede Kesimhanenin ya da kesimhanelerin adı da belirtilmemiş.

2.        Belgeyi jelatin üreten firma olan  Gelita firması talep etmiş ve onun adına düzenlenmiş.

3.        Brezilya toplumu büyük çoğunluğu itibarı ile gayri Müslim bir toplum. Dolayısı ile kesimhanelerinde belgede belirtildiği gibi sığır, koyun, keçi ve tavuk kesiminin İslâmi usulle yapılmasının ne mantığı vardır, ne de geçerliliği.

4.        50 tonluk bir jelatin partisi için ne miktar ve ne cins helal kesilmiş hayvanın deri ve kemikleri kullanılmıştır? Bunu tespit etmek hemen hemen imkansızdır. Aksi halde bütün kesimhanelerin helal kesim yaptığını kabul etmek gerekir ki , yukarıdaki açıklamaya göre Brezilya için bu imkansız .

5.        Dünyadaki bütün jelatin üreten firmalar, bulundukları ülkenin pek çok kesimhanelerinden ham madde toplamak zorundadır. Dolayısı ile üretimde helal kesim, haram kesim ayırımı yapmak yine mümkün değildir.

6.        50 tonluk jelatin için verilen "Helal Sertifikası" ise tamamen dayanaksızdır. Hangi tarihteki, hangi parti nolu üretimi kapsadığı bilgisi belgede yoktur. Sarı çizmeli Mehmet ağa kabilinden bir şey.

7.        Fabrikanın üretim kapasitesi ise bilgimize göre 50 tondan çok çok fazladır. Dolayısı ile kesimhanelerden gelen deri ve kemikler çok çeşitli ve kesim usulleri de belli değildir. Böyle bir üretim ortamında bu 50 tonun Helâl kesim hayvanların deri ve kemiklerinden üretildiğini bildirmesi hiç inandırıcı olamamaktadır.

8.        Ayrıca bugün kullanılan jelatinin, 2003 yılında verilen bu belgede belirtilen jelatin olduğu nasıl bilinecektir?

9.        Gelelim esas Gelita Firmasına. Bu firma nasıl bir firma? İşte size doğru ve doğru olduğu kadar da çarpıcı açıklamalar.
Gelita Firması çok büyük bir grup. Dünyada 5 ayrı yerde fabrikaları var.(Daha geniş bilgi almak isteyenler www.gelita.com sitesine girebilirler.)

a.        Almanya'da 2 fabrika

b.        Brezilya'da 1 fabrika

c.         Amerika'da 1 fabrika

d.        Avustralya'da 1 fabrika

Gelita, bu fabrikalarında yılda 75.000 ton jelatin üretmekte ve dünya talebinin %28'ini karşılamaktadır. Gelita grup ayrıca ürettikleri jelatin için kullandıkları ham maddeler için de şu açıklamayı yapıyor.

"Çeşitli hammaddelerin kullanımı, köklü uzmanlığımız ve tecrübelerimiz bize yüksek kaliteli jelatin üretimine imkan veriyor. Bu yüzden Gelitagroup kullanıcıları, güvenli tedarik ve çok yüksek kalitemizden dolayı ürünümüzü beğenmektedirler."

Beğenilen ürünün hammadde kompozisyonunu ise şöyle açıklıyor.

Bunun için dünya ile kendi üretimlerini karşılaştıran bir grafik sunuyor. Grafikte görüldüğü gibi ürettikleri jelatinin çeşitli hammade oranlarını

%46 sını domuz derisinden,

%21 ini kemiklerden

%33 ünü domuz dışı deri parçalarından oluşturmaktadır.

Firmanın sitesinden alıntı yapıyoruz:

Raw materials used in the production of gelatine [2002]

 

Gelatine is manufactured from three raw materials

The use of various raw materials and our deep-rooted expertise and experience enable us to manufacture high-quality gelatines. GELITA Group customers thus enjoy the highest possible product quality and reliability of supply.

Gelatine industry worldwide

GELITA Group

 



Şimdi sorumuz: Gelita Firmasının kendi verdiği bu çarpıcı bilgi ve belgelere mi inanalım, yoksa gerek Amerika'da gerek Kanada'daki, gerek Almanya'daki ve gerekse Malezya'daki, helal kesim şartını araştıran Müslüman sivil toplum kuruluşlarınca muteber kabul edilmeyen Brezilya'daki bu firmanın verdiği belgelere mi inanalım?

Ama burası Türkiye. Pek çok İslam ülkesi gibi başıboş, sahipsiz bir ülke. Herkes kılıfına uydurdu mu her istediğini yapabiliyor.Bu sözümüzün, yazımıza konu olan firmayı  töhmet altında tutmak için söylenmiş bir söz olmadığını öncelikle belirtmeliyiz.
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının izni ile ithalat yapılıyor deniyor. Zaten sıkıntı orada. Bu Bakanlık daha Türkiye'deki domuz çiftliklerini, bu çiftliklerde yılda kaç tane domuz üretildiğini, üretilen bu domuzların nerelerde kesildiğini, etlerinin nerelerde kullanıldığını bile doğru dürüst bilmiyor. Hazırlanan gıda tüzüklerine bakın Müslümanların haklarını koruyacak bir tek madde bulabilecek misiniz?Genel Müdürlerinin beyanatları yayınladı gazetelerde. Genetik değişime uğramış gıda maddelerini,katkı maddelerinin içinde hayvan kökenli madde var mı,varsa hangi hayvan olduğunu inceleyebilecek cihazlara sahip olmadıklarını,bütün gıda sektörünü denetleyebilecek kadrolara da sahip bulunmadıklarını gazetelerden okuduk.Sağlık Bakanına, Tarım Bakanına ve Tüketicileri Koruma kanunda yetkili Sanayi Bakanına yazdığımız yazılar ve aldığımız cevaplar da sitemizde halen yayınlanıyor.

Jelatin ithalatı ile ilgili bir raporu da yakında yayınlayacağız inşaallah. Orada da görülebileceği gibi, yılda 1500-2000 ton jelatin, yaklaşık10 ülkeden ülkemize ithal edilmektedir. Ateist olduğu bilinen Çin'den bile jelatin ithal eden distribütörler var ülkemizde ve kılıfına, belgesine uydurarak sokuyorlar içeriye. Jelatin ithalatına ise yılda 5-6 milyon $ döviz ödenmektedir.

Bu ithalatın içinde gerçekten helal olanı var mı? Varsa ne miktarda ve hangi ürünlerde kullanılıyor? Bu soruların doğru cevaplarını öğrenmeyi ne kadar isterdik. Maalesef bugün için mümkün görünmüyor. Ama mutlaka bu soruların doğru cevaplarını alacağımız bir gün gelecektir. Bundan böyle bu çarklar böyle dönmeye devam etmeyecektir. Türkiye'deki Müslümanlar da artık sorgulamayı öğreniyor. Bilinçleniyor ve haklarını aramasını biliyor, siyasi tercihlerini ortaya koyabiliyor.
Son olarak ; Haribo firması, cevabında, bağımsız bir laboratuarda DNA testi yapılması ve masraflarının Firma tarafından karşılanması teklifimize, masrafları bizim karşılamamız şartı ile yaklaşım gösteriyor. Böyle bir belgenin masrafından kaçınması bize garip gelmekle birlikte, maddi imkanlarımızı sağladığımız bir günde bu çalışmayı da yapacağız inşallah.

GIDA RAPORU

Icerik: GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ GIDALAR
Gönderen:administrator Tarih: 3.06.2004 Saat: 10:26

Son günlerde haber kaynaklarımız ithal edilen Genetik Gıdaları gündemimize taşıdılar. Olay,yıllardır anlatmaya çalıştığımız, ülkemizde istediği gibi at oynatabilen "Gıda Terörü"nün bir parçasından ibarettir.Yine aynı haber kaynakları günlerce,beyazlatma katkı maddeli unlarda ve bu unlardan yapılan ekmeklerden bahsettiler.Bu katkı maddelerinin kansorejen oldukları belirtildi.



Sorumlu Bakanlığın yetkili Genel Müdürü açıklamalar yaptı.Bu katkı maddelerinin ve genetik Gıdaların ithalinin ve kullanımının yasak olduğunu,fakat buna rağmen ithalatının kontrol edilemediğinin,un ve ekmek üreticilerinin bu katkı maddelerini kullandıklarını.Genetik ürünleri kontrol edebilecek laboratuar alt yapısına sahip olmadıklarını ifade etti.

Biz tekrar iddia ediyoruz ki bu "GIDA TERÖRÜ"nün sorumlusu devlettir, Kamu kurum ve kuruluşlarıdır. Yeterli denetim yapmaktan yoksundur.Bu da kâh personel azlığından, kâh teçhizat yetersizliğinden,kâh mevzuat noksanlığından kaynaklanmaktadır.Bu sebeple, Türkiye, sağlıksız gıda üretiminin, kaçak domuz çiftliklerinin, istenilen katkı maddelerinin,gıda maddelerinin,ilaçların ve kozmetik ürünlerin kılıfına uydurarak kolayca ithal edilebildiği, katkı maddelerinin bilinçsizce kullanılabildiği, bütün bu olumsuzluklara karşı, ha ha ha hi hi hi gününü gün eden Müslümanların yaşadığı bir garip memlekettir.

Biz, buna rağmen yine de uyarılarımıza Allah'ın izni ile devam edeceğiz. Bu gün sizlere,'World Health Organization'ın 2004 yılında internette yayınladığı bir dökümandan da faydalanarak hazırladığımız bir çalışmayı bilginize sunuyoruz.

GEN NEDİR ?

Yunanca'dan alınma doğum ya da başlangıç anlamındaki "genos" tan geliyor.Yaşamı belirleyen genler DNA sarmalı içinde yer alır.

DNA NEDİR ?

DNA, dört asitten meydana gelmiş dioksi ribo nükleik asitin kısa yazılımıdır.Hücre çekirdeğinde kimyasal dille yazılmış yaşamın şifre kodudur.Bu şifre bugünkü bilgilere göre fosfat ve şekerden oluşuyor.

RNA NEDİR ?

Ribo nükleik asit teriminin kısa yazılımıdır. DNA dan aldıkları genetik mesajları hücre içinde protein üreten birimlere taşıma görevi ifa ederler.

GEN TRANSFERİ NEDİR ?

Bir canlının genlerini taşıyan DNA sının,bir başka canlının hücresine nakledilmesidir.İLK transfer çalışmaları 1900 lü yılların başlarında yapıldı.Yulaf ve meyve sineği hücreleri üzerindeki çalışmalarda bazı bakteriler kullanıldı.Bakteri hücresi içerisine yerleştirilen DNA genlerinin bu hücre içerisinde fonksiyonlarını ve çoğalmalarını sürdürdükleri müşahede edildi.Bu buluştan sonra,gen mühendisliği mesleği oluştu.Bugün bitkiler,hayvanlar ve insanlar üzerinde gen transferi ile ilgili yeni buluşlar baş döndürücü bir hızla gündem oluşturmaktadır.

GENETİK ORGANİZMA (GMOs) veya GENETİK GIDA (GM ) NEDİR ?

Kısaca (GMOs) veya (GM) yazılımı ile belirtilen genetik değişime tabi olmuş organizma veya gıda ,doğal olmayan bir şekilde genetik yapısı değiştirilmiş organizma veya gıda olarak tanımlanabilir.Bu teknolojiye "Biyo Teknoloji", "Gen Teknolojisi" veya "Genetik Mühendisliği" gibi isimler verilmektedir.Bu teknolojide seçilmiş bireysel genler bir organizmadan,başka bir organizmaya ya da farklı türler arasında transfer edilmektedir.Bu işlem için çeşitli metodlar geliştirilmiştir.

GENETİK GIDALAR NİÇİN ÜRETİLMEKTEDİR ?

Bu ürünlerin,Üretici ve Tüketicilerinin bazı avantaj beklentileri,bu tür gıdaların gelişmesine öncülük etmiştir.Daha ucuz bir maliyet ve daha büyük fayda,bir üründeki gen transferi talebini artırmıştır.Daha büyük fayda derken,ürünün dayanıklılığı ve gıda değeri üzerinde sağlanabilen üstünlükler söz konusu olmaktadır.
Genetik işlem görmüş tohumlarda,genellikle böceklerin ve virüslerin sebep olduğu hastalıklara karşı direnç gösterecek veya yabani ot öldürücülerine karşı direnç sağlayacak özelliklerin kazandırılması ön planda olmaktadır.

GENETİK GIDALAR;GELENEKSEL GIDALARDAN FARKLI MI ALGILANIYOR ?

Umumiyetle,tüketiciler geleneksel ürünleri güvenli olduklarını düşünmektedirler.

İNSAN SAĞLIĞINA YÖNELİK POTANSİYEL RİSKLER VAR MIDIR ?

GM gıdalarının güvenirliliği üzerinde yoğun araştırmalar sürdürülmektedir.

a.        doğrudan sağlık üzerindeki etkiler,

b.        alerjik reaksiyonları provake eğilimleri,antibiyotiklere karşı direnç oluşturması

c.         zarar vericilik veya beslenme değeri üzerindeki özel etkenler,

d.        eklenen genin kararlılığı,

e.        genetik değişiklikle ilgili olarak beslenme değerlerine etkiler,

f.         gen girişinden dolayı oluşan istenmeyen etkiler.

İNSAN SAĞLIĞI İÇİN BAŞLICA ENDİŞE VERİCİ SORUNLAR NELERDİR ?

Üç konuda insan sağlığının tehdit edildiği tartışılmaktadır.

1.        Alerjik reaksiyonları tetiklemesi,

2.        Genlerin insan vücuduna transfer olması,

3.        Gm li fidanlardan,doğal ortamda geleneksel ürünlere gen hareketi ( OUTCROSS)

GENETİK GIDALAR GÜVENLİMİDİR ?

FARKLI GMOs lar farklı yollarla eklenmiş farklı genleri içerir.Bu sebeple,her bir genetik gıda ve onun güvenirliliği ayrı ayrı bazlarda değerlendirilmelidir.Tüm GM gıdalarının güvenirliliği üzerinde genel bir karar oluşturmak mümkün değildir.

SONUÇ

Genetik ürünler teknolojisinde birçok bitki genlerinin yanında domuz da dahil pek çok hayvanın da genlerinin kullanıldığı bilinmektedir.Mesela soyada böyle bir problem bulunmaktadır.Hıristiyanlık'tan,Museviliğe kadar pek çok din otoriteleri konu üzerinde araştırmalar yaptırmışlar ve resmi görüşlerini inananlarına deklare etmişler.Maalesef henüz hiçbir İslam kuruluşu dini açıdan konuyu araştırıp bir görüş ortaya koyamamıştır.En azından biz böyle bir belgeye ulaşamadık.Genetik değişime uğratılmış katkı maddelerinin dini hükmü nedir?.Bu katkı maddelerinin kullanıldığı gıda maddelerinin dini hükmü nedir?Bu tür gıda maddeleri ile beslenmiş eti yenen hayvanların dini hükmü nedir?.Genetik transformasyonda domuz dahil hayvan genlerinin kullanıldığı tüm ürünlerin dini hükmü nedir?Bu sorulara cevap bulamadan, bu gibi ürünleri tüketme konusunda dikkatli olmamız gerektiğini ifade edebiliriz.

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages