Dünyanın akibeti ne olursa olsun, lezaizi terketmek evladır. Çünki akibetin ya saadettir, saadet ise şu fani lezaizin terkiyle olur. Veya şekavettir. Ölüm ve i'dam intizarında bulunan bir adam, sehpanın tezyin ve süslendirilmesinden zevk ve lezzet alabilir mi? Dünyasının akibetini küfür saikasıyla adem-i mutlak olduğunu tevehhüm eden adam için de, terk-i lezaiz evladır. Çünki o lezaizin zevaliyle vukua gelen hususi ve mukayyed ademlerden adem-i mutlakın elim elemleri her dakikada hissediliyor. Bu gibi lezzetler, o elemlere galebe edemez.
(Bediüzzaman Said Nursi - Mesnevi-i Nuriye'den)
Lügatler
Adem : yokluk, yok olma
Adem-i mutlak :mutlak yokluk
Akıbet :son
Elem :keder, üzüntü, acı
Elîm : elemli, acı,kederli
Evlâ :daha iyi
Fânî :gelip geçici, kaybolan, devamlı olmayan, ölümlü
Galebe etmek :üstün gelmek, yenmek, bastırmak
Hususi :özel, bir şeye ait olan
İ’dam :yok etmek, öldürmek
İntizar :gözlemek, ümid ederek beklemek
Küfr : Hakk’I inkâr etmek, Allah’tan gelenleri reddetmek
Lezâiz : lezzetler
Mukayyed :kayıtlı, serbest olmayan, bağlı, sınırlı
Saadet : mutluluk, mes’ud oluş
Sâika : yıldırım, ölüm
Şekavet :sıkıntıda kalmak, bela ve zillet içine düşmek
Terk :bırakmak, salıvermek, vazgeçmek
Terk-i lezâiz :lezzetleri terketmek
Tevehhüm :evhamlanmak, yok olanı var zannederk korkuya düşmek
Tezyin :süslemek, bezemek, donatmak
vukua gelmek :olmak, ortaya çıkmak
zeval :yok olmak, son bulmak, geçip gitme, yerinden ayrılıp gitmek