1- Kur'anın okunuşunda yüksek bir selaset vardır ki, lisanlara ağır gelmez.
2- Büyük bir selamet vardır ki, lafzan ve manen hatadan salimdir.
3- Ayetler arasında büyük bir tesanüd vardır ki, kargir binalar gibi, ayetleri birbirine dayanarak bünye-i Kur'aniyeyi sarsılmaktan vikaye ediyor.
4- Büyük bir tenasüb, tecavüb, teavün vardır ki; ayetleri birbirine ecnebi olmadığı gibi, birbirinin vuzuhuna yardım, istizahına cevab veriyor.
5- Parça, parça, ayrı ayrı zamanlarda nazil olduğu halde şiddet-i tesanüdden sanki sebeb birdir.
6- Esbab-ı nüzul ayrı ayrı ve mütebayin olduğu halde, şiddet-i tesanüdden sanki sebeb birdir.
7- Mükerrer mütefavit suallere cevab olduğu halde, şiddet-i imtizac ve ittihaddan sanki sual birdir.
8- Müteaddid, mütegayir hadisata beyan olduğu halde, kemal-i intizamdan sanki hadise birdir ve bir hadiseye cevabdır.
9- "Tenezzülat-ı İlahiye" ile tabir edilen muhatabların fehimlerine yakın ve münasib üslublar üzerine nazil olmuştur.
10- Bütün zaman ve mekânlarda gelip geçen insanlara tevcih-i kelam ettiği halde, sühulet-i beyandan dolayı sanki muhatab birdir.
11- İrşadın gayelerine isal için tekrarları tahkik ve takriri ifade eder. Maahaza, tekrarları halel vermez. İadesi, zevki izale etmez. Tekerrür ettikçe misk gibi kokar.
(Bediüzzaman Said Nursi - Mesnevi-i Nuriye'den)
Lügatler
|
Beyan :izah, açıklama, anlatma Bünye-i Kur’aniye :Kur’an’ın yapısı Ecnebi :yabancı, başka milletten olan Esbab-ı nüzul :ayetin inme sebebleri Fehim :anlayış, kavrayış Hadisat :hadiseler, olaylar Hadise:olay, vaka Halel :bozukluk, eksiklik, başkası tarafından verilen zarar İade :geri verme, eski haline getirme,karşılığını yapma İrşad :uyarmak, doğru yolu göstermek, Hak ve hakikatı öğretmek İsal :ulaştırmak, yetiştirmek İstizah :izah istemek İttihad :birlik olmak, aynı fikirde olmak İzâle :gidermek, ortadan kaldırmak Kargir :taş veya harçla yapılmış olan Kemal-i intizam :tam bir düzen ve tertip Lafzan :söz olarak, söyleyerek Lisan :dil, lehçe Maahaza :bununla beraber, bununla birlikte Manen :manaca, mana yönüyle Mekân :yer, ev, hane, mesken Mesnevi-i Nuriye :nurlu parçalar, nurlu manzumeler Muhatab :söyleyeni dinleyen, kendisine hitap edilen Mükerrer :tekrar edilen, tekrarlı Münasib :uygun, layık, benzer, yakışır Müteaddid: birçok, birden fazla, çeşitli
|
Mütebayin :birbirine zıt olan, birbirinden ayrı Mütefavit :birbirinden farklı, çeşitli Mütegayir :birbirine zıt olan, farklı, benzemez olan Nazil :yukarıdan aşağıya inen, bir yere konan Salim :sağlam, sıhhatli, noksansız, eksiksiz, tehlikelerden uzak Selamet :kurtuluş, korktuklarından kurtulmak, emniyet, rahat Selaset :akıcı, kolay, ahenkli ve açık ifade Sual :soru, isteme,istek Sühulet-i beyan :açıklamada kolaylık, kolay anlaşılır olmak Şiddet-i imtizac :sıkı sıkıya birleşmek, iyice karışmak Şiddet-i tesanüd :tam dayanışma Tabir :yorumlama Tahkik :incelemek, içyüzünü araştırmak Takrir :bildirmek, iyi ifade etmek, kararlaştırmak Teavün :yardımlaşmak Tecavüb :cevaplaşmak, karşılıklı cevap vermek tekerrür: tekrarlanma Tenasüb :uygunluk, yakınlık Tenezzülat-ı ilâhiye :Allah’ın yarattıklarının algılayabileceği şekilde muameleleri Tesanüd : dayanışma, yardımlaşma Tevcih-i kelam :sözle işarette bulunmak, zıt anlama gelebilecek kelimeyi sözde kullanmak Üslub :tarz, yol, ifade tarzı Vikaye :koruma, arka çıkma, sahip olmak Vuzuh :açıklık, netlik, anlaşılır olmak
|