22 Temmuz 2026, Çarşamba |
'Resulullahın hürmetine' diye dua etmek |
Sual: İbni Teymiyye ve yolundakiler, Peygamber Efendimizin hatırı ve hürmetine diye dua etmenin şirk olduğunu söylüyorlar. Bunun aslı var mıdır? Cevap: Bu konuda İbni Hacer hazretleri, Cevher-ül-munzam kitabında buyuruyor ki: “İbni Teymiyye'nin hurafelerinden biri de, Resulullah Efendimizle tevessül olunmasını inkârıdır. Ondan önce hiçbir İslam âlimi böyle söylemedi. Ehl-i sünnet âlimleri, Resulullah Efendimizle her zaman tevessül etmek çok iyidir diyor. Yaratılmadan önce, yaratıldıktan sonra, dünyada da, ahirette de, onunla tevessül olunur. Yaratılmadan önce onunla tevessül olunacağını gösteren delillerden biri, Peygamberlerin ve ümmetlerindeki velilerin onunla tevessül etmiş olduklarıdır. İbni Teymiyye'nin iftira olan sözü, hiçbir asla ve esasa dayanmamaktadır. Hadis âlimlerinden Hâkim-i Nişâpûrî hazretlerinin bildirdiği hadis-i şerifte; (Âdem aleyhisselam hata edince, ya Rabbi! Muhammed aleyhisselam hakkı için beni af ve mağfiret et dedi. Allahü teâlâ da, Muhammed aleyhisselamı daha yaratmış değilim. Sen Onu nasıl tanıdın buyurdu. O da, ya Rabbi! Beni yaratıp ruh verdiğin zaman, başımı kaldırdım. Arşın kenarlarında, lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah yazılmış gördüm. Kullarının içinde en çok sevdiğinin ismini, kendi isminin yanına koymuş olduğundan anladım dedi. Allahü teâlâ da, ya Adem! Doğru söyledin. Kullarım arasında en çok sevdiğim Odur. Onun hakkı için benden af dileyince, seni hemen affettim. Muhammed aleyhisselam olmasaydı seni yaratmazdım buyurdu) buyurulmuştur. Burada Muhammed aleyhisselamın hakkı demek, Allahü teâlânın Onu çok sevmesi, Ona çok kıymet vermesi, Ona ihsan ederek, Onun için kendi üzerinde tanıdığı hak demektir. Resulullah efendimize, kulların Allahü teâlâ üzerindeki hakkı nedir? diye sorulunca; (Burada hak demek, lazım, vacip olan şey demek değildir.) buyurmuştur. Allahü teâlânın hiçbirşeyi yapması lazım, vacip değildir. Dilerse yapar, dilemezse, yapmaz. Allahü teâlâdan Resulullah hakkı için bir dilekte bulunmak, Resulullah için istemek değildir ki, buna şirk denilsin. Allahü teâlâ Resulünü çok sevdiğini ve yüksek mertebe verdiğini bildiriyor. İşte bu sevginin, bu yüksek derecenin hatırı, hürmeti için, Allahü teâlâdan istenilmekdedir.”
Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız... |
Camide yapılması câiz olmayan şeyler |
Sual: Camileri süslemek, camilerde dilenmek câiz midir? Cevap: İbni Âbidînde bildirilen camide yapılması câiz olmayan şeylerden bir kısmı şunlardır: 11- Camilerin kıbleden başka duvarlarını süslemek câizdir. Fakat, bu parayı fakirlere harc etmek efdaldir. Kıble duvarını kıymetli şeylerle, renklerle süslemek mekruhtur. Yan duvarların fazla süslü olması da mekruh olur. (Dürr-ül-muhtâr)da namazın mekruhları sonunda buyuruyor ki, (Camilerin efdali Kâbe-i muazzama, sonra bunun etrafındaki (Mescid-i haram), sonra Medine-i münevverdeki (Mescid-i Nebî)dir. Sonra, Kudüs’teki (Mescid-i aksâ), sonra, Medine-i münevvere şehri yanındaki (Kubâ) mescididir. Mescid-i Nebinin yüz zrâ’ eni, yüz zrâ’ boyu vardı. Bir zrâ’ yarım metredir. Sonra, zamanla genişletildi. Şimdiki hâlinde de efdaldir). [En kıymetli toprak, kabr-i saadette, cesed-i Peygamberiye “sallallahü aleyhi ve sellem” temâs eden topraklar olup, Arştan, Cennetlerden daha kıymetlidir. Ona yakın olan zaman, mekân, evlâdı, bütün eşya, Ona uzak olanlardan daha kıymetli, efdaldir. Camiler ve Peygamberler, bundan müstesnadır]. 12- Camilerde, [sarkıntılık ederek] dilenmek haramdır. 13- Camide, sarkıntılık eden dilenciye sadaka vermek haramdır. 14- Gayb olan şeyleri, camide araştırmak mekruhtur. 15- Müminin hicvi, aşk, ahlâksızlık gibi haram şeyler bulunan şiiri okumak tahrimen mekruhtur. Vaaz, nasihat, hikmet, Allahü teâlânın nimetleri bulunan, müminleri medh eden şiirleri [yani ilâhî ve mevlid] teganni etmeden okumak sevab ve tarihî şiirleri nadiren okumak mubah ise de, şiirle meşgul olmak makbul değildir. Camilerde ilâhi ve mevlidleri [namaz kılanlara mâni’ olmamak şartı ile], ara sıra okumak câizdir. Her zaman okuyup, âdet hâline getirmek câiz değildir. (Tam İlmihal s. 245) | |
| |
| |
| |
Dini sualler için
| |