Çok güzellikleri intac veya izhar eden bir çirkinlik dahi, dolayısıyla bir güzelliktir. Ve çok güzelliklerin görünmemesine ve gizlenmesine sebeb olan bir çirkinliğin yok olması, görünmemesi, yalnız bir değil, belki müteaddid defa çirkindir. Mesela; vahid-i kıyasi gibi bir kubh bulunmazsa, hüsnün hakikatı bir tek nevi olur; pek çok mertebeleri gizli kalır. Ve kubhun tedahülü ile mertebeleri inkişaf eder. Nasıl ki soğuğun vücuduyla, hararetin mertebeleri ve karanlığın bulunmasıyla ziyanın dereceleri tezahür eder. Aynen öyle de: Cüz'i şer ve zarar ve musibet ve çirkinliğin bulunmasıyla, külli hayırlar ve külli menfaatler ve külli nimetler ve külli güzellikler tezahür ederler. Demek çirkinin icadı çirkin değil, güzeldir. Çünki, neticelerin çoğu güzeldir. Evet yağmurdan zarar gören tenbel bir adam, yağmura rahmet namını verdiren hayırlı neticelerini hükümden iskat etmez; rahmeti zahmete çeviremez.
(Bediüzzaman Said Nursi - 2. Şua'dan)
Lügatler
|
Cüz’î: azıcık Hakikat: gerçek Hararet: sıcaklık Hayır :iyilik, güzellik Hüküm :karar, emir, kuvvet Hüsün: güzellik İcad :yaratma, var etme, vücuda getirmek İnkişaf :açılmak, meydana çıkmak, yetişmek, açığa çıkmak, gelişmek, manen ilerlemek İntac :neticelenme, meydana getirme, doğurma İskat :susturmak, razı etmek İskat :susturmak, razı etmek İzhar :açığa vurmak, meydana çıkarmak, göstermek Kubh: çirkinlik Küllî :bütüne ait, tamamen Menfaat :fayda, kâr, gelir
|
Mertebe :derece, kademe Musibet :bela, felaket, afet, dert Müteaddid: birçok, birden fazla, çeşitli Nam :isim, ad, lakap Nev’ :çeşit, sınıf, cins Nimet :iyilik, lütuf, ihsan, yiyecek içecek faydalı şeyler Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek Şer :kötü,kötülük, fenalık, Allah’a isyan Şua :ışık, parıltı Tedahül :karışmak, müdahale etmek, iç içe olmak, içine girmek Tezahür :meydana çıkmak, belirmek, görünmek Vahid-i kıyasi :kıyaslama ölçüsü Vücud : var olmak, varlık Zahmet :sıkıntı, eziyet, yorgunluk Ziya :ışık, aydınlık
|