3 Ağustos 2026, Pazartesi |
İstiğfar, her derde devâdır |
Sual: Her dert ve sıkıntı için, devamlı okunması gereken bir dua, kitaplarda tavsiye edilmiş midir? Cevap: Rıyâd-un-nâsıhîn kitabında buyuruluyor ki: “Tövbe ve istiğfar kalp ile, dil ile ve günah işleyen aza, organ ile birlikte olmalıdır. Kalp pişman olmalı. Dil, dua etmeli, yalvarmalı. Aza, organ da günahtan çekilmelidir.” Birçok âyet-i kerimede; (Beni çok zikredin) ve İzâ câe sûresinde; (Bana istiğfar edin. Dualarınızı kabul ederim, günahlarınızı affederim) buyuruldu. Görülüyor ki, Allahü teâlâ, çok istiğfar edilmesini emrediyor. Bunun için, Muhammed Ma'sûm hazretleri; “Bu emre uyarak, her namazdan sonra yetmiş kerre istiğfâr ediyorum. Yani, Estağfirullah diyorum. Siz de bunu çok okuyunuz! Her birini söylerken manasını “Beni affet Allah’ım” olarak düşünmelidir. Okuyanı ve yanındakileri, dertlerden, sıkıntılardan, hastalıklardan kurtarır. Çok kimse, okudu. Faydası hep görüldü” buyurdu. Sual: Akşam yatmak için yatağa girince ne şekilde yatmalı ve hangi duaları okumalıdır? Cevap: Muhammed Ma'sûm hazretleri buyuruyor ki: “Yatarken, sağ tarafa yatıp, bir Eûzü ve Besmele, bir Âyet-el-kürsî, üç îhlâs, bir Fâtiha, bir Kule'ûzüler, bir “Tevekkeltü alellah lâ havle velâ kuvvete illâ billah” oku. Büyüklerimiz, cinleri defetmek için, bu kelime-i temcidi okurdu. Sonra, bir istiğfar duası yani, “Estağfirullâhel'azîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh”, bir, “Allahümmağfirlî ve li-vâlideyye ve lil mü'minîne vel mü'minât” ve bir salevât-ı şerîfe ve bir “Allahümme rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil-âhıreti haseneten ve kınâ azâbennâr bi-rahmetike yâ Erhamerrâhimîn” ve üç veya on veya kırk yahut yetmiş kerre istiğfar ve bir kelime-i tevhid okuyup uyumalıdır. Bütün gece okuyup uykusuz kalmamalıdır. Hastaya şifa için, yetmiş istiğfar okumalı, tamam olunca, başı üzerine üfürmeli ve kısa bir dua etmelidir. Duaların ve istiğfarın kabul olması için, namazları kılmak ve haramlardan sakınmak ve abdestli okumak lazımdır. İstiğfarı ve duaları abdestli okumak müstehaptır.” Sual: Abdestte yıkaması farz olan yerleri biraz geçirmek iyi olur mu? Cevap: Abdest alırken yüzü, kolları, ayakları yıkarken, farz olan yerlerden biraz fazlasını yıkamak, abdestin edeplerindendir.
Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız... |
Namaz kılmak kalpte iman bulunduğuna alamettir |
Sual: Her gün beş vakit namaz kılmak, kalpte iman bulunduğuna alamet midir? Kitaplı kâfir ile müşrik arasında ne fark vardır? Bid’at sahibi ile ehl-i sünnet diye kimlere denir? Cevap: Her Müslümanın, her gün beş vakit (namaz kılması) lâzımdır. Bu namazlar, kalpte iman bulunduğuna alamettir. Bu namazlara inanmayan (Kâfir) olur. Bozulmuş olan bir semâvî dine inanan kâfire (Ehl-i kitap) yani (Kitaplı kâfir) denir. Buna inanmayan kâfire (Müşrik) denir. Kâfirlerden Yahudilerin bazıları ile Hristiyanların çoğu, müşriktir. Şimdi yer yüzünde müşrik olmayan bir kâfir yok gibidir. Muhammed aleyhisselâmın bazı sözlerini yanlış anlayan ve anlatan Müslümana (Bid’at sahibi) Müslüman denir. Şiiler ve Vehhabiler, bid’at sahibi Müslümandırlar. Bunlardan, Muhammed aleyhisselâmın bir sözüne bile inanmayanlar kâfir olur. Muhammed aleyhisselâmın sözlerini hiç değiştirmeden inanan Müslümanlara (Ehl-i sünnet) olan hakiki Müslüman denir. Bu hakiki Müslümanların reisi İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe Nu’mân bin Sâbitdir. Ehl-i sünnet itikadında olan hakiki Müslümanlar, ibadet yapmakta, dört mezhebe ayrılmışlardır: (Hanefi, Şâfiî, Maliki ve Hanbeli) mezhebi. Bu dört mezhep birbirlerini kardeş bilirler. Birbirlerinin arkasında namaz kılarlar. Bu hakiki Müslümanları bozuk olan bid’at ehli ile karıştırmamalıdır. Bid’at ehli olanlar İslâmiyeti içerden yıkmaktadırlar. Elhamdülillah! Bugün yer yüzünde bulunan Müslümanların çoğu, doğru yol olan, (Ehl-i sünnet) mezhebindedir. Bozuk yolda olan Vehhabilerle Şiiler azalmaktadır. (Fâideli Bilgiler s. 4) | |
| |
| |
| |
Dini sualler için
| |