Herşeyde bir ihlas var. Hatta muhabbetin de ihlas ile bir zerresi, batmanlarla resmi ve ücretli muhabbete tereccuh eder. İşte bir zat bu ihlaslı muhabbeti böyle tabir etmiş:
Yani: "Ben muhabbet üzerine bir rüşvet, bir ücret, bir mukabele, bir mükafat istemiyorum. Çünki mukabilinde bir mükafat, bir sevab istenilen muhabbet zaiftir, devamsızdır." Hatta halis muhabbet, fıtrat-ı insaniyede ve umum validelerde dercedilmiştir. İşte bu halis muhabbete tam manasıyla validelerin şefkatleri mazhardır. Valideler o sırr-ı şefkat ile, evladlarına karşı muhabbetlerine bir mükafat, bir rüşvet istemediklerine ve taleb etmediklerine delil; ruhunu, belki saadet-i uhreviyesini de onlar için feda etmeleridir.
(Bediüzzaman Said Nursi - 17. Lem'adan)
Lügatler
Batman : yaklaşık sekiz kg. a denk gelen bir ağırlık
Dercedilmek : içine konmak, yerleştirilmek
Evlad : çocuklar
Fıtrat-ı insaniye : insanın yaratılışı, huyu
Halis : saf, katışıksız, katkısız
İhlâs :sırf Allah rızası için samimi iş yapmak
Mazhar :sahip olma, nâil olma
Muhabbet : sevgi
Mukabele : karşılık
Mukabil : karşılık
Mükâfat : ödül
Saadet-i uhreviye : âhiretteki sonsuz mutluluk
Sırr-ı şefkat :şefkat sırrı, şefkat hakikati
Tabir etmek : yorumlamak
Taleb etmek : istemek, beklemek
Tereccuh : tercih edilme
Umum : bütün, hepsi
Valide : ana
Zaif : zayıf, dayanıksız
Zat : kişi
Zerre : atom, en küçük parça