27 Mayıs 2026, Çarşamba |
Kurbanlık hayvanı keserken |
Sual: Kurbanlık hayvan kesilirken nelere dikkat etmelidir, dinimizin bu husustaki emir ve tavsiyeleri nelerdir? Cevap: Kurbanlık hayvanı kesilecek yere sürükleyerek çekmek, bıçakları hayvanı yatırdıktan sonra bilemek ve birini ötekinin gözü önünde kesmek mekruhtur. Eğer mümkünse önce diz boyu çukur kazılır. Kurbanın gözleri tülbentle bağlanır. Kıbleye dönük olarak sol yanı üzerine yatırılır. Boğazı çukurun kenarına getirilir. İki ön ve bir arka ayakları, uçlarından bir araya bağlanır. Üç kerre bayram tekbiri okunur. Sonra, 'Bismillahi Allahü ekber' diyerek, deveden başka hayvanın boğazının herhangi bir yerinden kesilir. Bismillahi derken, h harfini belli etmek lazımdır. Belli edince Allahü teâlânın ismi olduğunu düşünmek lazım olmaz. Belli edilmezse, Allahü teâlânın ismini söylediğini düşünmek lazımdır. Bunu da düşünmezse, hayvan, leş olur, yemesi helal olmaz. Bunun için, her zaman Allah teâlâ değil, Allahü teâlâ demeye alışmalıdır. Hayvanın boğazında Meri denilen yemek borusu, Hulkum denilen hava borusu ve Evdac denilen iki yanda birer kan damarı vardır. Bu dört borudan üçü bir anda kesilmelidir. Kesenin de kıbleye karşı dönmesi sünnettir. Hayvan soğumaya başlamadan, yani çırpınması durmadan ensesini de kesmek mekruhtur. Yalnız ensesinden kesmek ise haramdır. Hayvan tamamen ölüp çırpınması durmadan, kafasını koparmak ve derisini yüzmeye başlamak da mekruhtur. Kesmesini bilenin kendi kesmesi müstehaptır. Kadının kesmesi de caizdir. Bilmeyenin, vekiline kestirmesi ve kesilirken yanında bulunup, En'âm suresinin yüzaltmışikinci “İnne salâtî” ayetini “lâ şerîke leh”e kadar okuması müstehaptır. Sual: Kurban için bir danaya ortak olarak girenler, hayvanı kestikten sonra, bunun etini göz kararı ile bölüşebilirler mi? Cevap: Faiz olmaması için, eti tartarak, müsavi, eşit ağırlıkta olarak paylaşmaları lazımdır. Tartmadan bölüşüp helalleşmek caiz olmaz. Çünkü helalleşmek, hediye vermekte olur. Taksimi mümkün olan bir şeyde ortak olanların hisselerini ayırmadan önce hiç kimseye hediye etmeleri caiz değildir. Altı kişiye et ile birlikte deri veya bacak da verilirse tartmadan paylaşmaları caiz olur. Başının da, derisi gibi olduğu Hindiyye ve Mecmû'a-i Zühdîyyede yazılıdır.
Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız... |
Kurban bayramı ve bayram namazı |
Sual: Kurban bayramında neleri yapmak sevabdır ve bayram namazı nasıl kılınır? Cevap: Kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günlerinden sonraki gecelere Kurban bayramı geceleri denir. Bu üç güne (Eyyam-i nahr) denir. (Iyd), bayram demektir. Her yıl, Ramazan ayında ve Arefe gününde günahları af edildiği için Müslümanların sevindikleri, sürurlarının avdet ettiği, tekrar geldiği için (Iyd) denildi. Zilhiccenin onuncu günü kurban bayramının birinci günüdür. Bu günde, güneş doğduktan ve kerahet vakti çıktıktan sonra, yani İşrak vaktinde, iki rekât bayram namazı kılmak, erkeklere vacibtir. Bayram namazının şartları, Cuma namazının şartları gibidir. Fakat, burada hutbe sünnettir ve namazdan sonra okunur. Kurban bayramı namazından önce bir şey yememek, namazdan sonra, önce kurban eti yemek, namaza giderken, yüksek sesle, özrü olan yavaşça (Tekbir-i teşrik) getirmek müstehabtır. (Halebî-yi kebîr)de diyor ki: (Bayram namazları iki rekâttır. Cemaat ile kılınır. Yalnız kılınmaz. Birinci rekâtta, Sübhanekeden sonra, üç kere (Tekbir-i zevaid) söylenir. Yani, eller üç defa kulaklara kaldırılıp, birinci ve ikincisinde, iki yana uzatılır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlanır. İmam efendi yüksek sesle, Fatiha ve zamm-ı sûre okuduktan sonra, doğru rükûa eğilinir. İkinci rekâtta, önce Fatiha ve zamm-ı sûre okunup, sonra, iki el, yine üç kere kulaklara kaldırılır. Üçünde de yanlara sallandırılır. Dördüncü tekbirde, kulaklara kaldırılmayıp, rükûa eğilinir. Birinci rekâtta beş, ikinci rekâtta dört tekbir getirilmektedir). Bu dokuz tekbirde ellerin nereye götürüleceğini unutmamak için, kısaca (İki salla, bir bağla. Üç salla, bir eğil) diye ezberlenir. (Mâ-lâ-büdde)de diyor ki, (Cemaate yetişemeyen, bayram namazını kaza etmez. Özür ile kılamazlarsa, Iyd-i fıtrda (Ramazan bayramında) bayramın ikinci günü, Iyd-i edhâda (kurban bayramında) üçüncü günü de kılarlar). (Tam İlmihal s. 266) | |
| |
| |
| |
Dini sualler için
| |